İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/568 E. 2025/32 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/568
- Karar No
- 2025/32
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/568 Esas KARAR NO : 2025/32
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 21/12/2017 KARAR TARİHİ : 14/01/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi'nin 2019/3024 Esas 2019/3452 Karar sayılı kararı ile Mahkememizin yetkili olduğu anlaşıldığından, Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/09/2017 tarihinde sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken kırmızı ışıkta geçerek ... kavşağına geldiğinde ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracıyla istasyon caddesinden ... ilçe merkez istikametine seyir halinde iken ... kavşağını geçip ... karayoluna geldiği esnada sağından gelen ... plaka sayılı araçla çarpışması sonucunda yaralanmalı - maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı müvekkili ...'ın kaza dolayısıyla yaralandığını, kazaya sebebiyet veren ... plaka sayılı aracın kaza tarihinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 30/11/2017 de başvurulduğunu, kazanın 16/09/2017 tarihinde meydana gelmesi neticesinde engelli sağlık kurulu raporunun temin edilmesi için gerekli olan sürenin bir yıl sonra 16/09/2018'de dolacağını, davacı müvekkili ...'ın 20/06/1969 doğumlu olup kaza tarihinde 48 yaşında olduğunu, davacıya ödenmesi gereken işgücü kaybından doğan 3.200,00-TL, daimi maluliyet tazminatının ve 100,00-TL geçici iş göremezlik tazminatının toplamda 3.300,00-TL tazminatın davalı ... şirketine başvuru tarihi olan 30/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının yaralanmasına neden olduğu iddia edilen kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ... nolu "Trafik Sigorta Poliçesi Karayolu Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi" ile 24/02/2017-2018 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, zorunlu trafik sigortasının, sorumluluk sigortası olduğunu, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, sigortacının ise, KTK ve Genel Şartlar uyarınca poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceğini, böyle bir halde zorunlu trafik sigortasında sigortacının karşılamakla yükümlü olduğu zararların, işletme halinde motorlu aracın neden olduğu kazalarda üçüncü kişilerin zararına neden olacak bir kazanın meydana gelmesi ve bu kazada araç işletenin sorumlu bulunması halinde olacağını, yargılamaya konu olan olayda, talepte bulunan davacının kazadaki konumu belirtilmemiş olmakla davacının yolcu konumunda olduğu değerlendirilmekle bu taşımanın hatır tartışması olup olmadığı hususunun tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacının kendi can güvenliğini korumak adına gerekli güvenlik tedbirlerini uygulayıp uygulamadığının önemli olduğunu, davacının müterafik kusurunun tespiti ile hesaplanacak tazminat miktarına uygun bir indirim uygulanmasını beyanla müvekkil sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan Deliller: ... ve ... tarafından hazırlanan 23/08/2022 tarihli bilirkişi heyet raporu, ... ve ... tarafından hazırlanan 11/02/2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporu, ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının tüm UYAP kayıtları, ... Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimliği Adli Tıp Adli Rapor Birimi'nden ...'a ait grafi CD'si, ... Üniversitesi Rektörlüğü'nden ...'a ait tedavi evrakları, ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden ...'a ait tıbbi evraklar ve film grafi CD'si, ... Devlet Hastanesi'nden ...'a ait tedavi evrakları, ... tarafından hazırlanan 20/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporu, ... sayılı, 18/03/2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alındı. ... sayılı, 27/08/2021 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ayrı ayrı dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, trafik kazasından kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminatın tazmini istemine ilişkindir. Davanın Niteliğine Yönelik; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107.maddesi ile 1086 sayılı HUMK'da bulunmayan ''belirsiz alacak davası'' türü kabul edilmiş olup alacaklının belirsiz alacak davası açabilmesi için, dava açacağı miktarı ya da değeri tam ve kesin olarak gerçekten belirlemesi mümkün olmamalı veya bu durum objektif olarak imkansız olmalıdır. Açılacak davanın miktarı biliniyor yahut tesbit edilebiliyorsa, böyle bir dava açılamaz. Çünkü, her davada arandığı gibi, burada da hukuki yarar aranacak olup böyle bir durumda hukuki yararın bulunduğundan söz edilemez (Prof. Dr. Baki Kuru, Medeni Usul hukuku Ders Kitabı 2011 Baskı sf.277). Dosya kapsamına