İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2020/1 E. 2021/49 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2020/1
Karar No
2021/49
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/1 ESAS

KARAR NO : 2021/49 KARAR

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 02/01/2020

KARAR TARİHİ: 21/01/2021

Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.05.2019 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca, ... plakalı aracın çarptığını ve maddi hasarlı kaza meydana geldiğini, söz konusu kazada müvekkiline ait araca %25 kusur verilmişse de, bu kusur oranını kabul etmediklerini, zira kavşağa giriş önceliklerinin bulunduğunu, müvekkilinin hızını azaltmadığı yönündeki kabulün hiçbir delile dayanmadığını, sadece olsa olsa yöntemi ile verildiğini, müvekkilinin bir kural ihlali olmadığını, ana kuralı ihlal edeni ödüllendirecek zorlama yapılarak tali kusur üretmenin adil olmadığını, ...’nin ... plakalı aracın maliki olduğunu, ... plakalı aracın trafik sigortacısının ... Sigorta olduğunu, kaza sonrası hasar dosyası açıldığını, sistemden eksper atandığını, eksper raporunda hasarlanan her parçanın parça kodları ile gösterildiğini, kdv dahil 22.766,92 TL hasar belirlendiğini, aracın eksper raporuna uygun fatura ile onarıldığını, teslim edildiğini, sigorta şirketince bir sebep gösterilmeksizin ve açıklama yapılmaksızın %25 kusura nazaran 26.07.2019 tarihinde 4.602 TL ödeme yapıldığını, kalan bakiyenin ödenmediğini, aracın sadece direksiyon kutusunun kdv hariç 6.687 TL olduğu düşünüldüğünde ödenen 4602 TL’nin gerçek zararı gidermekten uzak olduğunu, eşdeğer parça ile iskontoları kabul etmediklerini, hasar tespiti için ekspere 295 TL ücret ödendiğini, eksper giderinin zorunlu gideri ve yargılama gideri olduğunu, temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte ödenmesini talep ettiklerini, sigortanın ispat edilmiş gerçek zararı ödemek zorunda olduğunu, belirterek yukarıda arz olunduğu gibi fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalma kaydıyla ve alınacak bilirkişi raporu sonrası arttırılmak üzere şimdilik müvekkili araçta oluşan bakiye hasar bedeline mahsuben 100 TL tazminatın 13.06.2019 tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, 295 TL çekici ücretinin, temerrüt tarihinden yasal faizi ile, 295 TL eksper ücretinin yargılama gideri sayılmasını talep etmiştir.

CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE:

Trafik Kazası Tespit Tutanağı: “Kaza sonrası resmi ekiplerin tanzim ettikleri 31.05.2019 tarihli maddi hasarlı trafik kazası tutanağı; “Sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile, ... Sokakta seyir halindedir. Sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Sokakta seyir halindedir. ... plakalı araç ... Sokak ve ... Sokak kavşağına geldiği esnada aracının ön kısımları ile ... plakalı aracın sol yan kısımlarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği sürücülerin beyanı ve kaza yerindeki inceleme neticesinde anlaşılmıştır. Bu kazanın meydana gelmesinde ... plakalı aracın sürücüsü ... ‘ın 2918 s. KTK’unun 57/1a maddesini ihlal ettiği, anlaşıldığından asli kusurlu ... plakalı araç sürücüsünün 52/1a maddesini ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır” ” şeklinde düzenlenmiştir.

Hasar dosyası : davacının başvurusu üzerine açılan hasar dosyası kapsamında alınan kesin ekspertiz raporuna göre davacı aracında 9.300,00 TL hasar meydana geldiğinin, tespit edilidiği uygun görüldüğü anlaşılmıştır.

Trafik kayıtları: 24 02/2017 tarihinde ... plaka sayılı aracın ... adına kayıtlı iken, 28/01/2020 tarihinde ...' a devredildiği anlaşılmıştır.

Sigorta Poliçesi: Davalı sigorta şirketi ile kazaya karışan ... Plaka sayılı araç maliki olan dava dışı ... arasında, 15/07/2018-15/07/2019 tarihlerini kapsayan ZMMS (Trafik) sigorta poliçesi bulunmaktadır. Poliçe limiti araç başına 36.000,00- TL dir.

