İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/285 E. 2025/40 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/285
Karar No
2025/40
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/285 KARAR NO : 2025/40

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 07/08/2020 KARAR TARİHİ : 16/01/2025

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalı ----- tarafın----İcra Müdürlüğü’nün -----. Sayılı dosyası aracılığı ile başlatılmış bulunan icra takibine karşı yetki itirazında bulunulduğunu, ancak icra takip dosyasının incelenmesi ile diğer davalı borçlulardan ------ takip adresinin ---- olduğu, HMK 7.madde uyarınca ---- İcra daireleri ile Mahkemelerinin yetki alanı içinde kaldığını ve yetki itirazının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiğini, Müvekkili şirket tarafından ----- nolu Uçak Gövde All Risks Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan -----seri numaralı eğitim uçağı, 08.09.2018 tarihinde sabah saatlerinde davalı borçlulardan-----Havalimanı’nda yer alan aprondaki 23 numaralı alanda sabitleme halatları ile park halinde bulunduğu esnada, davalı-----Yollarının mülkiyeti altında olup, diğer davalı ----- nin ise kiracısı olduğu ve kaza anında davalı borçlulardan -----’in pilotu konumunda bulunduğu ---- marka ----- tescil işaretli karogo uçağının park edilmesi esnasında kargo uçağına ani/sert gaz verilmesi sonucu oluşan jet motor egzozununun yarattığı türbülans sonucu hasarlandığı ve bu sebeple sigortalı şirketin zarara uğradığını, Oluşan zarar için davalılara yapılan başvuruların sonuçsuz kaldığından, hasara uğradığı tarihten itibaren işlemeye başlayan TBK m.72 uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde takip başlatıldığını, ancak yapılan itirazlar sebebi ile işbu davayı açma zorunluluğunun doğduğunu, Ekspertiz raporunda, hasarın sigortalı uçağın ---- Havalimanı yurt dışı giden yolcu terminalinin ön kısmında yer alan apronda park halinde bulunduğu esnada----- ait kargo uçağının ani/sert gaz vermesi sonucu oluşan türbülans neticesinde bağlantı halatlarının koptuğu, burun ve kanat üzerine yatarak beton zeminde sürüklenmesi ile hasarın oluştuğunun tespit edildiğini, Ekspertiz raporunda açıklandığı üzere olayın şekline bakıldığında sigortalıya ait ----- tescil işaretli eğitim uçağı ile yine sigortalıya ait ----- TESCİL İşaretli başka bir eğitim uçağının aprondaki 23 numaralı park alanında park halinde ve sabitleme halatları ile bağlı bulundukları esnada, 08.09.2018 tarihinde saat 07.00 sularında---- tescil işaretl--- sefer sayılı --- - tipindeki , davalı ----- şirketine ait kargo uçağının meydana inişini müteakip taksi yolu ile aprona giriş yaptığı ve 25 numaralı park yerine yaklaştığı esnada, söz konusu kargo uçağının ani/sert gaz vermesi neticesinde oluşan türbülans sonucu, ------ tescil işaretli sigortalı uçağın sabitleme halatlarından sol kanat üzerindeki 1 adet halatın koptuğu, uçağın önce burun üstüne ardından sağ kanat üzerine devrilerek kendi etrafında dönerek sürüklenmeye başladığı, olay sonrası yapılan incelemede---- Tescil işaretli sigortalı uçağın burun, pervane, sağ kanat ve motor egzoz kısımlarını hasarlandığı, diğer sigortalı uçağın ise kuyruk kısmına oturduğu ama ciddi bir hasar oluşmadığının tespit edildiğini, Sigortalı tarafından hazırlanıp bildirilmek zorunda olunan Kaza Araştırma ve İnceleme Kurulu Başkanlığı’na sunulan raporda da hasarın niteliği ayrıntılı ve resimlerle açıklandığı, bulgu giderme işlemleri yapılmadıkça uçağın uçmasının uygun olmadığının beyan edildiğini, sonrasında hasara uğrayan sigortalı uçağın apronda park halinde bulunduğu 23 numaralı park alanına gidilerek yapılan eksper incelemesi neticesinde, beyan edilen hasarlar ile tespit edilen hasarların uyumlu olduğu ve meydana gelen hasarların muhteviyatının ayrıntılı olarak tespit edildiğini, onarımlar için iki farklı firmadan hasar onarım teklifi alındığı (85.845USD, 55.608,67USD) bu bedellerin yanında ayrıca ekstra çıkabilecek masraflar da dikkate alındığında onarım bedelinin 60.000USD. olan sigorta bedelini aşacak olması sebebiyle, sigortalı uçağın tam ziya olarak değerlendirildiğini, Sigortalı araçta meydana gelen fiili hasarın, davalı işletmelerin sorumluluk-sahasında , davalı ---’in pilotu olduğu, --- - Yolları’na ait----- kiracısı olduğu kargo uçağının vermiş olduğu zarardan kaynaklı olduğunun sabit olduğunu, kargo uçağının pilotu davalı ----’in park esnasında gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olmasından dolayı oluşan hasardan TBK m.49 uyarınca sorumlu olduğunu, sigortalı aracın hasara uğratan kargo uçağının ---- Yollarına ait olup,--- kiralandığını ve Sicil Havacılık Kanunu m.133 ve m.134, TBK m.66 uyarınca işleten ve adam çalıştıran olarak zararı gidermekle yükümlü olduğu; uçağın park ettirilmesi esnasında parkı yönlendiren, kontrol eden, marshalling yapmakla sorumlu personellerin yer aldığını, yerden yönlendirme yapmakla sorumlu personellerin daima etrafta olup bitenlerin farkında olması ve güvenlik tedbiri alması gerektiğini, havalanı apron yönetimi birimi de gelen uçaklara par yeri tahsis edilmesi hususunda sorumlu bulunduğunu, kazanın meydana geldiği havayolu meydanında işletmeci konumunda olan davalı -----Havalimanı işletmeciliğini devralan ----- ile aralarında organik ve hukuki bağın ----- in işbu işletmede meydana gelen ve adamlarının vermiş olduğu hasarlardan sorumlu bulunduğunu, TBK m.66 uyarınca adam çalıştarının, TBK m.71 uyarınca tehlike arzeden bir işletme faaliyetinden işletme sahibinin ve işletenin müteselsilen sorumlu bulunduğunu, Sivil Hava-Araç Kazaları Soruşturma Yönetmeli SHY m.13 , m.12 uyarınca havaalanında uçuş emniyetini bozan ve kazaların oluşmasına sebep olacak aksaklıkları belirlemek ve ortadan kaldırmak şeklinde görevleri olduğunu, Sigorta konusu uçağın park edilmesinde ve hasara sebebiyet veren kargo uçağının park edilmesinde sorumluluğu bulunan işletmenin bu konuda gerekli tedbirler almaması sebebi ile hasardan sorumlu olduğunu, davalı işletmenin gerekli özen ve tedbiri göstermeyerek sigorta konusu uçağı apronda uçakların taksi yapmış olduğu alandan gerekli uzaklıkta bir yere park edilmesi hususundaki yönlendirmenin doğru yapılmamış olmasının da hasara sebebiyet veren hususlardan biri olduğunu, uçağın uygun yere doğru şekilde park edilmemesi, uçağa doğru sabitleme yapılmaması halinde görevlilerin bunu fark ederek gerekli düzeltmeleri yapmaları gerektiğini, Sigorta konusu uçağın normal şartlara uygun olarak emniyete alındığını, fırtına gibi olağan dışı hava şartları içinse ekstra yer hizmeti ekipmanın sağlanması uygulanması gerektiğini, kargo uçağının meydana getirdiği güçlü jet motor egzozu neticesinde sigortalı uçakta fırtınaya maruz kalmış gibi bir etki oluşturduğunu, uçak için alınan tedbirlerin yeterli olmamasının uçağın hasar görmesine sebep olduğunu, havaalanı otoritesi, uçak işleticisi ve bu hususta başkaca görevli birimlerin, blast yani jet motorun sebep olduğu rüzgara ilişkin önlemlerin en üst seviyede uygulanması gerektiğini, Sigorta konusu uçakta meydana gelen hasarın derecesi, fotoğraflarla ve raporlarla