göre davanın niteliğinin, maluliyet ve tazminat miktarının ya da değerinin tam ve kesin olarak belirlemesinin davacıdan beklenilmesinin mümkün olmamasına göre (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi 2021/360 Esas 2021/703 Karar), davanın belirsiz alacak olarak açılmasında usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı görülmekle dava bu yönde görülmüş, sunulan 07/10/2024 tarihli dilekçe değer artırım dilekçesi olarak kabul edilmiştir. Haksız Fiile ve Maddi Tazminat İstemine Yönelik; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na göre tazminat davası için, genel olarak, hukuka aykırı bir fiilin varlığı, failin kusuru (meğer ki kusursuz sorumluluk hali somut olayda bulunmasın), bir zararın meydana gelmesi ve meydana gelen zarar ile hukuka aykırı fiil arasında illiyet bağının olması gerekir. Görüleceği üzere haksız fiil sorumluğundan bahsedilebilmesi için; fiil, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve zarar unsurlarının tümünün birlikte gerçekleşmesi gerekir. Uyuşmazlığa konu somut olayda, 16/09/2017 tarihinde sürücü ...'ın, sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araçla seyir halinde iken, ışık kontrollü kavşağa geldiği esnada kırmızı ışıkta geçerek kendi seyir istikametindeki araçlara yeşil ışık yanan ve seyir halinde olan ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği, olayın ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanması ile sonuçlandığı, haksız fiilin özel bir türü olan trafik kazası nedeniyle tazminat şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti amacıyla kusur, zarar ve illiyet bağına ilişkin yapılan araştırmalar ile maddi ve manevi tazminata ilişkin tüm koşulların oluştuğu kabul edilmiştir. Mevcut Delil Durumuna ve Raporlara Yönelik; Kural olarak trafik kazası sonucu çalışma gücünün kaybedildiği iddiasına yönelik maddi tazminat istendiğinde zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının, kazadaki kusur oranının ve tarafların ekonomik durumunun belirlenmesi gerekir. Toplanan tüm delillere göre uyuşmazlık konusu trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespiti için dosyada tanzim edilen rapor ile, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ışık kontrollü kavşağa geldiğinde kavşağa giriş yapmadan önce kendi şeridine geçiş hakkı verilene kadar (yeşil ışık yanana kadar) kavşakta beklemesi, diğer kavşak kollarında geçiş yapan vasıta sürücülerine ilk geçiş hakkını vermesi gerekirken aksine davranışla tedbirsiz, dikkatsiz ve özen yükümlülüğüne aykırı sevk ve idaresiyle kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiği, sürücünün 2918 sayılı KTK Madde 47/b ve Madde 57/a maddelerini ihlal ettiği değerlendirilerek yine KTK Md. 84/ a maddesi uyarınca %100 oranında tam kusurlu olduğu; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın ise sevk ve idaresindeki kamyoneti ile ışık kontrollü kavşağa geldiğinde kendi seyir şeridindeki araçlara yeşil ışık yandığı ve bu nedenle geçiş hakkına sahip olduğu anlaşılarak değerlendirildiğinden, kavşağa giriş yaptığı sırada sağından gelen aracın sadmesine ve çarpışmaya maruz kaldığı olayda kusuru olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporunun kusur tespiti yönünden dosya kapsamı ile uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görüldüğünden burada yer alan tespitlere üstünlük tanınmış, raporun hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır. Kaldı ki davacı tarafından da tam kusurlu olduğu tespit edilen ... plakalı aracın sigortacısı olan davalı ... şirketine davanın yöneltildiği anlaşılmıştır. Yargıtay uygulamasında kabul olunduğu üzere, haksız fiil sonucu sürekli iş göremezlik kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Dosya kapsamında, Adli Tıp Kurumu İkinci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 14/03/2022 tarih 3543 karar numaralı raporunda davacının geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanmasının; kaza tarihinin 16/09/2017 olması sebebiyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik uyarınca sürekli maluliyetine neden olacak maluliyet oranının %7 olduğu, iyileşme/geçici iş göremezlik süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği hususlarının mütalaa edildiği tespit edilmiştir. Dosya son olarak davacının sürekli iş göremezlik zararı ile geçici iş göremezlik tazminat alacağının hesaplanması için aktüerya bilirkişisine gönderilmiştir. Tanzim edilen kök ve ek raporlar ile, ev hanımı olan davacının TRH 2010 tablosuna ve prograsif rant metoduna göre hesaplanan 376.122,87-TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 5.173,08-TL geçici iş göremezlik tazminatına hak kazandığı, davalı ... bakımından poliçe limitinin 330.000,00-TL