Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2021/1952 E. 2025/167 K.

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1952
Karar No
2025/167
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1952

KARAR NO: 2025/167

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 23/09/2021

NUMARASI: 2020/170 E. - 2021/369 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklanan)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Dava konusu çelik bobin emtiasına ilişkin olarak satıcı ... Endüstri A.Ş. tarafından sigortalı/alıcı ...'ya fatura düzenlendiğini, bu mal faturasının içeriğinden, satıcı ... Endüstri A.Ş. ile sigortalı/alıcı ... arasında, ağırlığı 3.585,96 MT olan toplam 162 adet çelik bobin emtiasının satışı için anlaşma sağlandığı ve teslim şeklinin CİF (Cost, Insurance and Freight - Masraflar, Sigorta Primi ve Navlun ödenmiş Olarak Teslimi) olduğunu, bu teslim şeklinde satıcının teslim yükümlülüğünü, emtianın taşınması için gerekli navlun bedeli ve masraflarını karşılayarak emtiayı belirlenen varış limanına gemiyle göndermekle yerine getirildiğini, dava konusu somut olayda, çelik bobin emtiası "clean shipped on board" ("hasarsız yüklenmiştir") kaydı ile .../... gemisine hasarsız bir şekilde yüklendiği ve sigortalı olan alıcıya gönderilmek üzere deniz yoluyla yola çıktığını, hasarsız ve eksiksiz bir şekilde gemiye yüklenen emtianın, alıcıya ıslak hasarlı olarak teslim edilmiş olduğunu, hasara ilişkin yapılan ekspertiz incelemesinde hasarın deniz taşıması süresince geminin ambarına tuzlu su sızması sonucu meydana geldiğinin açıkça belirtildiğini, neticeten, hasarsız bir şekilde gemi küpeştesine yüklenen emtiaların taşıma sırasında hasarlandığının açık olduğunu, söz konusu taşımada CİF teslim şeklinin geçerli olması sebebiyle emtia üzerindeki her türlü riskin/menfaatin taşıma sırasında sigortalı olan alıcı şirkette olduğunu, bu kapsamda müvekkili tarafından sigortalı alıcı şirkete yapılan ödemeye istinaden, TTK'nun 1472. maddesi gereği müvekkil şirketin sigortalısının haklarına kanuni halef sıfatına haiz olduğunu, alacağın tahsili amacı ile başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ".../ ... gemisinin taşıyan olduğu, dosyada mevcut konişmento, yükün haricen belli olan durumunun iyi olduğuna dair kayıt içeren konşimento "Clean (temiz) konişmento" olduğundan, TTK Madde 1239/2 hükmü gereğince yükün gemiye hasarsız bir şekilde yüklendiğine dair karine teşkil ettiği, meydana gelen hasardan taşıyanın sorumlu olduğu, yükteki hasarın TTK m. 1178/3(a) gereğince yükün taşıyanın sorumluluğu sırasında gerçekleştiği dolayısıyla davalı ... gemisinin donatanının sorumlu olduğu, TTK m. 1178/1 "Taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür" hükmünde ifade edildiği gibi taşıyanın yükle ilgili olarak tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmakla, davacının TTK m.1472 ve TBK m.183 ve devamı hükümlerine göre sigortalısına halef olduğu ve işbu rücuen tazmin talebinde bulunabileceği, ekspertiz raporunda belirtilen hasar miktarına yönelik hesaplamanın, piyasa koşullarına uygun ve makul olduğu, dolayısıyla talep edilebilecek hasar miktarının davacı ... Sigorta A.Ş.'nin sigortalısına yapmış olduğu ödeme olan 1.175,54 EURO olacağı anlaşılmakla ispatlanan haklı ve yerinde davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacı yanın icra inkar tazminatına ilişkin talebinin değerlendirilmesinde ise; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit bir alacak niteliğinde olması gerekir. Genel bir kavram olarak, likit alacak tutarı belli, muayyen, bilinebilir, hesaplanabilir alacaktır. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlarının bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bu koşullar yok ise likit bir alacaktan söz edilemez. (YHGK 17/10/2012gün 2012/9-838-715 sayılı İlam) Somut olayda, davalı tarafından tespit edilebilir bir alacak söz konusu olduğundan, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir... " gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 1.823,50 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, gerekçeli kararda beyan ve iddialarının değerlendirilmediğini, rapora itiraz dilekçelerinde detaylı şekilde açıklandığını, raporun bu hali ile kabulünün mümkün olmadığını, mahkemenin rapora itirazlarını değerlendirmediğini, mahkeme tarafından ek rapor veya yeni rapor alınmadığını, konşimentodaki "Clean Shipped on board kaydının yine konşimentoya düşülen kayıtlarla bertaraf edildiğini, mahkeme tarafından konşimento üzerindeki kayıtların bir kısmına itibar edilip diğer kısmını dikkate almamasının kabul edilemeyeceğini, konşimento üzerine yükle ile ilgili yapılan tanımlar kısmında pre-loading survey (yükleme öncesi inceleme) kapsamında yükün gözle muayene edilerek kısmen pas lekeli, yağ lekeli, yüklemeden önce yükün açık alanda bekletildiği, ıslak ve açık depolarda bekletildiği, yağmur altında yüklendiği, bazı kenarların eğildiği, bazı kayışların gevşek, kayıp kopmuş, kenarları eğilmiş, iç cephe köşesi eğilmiş korumasız kayıtların düşüldüğünü, uygulamada taşıyanın bu kaydı vermesinin (Clean Shipped on board kaydı) davacı yanın iddia ettiği gibi taşınan yükün tamamen hasarsız olarak teslim alındığını göstermeyeceğini, yük sahiplerinin temiz konşimento talepleri üzerine taşıyanların taşıma işini alabilmek için usulen vermiş oldukları kayıttan ibaret olduğunu, 20.06.2018 tarihli konşimentodaki kayıtta yükün gemiye temiz ve eksiksiz yüklendiği yazıldı ise de aynı konşimentoda yukarıda belirtilen kayıtların düşülerek temiz ve eksiksiz kaydının bertaraf edildiğini, yükün hasarlı olarak yüklendiğinin sabit olduğunu, söz konusu kaydın bağlayıcılığının bulunmadığını, mahkemenin konşimentodaki kayıtların bir kısmını dikkate alıp diğer kısmına değer affetmemesi, dikkate almamasının hatalı olduğunu, zararın deniz suyundan meydana geldiğinin ispatlanamadığını, sevkiyattan önce veya teslimden sonra ekspertiz incelenmesinin beklendiği üç aylık dönemde çelikte meydana gelmiş ciddi klorür kontaminasyonun bu zarara sebebiyet vermiş olabileceğini, ekspertiz incelemesinin teslimden üç ay sonra yapıldığını, TTK 1185 maddesi gereğince üç gün içerisinde taşıyana bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, bu hususa bilirkişiler ve mahkeme tarafından değinilmediğini, 10.07.2018 tarihinde teslim alınan yüke ancak 04.10.2018 tarihinde inceleme yapıldığını, tespit olunan zararın bu dönem içerisinde de meydana gelmiş olabileceğini, yükün tesliminden sonra yaklaşık üç aylık bir bekleme sonrasında tespit olunan zararın müvekkilinden kaynaklandığını ileri sürmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili şirkete ürünün korumasız olarak teslim edildiğini, zarar hesabının varsayımsal ve soyut şekilde yapıldığını iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, gemiyle eşya taşıması sırasında eşyada meydana gelen hasar bedelinin rücuen tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacı sigorta şirketinin sigortalısı tarafından İspanya'ya gönderilen ürünlerin davalı şirket tarafından taşındığı konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davalı taşıyıcının meydana gelen hasardan dolayı