İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/246 E. 2020/188 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/246
Karar No
2020/188
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/246 Esas KARAR NO : 2020/188 DAVA : Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) DAVA TARİHİ : 15/06/2020 KARAR TARİHİ : 16/06/2020 Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Çek İptali (Hasımsız)) davasında dosya kapsamı incelendi. DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında... işlerinin yapılması için anlaşıldığını, işlerin yapımı için 80.000,00 TL nakit ve ... İzmir Şubesi'nin ... numaralı hesaba ait ...Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 30.06.2020 tarihli, ... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.07.2020 tarihli ,... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.08.2020 tarihli, ... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 30.09.2020 tarihli,...Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.10.2020 tarihli,... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 30.11.2020 tarihli,...Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.11.2020 tarihli, ...3 Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 15.11.2020 tarihli,... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 15.12.2020 tarihli, ... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 30.01.2021 tarihli çeklerin keşide edildiğini ve davalı tarafa verildiğini, ... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 30.06.2020 tarihli,... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.07.2020 tarihli ,... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.08.2020 tarihli,... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 30.09.2020 tarihli,... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.10.2020 tarihli, ... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 30.11.2020 tarihli,...Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.11.2020 tarihli çeklerin uhdesinde kaldığını,... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 15.11.2020 tarihli,... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 15.12.2020 tarihli,... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 30.01.2021 tarihli 3 adet çekin iade edildiğini, davalı tarafın işin 20.000,00 TL'lik kısmını yerine getirdiğini, geri kalanını yapmadığını ve müvekkilini oyaladığını belirterek... İzmir Şubesi ... numaralı hesaba ait ...Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 30.06.2020 tarihli, ... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.07.2020 tarihli , ... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.08.2020 tarihli, ...ı 15.000,00 TL bedelli 30.09.2020 tarihli, ...Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.10.2020 tarihli, ... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 30.11.2020 tarihli,... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.12.2020 tarihli çeklerin ödenmemesi için tedbir kararı verilmesini, dava konusu çeklerin iptaline karar verilmesini davalı tarafça yapılan iş bedelinin tespiti ile davalıya yapılan 80.000,00 TL miktar düşülerek kalan miktarın müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 1-Denizbank İzmir Şubesi ... numaralı hesaba ait... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 30.06.2020 tarihli, ... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.07.2020 tarihli ,... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.08.2020 tarihli, ... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 30.09.2020 tarihli,... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.10.2020 tarihli,...Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 30.11.2020 tarihli, ...Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 31.11.2020 tarihli,... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 15.11.2020 tarihli, ... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 15.12.2020 tarihli, ... Seri numaralı 15.000,00 TL bedelli 30.01.2021 tarihli çekler, 2- Ödeme Dekontları, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Açılan dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 757. maddesi uyarınca kıymetli evrakın zayi olması nedeniyle iptali talebine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 818/1-son. maddesinin atfı ile aynı yasanın 757/1. maddesi uyarınca iradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki Asliye Ticaret Mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten men edilmesini isteyebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/04/2012 tarih ve 2012/4860 Esas 2012/6267 Karar sayılı ilamı ile de kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptaline ilişkin davalarda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu belirlenmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/11-1884 Esas 2015/1059 Karar sayılı ilamında aynen; ''6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun iptali düzenleyen "Önleyici önlemler" başlıklı 757. maddesinde; (1) İradesi dışında poliçe elinden çıkan kişi, ödeme veya hamilin yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesinden, muhatabın poliçeyi ödemekten menedilmesini isteyebilir (2) Mahkeme, ödemeyi meneden kararında muhataba, vadenin gelmesi üzerine poliçe bedelini tevdi etmeye izin verir ve tevdi yerini gösterir." hükmü düzenlenmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İade davası" başlıklı 763. maddesinde ise; '' (1) Elden çıkan poliçe mahkemeye sunulursa, mahkeme, iade davası açması için dilekçe sahibine uygun bir süre verir. Dilekçe sahibi bu süre içinde dava açmazsa, mahkeme, poliçeyi, sunmuş olana geri verir ve muhatap hakkındaki ödeme yasağını kaldırır." düzenlemesine yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "İptal kararı" başlıklı 764. maddesi uyarınca; ''Elden çıkan poliçe, verilen süre içinde mahkemeye sunulmazsa, iptaline karar verilir. Poliçenin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen, dilekçe sahibi kabul edene karşı poliçeden doğan istem hakkını ileri sürebilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 651/2 maddesi uyarınca, kıymetli evrakın zayi olduğu veya ziyanın ortaya çıktığı anda senet üzerinde hak sahibi olan kişi senedin iptalini karar verilmesini isteyebilir.'' denilmiştir. Anılan maddeler ve Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca, çekin iptaline ilişkin dava açma hakkı çeki kaybeden hamile aittir. Çekin hamili çekin iptal davasını olumlu şekilde sonuçlandırdıktan sonra çek bedelini çekin keşidecisinden talep edebilir. Dava dilekçesinde belirtildiği üzere, çeklerin sahibi ve keşidecisi olan davacı ... Anonim Şirketi'nin davaya konu çekler açısından meşru hamil sıfatı bulunmamaktadır. Mahkemenin, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi (davayı esastan inceleyebilmesi) için varlığı veya yokluğu gerekli olan haller, dava (yargılama) şartlarıdır. Davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı gerekli hallere, olumlu dava şartları (görev, hukuki yarar gibi); yokluğu gerekli hallere ise olumsuz dava şartları denilmektedir (kesin hüküm gibi). Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi (davanın esasına girebilmesi) için gerekli olan da denir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz; davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilir; taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine (esastan karara bağlanmasına) muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür. Esasa ilişkin nihai karar ile taraflar arasındaki uyuşmazlık (esastan) sona erer ve hüküm kesinleşince (kesin hüküm ortaya çıkınca), artık o uyuşmazlık (dava konusu) hakkında, aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz; açılırsa, kesin hükümden dolayı reddedilir (HMK m.303) (Kuru, Baki: Hukuk Muhakemeleri Usulü, İstanbul 2001, Cilt:3, s.3005). Tarafların, dava ve taraf ehliyetine sahip olmaları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114.1-d. maddesinde belirtilmiş olup dava şartlarındandır. Yine aynı kanunun 115. maddesinde ise; ''Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.'' hükmü yer almaktadır. Tüm dosya kapsamı, davacı tarafından sunulan dava dilekçesi ve sair deliller birlikte değerlendirildiğinde, kıymetli evrakın iptaline ilişkin davanın, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 563/2. maddesi uyarınca zayi edildiği anda kıymetli evrak üzerinde hak sahibi olan kişi, bir diğer söyleyişle kıymetli evrakın iptali davasının ancak yetkili hamil tarafından açılabilmesinin olanaklı olduğu, davacı ...Anonim Şirketi'nin dava konusu çeklerin keşidecisi ve bu çeklerin ait olduğu çek hesabının sahibi olduğu, bu çerçevede davacı ...Anonim Şirketi'nin iş bu dava açısından aktif husumet ehliyet bulunmadığı ve aktif husumet ehliyetinin sonradan ikmali mümkün olan bir dava şartı olmadığı göz önünde bulundurularak, açılan davanın dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1-Açılan davanın aktif husumet ehliyeti dava şartı yokluğu sebebiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-e. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 115/2. maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin olarak alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333. maddesi uyarınca kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, Dair, davacı tarafın yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/06/2020

Katip ... E İMZA

Hakim... EİMZA

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/246, K. 2020/188, T. 16.06.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-246-e-2020-188-k-f32b6066d481