da belgelenmiş olmakla birlikte oluşan hasarın davalı işletmeciler ---- Genel Müdürlüğü, ----- sorumluluk sahasında davalı ---’in pilotu olduğu davalı ------ maliki, Davalı----- kiracısı olduğu kargo uçağının jet motor egzozundan kaynaklı olarak hasar görmüş olduğunun sabit olduğunu, bu hasardan davalıların bilgisi dahilinde olduğu, buna ilişkin düzenlenen tutanaklardan ada anlaşıldığı, kaza sonrası davalılarla yapılan görüşmelerden olumlu bir sonuca ulaşılamadığını, ekspertiz raporunda hasarlardan davalıların sorumlu olduğunun açıkça belirtildiğini ve rücu edilebileceği kanaatine varıldığını, sigortalının konaklama hizmeti aldığı ---- Hava Limanı İşletme firmasına, hasara sebebiyet veren ---- kargo uçağı sahibi/işleteni olan -----, hasara sebebiyet veren kargo uçağının kiracısı olan ----- Hava Yolları’na rücu edileceğini, Meydana gelen hasarın niteliği ve miktarı yönünden de tespit yapılarak piyasa araştırması sonucunda alınan hasar onarım teklifleri dikkate alındığında, sovtaj bedeli de tenzil edildikten sonra tespit edilen 53.000USD hasar tazminatının 03.07.2019 tarihinde sigortalıya ödenerek gerek TTK m.1472 gerekse TBK m.183 hükümleri gereği sigortalının söz konusu alacağına halef olduğu ve alacağı devraldığındı, Belirterek haksız itirazların iptali, yetki itirazının kaldırılması ile takibin devamına ve davalı borçluların haksız itirazları nedeniyle de İİK m.67/2 hükmü gereği takip konusu alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı -----’nın Uçak Gövde All Risks Sigorta Poliçesi ile sigortalısı ------ poliçe kapsamında yaptığı ödemeye ilişkin zarardan sorumlu olduğu iddiasıyla müvekkil ve diğer davalılar aleyhine -----İcra Dairesi ----- Sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığını, takibe itiraz üzerine itirazın iptali davası açtığını, Müvekkilinin zararın çıkmasında hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresi geçirildikten sonra açıldığını, haksız fiilden kaynaklı alacak davası olarak davanın açıldığını, dava konusu hadisenin Karayolları Trafik kanununa tabi olacağı yönündeki Yargıtay İçtihadı ve KTK 109/4 .maddesi uyarınca davanın iki yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektğini, ayrıca itirazın iptali davası olarak ikame edildiğinden İİK 67/1 gereği bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından davanın reddi gerektiğini, İddia edilen zararın ortaya çıkmasına müvekkil şirketin sebebiyet vermediğini, müvekkilin kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, Müvekkil şirket filosunda bulunan---- tescilli ----- tipi kargo uçağına ilişkin olarak diğer davalılardan ----- ile 26.06.2018 tarihli Ortak Uçuş (Codeshare) Sözleşmesi imzalandığını, dava konusu olayın yaşandığı tarih 8.9.2018 tarihindeki uçuşun bu sözleşme kapsamında gerçekleştirildiğini, ilgili sözleşmenin diğer davalı ----- tarafından dosyaya sunulduğunu, Söz konusu uçuşun sonunda ---- havalimanı’na iniş sonrası uçağı tahsis edilen 25 numaralı park yerine doğru taksi yapıldığını ve uçak park yerine götürüldüğünü, bu işlemin uçağın kaptan pilotu ve müvekkil şirket eski personeli olan diğer davalılardan ----- tarafından gerçekleştirildiğini, uçağın park yerine götürülmesi sırasında jet blast etkisiyle davacının sigortalısı -----’in filosunda bulunan ----- tecilli uçakların yerinden hareket etiğinin anlaşıldığını, Hadise sonrasında ---- Tescilli uçakta bir hasar bulunmadığını, ----- tescilli uçakta ise hasar meydana geldiğinin iddia edildiğini, ancak iddia edilen zararda müvekkillinin bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, taksi sırasında hız sınırının aşılmadığını, tüm kurallara ve yönlendirmelere uygun davranıldığnı, taksi sırasındaki yer hızı değerlerinin Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü tarafından onaylı müvekkil şirket el kitabı ----bölümünde yer alan limitlere uygun olduğunu, uçuş günü mevcut hava koşullarında taksi hız sınırlamasının 30 knot olduğunu, hasarın meydana geldiği gün çıkılan en yüksek hızın ise 9 knot olduğunu, dolayısıyla zararın ----- hızından meydana geldiği iddiasının dayanıksız olduğunu, zaten davacının müvekkilin kusuruna veya sorumluluğuna dair somut bir delili dosyaya sunmadığını, sadece “ani ve sert gaz” verilmesi ifadesinin kullanıldığını, Zararın sigortalı ----- uçağını korumak için gerekli önlemleri almamasından kaynaklandığını, önlemler almadığı gibi ---- bu konuda hizmet verebilecek yer işletme şirketlerinden herhangi hizmet de almadığını, uçak gereği gibi koruma altına alınsaydı, böyle bir hasarın yaşanmayacağını, müvekkilinin ne park yerini seçmede ne. Taksi yolunu belirlemede ne de taksi yönünün etrafında park halinde olan uçakların korunmasında bir sorumluluğu yahut dahli olmadığını, ----- Tescilli küçük eğitim uçağının dünyanın en büyük uçaklarından ----- taksi yolu üzerinde konumlandırılmasının hasarın diğer sebebi olduğunu, dosyaya sunulu krokilerden de görüleceği üzere hasarlanan uçağın ---- dönüş yapacağı noktanın hemen yanında konumlandırıldığını, -----’nin park konumunu belirleyen ve --- -- de taksi yolunu gösterenin diğer davalı ----- olduğunu, dolayısıyla hasardan -----’ başka ----- nin sorumlu olduğunu, TSHK m.134 uyarınca müvekkil şirketin zarara ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, Jet Blast etkisiyle hasar meydana gelmesinde uçak sahibine /işletmecisine kusur ve sorumluluk yüklenemeyeceğinin emsal Yargıtay kararlarıyla sabit olduğunu, Yargıtay ----.HD. nin-----. Sayılı dosyasında verilen 27.6.2014 tarih ve ----sayılı kararında ----- aleyhine açılan davanın reddine karar verildiğini, bu kararın dilekçe ekinde sunulduğunu, Müvekkil şirketin adam çalıştıranın sorumluluğuna ilişkin TBK hükmüne göre de sorumluluğunun bulunmadığını, Kaptan Pilot diğer davalı ----’in müvekkil şirketin eski personeli olduğunu ve pilotun kusuruna ilişkin hiçbir kaydın da bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere -----’in kusuru bulunduğu düşünülse dahi, ilgili personelin uçak tipine ilişkin lisans sahibi ve periyodik uçuş yeterliliği, dil ve sağlık kontrollerine girdiği ve bütün kriterler açısından hiçbir eksikliğin bulunmadığını, bu yüzden TBK m.66/2 gereğince müvekkil şirketin adam çalıştıranın sorumluluğuna tabi tutulamayacağını, Davacı sigortacının gerçek zararı aşan fazla ödeme yapmış olması durumunda bu miktarın talep edilmesinin mümkün olmadığını, hasarlanan uçağın satış bedelinin hasarın gerçekleştiği tarihten birkaç ay önce 40.000USD olarak belirlendiğini, dolayısıyla ----- hasarının bu miktarın üzerinde olmasının mümkün olmadığını, bu bedelden sovtaj bedeli düşüldükten sonra kalan miktarın üzerinde bir bedeli talep edemeyeceği, bu uçak için 60.000USD zararın oluşmasının mümkün olmadığını ve TTK m.1463 uyarınca aşan kısmın geçersiz olacağını, Sigorta Poliçesi uyarınca ödemenin TL. üzerinden yapılması gerektiğini, davacının USD üzerinden talepte bulunamayacağını, Davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine ve kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini, Davanın müvekkil şirketin sigortacısı ----- ihbar edilmesini talep ettiklerini, beyan etmiştir.Davalı -----. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının rücu hakkının zamanaşımına uğradığını, TBK 73.madde gereğince tazminatın tamamının ödendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her halde on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığını, huzurdaki davanın haksız fiilden kaynaklanan zararın tazminine ilişkin rücu davası niteliğinde olduğunu, huzurdaki davaya konu olay kargo uçağının bir başka deyişle motorlu bir aracın diğer motorlu araca haksız fiil nedeniyle verdiği zararın tazminine ilişkin olduğundan KTK hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Yargıtay HGK ---- tarihli ilamının bu yönde olduğunu, ----maliki,---- kiracısı olduğu kargo uçağının ----- Havalimanı yurtdışı giden yolcu terminalinin ön kısmındaki apronda park halinde bağlı bulunan sigortalı uçağı zarar vermesi nedeniyle rücu istemine ilişkin olduğu göz önüne alındığında KTK zamanaşımı süresinin , KTK 109.maddenin 4.fıkrasının uygulanması gerektiğini, iki senelik zamanaşımı içinde ileri sürülmeyen rücu talebinin zamanaşımına uğradığını, Ayrıca itirazın iptali davasının İİK daki düzenleme gereğince itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiğini, bu süre geçtikten sonra artık itirazın iptali davası açılamayacağını, Müvekkil şirketin sadece havalimanı terminal ve mütemmimlerini işletme hakkına sahip olduğunu, hasara konu olayın gerçekleştiği apron bölgesinde sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple husumet itirazında bulunduklarını, Türkiye’de havalimanlarının mülkiyeti ve işletmesi 6686 sayılı Kanun ile ---- verildiğini, müvekkil şirket ile ---- arasında imtiyaz sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmeye göre müvekkil şirketin sadece havalimanı terminal ve mütemmimlerini işletme hakkını haiz olduğunu, apron bölgesinde sorumluluğu bulunmadığını, Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise ekspertiz raporunda da belirtildiği üzere sigortalı uçağın hasara uğradığı apronda alan kullanmasına izin veren konaklama sözleşmesi hakkında müvekkil şirketin bilgisi ve ilgisi bulunmadığını, ekspertiz raporunda sigortalı yetkililerinden havalimanı ile imza edilmiş konaklama/alan kullanım sözleşmesi talep edildiğini, ancak böyle bir sözleşmenin olmadığının sigortalının park hizmeti karşılığında ---- Gn. Müdürlüğü tarafından fatura düzenlendiğinin ifade edildiği, Sivil Hava Araç Kazaları Soruşturma Yönetmeliği SHY 13 ün 12.maddesi f. Bendinde havalimanı işletmesinin görevlerinin sorumluluk sahası ile sınırlandırıldığını, apronda sorumluluğu bulunmadığını, Davacı sigorta şirketi tarafından ikrar edildiği üzere ve dosya kapsamında bulunan belgelerden görüleceği üzere dava konusu hasara neden olan kazada müvekkil şirketin kusuru bulunmadığını, bir an için müvekkil şirkete kusur izafe edilecek olsa bile zarar ile kusur arasında uygun illiyet bağı bulunmadığını, üçüncü kişinin eylemi neticesinde illiyet bağının kesildiğini, kargo uçağının pilotu -----ani sert gaz vermesi neticesinde sigortalı uçağın hasarlandığını, üçüncü kişinin ağır kusuru neticesinde uygun illiyet bağından söz edilemeyeceğini, Davacı tarafından müvekkil şirketin kusuru olmamasına rağmen icra takibi başlatıldığından %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, belirtmektedir. Davalı -----Vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı sigortacının rücu hakkının zamanaşımına uğradığını, TBK 73.madde gereğince tazminatın tamamının ödendiği ve birlikte sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhalde on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığını, davacının hasara konu olayı ilk günden itibaren bildiği, bu hususun tutulan tutanaklar ile kayıt altına alınmış olması sebebiyle rücu talebini iki yıllık zamanaşımı süresi içinde ileri sürmemiş olması sebebiyle esasa girilmeden davanın reddi gerektiğini, itirazın iptali davasının da hak düşürücü sürede açılmadığını, Müvekkili---- kazaya sebebiyet veren uçağın işletmecisi olmadığı, müvekkilinin ----- ait uçak ve mürettebat vasıtası ile kargo yükünü taşıttığını, diğer davalı ---- ile müvekkil ----- arasında 26.8.2018 tarihli Ortak Uçuş Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede ---- Havayollarının taşıyıcı , müvekkil--- ise pazarlayıcı taşıyıcı olarak adlandırıldığını, buna göre ----- kendi uçak ve mürettebatı ile taşıma yapacak ----- ise uçak işletmeksizin kargo yükünü ------ taşıtacak ve taşıma sırasındaki uçuşa kendi kodunu ve taşınan yükte kendi konişmentosunu kullanarak taraf olacağını, m.5.2 de sözleşmenin konusunun ortak uçuş hizmeti pazarlamacı taşıyıcının kargolarını taşıma amacıyla olup, sözleşme ekinde belirtilen destinasyonlar varış noktaları uyarınca işletileceğinin yer aldığı, madde 1.1.10’a göre, mürettebat ortak uçuş hizmetlerini yürütmek için gerekli olan işletici taşıyıcının pilotları, uçak içi mühendisleri ve kargo kabin görevlileri anlamına geldiği, madde 3.3, madde 7.1 ve madde 7.2 ile işletici taşıyıcı olan ----kendisine ait uçak, pilot, kabin memuru ile ortak uçuşları işleteceğinin kararlaştırıldığını, bu nedenle ---- na husumet yöneltilemeyeceğini, ortak uçuş sözleşmesi ile --- arasında sorumluluk ve tazminata ilişkin konuların belirlendiği , ----- tüm sorumluluğu üstlenmiş bulunduğunu, Madde 16.2’de ----- müvekkil ortaklığın tüm çalışanlarını tazmin edilen pazarlamacı taşıyıcı olarak tanımladığı ve 3.kişilere verilen doğrudan ve dolaylı zararlar için sorumluluğun tamamını üstlendiğini, hasara konu olay bakımından müvekkil şirketin herhangi bir tazmin yükümlülüğünün bulunmadığını, dava konusu olaya ilişkin müvekkilin kusuru bulunmadığı, bu yüzden zarardan sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilin ne park halindeki uçağın park pozisyonunu ve bağlanmasından ne de ----- Havayollarına ait uçağın işletilmesi ve kokpit ekibinin istihdamından sorumlu olmadığını , söz konusu olay ile hiçbir illiyet bağının bulunmadığını, müvekkilin tek sorumluluğunun uçakta taşınan kargo yüklerinden ibaret olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkil şirket aleyhine haksız ve kötüniyetle icra takibi başlatıldığından %20 den aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ----Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; müvekkil ----- dava konusu olaya ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davanın müvekkil yönünden reddi gerektiğini, davanın HMK m.7 ve m.16 hükümlerine aykırı olarak yetkisiz mahkemede açıldığını, HMK m.7 uyarınca dava sebebine göre konunda davalıların tamamı hakkında ortak yetki taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılacağı kuralının kesin yetki kuralı olduğunu, haksız fiil hükümleri uyarınca ikame edilen davanın HMK 16 uyarınca haksız fiilin gerçekleştiği yer mahkemesinin yetkili olduğunu, tüm davalılar bakımından haksız fiilin gerçekleştiği ----- mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacının HMK m.318 gereği maddi vakıayı hangi deliller ile ispatlayacağını açıklamadığını ve müvekkile delillerini tebliğ ettirmediğini, davanın esası bakımından ise müvekkilin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkil ----- üzerine düşen her türlü sorumluluğu yerine getirdiğini, olayın gerçekleştiği apron bölgesinin Sivil Havacılık Talimatı-Havalimanları Emniyet Standartları dökümanında yer alan Tablo 3-1 de belirtilen mesafeler uyarınca tasarlandığını, havalimanı vaziyet planı, apron park planı ve koordinatlar ve teknik bilgilerin yayınlı olduğu verilerin dilekçe ekinde mahkemeye sunulduğunu, olayın gerçekleştiği apronun ulusal standartlara ve gerekliliklere uygun olarak yapıldığını, eğitim uçağının bulunduğu 23 numaralı ve kargo uçağının yanaştığı 25 numaralı park sahalarının uçak durma barı ile emniyet çizgisi arasındaki mesafelerin de tüm standartlara uygun olduğunu, hem kargo uçağının hem de eğitim uçağının park pozisyonlarının ilgili mevzuata uygun olarak belirlendiğini, bu konuda ---- tarafından yayınlanmış standartlara ve SHK ile ilgili yönetmeliklere uygun olarak uçak park sahaları planlama ve işletme hizmetleri talimatının bulunduğunu, Park Sahaları Kriterleri uyarınca park edebilecek en büyük uçakların tipleri, kanat uzaklıkları ve gövde uzunlukları belirlendiği, olay günü kargo uçağı için 25 numaralı park yerinin tayin edildiğini, bu park yerine park edebilecek en büyük uçağın tipini---- maksimum kanat açıklığı 64,80 metre , maksimum gövde uzunluğunun ise 73,86 metre olduğunu, olay konusu kargo uçağının ise daha küçük bir model olan ---- model olduğunu, kanat açıklığının 64,44 metre, uzunluğu ise 70,67 metre olduğunu, ----- havayollarına ait kargo uçağının 25 numaralı park yerine park etmek için uygun ölçülerde bulunduğunu, bu nedenle ---- park yerlerinin belirlenmesinde bir kusurunun bulunmadığını, dava konusu olayın 2 ve 3 numaralı davalıların işleteni olduğu ve 1 numaralı davalı pilot tarafından kullanılan kargo uçağının 25 numaralı park yerine girerken ani/sert gaz vermesi sonucunda oluşan jet blast etkisi sonucunda meydana geldiğinin sabit olduğunu, bu hususun dilekçe ekindeki raporlarla sabit olduğunu, olay anında kargo uçağının hızına ilişkin kayıtların sunulması için davalı ------ müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, olaya ilişkin görüntü kayıtlarının müvekkilden istenerek incelenmesi halinde de eğitim uçağında meydana gelen zararın kargo uçağının sebep olduğu jet blast etkisinin neden olduğunun görüleceğini, bununla birlikte eğitim uçağının gerekli şekilde bağlayıp bağlamadığı hususunun da mahkemece araştırılması gerektiğini, müvekkilinin kargo uçağını ve eğitim uçağına yer hizmetleri sağlamadığını, yalnızca park yerlerinin belirlendiğini, yer hizmetlerinin ----- tarafından değil çeşitli bağımsız şirketler tarafından sağlandığını, müvekkil----- kargo uçağının park yerine yanaştırılmasıyla ilgili herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkil tarafından davacının sigortalısı Prof ---- adına düzenlenen ve tarihi okunmayan faturanın yalnızca eğitim uçağının konması ve havalimanında park etmesine ilişkin olduğunu, olay günü kargo uçağına dava dışı----) tarafından yer hizmetleri sağlandığını, eğer olay yer hizmetlerine ilişkin bir kusur sebebiyle meydana gelmişse , davanın müvekkile değil, ----’a yöneltilmesi gerektiğini, Müvekkili ----- zarar gören eğitim uçağına yer hizmetleri sağlanmasına ilişkin olarak da hiçbir yükümlülüğünün bulunmadığını, SHY 22 deki düzenleme sebebiyle eğitim uçağı için Prof ------’ın kendisi yer hizmetlerini yapabildiğini eğitim uçağı işleticisinin üçüncü şirketlerden yer hizmeti almadığının müvekkil tarafından belirlendiğini, müvekkilin TBK m.66 uyarınca da bir sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilin herhangi bir çalışanının kusurlu davranışının söz konusu olmadığını, Dava konusu olaya ilişkin olarak 2 ve 3 numaralı ------) nın kusursuz sorumlulukları bulunduğunu, her ikisinin SHK m.133 hükmü uyarınca işleten olarak kabul edildiğini, SHK m.134 hükmü uyarınca sivil hava aracının üçüncü kişilere verdiği zarardan sivil hava aracının işleteni sorumlu olduğunu, işletenin kusuru bulunmadığı hallerde dahi üçüncü kişilere verilen zararlardan işletenin sorumlu olacağını, Havalimanlarının TBK m.71 kapsamında önemli ölçüde tehlike arz eden işletmelerden olmadığını, müvekkilinin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, havalimanı önemli ölçüde tehlike arz eden işletme sayılsa dahi, zarar üçüncü kişinin ağır kusuru sebebiyle meydana geldiğinden illiyet bağının bulunmadığını, Dava konusu uçağın bedelinin 40.000Amerikan Doları olduğunu, davacı taleplerinin fahiş nitelikte olduğunu, 2 Mart 2018 tarihinde---Noterliğinde gerçekleşen uçak satış sözleşmesinde eğitim uçağının bedelinin 40.000USD olarak belirlendiğini, olayın gerçekleşmesinden 6 ay önceki bedelinin bu olduğunu, sigorta poliçesinde sigorta bedelinin 60.000USD olduğunu , TTK m.1461 uyarınca sigorta bedelinin sigortacının sorumluluğunun üst limiti anlamına geldiğini, sigorta bedelinin sigorta değerini aştığını, TTK m.1463 uyarınca aşan kısmın geçersiz olduğunu, davacı tarafından sigortalısına 7.000USD tutarında sovtaj tenzili ile birlikte yalnızca 33.000USD sigorta tazminatı ödemesi yapması gerektiğini, 20.000USD fark hukuka aykırı olarak sigortalıya ödendiğini ve bunun davalılardan tahsil edilemeyeceğini ve bu kısım için davanın reddi gerektiğini, Dava konusu sigorta tazminatı ödemesinin sigorta poliçesi kapsamında teminat altında olmadığını, sigorta tazminatı ödemesinin, sigorta poliçesi uyarınca TL cinsinden yapılması gerektiğini, Poliçe özel şartlarında Sigorta Ücreti ve Ödeme hükmü uyarınca ödemenin yapıldığı tarihte----- Bankası efektif satış kuru üzerinden TL olarak ödenir, dendiğini, ödemenin yapıldığı 3 Temmuz 2019 tarihinde kurun 5,64478 olduğunu ve ödenmesi gereken rakamın 33.000 USD X 5.6478=186.377,4TL. olduğunu, bu miktarı aşan kısım bakımından davanın reddi gerektiğini, İİK m.67/2 uyarınca müvekkilin tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığını, takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacının İİK m.67/2 uyarınca tazminata hükmedilmesi gerektiğini, dilekçede bilgileri verilen tanıkların dinlenilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ----- Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Müvekkil şirket ---- nin bir holding şirketi olduğunu, terminal işletmecisi olmadığını, dolayısıyla ----- Havalimanını veya başkaca bir havalimanını işletmediğini, davacının müvekkilin işletmeci olduğu ve hasara konu olayın müvekkil şirketin sorumluluk sahasında olduğuna ilişkin asılsız beyan ve iddialarına itibar edilmemesi gerekitğini, Kabul anlamına gelmemek ve husumet itirazımıza halel gelmemek kaydıyla, davanın zamanaşımına uğradığını, ayrıca hak düşürücü sürenin geçtiğini, Hasara konu olayın eğitim uçağının apronda park halindeyken meydana geldiğini, terminal işletmecisi dahi olmayan müvekkil şirketin apron bölgesinin sorumluluk sahasında olmadığı ve burada meydana gelen kazadan hiçbir surette sorumluluğunun bulunmayacağını, hiçbir delil ve belgenin taraflarına tebliğ edilmediğini, Haksız olarak icra takibi yapan ve itirazın iptali davası açan davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.