sorumlu olup olmadığı, taşımaya konu konşimento üzerindeki kaydın geçerliliğinin bulunup bulunmadığı, bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı, rapora yapılan itirazların değerlendirilip değerlendirilmediği ile meydana gelen zarara ilişkin zarar hesabı ve kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... Endüstri AŞ arasında sigorta poliçesinin düzenlendiği, nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında, İspanya'da mükim ...'ya satışı gerçekleştirilen çelik bobin emtialarının taşıma işinin davalı şirket tarafından gerçekleştirildiği, 20.06.2018 tarihli konşimentoda yükletenin dava dışı sigortalı ... AŞ, gönderilenin İspanya'da mükim şirket olduğu, yükleme limanının Aliağa İzmir Limanı, tahliye limanının İspanya olduğu, emtianın 3.585,96 mt yeni üretilmiş sıcak haddelenmiş bobin olduğu, bobin sayısının 162 adet olarak bildirildiği, konşimentoda "gemiye hasarsız şekilde yüklenmiştir" ifadesinin yer aldığı, teslim şeklinin CIF olarak belirlendiği, varış tarihinin 08.07.2018, tahliye tarihinin 10.07.2018 olduğu, 26.07.2018 tarihinde gönderilen tarafından 17 bobinde bulunan tuzlu su sebebiyle hasar gördüğü bildirilen yüke ilişkin inceleme yapıldığı, ekspertiz raporunda ilk olarak tuzlu su oksitlenmesinden etkilenen 15 bobin hakkında inceleme yapıldığı, 15 bobinden sadece 9'nun fabrikaya ulaştığı, tuzlu su oksitlenmesinden etkilenen 15 bobinden kalan 6'sının ise halen rıhtım ambarında bulunduğu, ne zaman alıcısına gönderileceğinin bilinmediğinin belirtildiği, bobinlerin tek tek incelemesi neticesinde hasar gören bobin sayısının kısmen etkilenen bobinler olmak üzere 9 bobin olduğu belirtilerek toplam hasar tutarının 1.175,54 EURO olarak ifade edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından söz konusu hasar bedelinin dava dışı sigortalı şirkete ödenmesi sonucunda davalı hakkında İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 1.175,54 EURO alacağın tahsili amacı ile 17.06.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip sebebi olarak 20.06.2018 tarihli ve 4 nolu konşimento tahtında Türkiye'den İspanya'ya taşınan çelik bobin emtiasının taşıma sırasında hasara uğraması sebebiyle oluşan zararın TTK'nın 1472. maddesi gereğince rücuen tazmini olarak açıklandığı, davalı şirket tarafından söz konusu takibe itiraz edildiği, dava konusu konşimentonun orjinalinde "Clean Shipped on board" 20.06.2018 yazısının mevcut olduğu, konşimentonun altında bir kısım açıklamaların olduğu, dava dışı alıcı şirket tarafından hasarla ilgili olarak protesto mektubunun düzenlendiği, mektup örneğinde tarihin yer almadığı, söz konusu mektupta yükün boşaltıldığı zaman gönderilen adına hareket eden eksperlerin kaptana bobinlerde tespit edilen hasarlarla ilgili bildirimde bulundukları, yük sigortacısı tarafından alıcının fabrikasında bulunan tuzlu sudan dolayı etkilenmiş ve incelemeye hazır olan 15 adet bobinin incelenmesinin istendiği, gemi sahiplerine 04.10.2018 tarihinde fabrikada ekspertiz tarafından yapılacak incelemeye katılmaları için davet gönderildiğinin ifade edildiği, ekspertiz raporunda hasar sebebi olarak, Aliağa Limanı'ndan Bilbao Limanı'na giden geminin ambarına deniz yolculuğu süresince tuzlu su sızması sebebiyle meydana geldiğine yer verildiği, 10.072018 tarihinde alıcı şirket tarafından davalı şirkete protesto mektubunun düzenlendiği, söz konusu mektubun tahliye tarihinde düzenlendiği, mektupta çelik bobinlerde kısmi pas lekesi, bazı köşelerin bükülmüş olduğu, bazı kayışların kayıp veya bozuk olduğu, 15 bobinde nitrat testine pozitif yanıt verildiğinin ve ayrıca iki bobinin mührünün olmadığının belirtildiği, davacı vekili tarafından icra takibine karşı itiraz üzerine İİK'nın 67. maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu anlaşılmıştır. Delillerin ibraz ve celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir.22.03.