İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/981 E. 2021/138 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/981
- Karar No
- 2021/138
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/981 Esas
KARAR NO : 2021/138
DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/10/2019
KARAR TARİHİ : 10/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...Şirketi ile müvekkili banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, davalıların sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldıklarını, kullandırılan kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarnamenin tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, talep edilen faiz oran ve miktarlarının sözleşmeye uygun olup sözleşmede uyuşmazlık halinde müvekkili bankanın defter ve belgelerinin kesin delil teşkil edeceğinin kararlaştırıldığını, itirazın haksız olduğunu bildirmiş, itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın 10.12.2017 tarihli ihtiyati haciz talebi ile itirazdan haberdar olup davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davaya konu genel kredi sözleşmesinin tarihinin 20.05.2014 olmasına rağmen müvekkiline “Kefil Kabul Beyanı” başlıklı matbu formunda sözleşmenin 15.05.2014 tarihinde teslim edildiğini, sözleşmenin numarasının yazılı olmadığını, genel kredi sözleşmesi 1.000.000,00-TL limitli olmasına rağmen “Kefalet Hükmü” başlıklı matbu formda müvekkilinin 5.000.000,00-TL bedel ile sorumlu tutulduğunu, bunlara göre müvekkilinin kefaletinin Kanun’un aradığı şartları taşımadığının açıkça ortada olduğunu, Türk Borçlar Kanunu’nun 584/1’inci maddesi uyarınca aranan eş rızasının alınmadığını, dava dışı şirkete birden fazla kredi kullandırılması nedeni ile ihtarnamede kredi sözleşmesi kapsamında dava dışı şirkete ne kadarlık kredi kullandırıldığının, kredilerin ne kadarlık kısmının ödendiğinin, bu krediye ilişkin dava dışı şirketten teminat alınıp alınmadığının, teminat alındı ise bu teminatların paraya çevrilip çevrilmediğinin, anılan kredi sözleşmesi kapsamında diğer kefillere başvurulup başvurulmadığının araştırılması gerektiğini, işlemiş ve işleyecek faiz yönünden müvekkilinin borcu bulunmadığını bildirmiş, davanın hak düşürücü süre ile esas yönünden reddine, davacı tarafın icra inkar tazminat talebinin reddi ile haksız ve kötü niyetli olması nedeni ile kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesi sunmadığı gibi duruşmalara da katılmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, dava dışı şirketin borçlu, davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, davacı ile dava dışı şirket ve davalılar arasında düzenlenen 20/05/2014 tarihli genel kredi sözleşmesi ve Kefalet Hükmü başlıklı belgelere dayalı olarak ödeme takvimine uygun olarak ödemelerin yapılmaması gerekçesi ile davacı tarafça hesabın kat edilerek dava dışı borçlu şirkete ve davalılara ihtarname tebliğ edilmesine rağmen ödenmeyen kredi borcundan kaynaklanan alacağı için davacı bankanın, davalılar hakkında alacağın tahsili amacıyla yaptığı icra takibinde; davalıların borca ve ferilerine itirazlarının iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu icra dosyasında; davacı banka, davalılar hakkında, davaya konu kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için ilamsız icra yoluyla takip yapmış, ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süre içinde davalı ... adına vekili, davalı ... adına ise kendisi tarafından sunulan itiraz dilekçeleri ile borca ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle davalılar hakkındaki takip durmuştur.