DELİLLER: ----İcra Müdürlüğü’nün ----- esas sayılı icra dosyası, İbraname Başlıklı 27.06.2019 Tarihli Belge Fotokopisi, 11.07.2019 Tarihli İcra Takibi Öncesi Davacı Sigorta Şirketinin davalılara çektiği ihtarnamelerUçak Gövde All Risks Sigorta Poliçesi --- 24.06.2019 Tarihli --- Orn ----- Rapor Nolu Hasar Ekspertiz Raporu, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketinin uçak kazası nedeniyle sigortalısına yapmış olduğu ödemeyi davalılardan rücuen tahsiline yönelik başlattığı ---- İcra Dairesinin ----- sayılı icra takip dosyasında yapılan vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi tarafından dava dilekçesinde;---- nolu Uçak Gövde All Risks Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan Prof.-----marka, ---- model , ---- tescil işaretli ----- seri numaralı eğitim uçağı, 08.09.2018 tarihinde sabah saatlerinde ------ Havalimanı’nda yer alan aprondaki 23 numaralı alanda sabitleme halatları ile park halinde bulunduğu esnada, davalı----’in pilotu konumunda bulunduğu --- marka ----- tescil işaretli kargo uçağının park edilmesi esnasında kargo uçağına ani/sert gaz verilmesi sonucu oluşan jet motor egzozununun yarattığı türbülans sonucu hasarlandığı v e zarar oluştuğu, davalılardan ---- Havalimanı’nın işletmecisi olduğu, davalı ----’in kullandığı uçağın ise davalı---- Yollarının işleteni ve sahibi olup, diğer davalı----- ise kiracısı olduğu, hasara uğradığı tarihten itibaren işlemeye başlayan TBK m.72 uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde müştereken ve müteselsilen borçlu olduklarına ilişkin takip başlatıldığını, davalıların zarardan sorumlu oldukları, meydana gelen hasarın niteliği ve miktarı yönünden tespit yapılarak piyasa araştırması sonucunda alınan hasar onarım teklifleri dikkate alınarak, sovtaj bedeli de tenzil edildikten sonra tespit edilen 53.000USD hasar tazminatının 03.07.2019 tarihinde sigortalıya ödenerek gerek TTK m.1472 gerekse TBK m.183 hükümleri gereği sigortalının söz konusu alacağına halef olduğu, Davalı ---- İşletmesinin borca itirazındaki yetki itirazının yerinde olmadığı, borca itirazların iptali ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava edilmiştir. Davalı ----- Müdürlüğü cevap dilekçesinde yetkisiz mahkemede dava açıldığı, zamanaşımı itirazında bulundukları, kazanın meydana gelmesinde sorumluluğunun bulunmadığı, park yeri belirlenmesi sorumluluğunun yerine getirildiği, husumet yöneltilemeyeceği, sigortalının yer hizmetini ---- aldığı, zarar gören eğitim uçağına yer hizmetleri sağlanmasına ilişkin olarak da hiçbir yükümlülüğünün bulunmadığı, işletenin kusursuz sorumluluğunun bulunduğundan ----- kusursuz sorumluluğu bulunduğu, hak tutarında ödeme yapılmadığı, davacı tarafından fazla ödeme yapıldığı savunulmuştur. Davalı ----cevap dilekçesinde husumet yöneltilemeyeceği, terminal işletmecisi olmadığını, zamanaşımı definde bulundukları, eğitim uçağının apronda park halindeyken meydana geldiğini, terminal işletmecisi dahi olmayan müvekkil şirketin apron bölgesinin sorumluluk sahasında olmadığı savunulmuştur. Davalı----cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulundukları, husumet yöneltilemeyeceği, sadece havalimanı terminal ve mütemmimlerini işletme hakkına sahip olduğunu, ----- arasında imtiyaz sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmeye göre müvekkil şirketin sadece havalimanı terminal ve mütemmimlerini işletme hakkını haiz olduğunu, apron bölgesinde sorumluluğu bulunmadığını, eğitim uçağının apronda alan kullanılmasına izin veren konaklama sözleşmesinden bilgisinin olmadığı, sigortalının park hizmeti karşılığında ---- Gn. Müdürlüğü tarafından fatura düzenlendiğinin ifade edildiği, havalimanı işletmesinin görevlerinin sorumluluk sahası ile sınırlandırıldığı, savunulmuştur.Davalı -----. Cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulundukları, kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, -----tipi kargo uçağına ilişkin olarak diğer davalılardan ------ ile 26.06.2018 tarihli Ortak Uçuş (Codeshare) Sözleşmesi imzalandığını, dava konusu olayın yaşandığı tarih 8.9.2018 tarihindeki uçuşun bu sözleşme kapsamında gerçekleştirildiğini, taksi sırasında hız sınırının aşılmadığını, tüm kurallara ve yönlendirmelere uygun davranıldığını, uçuş günü mevcut hava koşullarında taksi hız sınırlamasının 30 knot olduğunu, hasarın meydana geldiği gün çıkılan en yüksek hızın ise 9 knot olduğunu, ark yerinin belirlenmesinde sorumluğunun olmadığı, sigortalının yer hizmeti almadığını, diğer davalı ----- sorumlu olduğu, savunulmuştur.Davalı ----- cevap dilekçesinde; zamanaşımı definde bulundukları, kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren uçağın işletmecisi olmadığı, müvekkilinin ----- Havayollarına ait uçak ve mürettebat vasıtası ile kargo yükünü taşıttığını, 26.8.2018 tarihli Ortak Uçuş Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmede ---- taşıyıcı , müvekkil ---- ise pazarlayıcı taşıyıcı olarak adlandırıldığını, buna göre ---- kendi uçak ve mürettebatı ile taşıma yapacak ----- ise uçak işletmeksizin kargo yükünü ----- taşıtacak ve taşıma sırasındaki uçuşa kendi kodunu ve taşınan yükte kendi konişmentosunu kullanarak taraf olacağını, sözleşmeye göre ---- tüm sorumluluğu üstlenmiş bulunduğunu, davada husumet yöneltilemeyeceği, savunulmuştur. Davalı ----- Müdürlüğü'nün yetki itirazının incelenmesinde; davacı sigorta şirketi yapmış olduğu ödemeyi rücuen talep ettiği, davacı yanın rücuya ilişkin düzenlemenin ise 6100 sayılı TTK'nın 1472.maddesinde düzenlendiği, sigortalısın haklarına halef olan davacının rücu isteminde genel yetki düzenlemesi nazara alındığında davalının yerleşim yerinin yetkili olduğu, birden fazla davalının bulunduğu halde ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabileceği, Haksız fiilden doğan davalarda yetkiye ilişkin düzenlemesinden ortak yetkili mahkeme belirlendiği anlamı çıkarılamayacağı, somut olayda davalı ---- Havayollarının adresinin mahkememiz yargı çevresinde bulunduğundan davalı ----- icra takibinde yetki itirazı ve cevap delikçesinde yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Zamanaşımı defi nedeniyle davacının talebinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı bakımından ise; ödemeye konu kazanın 08/09/2018 tarihinde meydana geldiği, ödemenin 03/07/2019 tarihinde yapıldığı, icra takibinin 30/09/2019 tarihinde başlatıldığı, arabulucuğa başvurunun 09/01/2020 tarihinde yapıldığı ve son tutanağın 26/02/2020 tarihinde düzenlendiği, davanın ise 07/08/2020 tarihinde açıldığı gözetilmekle, icra ve takip tarihi itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından bu definin yerinde olmadığı görülmüştür.Somut olayda; 08.09.2018 tarihinde sabah saat 06.45-06:51 sıralarında davalı ----- Havayollarına ait Ortak Uçuş Sözleşmesiyle davalı ----- tarafından kiralanan davalı ---- ’in pilotu konumunda bulunduğu ---- marka ----- tescil işaretli kargo uçağının ----- Havalimanına indikten sonra park yerine gidebilmek için D taksi yoluna giriş yaparak 23 numaralı park yerinin önünden dönüş yaparak kendisine davalı -----) tarafından tahsis edilen 25 numaralı park pozisyonuna yöneldiği, kargo uçağının dönüş yaptığı yerin hemen arkasında 23.numaralı park pozisyonunda Uçak Gövde All Risks Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan Prof.