İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/140 E. 2020/332 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/140
- Karar No
- 2020/332
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/140 Esas KARAR NO : 2020/332 DAVA : Ticari Şirket (Olağan Genel Kurul Toplantısı Yapılması İstemli) DAVA TARİHİ : 27/02/2020 KARAR TARİHİ : 18/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Olağan Genel Kurul Toplantısı Yapılması İstemli) dava dosyasına ilişkin düzenlenen tensip tutanağı uyarınca dilekçeler teatisinin tamamlanması ve müzekkere cevaplarının toplanmasından sonra dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri... Ekipsan Kalıp ve Makine Limited Şirketi'nin ayrı ayrı % 20 şer, ...'nun ise %10 olmak üzere toplamda % 50 payının sahibi olduklarını, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nı... soruşturma sayılı dosyasında yürütülen soruşturmada İzmir ... Sulh Ceza Hakimliğinin...D.İş sayılı ve 30/08/2016 tarihli kararı ile müvekkili... aralarında davalı şirketin de bulunduğu, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketler yönünden 668 sayılı KHK.nın 3/1-ı maddesi uyarınca gönderilen listede bulunan şüphelilere ait ortağı olduğu şirketlerdeki şirket hisselerinin ve gayrimenkullerin devirlerinin tedbiren yapılmamasına dair savcılık işleminin onaylanmasına karar verildiğini, davacılar dışında kalan %50 payın aynı soyadı taşıyan üç ortağa ait olduğunu, müvekkiller... ve (...C kimlik nolu)...yönünden bir devir yasağı kararı verilmediği gibi soruşturma dosyasında şüpheli sıfatı da taşımadıklarını, bu kararın ardından İzmir... Sulh Ceza Hakimliğinin...D.İş sayılı ve 29/09/2016 tarihli kararı ile müvekkili Mesut Davulcuoğlu'nun aralarında davacı şirketin de bulunduğu, ortağı ve yöneticisi olduğu şirketlere yönetim organının tüm yetkilerini kullanmak ve yeni yönetim kurulunu oluşturmak üzere kayyum atanmasına karar verildiğini, kanun gereği kayyım olarak atanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Yönetimi tarafından şirketlere değişik tarihlerde müdür ve yönetici görevlendirmelerinin yapıldığını, şirketlerin kayyımla yönetilmesinin ortakların şirket ortaklığından kaynaklı olarak Türk Ticaret Kanununda belirtilen haklarını kullanmalarını engellemeyeceğini, müvekkili ... hakkındaki soruşturma tefrik edilerek, açılan kamu davasının sonunda, İzmir ...Ağır Ceza Mahkemesinin 12/12/2019 tarihli, ...karar sayılı kararıyla yönetim kayyımının denetim kayyımı olarak devamına karar verildiğini, hükmün tefhimi sonrasında, Cumhuriyet savcısının talebi üzerine, dosya yeniden ele alınarak 13.12.2019 tarihli ek kararla, müvekkili ... ortağı ve yöneticisi olduğu şirketler yönünden yönetim kayyımlığının kaldırılarak denetim kayyımlığına geçilmesine ilişkin kararın, müvekkili ...ortaklık payları ile sınırlı olarak uygulanmasına karar verildiğini, buna göre müvekkili ... davalı şirketteki % 20 hissesi üzerindeki kayyımlık kararının kaldırıldığını, diğer müvekkillerinin ortaklık haklarını kısıtlayacak bir kararın bulunmadığını, bu aşamada müvekkili davacıların davalı şirketteki yönetim kayyımı kapsamı dışında kalan hisseleri toplamının % 50 nispetine ulaştığını, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Fon Yönetimince mahkeme kararında belirlenen esaslara göre bir yönetimin belirlenmediğini ve müvekkilleri ile hiç bir yetkili tarafından irtibata geçilmediğini, müvekkili davacıların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve ilgili diğer mevzuatta yer alan şirket ortaklığından kaynaklı, yönetime katılma, kar payı alma, denetim yetkilerinin kullanılması gibi haklarının bulunduğunu ve bu hakların kullanılmasının mahkeme kararına rağmen engellendiğini, davalı şirketin 2016-2017-2018-2019 yılları genel kurul toplantılarının hiç yapılmadığını, bu nedenle genel kurulun dilekçede bildirilen gündemle toplantıya çağrılması taleplerinin şirket yönetimine noter aracılığıyla bildirildiğini, bu konuda ihtarnamenin 12.02.