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; dava dosyasında sunulan konişmentonun imzalı ve orijinal olmadığı, bununla birlikte içerik bakımından ekspertiz raporu ve sigorta poliçesindeki bilgilerle örtüştüğünün görüldüğü, dava konusu 3.585,96 ton ağırlığında toplam 162 adet yeni üretilmiş sıcak haddelenmiş çelik bobinler için dava dışı ... (dava konu yükün alıcısı) adına 20.06.2018 tarihinde diğer tüm tanım ve detayları bildirilerek, 1.944.722,32 EURO bedeliyle satış faturası tanzim edildiği, Deniz Emtia Nakliyat Sigorta Poliçesi olduğu, 3.585,96 ton ağırlığında toplam 162 adet yeni üretilmiş sıcak haddelenmiş çelik bobinlerin Habaş İskelesi, Aliağa /Türkiye'den Bilbao / İspanya limanına Türk Bayraklı ... gemisiyle taşınacağını, toplam emtia bedelinin 1.944.722,32 Euro olduğu ve %10 ek bedel içerdiği, bu kapsamda dava konusu malların taşındığı 20.06.2018 tarihli konşimentodaki taşımayı kapsadığının görüldüğü, sigorta tazminat ödemesinin sigortacı davacı şirket tarafından sigortalı dava dışı ... (dava konu yükün alıcısı) tarafına 1.175,54 tl olarak 31.05.2019 tarihinde ödendiği, 10.07.2018 tarihli dava dışı ... (dava Konu Yükün Alıcısı) adına dava dışı ... isimli gözetim şirketi temsilcisi tarafından düzenlenen protesto mektubuna göre ambar açıldığında hasarların tespit edildiği ve rapor edildiği, raporda, kısmi pas lekeli, az teleskopisite, bazı köşeler bükülmüş, bazı kayışlar kayıp veya bozuk numaraları belirtilen 15 bobinin nitrat testine pozitif yanıt verdiği (üzerinde tuz tespit edildiği), 2 bobinin mührünün olmadığı, bu raporda kaptanın ya da taşıyan adına başka bir tarafın imzası ya da onayı bulunmadığı, tek taraflı düzenlenmiş bir protesto mektubu olduğu, dosya kapsamında bulunan 20.06.2018 tarihli konişmentodan; ... End. A.Ş.'nin yükleten, ...'nın gönderilen, ...'nün taşıyan olduğu, 3.585,96 MT.'lik 162 adet çelik rulonun (steel coil) Aliağa limanından yüklenerek Bilbao/İspanya limanında tahliye edildiğinin anlaşıldığı, mevcut konişmentonun imzalı bir konişmento olmamakla birlikte, ... gemisinin taşıyan olduğu, hem konişmentodan hem de ... Yük Gözetim firması temsilcisinin 10.07.2018 tarihli Protesto mektubundan ve .... Firmasının ekspertiz raporundan anlaşıldığı, dolayısıyla ... gemisinin taşıyan olduğunun sabit olduğu, aynı zamanda bu hususta bir ihtilafın olmadığı, 20.06.2018 tarihli konişmentoya çelik rulo (steel coil) yüküyle ilgili olarak yükün; gemiye temiz ve eksiksiz (CLEAN SHIPPED ON BOARD) yüklendiği bununla beraber, “yükün kısmen pas lekeli, yağ lekeli, yüklemeden önce yük açık alanda bekletildi, yüklemeden önce ıslak, açık depolarda bekletildi, yağmur altında yüklendi, bazı kenarlar eğilmiş, bazı kayışlar gevşek, kayıp, kopmuş, kenarlar eğilmiş, iç cephe köşesi eğilmiş, korumasız” şeklinde olduğuna ilişkin kayıt düşüldüğünün görüldüğü, buradan, çelik rulo (steel coil) yükünün ... gemisine yüklenmeden önce surveye (pre-loading survey) tabii tutulduğu, yapılan survey sonucu yükle ilgili tespit edilen hususların konişmentoya yazıldığı, buna karşılık konişmentoya yükün gemiye temiz ve eksiksiz yüklendiği (Clean Shipped On Board) İbaresinin yazılarak konişmentonun düzenlendiğinin anlaşıldığı, uygulamada özellikle demir ve çelik yükünün taşınması esnasında yükün gemiye hangi koşullarda