Bilirkişi Raporu : Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 14.12.2020 tarihli raporda özetle : ZMMS ile sigortalı aracın sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile, kavşakta şartlara uyacak şekilde yavaşlamaması, dikkatli olmaması ve geçiş hakkı olan davacı aracının geçiş hakkını ihlal etmesi neticesinde davacı aracının sol ön kapı kısmından çarptığı, davacı araç sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile, kavşak konumu nedeniyle ilk geçiş hakkı bulunduğu kavşağa girdikten sonra kavşağın orta kısımlarında iken, geçiş hakkını vermesi gereken ve kavşağa hızını azalmayıp sonradan kontrolsüz giren sigortalı aracın ön kısmı ile sol ön kapı kısımlarından çarpıldığı kazada, kazanın oluş biçimi göz önüne alındığında kazayı önlemek adına alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığı gibi kurallara aykırı olumsuz davranış faktörü de görülmediği, kusur oranlarının takdiri ve değerlendirilmesi hukuki konu olması nedeniyle mahkememize bırakıldığı, tazminata konu ... plakalı, ... model, ... marka aracın hasar onarım bedelinin;

A- Eksper ... Ekspertiz Raporuna göre, onarım bedelinin raporda eş değer parçalardan oluşan yedek parça değişimi ile alternatif onarım teklifi alınıp tespit edilen onarım bedelinin, 3.380,00-TL yedek parça, 1.820,00-TL işçilik olmak üzere toplam 5.200,00-TL+kdv, kdv dahil 6.136,00-TL olduğu,

B- Eksper ... Trafik Hasarı Ekspertiz Raporuna göre; onarım bedelinin (iskontolu orjinal parçalarla), 16.924,00-TL yedek parça ve 2.370,00-TL işçilik olmak üzere toplam 19.294,00-TL+kdv, kdv dahil 22.766,92-TL olduğu, ,

C- Dosyaya sunulu yedek parça ve işçilik faturasına göre; onarım bedelinin, (iskontolu orjinal parçalarla), 16.924,00-TL yedek parça ve 2.370,00-TL işçilik olmak üzere toplam 19.294,00-TL+kdv, kdv dahil 22.766,92 TL olduğu,

D- “Değerlendirme” kısmında açıklanan gerekçelerle aracın onarım bakımından gerçek zararının tarafımızın teknik değerlendirmesi açısından, 16.924,00-TL yedek parça ve 2.370,00 TL işçilik olmak üzere toplam 19.294,00-TL+kdv, kdv dahil 22.766,92-TL olduğu,

E- Aracın rayiç değeri 60.000,00-TL civarı olduğundan pert işlemine gerek olmadığı, onarımının ekonomik olacağı, kaza, tutanak ve hasarın uyumlu olduğu,

Sunulu çekici ücretinin yüksek olduğu, makul çekici ücretin Piyasa koşullarında kdv dahil 200,00-TL olduğu, dosyaya fatura karşılığı sunulu 295,00-TL Ekspertiz ücretinin yargılama gideri ve makul gider olarak sayılıp sayılmayacağı hususu hukuki bir konu olması nedeniyle değerlendirilmesi ve taktirinin mahkememize bırakıldığı görüşü ile raporunu düzenlemiştir.

Islah ; Davacı vekili 17.12.2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini artırmış ve buna ilişkin harcı aynı gün tamamlamıştır.

Dava; davacı aracında meydana gelen bakiye hasar bedeli, eksper ve çekici ücretinin karşı araç ZMMS sigortacısından tahsili davasıdır.

Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 esas, 2020/40 karar, 17/07/2020 tarihli iptal kararının, 9 Ekim 2020 günü 31269 sayılı RG’de yayınlandığı, bu karar ile 14/04/2016 tarihli, 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin iptallerine karar verildiği, iptal kararının gerekçesinde; " Motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere verilen zararlardan dolayı, işletenin hukuki sorumluluğu haksız fiilden doğan sorumluluk niteliği taşıdığı için tazminat borcunun kapsamının 6098 sy TBK'na göre belirlendiği, işletenin söz konusu tazminat borcunun dolayıyla zarar gören üçüncü kişilerin tazminat alacaklarının teminat altına alınması amacıyla öngörülmüş olan zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketinin tazminat borcunun kapsamının ise Genel Şartlara göre belirlendiği, bu durumun tazminatın kapsamının farklılaşmasına yol açtığı, bunun nedeninin ise idarenin düzenleyici işlemi niteliğindeki tazminat hesaplamasını düzenleyen kurallarında, 6098 sy TBK'nun gerçek zararın tazminini öngören kurallarından ayrılan hükümlere yer vermiş olmasından kaynaklandığı, Anayasa'nın 48. maddesinde sözleşme özgürlüğünün güvence altına alındığı, bu özgürlüğün sözleşme yapıp yapmama serbestsinin yanı sıra yapılan sözleşmelere dışarıdan müdahale yasağını da içerdiği, sigorta şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan borcunun kapsamının 2918 sy Kanun çerçevesinde hazırlanan GŞ'a göre belirleneceği, bu kuralların sözleşmeden doğan borcun kapsamını belirlemek suretiyle Anayasa'nın 48. Maddesinde güvence altına alınan sözleşme özgürlüğünü sınırladığı, Anayasa'nın 13. Maddesi uyarınca temel hak ve özgürlüklere sınırlama getiren düzenlemelerin öncelikle kanunla yapılması gerektiği, sözleşme özgürlüğünü sınırlamaya yönelik bir kanuni düzenlemenin şeklen var olması yeterli olmayıp, kanuni düzenlemelerin keyfiliğe izin vermeyecek şekilde belirli, ulaşılabilir ve örgörülebilir nitelikte olması gerektiği, kanunun bu niteliklere sahip olmasının esasen Anayasa'nın 2. Maddesinde güvence altına alınan hukuk devleti ilkesinin de bir gereği olduğu, 2918 sy KTK'nun 90. Maddesinde sigorta şirketinin ZMMS sözleşmesinden doğan sorumluluğunun kapsamı düzenlenmemiş olup, bu kapsamın idarenin düzenleyici nitelikte işlemi olan Genel Şartlara göre belirlenmesinin öngörülmesi ile borcun kapsamının tespiti hususunda temel çerçeve ve ilkelerin kanunlarla belirlenmeyerek idareye geniş bir takdir yetkisinin tanındığı, bu itibarla sözleşmenin içeriğine yönelik sınırlama öngören kuralların kanunilik ölçütü yönünden Anayasanın 13. ve 48. Maddelerine aykırı olduğu, Anayasa'nın 17. Maddesinde yaşama hakkı ve kişilerin maddi ve manevi varlığını geliştirme hakkının, 35. Maddesinde mülkiyet hakkının güvence altına alındığı, Anayasanın 5. Maddesinde insanın maddi ve manevi varlığını geliştirebilmesi için gerekli şartları hazırlamanın devletin temel amaç ve görevleri arasında sayıldığı, motorlu araç işletilmesine bağlı olarak kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma, bedensel zarar, eşya zararı ve manevi zararın Anayasa'nın 17. ve 35. Maddelerinde düzenlenen hakların ihlali sonucunda ortaya çıkan zarar niteliğinde olduğu, dolayısıyla karayolunda motorlu taşıt işletilmesini düzenleyen kuralları belirlemenin ve motorlu taşıt işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği zararın tazmin edilmesini güvence altına almanın da devletin görevleri kapsamında olduğu, ZMMS kapsamında sigorta şirketinin bu zararlardan dolayı sorumlu tutulmuş olmasının, zarar gören kişinin Anayasa'nın 17. ve 35. Maddesinde düzenlenen haklarının Anayasa'nın 5. Maddesiyle bağlantılı olarak korunmasının amaçlandığını gösterdiği, sigorta şirketinin sorumluluğunun kapsamının idarenin düzenleyici nitelikteki işlemi ile belirlenmesinin zarar gören üçüncü kişi ve işleten aleyhine, sigorta şirketi lehine menfaat dengesinin bozulmasına yol açacağı... " belirtilerek bu nedenlerle 6704 sayılı 3. Maddesiyle değiştirilen 90. Maddesinin 1. cümlesinde yer alan “… ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin, ikinci cümlesinde yer alan “… ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa'nın 5., 13., 17., 35. Ve 48. Maddelerine aykırı olması nedeniyle iptallerine karar verildiği görülmüştür.

Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde;

31.05.2019 tarihinde saat 16.20 sıralarında, ZMMS ile sigortalı aracın sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile ... Sokakta seyir halinde iken, bu sokağın ... Sokak ile kesiştiği kavşağa geldiğinde kendi aracının ön kısmı ile, aynı kavşağa ... Sokaktan giriş yapan ve sağında kalan sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın sol ön kapı kısımlarına çarpması neticesinde, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği

ZMMS ile sigortalı aracın sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile, kavşakta şartlara uyacak şekilde yavaşlamaması, dikkatli olmaması ve geçiş hakkı olan davacı geçiş hakkı olan davacı aracının geçiş önceliğini uymaması neticesinde sol ön kapı kısmından çarptığı için KTK 57 md. Ne göre asli ve tam kusurlu, Davacı araç sürücüsü ... idaresindeki ... plakalı aracı ile, kavşak konumu nedeniyle ilk geçiş hakkı bulunduğu kavşağa girdikten sonra kavşağın orta kısımlarında iken, geçiş hakkını vermesi gereken ve kavşağa hızını azalmayıp sonradan kontrolsüz giren sigortalı aracın ön kısmı ile sol ön kapı kısımlarından çarpıldığı kazada, kazanın oluş biçimi göz önüne alındığında kazayı önlemek adına alabileceği herhangi bir önlem bulunmadığı gibi kurallara aykırı olumsuz davranış faktörü de görülmediğinden kusursuz olduğu kabul edilmiştir.

Rayiç değeri 60.000,0TL olan ... plaka sayılı davacı aracının onarım bakımından gerçek zararının tarafımızın teknik değerlendirmesi açısından, 16.924,00 TL yedek parça ve 2.370,00 TL işçilik olmak üzere toplam 19.294,00 TL+kdv, kdv dahil 22.766,92 TL olacağnın hesaplandığı görülmüştür.

Piyasa koşullarına göre makul çekici ücretinin 200,00TL olacağının değerlendirildiği,

Davacının ıslah hasar bedeli talebinin artırarak 100,00 TL hasar bedelinin 18.164,92-TL ye çıkarttığı bu zararlardan davalı sigorta şirketinin trafik sigorta poliçesi ve KTK.nun 85-91.maddeleri gereğince sorumlu olduğu, kazanın poliçe süresi içerisinde gerçekleştiği, zarar miktarının poliçe limiti dahilinde kaldığı, davalı sigorta şirketinin, davacının başvurusu üzerine ekspertiz incelemesi talebinde bulunduğu, ekspertiz raporunun düzenlendiği, davacı aracının hususi araç olması nedeniyle yasal faiz talebinde bulunabileceği, 18.164,92-TL bakiye hasar bedeli tazminatının temerrüt tarihi 26/07/2019 tarihinden itibaren, 200,00-TL çekici bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, ekspertiz ücreti yargılama giderlerinden sayıldığından bu ücretin yargılama giderleri arasında gösterilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KISMEN KABULÜ ile

1- 18.164,92-TL bakiye hasar bedeli tazminatının temerrüt tarihi 26/07/2019 tarihinden itibaren, 200,00-TL çekici bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

2- Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,

3- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.254,51-TL harçtan peşin alınan ve değer artırım ile tamamlanan 353,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 901,11-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR OLARAK KAYDINA,

4- Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı yararına takdir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Dava kısmen kabul edildiğinden davacı tarafın yaptığı 6,40-TL vekalet suret harcı, 136,70-TL davetiye ve posta gideri, 600,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 743,10-TL yargılama giderinden davanın kabul oranı nazara alınarak 739,28-TL yargılama gideri ile davacı tarafın karşıladığı 44,40-TL başvurma harcı, 353,40-TL peşin alınan ve değer artırım ile tamamlanan harç ve 295,00-TL ekspertiz gideri olmak üzere toplam 1.432,08-TL’nin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazladan yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

6- Davacı ve davalı yanca yatırılan delil ve gider avansından sarf edilmeyen kısmın karar kesinleştiğinden yatıran tarafa iadesine

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 21/01/2021

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2020/1, K. 2021/49, T. 21.01.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2020-1-e-2021-49-k-013a26e6a502