Her ne kadar davalı ... vekili davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı iddiasında bulunmuş ise de; itirazın iptali için ön görülen hak düşürücü sürenin davacı alacaklının itirazdan haberdar olduğu süreden değil, itiraz dilekçesinin kendisine tebliğ edildiği tarihten başlayacağına ilişkin İİK'nun 67(1).maddesindeki düzenleme karşısında somut olayda itiraz dilekçelerinin davacı tarafa tebliğ edilmediği anlaşılmakla davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilmiş, aksi yöndeki davalı vekilinin iddiası haklı görülmemiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde dile getirdiği, davaya konu genel kredi sözleşmesinin tarihinin 20.05.2014 olmasına rağmen müvekkilinin imzaladığı “Kefil Kabul Beyanı” başlıklı matbu formda sözleşmenin 15.05.2014 tarihinde teslim edildiği, sözleşmenin numarasının yazılı olmadığı, genel kredi sözleşmesinin 1.000.000,00-TL limitli olmasına rağmen “Kefalet Hükmü” başlıklı matbu formda müvekkilinin 5.000.000,00-TL bedel ile sorumlu tutulduğu, bunlara göre müvekkilinin kefaletinin Kanun’un aradığı şartları taşımadığına ilişkin iddiası davalı tarafından davaya konu kredi ve kefalet sözleşmesindeki imza ve yazıların davalının eli ürünü olmadığı yönünde bir iddiasının bulunmaması karşısında sözleşmenin eki Kefalet Hükmü başlıklı belgede sözleşmenin bir örneğinin 20/05/2014 tarihinde teslim edildiğine ilişkin bölümün altında davalıya ait isim ve imza ile üst kısmında kredi limiti ve kimlik bilgilerine ilişkin el yazılarının bulunduğu birlikte değerlendirildiğinde kredi ve kefalet sözleşmeleri örneklerinden anlaşılacağı ve bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere kefalete ilişkin TBK'nun 583.maddesinde aranan şekil şartlarında yasal bir eksiklik bulunmadığı kabul edilmiştir.
Davalı ... vekili müvekkilinin Kanun'da aranmasına rağmen eşinin rızasının alınmadığını iddia etmiş ise de; davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesi ekinde 06/11/2012 tarihli davalının eşinin rızasının alındığına dair eş rıza belgesini dosyaya sunduğu, bu belge örneğinden davalının eşinin rızasının alındığı anlaşılmakla davalı ...'ın eş rızası yönünden kefaletinin geçerli olduğu anlaşılmıştır.
Toplanan tüm deliller ve mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen, gerekçeli ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi raporu ile; dava dışı şirket ile davalılar ve davacı taraflar arasında davaya konu 20/05/2014 tarihli genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşmede asıl borçlunun dava dışı ...Şirketi olup gerçek kişi davalıların müteselsil kefil ve borçlu sıfatıyla sözleşmede yer aldıkları, TBK'nun 583.maddesinde aranan kefalete ilişkin şekil şartlarının yerine getirildiği gibi davalı ... yönünden kefalet tarihinden önce TBK'nun 584(1) maddesi uyarınca eş rızasının alındığı, davalı ...'ın şirketin ortak ve yetkilisi olması nedeni ile TBK'nun 584(3)maddesiz uyarınca eş rızasının alınmasının gerekmediği, davalı ...'ın kefalet limiti 5.000.000,00-TL olarak belirlenmiş ise de eşin rızasının 3.000.000,00-TL için verildiği göz önünde tutularak limitin 3.000.000,00-TL olarak sınırlı olduğu, ancak takibe ve davaya konu alacağın bu limitten düşük bir miktarı içerdiği, her iki davalı yönünden takibe ve davaya konu alacağın kefalet limiti içinde bulunduğu, taraflar arasındaki kredi ve kefalet sözleşmesinin varlığının ve içeriğinin uyuşmazlık konusu olmadığı, sözleşmede uyuşmazlık halinde davacı bankanın kayıtlarına itibar edilerek uyuşmazlığın çözümünün kararlaştırıldığı, sözleşmedeki bu hüküm nedeniyle dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine gerek bulunmadığı, davalı tarafın kat ihtarnamesinden önce sözleşmede belirlenen ödeme günlerinde ödeme yapıldığına ve temerrüte düşmediğine dair hiçbir bilgi ve belgeyi dosyaya sunmadığı, bu yönde bir iddiasını dahi dile getirmediği gibi ödeme yapıldığına ilişkin bir delil toplanmadığı, bilirkişi tarafından kat ihtarnamesine konu ödemelerin yapılmadığının tespit edilmesi nedeni ile davacı bankanın hesabı kat etme konusunda yasal koşulların oluştuğu, kat ihtarının usulüne uygun düzenlendiği gibi dava dışı şirkete 02/08/2016, davalılara da 28/07/2016 tarihinde tebliğ edilip dava dışı şirket ve davalıların verilen sürede ödemede bulunmamaları nedeniyle 04/08/2016 tarihinde temerrüde düştükleri, kat ihtarına itirazda bulunmadıkları, davalı tarafça borca ve ferilerine bütünüyle itiraz edilmiş ve davacı tarafça da icra takibinde talep edilen tüm alacak kalemleri ve toplam alacak yönünden itirazın iptali talep edilmiş ise de; bilirkişi raporunda yapılan tespite göre 110.078,72-TL