yüklendiğini gösteren eksper raporlarının düzenlediği, yükün yükleme öncesinde atmosfere açık alanda kaldığı, elleçleme esnasında ise, rulolarda eğilmelerin, bükülmelerinin olduğu, bağlarının zaman zaman koptuğunun bilindiği, yine uygulamada, yük sahiplerinin Temiz Konişmento "Clean Shıpped On Board” taleplerinin olduğu, taşıyanların da taşıma işini alabilmek maksadıyla yük sahiplerinin taleplerini yerine getirmek zorunda kaldıklarının bilindiği, dava konusu somut yük hasarında konişmentoda yazılı bulunan yükün haricen durumunu bildirir tespitlerden hiç birisinin yükün deniz suyuyla temasından dolayı meydana gelmediği kanaatine varıldığı, şöyle ki, konişmentoya yazılı tespitlerin çelik ruloların atmosfere açık alanda bekletilmesinden ve kısmen de olsa yağmur suyuna maruz kalmasından kaynaklandığı, deniz suyuyla temasa yönelik herhangi bir tespitin olmadığı yazılan tespitlerin içeriklerinden anlaşıldığı, sonuç itibariyle konişmentonun yükün gemiye temiz ve eksiksiz yüklendiği (Clean Shıpped On Board) ibaresinin yazılarak düzenlendiği dikkate alındığında; yükün haricen belli olan durumunun iyi olduğuna dair kayıt içeren konşimento “Clean (temiz) konişmento” olup, yükün gemiye hasarsız bir şekilde yüklendiği sabit olduğundan karine teşkil edeceği, (TTK madde 1239/2). ... isimli gözetim şirketi temsilcisi tarafından düzenlenen protesto mektubuna göre, ... gemisinin ambar kapağı açıldığında; “ Kısmi pas bobinin nitrat testine pozitif yanıt verdiği (üzerinde tuz tespit edildiği), 2 bobinin mührünün olmadığı” hasarlarının tespit edildiği ve rapor edildiği, benzer şekilde ... tarafından düzenlenen ekspertiz raporunda da “hasarın sefer sırasında gemi ambarlarına tuzlu su girmesinden kaynaklandığının tespit edildiğinin bildirildiği, dolayısıyla söz konusu yük hasarının yapılan nitrat testlerinden de anlaşılacağı üzere, geminin deniz yolculuğu esnasında ambar kapaklarından ambar içerisine deniz suyu girmesi/sızması neticesinde meydana geldiği, gemi ambarlarının taşımaya elverişli olmadığı sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir. Davacı vekili rapora beyan dilekçesinde; bilirkişi raporunda dosyadaki konşimentoda yer alan Clean Shıpped On Board kaydı sebebiyle TTK'nın 1239/2 gereği emtianın gemiye hasarsız yüklendiği ve emtiadaki hasarın davalı taşıyanın sorumluluğu sırasında gerçekleştiği, bu kapsamda meydana gelen hasarda davalının sorumlu olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinde; raporu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, konşimento incelenerek yükle ilgili tanımlar kısmında kayıtların düştüğünün tespit edildiğini, davalının sorumluluk açısından değerlendirme kısmında ise Clean Shıpped On Board kaydının yük sahipleri tarafından bu yönde talep edildiği ve taşıyanın taşıma işini alabilmek maksadıyla bu talebi yerine getirerek bu kaydı verdiğinin belirtildiğini, uygulamada taşıyanın bu kaydı vermesinin davacının iddia ettiği gibi taşınan yükün tamamen hasarsız olarak teslim alındığını göstermeyeceğini, bu kaydın taşıma işini alabilmek için usülen verilen bir kayıttan ibaret olduğunu, uygulamada yük teslim alınırken yapılan yükleme öncesi muayene kapsamında gümüş-nitrat testi yapılmadan tespit edilemediğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini, bu bağlamda zararın pre-loadin survey ortaya çıkmamış olmasının bu zararın yüklemeden önce bulunmadığını kanıtlamayacağını, zararın yüklemeden öncede ortaya çıkmış olabileceğini, taşınan yükün müvekkili şirketçe teslim alındığında hasarsız olduğunun ispatlanamadığını, 10.07.2018'de teslim alınan yüke