---- seri numaralı eğitim uçağının bulunduğu, davalı pilot ---- yönetimindeki uçağın 25 numaralı park pozisyonuna geçtiği esnada uçağın ürettiği jet rüzgarı içeresinde kalan eğitim uçağı yerdeki bağlantılarından koparak devrildiği ve zarar gördüğünü anlaşıldığı, zarar gören eğitim uçağının ----- firması tarafından yapılan incelemedeki eksper raporunda sadece kuyruk ve kanat kısımlarından spanzeletlerle yere sabitlenmiş olduğu tespit edilmekle, bilirkişi raporunda atıf yapılan bakım kitabına göre burun bölgesinden bağlanmadığı anlaşıldığı, Somut olayda davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan eğitim uçağının davalı ---- Havayollarına ait kargo uçağının park pozisyonuna geçtiği esnada uçağın ürettiği jet rüzgarı içeresinde kalması nedeniyle zarar gördüğü noktasında uyuşmazlık bulunmadığı, mahkememizce çözülmesi gereken uyuşmazlığın davacının yaptığı ödemenin poliçe teminatı kapsamında yapılan ödeme olup olmadığı, teminat kapsamında ise hak tutarında olup olmadığı, hak tutarında ise davacının davalılara husumet yöneltip yöneltemeyeceği, davalıların zararın meydana gelmesinde kusurları bulunup bulunmadığı, varsa kusur oranlarının belirlenmesi hususlarında olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılamada dosyanın Uçak Mühendisi ----, Akademisyen Uçak Mühendisi ---- ve Sigoracı ----- oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek alınan 27/08/2021 tarihli raporda; Dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının sigortalısı ---- ile-----birlikte eşit oranda kusurlu bulundukları, sigortacı bilirkişi tarafından davacının 53.000 USD ödediği, uçak gövde all risk sigorta poliçesi genel ve özel şartları, tam ziya için muafiyet indirimi olmaması, hasar sebebi gözetilerek hasarın teminat kapsamında olduğu, poliçenin 8.sayfasında özel şartlarında hasar tazminatının USD olarak belirlendiği ve ödemenin yapılacağı tarihteki efektif satış kuru üzerinden TL olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sigorta priminin USD olarak belirlendiği bildirilmiştir. 27/08/2021 tarihli raporda davalı ----- gibi büyük bir uçağın dönüş yapacağı noktanın hemen yanında küçük bir uçağın konumlandırılmasının Sivil Hava - Araç kazaları soruşturma yönetmeliği ve----Apron Yönetim Servisinin Görevlerinde düzenlenmesiyle getirilmiş yükümlülüklere uygun olmaması sebebiyle kusur verildiği, 17/03/2022 tarihli ek raporda ise bu yöndeki görüşünden döndüğü görüldüğü, 27/08/2021 tarihli raporda davalı davalı ----- yönünden uçakların park edilmesi yönünden sorumluğunun bulunduğu belirtilerek kusur verildiği, ek raporda ise kusurunun bulunmadığı yönünde tespitte bulunduğu, 27/08/2021 tarihli raporda davalı ----- bakımından kargo uçağının davalı ---- Havayollarına ait olduğu, davalı ----- tarafından kiralandığı, ortak uçuş sözleşmesi nedeniyle uçuşun tüm operayonel sorumluluk ve işletmesi davalı ----- Havayollarına ait olduğu, bu nedenle davalı ----- kusurunun bulunmadığı belirtildiği, ek raporda ise sözleşmede yer hizmeti sağlayan kuruluşun davalı ----- tarafından karşılanacağından kusurunun bulunduğunun bildirildiği, Davalı ---- bakımından kök raporda, ---- Havayollarının ilgili el kitaplarında yazan hız sınırlarına, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün yönerge ve talimatlarına uygun olarak hareket ettiği, ancak uçağı sevk ve idare edebilmek için "(muhtemelen düşük hızlarda hareket ettiğinden, dönüşünü kolaylaştırabilmek için gaz açmak istemi üzerine)" temayüllere göre yüksek sayılabilecek bir oranda (%40 N1) gaz açtığı, her ne kadar, sözkonusu uçağın ana uçuş kitaplarında veya ----- havayollarının el kitaplarında gaz açma hususunda herhangi bir sınırlamaya rastlanılmamış olunsa da, ---- gibi, jet blast hususunda gerekli eğitimleri almış ve uçak motorunun meydana getirdiği etkiye ilişkin gerekli bilgi ve yeterli tecrübeye sahip bir pilotun yüksek oranda gaz açması O’nun kendi uçağını park esnasında çevresinde olan bitenler hususunda gerekli dikkat ve özeni göstermediği belirtilerek kusur verildiği, ek raporda ise dolaylı olarak kusurlu olduğunun belirtildiği, Taraf vekillerinin ek rapora karşı itiraz dilekçeleri sunulduğu, teknik bilirkişilerin kök ve ek rapor arasındaki kusur yönünden farklı görüş bildirmeleri nedeniyle alınan raporun dosya kapsamında hükme esas almaya yeterli nitelikte bulunmaması nedeniyle yeniden rapor alınmasına ihtiyaç duyulmuş, davalılar -----yönünden sorumluluklarının ve kusur oranlarının belirlenmesi amacıyla yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilmesine ilişkin ara karar kurulmuş, dava konusu uçak kazasına ilişkin dosyada bilirkişilik yapabilecek uzman bilirkişinin listede az sayıda bulunduğu, görevlendirilen bilirkişilerin çekilme dilekçesi verdiği, bu nedenle bilirkişi heyetinin oluşturulmasının zaman aldığı, bilirkişi heyetinin oluşturularak dosyanın heyete tevdi edildiği, ----- Müdürlüğühavalimanları İşletme Hizmetleri Yönergesi nin 48.maddesinin "1-Uçak Park Yeri Tasarım ve Park Planlama: Havalimanlarında uçakların park edebilmeleri için uygun alanlar, havalimanına sefer yapan uçakların kategorileri (uçak tipi ve gövde büyüklüğü) ve uçuş trafik yoğunluğu dikkate alınarak oluşturulur. Apronlarda uçağın kendi kendine veya araç yardımı ile çıkış yapabileceği şekilde park yeri tasarımı yapılır. Söz konusu tasarım yapılırken varsa köprü hizmeti ve yakıt ikmal sistemi de dikkate alınır. Tasarlanan park yerleri, zemine SHT-HES’e ve SHT-APRON’a göre aplike edilir. (2) Uçak Park Yeri Tahsisi: Uçak park yeri tahsisine yönelik tüm sorumluluk Havalimanı İşletmecisinde olmalıdır. Bu hizmet için park yeri tahsis sistemi oluşturulur. Hangi park yerlerinin hangi uçaklar veya uçak grupları tarafından kullanılabileceği hususu bu konuda hazırlanan talimatlarda açıkça belirtilir. Söz konusu park yerleri, uçak uçuş trafiğine ve uçak kategorilerine uygun şekilde planlanır. Tahsis yapılan park yerlerine uçağın emniyetli şekilde girebilmesi için gerekli yönlendirme, çizgi, ışık, araç ve otomatik parklandırma sistemleri ile yapılabilir. " şeklinde düzenlendiği, Havacılık Uzmanı Öğretim Üyesi ----, Havacılık Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi ---- tanzim ettiği 13/02/2023 tarihli heyet raporunda; motorların çalışma prensipleri ve tehlikeleri, uçak yer hareketleri, uçak park alanları ve uçak yanaştırma hususların teknik açıklama ve incelemelerin belirtildiği, dava konusu olan ---- uçağı, büyük gövdeli bir uçak olduğu, motorları yüksek güçle çalıştığı sırada arkasında yarattığı tehlikeli alanın içinde kalan tüm objeleri, cisimlerin boyutları nispetinde fırlatıp atacağı, savuracağı, bu nedenle bu ölçütlerdeki bir uçak yer hareketleri yaptığı sırada, onun arkasındaki mesafeye dikkat edilmesi ve mesafenin korunarak motorların tehlikeli alanında kalınmaması gerektiği, ---- İşletmesi Genel Müdürlüğühavalimanları İşletme Hizmetleri Yönergesi nin 48.maddesinie göre Havalimanlarında uçakların park edebilmeleri için uygun alanlar uçak tipi ve gövde büyüklüğü ve uçuş trafik yoğunluğu dikkate alınarak oluşturulacağı, 2.fıkrasına göre uçak park yeri tahsisine yönelik tüm sorumluluk Havalimanı İşletmecisinde olduğu, ---- Havalimanı'nın işleticisi davalı ----- olduğu, Park Alanına Yanaşmada İlgili Tarafların Sorumlulukları bakımından açıklamalara yer verilerek kargo uçağının terminal uzantısı sayılabilecek köprülü uçak park yeri olan 25 numaraya park ettiği, park yerinin işletilmesinin davalı ---- ait olduğu, bu işletme sorumluluğunun uçağın köprüye yanaştırılması, uçağa jeneratör bağlanması, duruma göre sıcak, soğuk hava verilmesi gibi ihtiyaçların karşılanmasını kapsadığı, uçakların yer kontrol kulesinin talimatıyla hareket ettiklerinden aralarında emniyetli mesafe olmasının kontrolü havalimanı otoritesi olan davalı ----- sorumluluğunda olduğu, netice olarak; Davalılar -----bakımından; Davalı pilotun uçağının motorlarına güç verirken taksi hız limitlerini aşmadığı, 23 numaralı park yerinde ---- tipindeki uçakla ilgili hava trafik birimleri tarafından uyarılmadıkları, hava araçlarının arka tarafındaki trafiğe dikkat edemeyecekleri, uçak teknolojisinin uçağın arka tarafındaki trafiği kontrol etmeye elverişli olmadığı ve bu konuda sorumlu tutulamayacağı dikkate a alınarak davalı -----kusurunun bulunmadığı, Davalı ---- bakımından ortak uçuş sözleşmesi nedeniyle uçağın tüm sorumluluğu