tahsilatın mahsup edilmesinden sonra davacı tarafın icra takip tarihi itibariyle 259.995,17-TL asıl alacak, 145.642,75-TL işlemiş faiz ve BSMV, 385,35-TL ihtarname masrafı olmak üzere 406.023,27-TL üzerinden itirazın iptalini talep edebileceği, dava tarihinden sonra ise bilirkişi ek rapor tarihine kadar 204.205,94-TL tahsilatın yapıldığı, yapılan bu tahsilatın İcra Müdürlüğünce yapılacak hesapta dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü ile davalıların davaya konu İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının kısmen iptali ile takibin 259.995,17-TL asıl alacak, 145.642,75-TL işlemiş faiz ve BSMV, 385,35-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 406.023,27-TL alacak ile işleyecek faiz yönünden takibe konu asıl alacağa işletilecek %26,60 oranında TCMB faiz oranları genelgeleri doğrultusunda değişken oranlarda temerrüd faizi ve faizin %5'i oranındaki gider vergisi üzerinden devamına, dava tarihinden sonra 13/07/2020 tarihinde tahsil edilen 50.647,97-TL ve 153.507,97-TL olmak üzere borçlu şirkete ait araçların satışından elde edilen toplam 204.205,94-TL tahsilatın İcra Müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına, davanın kısmen reddi ile davacı tarafın işlemiş faiz ve BSMV'den oluşan fazlaya ilişkin toplam 66.063,77-TL'lik isteminin reddine, alacağın likit olması ve davalıların haksız olarak itiraz ettikleri göz önünde tutularak davalıların %20 oranında icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına, davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de davacı bankanın reddedilen alacaklar yönünden kötü niyetle hareket ettiğine dair dosyada bir delil toplanmamakla ve davacı tarafın bu yöndeki iddiasını kanıtlayamaması nedeni ile davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalıların davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının kısmen iptali ile takibin;
259.995,17-TL asıl alacak, 145.642,75-TL işlemiş faiz ve BSMV, 385,35-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 406.023,27-TL alacak ile,
İşleyecek faiz yönünden takibe konu asıl alacağa işletilecek %26,60 oranında TCMB faiz oranları genelgeleri doğrultusunda değişken oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5'i oranındaki gider vergisi üzerinden devamına,
2-Dava tarihinden sonra 13/07/2020 tarihinde tahsil edilen 50.647,97-TL ve 153.507,97-TL olmak üzere borçlu şirkete ait araçların satışından elde edilen toplam 204.205,94-TL tahsilatın İcra Müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına,
3-Davanın KISMEN REDDİ ile;
Davacı tarafın işlemiş faiz ve BSMV'den oluşan fazlaya ilişkin toplam 66.063,77-TL'lik isteminin reddine,
4-Hükmedilen 406.023,27-TL toplam alacağın %20'si oranındaki 81.204,65-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine,
6-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44,40-TL başvurma harcı ile 27.735,45-TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Davanın kabul edilen bölümü için davacı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) mad. uyarınca takdir edilen 36.871,63-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen alacak bölümü için davalı ... yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) mad. uyarınca takdir edilen 9.388,29-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... 'a verilmesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeni ile 6/7 'sinin karşılığı olan 1.131,42-TL'sinden davalıların müştereken ve müteselsilen, 1/7 'sinin karşığı olan 188,57-TL'sinden davacının sorumlu tutulmak kaydı ile davacı ve davalı taraflardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
10-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan 44,40-TL başvurma harcı, 164,00-TL sekiz adet tebligat gideri, 60,50-TL on bir adet elektronik tebligat gideri, 19,20-TL müzekkere gidiş-dönüş ücreti, 0,50-TL kep reddiyatı ile 850,00-TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 1.138,60-TL yargılama giderinden 6/7 'sinin karşılığı olan 975,94-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1/7 'sinin karşılığı olan 162,66-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalı ... tarafından yatırılan gider avansından harcama yapılmadığı ve bunun dışında da davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığı dikkate alınarak bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
12-Taraflarca peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Davacı vekili ile davalı ... vekilininin yüzüne karşı, davalı ...'ın yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/02/2021
Başkan ...
¸ eimza
Üye ...
eimza
Üye ...
¸ eimza
Katip ...
eimza¸