ancak 04.10.2018 tarihinde inceleme yapıldığını, bilirkişi raporunda farazi bir sonuca varıldığını, varsayımsal ve mantık dışı bir hesaplamayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Mahkeme gerekçesinde, dava konusu somut yük hasarında konişmentoda yazılı bulunan yükün haricen durumunu bildirir tespitlerden hiç birisinin yükün deniz suyuyla temasından dolayı meydana gelmediğini göstermediği, konişmentoya yazılı tespitlerin çelik ruloların atmosfere açık alanda bekletilmesinden ve kısmen de olsa yağmur suyuna maruz kalmasından kaynaklandığı, konişmentoya yükün durumuyla ilgili bir takım çekinceler konulmuş ise de sonuç itibariyle yükün gemiye temiz ve eksiksiz yüklendiği Clean Shıpped On Board ibaresinin yazılarak konişmentonun düzenlendiği dikkate alındığında; yükün haricen belli olan durumunun iyi olduğuna dair kayıt içeren konşimentonun "Clean (temiz) konişmento" niteliğinde olduğu, konuşmentonun bu hâliyle yükün gemiye hasarsız bir şekilde yüklendiğine karine teşkil edeceği belirtilmiştir. TTK'nın 1185. maddesi gereğince, ziya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Ziya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin üç gün içerisinde yapılması yeterlidir. Aynı maddenin 4. fıkrasında, eşyanın ziya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir ziya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki bu karinenin aksi ispat olunabilinir. Somut olayda, dava dışı alıcı şirket tarafından emtianın teslim edildiği 10.07.2018 tarihinde davalı şirkete protesto mektubu düzenlenmiştir. TTK'nın 1178. maddesinde, taşıyanın sorumluluğu düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasında, taşıyanın navlun sözleşmesinin ifasında özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetim ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olduğu, 2.fıkrasında, taşıyanın eşyanın ziya veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan ziya, hasar veya teslimde gecikmenin eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olmuş şartıyla sorumlu olduğu hususlarına yer verilmiştir. Somut olayda davalının taşıyan olduğu açıktır. Kural olarak taşıma sırasında oluşacak zararlardan, taşıyan sorumludur. Bunun için taşımanın şekline göre, hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin kanıtlanması gerekmektedir. Taşımaya konu emtianın, taşıyanı, gönderileni ve aralarındaki ilişkiyi belirleyen 20.06.2018 tarihli konşimento tahtında taşındığı ve konşimentoda "Clean Shepped On Board" kaydı bulunduğu anlaşılmıştır. Bu kayıt, yükün gemiye temiz ve hasarsız olarak yüklendiğini ifade eder. Dolayısıyla konşimento içerisinde her ne kadar yükleme esnasında yükün mevcut durumuna ilişkin kayıt düşüldüğü anlaşılmış olmakla birlikte, teslim sırasında yapılan tespitler neticesinde, taşıma sırasında yükte meydana gelen hasarların deniz suyu ile temas sonucu meydana gelmiş olduğu bilirkişilerce tespit edilmiştir. Davaya konu hasar, yükün deniz suyuyla temasından kaynaklandığından ve davalı taraf hasar ve zarardan sorumlu olmadığına yönelik savunması ispat edilemediğinden, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm isabetli bulunmuş ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 390,71 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.06.02.2025

KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a. maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre karar kesindir.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2021/1952, K. 2025/167, T. 06.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2021-1952-e-2025-167-k-f8b7a2fa08ea