taşıyıcı ve işletici davalı ----- Havayollarına ait olduğundan kusurunun bulunmadığı, Davalı--- bakımından; --- ayrıca terminale bağlantısı olan köprülü park yerlerinin operasyonundan da sorumlu olduğu, kargo uçağın yanaştığı 25 numara, köprülü park yeridir ve---- sorumluluk kapsamında olduğu, bu sorumluluk uçağın köprüye yanaştırılması, uçağa Jeneratör bağlanması, duruma göre uçağa sıcak, soğuk hava verilmesi gibi ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olduğundan davalının kusurunun bulunmadığı, Davalı ---- bakımından; hava trafik sisteminin amacı; uçuş faaliyetlerinin emniyetli, verimli ve ekonomik bir şekilde yürütülebilmesi için hava araçlarının yerdeki ve havadaki sevk ve idarelerinin gerçekleştirilmesini sağlamak olduğu, bu sistemin emniyetli işleyebilmesi için hava araçlarının yer hareketleri sırasında tüm manevraları ve bu Manevralardan kaynaklı riskler dikkate alınarak yapılması gerektiği, bu bağlamda bir Uçağın pistten park Pozisyonuna kadar olan güzergahında ilerlerken arkasında kalan pozisyondaki veya taksi yolundaki diğer trafiklerin ayrımı, hava trafik sisteminin sorumluluğuna girdiği, ---- Havalimanı'nda park yerine yanaşan ve civarında hareket eden hava aracı trafiğinin birbirine zarar vermeyecek ve uçak motorundan kaynaklı mesafeler gözetilerek konumlandırılması, uçak park yeri tahsisine yönelik tüm sorumluluk da yine ---- Havalimanının otoritesi olan davalı ---- olduğu, ---- - tipi uçağının zarar görmesinin nedeni her ne kadar ----- uçağının gücünden kaynaklı jet rüzgarı maruziyeti olsa da kök nedeni bu jet rüzgarının etkisi altında kalacak Mesafedeki bir park yerinde duruyor olması olduğu, uçakların yer tahsisi bu riski değerlendirerek yapılmamış olduğundan, Davalı ---- kusurlu bulunduğu, Sigortalı bakımından; ----- firması tarafından yapılan incelemede olay sırasında 23 numaralı park yerinde duran Davacı----- marka eğitim uçağı, sadece kuyruk ve kanat kısımlarından spanzeletlerle yere sabitlenmiş olup Bakım ---- belirtildiği üzere burundan bağlanmadığı, bağlanma usulünün ihlali olarak değerlendirildiğinde davacı kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Taraf vekillerinin itiraz nedeniyle dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek 05/07/2023 tarihli ve 25/02/2024 tarihli ek raporlar alınmış, taraf vekillerinin itirazları irdelenmiş ve kök raporlar aynı mahiyette görüş bildirikleri görülmüş, gelinen aşama itibariyle tarafların kusur durumunun teknik raporlardan faydalanmak suretiyle mahkememizce belirlenmesi cihetine gidildiği, teknik raporlarda teknik bakımdan çelişki bulunmadığı, dosyada alınan ilk kök ve ek rapor arasındaki kusur bakımından yapılan tespitteki değişikliklerin sözleşme ve hukuki mevzuatın yorumlanmasından kaynaklandığı anlaşılmış, dosyada görevlendirilen ilk heyet ve sonraki heyet arasında esasen davalı pilotun gaz açmasının ve gaz limiti bakımından yorum ve değerlendirilmesinde farklılık bulunduğu görülmüştür. Tarafların kusur ve sorumlulukları hasar dosyası, eksper raporu, hukuki düzenlemeler, teknik raporlar ve taraf itirazları gözetilerek, çelişkiler giderilmeye çalışılarak hangi rapordaki hangi görüşe itibar edildiği aşağıdaki açıklanarak sonuca varılması cihetine gidilmiştir. Türk Sivil Havacılık Kanunu'nun İşletmenin tanımı başlıklı 133.maddesinin "İşleten, sivil hava aracını kendi adına bizzat kullanan veya yardımcıları marifeti ile kullanılmasını sağlayan gerçek ve tüzel kişilerdir. Bir sivil hava aracının kullanma hakkı doğrudan veya dolaylı olarak kendisinden elde edilmiş gerçek veya tüzelkişi, seferlerin kontrolünü elinde tutmakta ise, bu kişi işleten sayılır. Hava aracı maliki olarak sicile tescil edilmiş bulunan gerçek veya tüzelkişi, aksini ispat etmedikçe işleten sayılır." şeklinde, 134.maddesinin ise "Sivil hava aracının üçüncü kişilere verdiği zarardan, sivil hava aracının işleteni sorumludur." şeklinde düzenlendiği, bu hükümler nazara alındığında sivil hava aracı işleteni bakımından bir kusursuz sorumluluk hali öngörüldüğü, somut olayda sorumlukların Türk Sivil Havacılık Kanunu, park yeri tahsisine yönelik ve park alınına konumlandırılması sorumluluk mevzuatı ve uygulaması kapsamında irdelenmesi gerektiği----- Havalimanında kargo uçağının belirlenen 25 numaralı pak yerine yöneldiği esnada uçağa gaz verilmesi neticesinde kargo uçağının dönüş yaptığı yerin hemen arkasında 23 numaralı park pozisyonunda bulunan eğitim uçağının zarar görerek pert olması şeklinde meydana gelen olayda, davalı --- kargo uçağının işleteni olduğu, davalı ------ ise uçağı kiralamış olması nedeniyle hava aracı işleteni sayılması gerektiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin sözleşmeye taraf olmayan 3.kişiye karşı ileri sürülemeyeceği, davalı ----- ise Havalimanı İşletmecisinde olup, park yeri tahsisine yönelik ve uçakların park yerine konumlandırılmasındaki sorumluluğunun davalıya ait olduğu,Kargo uçağının işletilmesinden kaynaklı olarak somut olayın değerlendirilmesinde 2.heyetin kök ve ek raporlarda davalı ----- Havayolları uçağının pilotu davalının kayıtlarda limit dışı hızlanmasının bulunmadığı, 23 numaralı park yerinde ------ tipindeki uçakla ilgili hava trafik birimleri tarafından uyarılmadıkları, hava araçlarının arka tarafındaki trafiğe dikkat edemeyecekleri, uçak teknolojisinin uçağın arka tarafındaki trafiği kontrol etmeye elverişli olmadığı, ------ uçağı, büyük gövdeli bir uçak olduğu, motorları yüksek güçle çalıştığı sırada arkasında yarattığı tehlikeli alanın içinde kalan tüm objeleri, cisimlerin boyutları nispetinde fırlatıp atacağı, savuracağı, bu nedenle bu ölçütlerdeki bir uçak yer hareketleri yaptığı sırada, onun arkasındaki mesafeye dikkat edilmesi ve mesafenin korunarak motorların tehlikeli alanında kalınmaması gerektiği, ----- uçağın jet balast diyagramlarında incelendiğinde dönüş esnasında hemen arkasına park edilmiş çok hafif tipli sigortalı eğitim uçağını rahatlıkla zarar görebileceği, teknik raporlarda kargo uçağının ani ve sert gaz verdiğinin teknik olarak tespit edilemediği, uçuş kulesi görevlilerinin uzak mesafeden uçağın limitlerini aşan ani sert fazla gaz kullanılmasını hissiyat olarak bilmelerinin mümkün olmadığı, ---- tipi uçağının zarar görmesinin nedeni her ne kadar ---- uçağının gücünden kaynaklı jet rüzgarı maruziyeti olsa da kök nedeni bu jet rüzgarının etkisi altında kalacak Mesafedeki bir park yerinde duruyor olması şeklinde açıklandığı nazara alındığında, kusursuz sorumluluk düzenlemesi bakımından uygun illiyet bağı kuralamadığı, her ne kadar dosyada ilk raporda pilotun yüksek oranda gaz açması nedeniyle kusur verilmiş ise de limit aşımına ilişkin teknik rapor bulunmadığından bu görüşe katılmak mümkün olmamış, gerekçeli ve somut verilere dayanan 13/02/2023 tarihli heyet raporundaki tespitlere itibar edilerek, davalılar ---- Havayolları, ---- ve ---- zarardan sorumlu tutulamayacakları, davalı ------ ise Havalimanı İşletmecisi olup, park yeri tahsisine yönelik ve uçakların park yerine konumlandırılmasındaki sorumluluğunun davalıya ait olduğu ve zararın davalının park yeri belirlenmesinde ve konumlandırmasında gerekli dikkat ve özeni göstermediği, büyük bir uçağın dönüş yapacağı noktanın hemen yanında küçük bir uçağın konumlandırılmasının hasara sebebiyet verdiği sonuç ve kanaatine varıldığı, davalı ----- olayın ve hasarın meydana gelmesinde % 90 oranında kusurlu olmasının yukarıda açıklanan gerekçelerle dosya kapsamına uygun olduğu, 27/08/2021 tarihli raporda davalı ----- gibi büyük bir uçağın dönüş yapacağı noktanın hemen yanında küçük bir uçağın konumlandırılmasının Sivil Hava - Araç kazalari soruşturma yönetmeliği ve ----- Müdürlüğü Havalimanlari İşletme Hizmetleri Yönergesi - Apron Yönetim Servisinin Görevlerinde düzenlenmesiyle getirilmiş yükümlülüklere uygun olmaması sebebiyle kusur verilmiş