olduğu, hususlarının bildirildiği, anılan raporun bilimsel verilere ve içtihatlara uygun olarak tanzim edildiği, dosya kapsamı ile uyumlu olduğu ve bu itibarla hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır. İş göremezlik tazminatı bir çalışmanın karşılığı değil aynı zamanda ekonomik bir değer taşıyan yaşamsal faaliyetlerin yerine getirilmesine (efor tazminatı) ilişkin olduğundan (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi ...Esas,... Karar sayılı ilamı) davacı ev hanımı olsa dahi geçici iş göremezlik tazminatına da karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Bununla birlikte, kaza tarihi 16/09/2017 olup kaza tarihindeki poliçe limiti, tedavi gideri için kişi başı 330.000,00-TL ve sakatlık teminatı kişi başı 330.000,00-TL'dir. Bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı tedavi gideri kapsamında, sürekli iş göremezlik tazminatı sakatlık teminatı içinde olup ikisi yönünden de poliçe limiti ayrı ayrı hesaplanmalıdır. Buna göre davacının sürekli iş göremezlik tazminatı poliçe limiti ile sınırlanmış olup geçici iş göremezlik tazminatı da zaten poliçe limiti altında (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi ... Karar) olduğundan değer artırım dilekçesinde talep edilen miktarlara hak kazandığı kabul edilmiştir. Kusura ve Sorumluluğa Yönelik; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" yine aynı Kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" hükmü yer almaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Dosya kapsamında, davacının, ...'ın sevk ve idaresinde olan ve kaza tarihi itibariyle davalı ... nezdinde sigortalı ... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu, tanzim edilen kusur raporu ile ...'ın tam kusurlu olduğu tespit edildiğinden davalı ... şirketinin meydana gelen zarardan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu uyarınca tam sorumluluğu bulunduğu değerlendirilmiştir. Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de Yargıtay uygulamalarına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir. Dosya kapsamında davacının yolcu olduğu otomobilin sürücüsü ...'ın davacının oğlu olduğu anlaşılmakla, olayda hatır taşıması indiriminden söz edilemeyeceği anlaşıldığından (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) davalı vekilinin buna yönelik def'i yerinde görülmemiştir. Muacceliyet Tarihine ve Temerrüte Yönelik; Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte, sigorta şirketi bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/I.maddesi hükmü uyarınca, sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise zararın tamamı için dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Zarar gören, davaya veya talep artırımına konu ettiği kısma ilişkin olarak temerrüt tarihinden itibaren faiz isteme hakkına sahiptir (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi ...Esas ... Karar, ... Esas ... Karar, ... Esas ... Karar, ...Esas ... Karar, ...Esas ...Karar). Bu doğrultuda somut olayda, davalı yönünden temerrüdün başvuru tarihinden sekiz iş günü sonrası olan 13/12/2017 tarihi itibariyle gerçekleştiği kabul edilmiştir. Tüm Dosya Kapsamına Göre; Yukarıda izah olunan gerekçelerle, taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi heyet kök ve ek raporları, kusur raporları, maluliyet raporları, aktüerya raporları, taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce celp edilen deliller ve tüm dosya kapsamı nazara alınmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davanın KABULÜ ile, 1-330.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatının (sigorta limiti 330.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 13/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...Ş.'den alınarak davacı ...'a verilmesine, 2-5.173,08-TL geçici iş göremezlik tazminatının (sigorta limiti 330.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 13/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...Ş.'den alınarak davacı ...'a verilmesine, 3-Kabul edilen dava değeri (335.173,08-TL) üzerinden alınması gereken 22.895,67-TL harçtan başlangıçta peşin alınan 31,40-TL peşin harç, 1.344,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.375,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 21.520,27-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 31,40-TL peşin harç, 1.344,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.375,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 7.232,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 500,00-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ve takdir olunan 53.627,69-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 (iki) hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2025
Katip ...
Hakim ...