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, Türk Ticaret Kanununun 617/3 maddesi delaletiyle uygulanan 411. Maddesi ile 412. Maddesi uyarınca taleplerine yasal süre içinde olumlu bir cevap verilmemesi nedeniyle genel kurulun toplantıya çağrılmasına karar verilmesi için bu davanın açıldığını bildirmiş Türk Ticaret Kanununun 617/3 maddesi delaletiyle uygulanan 411-412 maddeleri gereğince, gerektiğinde bir kayyım görevlendirilerek, davalı şirketin Olağan Genel Kurulu'nun belirttikleri gündemle toplantıya çağrılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılara ait adreslerin gösterilmemesi nedeniyle dava dilekçesinin HMK'nun 119. maddesi hükümlerine uygun olmadığını, 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi ile ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ... soruşturma sayılı dosyasından başlatılan soruşturma sebebiyle, Cumhuriyet Başsavcılığının talebi ile; İzmir... Sulh Ceza Mahkemesinin.. D.iş sayılı dosyasından verilen kararla, CMK.m.133 ve 674 sayılı KHK'nun 19. maddesi hükümleri gereğince Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)‘nin kayyım olarak atanmasına karar verildiğini, TMSF'nin kayyımlık görevini TMSF Fon Kurulu tarafından atanan kayyımlar eliyle yürüttüğünü, davalı şirketin halen TMSF’nin kayyımlığı altında yönetildiğini, davacı Mesut Davulcuoğlu dışındaki diğer hissedarların firarda bulunduğunu, bu nedenle halen soruşturmanın devam ettiğini, davacı Mesut Davulcuoğlu’nun soruşturmanın başlamasından uzunca bir zaman sonra yakalanmış olması sebebiyle, onun hakkındaki soruşturma dosyasının ana dosyadan ayrılıp hakkında İzmir ... Ağır Ceza Mahkemesi’nin... esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde, 12/12/2019 tarihli ve ... karar sayılı karar ile, davacı ... hakkında mahkumiyet kararı verildiğini, belirli tutarların müsaderesine hükmedildiğini, mahkemenin asıl ve ek kararı gereğince davalı şirkette davacı ...’na ait hisse ile ilgili TMSF’nin kayyımlık görevinin denetim kayyımlığı olarak nitelendiğini, kararın istinaf incelemesi aşamasında olduğunu, 674 sayılı KHK'nın 19. maddesi hükmü gereği Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyımlık görevini yürüttüğü şirketlerin genel kurullarına ait yetkilerin, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Hükümleri'ne tabi olunmaksızın ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından kullanılabileceğinin, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakanın, bu madde kapsamındaki yetkilerini kısmen veya tamamen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanı'na veya Fon Kurulu'na devredebileceğinin düzenlendiğini, bu hüküm nedeniyle davalı şirket için genel kurul yapılmasına ilişkin hususlarda, 6102 sayılı Kanun Hükümleri'nin uygulanmasına olanak bulunmadığını, genel kurul yetkisinin 674 sayılı KHK’nın 19. Madddesinin onuncu fıkrası hükmü gereğince ilgili Bakan tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Fon Kurulu’na devir edildiği için genel kurul yetkilerinin yasal düzenleme gereğince Fon Kurulu tarafından yerine getirildiğini, 675 Sayılı Kanun hükmünde Kararname’nin Kayyım Atanması kenar başlıklı dokuzuncu maddesi uyarınca, davalı şirketin kayyım atanan paylarının %50 ve üzerinde olması nedeniyle yönetim görevinin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nda bulunduğunu bildirmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, T.T.K.'nun 412 (1) maddesi hükmü çerçevesinde şirketin genel kurulunun toplantıya çağrılması istemine ilişkindir. T.T.K.'nun 412 (1) maddesinde; zorunlu olmadıkça mahkemenin dosya üzerinde inceleme yaparak karar vereceği düzenlenmiştir. Tarafların dava ve cevap dilekçelerinin içeriği ile dosyada toplanan bilgi ve belgelerin karar vermek için yeterli olduğu dikkate alınarak duruşma açmayı gerektirir bir zorunluluk hali görülmemekle dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilmiştir. Dosyada toplanan deliller ve sicil kayıt örnekleri ile davalı şirketin limited şirket olup dava tarihi itibariyle ortaklarının %10 payla davacılar..., %20 payla ... ve %20 payla ...ile dava dışı ortaklar %16 payla ..., %16 payla ... ve %18 payla, ... oldukları görülmüştür. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma nolu dosyasında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçu kapsamında yürütülen soruşturma nedeniyle İzmir...ulh Ceza Hakimliği'nin...Değişik İş sayılı ve 29/06/2016 tarihli kararı ile davacının ortağı ve yetkilisi olduğu ve aralarında davalı şirketin de bulunduğu birçok şirkete CMK'nun 133 (1) maddesi uyarınca yönetim kayyımı atanmasına karar verildiği, davacılar ... dava dışı diğer ortaklar hakkında soruşturma yapıldığı, davacı... hakkında İzmir... Ağır Ceza Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine karar verildikten sonra oluşturulan ek kararlarla adı geçen ortağın payı yönünden Sulh Ceza Hakimliği'nce atanan yönetim kayyımının denetim kayyımı olarak kararın kesinleşmesine kadar görevinin devamına karar verildiği, dava dışı ortaklar yönünden yapılan soruşturmanın derdest olduğu, Sulh Ceza Hakimliği'nin kayyım atama kararı üzerine TMSF tarafından davalı şirketin yönetim kurulu oluşturularak üyeliklerine atamalar yapılmak suretiyle kayyım atama kararının yerine getirildiği, davalı şirketin atamalardan sonra kayyım heyeti tarafından yönetildiği dosyaya gelen belgelerle anlaşılmıştır. Davacı tarafça dava dilekçesinde davacı ... payına ilişkin yönetim kayyımının görevinin denetim kayyımlığına dönüştüğü, diğer davacı ortalar yönünden bir soruşturma yapılmadığı gibi payları yönünden bir kayyım atanmadığı, bu nedenle somut olayda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Hükümleri'nin uygulanmasının gerektiği iddia edilmiş ise de dava dışı ortakların payı yönünden yapılan soruşturma dosyasında Sulh Ceza Hakimliği'nin kararı ile yönetim kayyımı atanmasına karar verildiği ve bu kararın halen geçerliliğini koruduğu, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin dokuzuncu maddesinde "FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olan gerçek ve tüzel kişilerin yüzde elliden daha az ortaklık payı olduğu şirketlerde, bu payların yönetimi ve temsili amacıyla 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 133 üncü maddesi uyarınca yetkili hakim veya mahkeme tarafından Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyım olarak atanır." hükmü nedeniyle dava dışı ortakların paylarına bağlı olarak davalı şirketin yönetimi, karar uyarınca kayyım olarak atanan TMSF tarafından yönetim kayyımlığı sıfatıyla sürdürülmektedir. 674 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 19. maddesinin dokuzuncu fıkrasında; "Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun kayyımlık görevini yürüttüğü şirketlerin genel kurullarının yetkileri, 6102 sayılı Türk Ticaret kanunu hükümlerine tabi olunmaksızın ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun ilişkili olduğu Bakan tarafından kullanılabilir." ve onuncu fıkrasında; "Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun ilişkili olduğu Bakan, bu madde kapsamındaki yetkilerini kısmen veya tamamen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanı'na veya Fon Kuruluna devredebilir." düzenlemelerine yer verilmiştir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereği somut olayda davalı şirket yönünden TMSF'nin yönetim kayyımı olarak atandığı, dava dışı ortakların pay oranları itibariyle TMSF'nin yönetim kayyımlığı görevinin devam ettiği, 674 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 19. maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca bu niteliği olan ve bu şekilde yönetilen davalı şirketin, genel kurullarının yetkilerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Hükümleri'ne tabi olunmaksızın ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun ilişkili olduğu Bakan tarafından kullanılabileceği, aynı maddenin onuncu fıkrası uyarınca ilgili Bakan'ın bu madde kapsamındaki yetkilerini kısmen veya tamamen Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Başkanı'na veya Fon Kurulu'na devredebileceği, buna göre 6102 sayılı T.T.K.'nun 412. maddesinin somut davada uygulama yerinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alınmakla başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı yararına takdir edilen 3.400,00-TL maktu vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından arta kalanın HMK 333 maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 412 (1/son cümlesi) uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/09/2020
Başkan ... E-İmzalıdır Üye ... E-İmzalıdır Üye... E-İmzalıdır Katip ... E-İmzalıdır