ise davalı ----- havalimanı işletmecisi olmayıp, uçağın konumlandırması ve park yeri belirlenmesine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığından verilen kusurun yerinde olmadığı, nitekim bilirkişilerin 17/03/2022 tarihli ek raporda bu yöndeki görüşünden döndüğü görüldüğü, nitekim 13/02/2023 tarihli heyet raporunda açıklandığı üzere ----ayrıca terminale bağlantısı olan köprülü park yerlerinin operasyonundan da sorumlu olduğu, kargo uçağın yanaştığı 25 numara, köprülü park yeridir ve---- sorumluluk kapsamında olduğu, bu sorumluluk uçağın köprüye yanaştırılması, uçağa Jeneratör bağlanması, duruma göre uçağa sıcak, soğuk hava verilmesi gibi ihtiyaçlarının karşılanması ile sınırlı olduğundan davalı ---kusurunun bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekilinin ve davalı ----- vekilinin davalı----- ait uçağın pilotu tarafından ani sert ve fazla gaz kullanımını bakımından itirazının değerlendirilmesinde; Hava Trafik Kontrolü ekip şefi --- ve işletme şefi -----, ----- ait uçağın pilotu tarafından ani sert ve fazla gaz kullanımının zarara neden olduğunu beyan etmiş ise de kayıtlarda limit dışı hızlanmasının bulunmadığı ve uçuş kulesi görevlilerinin uzak mesafeden uçağın limitlerini aşan ani sert fazla gaz kullanılmasını hissiyat olarak bilmelerinin mümkün olmadığının teknik raporda açıklandığı, limit aşımına ilişkin teknik rapor bulunmadığı anlaşıldığından itirazlar yerinde görülmemiştir. Poliçenin 8.sayfasında özel şartlarında hasar tazminatının USD olarak belirlendiği ve ödemenin yapılacağı tarihteki efektif satış kuru üzerinden TL olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sigorta priminin USD olarak belirlendiğinden davacının USD olarak ödenmesinin talep edebileceğinden, davalı ----- vekilinin cevap dilekçesindeki 5.2. Paragrafındaki ve aşamalarda bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Yapılan teknik incelemede eğitim uçağının etki altında kaldığı gazın etkisi ile sol kanadında bulunan sabitleme halatının kopması akabinde öncelikle burun üzerine ve daha sonra da sağ kanat üzerine devrilmek suretiyle kendi etrafında sürüklendiğinin tespit edildiği, aşamalarda alınan raporlarda teknik bilirkişilerin bu hususta tespitler yaptıkları, yapılan tespitlerde değerlendirildiğinde, sigortalı ----- zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğu anlaşılmakla, sigortalının %10 kusurlu olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, verilen kusur oranının zararın meydana geliş biçimi ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla, davacının ödediği bedel üzerinden %10 kusur indirimiyle talep edebileceği miktarın 47.700,00 USD olduğu görülmüştür. Davacının sigortalısına yapmış olduğu ödemenin hak tutarında olup olmadığı bakımından, Bölge Adliye Mahkeme Bilirkişilik Listesinde bu alanda uzman bilirkişilerin sayısının azlığı ve bilirkişi temin edilmesinde güçlük yaşandığı gözetilerek dosyada Bilirkişi Listesinde bulunan bilirkişi ----- hasar tespiti bakımından görevlendirilmesine karar verildiği, kusur tespiti ve hasar tespitinin ayrı uzmanlık alanları olduğu, taraf vekillerinin bu bakımından itirazları da bulunmadığı, alınan raporda davacı sigorta şirketinin sigortalısına yapmış olduğu 53.000 USD tutarındaki ödemenin hak tutarında olduğu, pert kararının yerinde olduğu ve sovtaj mahsubunun doğru hesaplandığının bildirildiği, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu görülmekle itirazlar yerinde görülmeyerek, davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davacı yanın işlemiş faiz bakımından takip talebinde hangi tarihten itibaren talep ettiği takip talebinde yazılı olmadığından bu yönden talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin icra inkar tazminatı bakımından tazminat hesabı teknik bilirkişi raporlarından sonra ancak belirlendiğinden alacak likit ve muayyen olmadığından talebinin reddine karar verilmiştir. Kötüniyet tazminatı bakımından taleplerin değerlendirilmesinde; takibin haksız olması ve davacının kötü niyetli olması gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalıların üzerindedir. Davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalılırın kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Dava özünde halefiyet ilkesi nedeniyle tazminat davası olup, reddedilen miktarlar bakımından yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesinin 13.Maddesi gözetilerek vekalet ücretine karar verilmiştir. Davalı--- bakımından yapılan incelemede; --- Holding bünyesinde yer alan----- Havalimanlarını işleten şirketlerin ayrı tüzel kişiliklere sahip oldukları anlaşılmış, nitekim davalı ----İşletmeci şirketin taraf olduğu yargılamalarda verilen yüksek mahkeme kararlarına örnek olarak, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin --- Esasa ve ----Karar sayılı ilamında;----- Havalimanlarını işleten şirketlerin ayrı tüzel kişiliklere sahip oldukları," şeklinde açıklandığı, (---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin --- Esas ve ---- Karar sayılı ilamı bkz.) kazanın meydana geldiği ---- Havalimanında havalimanı işletmecisinin davalı -----olduğu, her ne kadar davalı----- işletmeci olduğu iddia edilmiş ise bu hususun ispatlanamadığı, davalı -----..Şirketinin davalı ----- Bünyesinde yer almasının huzurdaki dava açısından husumet gösterilmesi için yeterli olmadığı, tarafların ayrı tüzel kişiliklere sahip olduğu nazara alınarak davalı ----- bakımından dava şartı olan pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı ----- Müdürlüğü tarafından ----. İcra Dairesinin ---- sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 47.700,00 USD üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının bir yıl vadeli usd mevduat hesabına ödediği döviz faizi İŞLETİLMESİNE, 3-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Davalı ----- yönünden esastan REDDİNE, 5-Davalı ---- Bakımından dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 6-Davalılar ------ yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 7-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 327.937,50 (47.700 USD) TL lik kısım yönünden alınması gereken 22.401,41 TL harçtan peşin alınan 6.718,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 15.682,47 TL karar harcının davalı ----- Müdürlüğünden tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 52.470,00 TL vekalet ücretinin davalı ----- alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Davalılar------ yönünden kendilerii vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, 10-Davalı ----- yönünden kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 11-Davacı tarafından yapılan toplam 54,40 TL başvurma harcı, 6.718,94 TL peşin harcın, 16.250,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.303,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 24.326,34 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 21.127,42 TL yargılama giderinin davalı ----- Müdürlüğünden alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 12-Davalı ----- tarafından yapılan toplam 3.100,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 407,65 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı tarafa İADESİNE, 13-Davalı----- tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 14-Davalı ----- Şirketi tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 15-Davalı ----- tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 16-Kabul red oranına göre belirlenen 1.215,90 TL Arabulucu ücretinin davalı -----Müdürlüğünden tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 184,10 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı, davalı -----vekillerinin yüzüne karşı davalı -----vekillerinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2020/285, K. 2025/40, T. 16.01.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-285-e-2025-40-k-f187693cd315