İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/351 E. 2020/358 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/351
Karar No
2020/358
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/351 Esas KARAR NO : 2020/358 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/09/2019 KARAR TARİHİ : 24/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı... Kooperatifinin (SEFEKO) ana sözleşmedeki amacı ve yükümlülüklerine uygun olarak ortakların ürünlerinin toplanması ve işlenmesi için işçi tuttuğunu, işçilere avans verdiğini, ana sözleşmeden kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirebilmek için gereken giderleri karşılayabilmek adına kredi kullandığını, üyelerin bahçelerinden toplanan ürünleri alacak olan firmalarla iletişime geçerek bu firmalarla imzaladığı sözleşme gereği belirli miktarlarda ürün vermeyi taahhüt ettiğini, bu doğrultuda davacının ürünlerinin bakımı, gübrelenmesi, ürün toplanması için işçi temini, toplanan ürünlerin pazara daha uygun koşullarda sunulması için soğuk hava deposu kiralanması ve üretim-satış gibi tüm aşamalarda, kooperatifinin ana sözleşmede üstlendiği şekilde ve kuruluş amacına uygun olarak davalının bahçesi için kooperatifçe masraf yapıldığını ve tüm bunlar yapılırken kredi çekmek durumunda kalındığını, davalı da bu doğrultuda ürünlerini teslim ettiğini, kooperatifin ürünleri alacak olan firmalara satış yapması doğrultusunda ürünlerden gelir elde ettiğini, bahçesinin her türlü bakımı sağlandığı, ürününün satışı sağlandığı halde kooperatifçe bu kadar yapılan masraf karşılığında davacı, kooperatifinin kredi borçlarına katılmadığını, bu anlamda imzaladığı sözleşme ile kabul ettiği yükümlülüğünden kaçındığını, bu doğrultuda kredi borcundan payına düşen miktarı ödemesi suretiyle ortaklıktan çıkartıldığı ve payına düşen miktarı ödemesi gerektiği Seferihisar Noterliği'nin 06/03/2018 tarihli...yevmiye nolu ihtarnamesi ile ihtar olunduğunu, davalı bu ihtara cevap vermediğini, ortaklıktan çekilen davalının ana sözleşmenin 14.maddesi gereğince hissesi oranında kooperatif kredi borcuna katılımı için Karşıyaka ... Noterliğinin 15/03/2018 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile kendi payına düşen kredi tutarı olan 26.295,70 TL'yi ödemesi ihtar olunduğunu, davalı İzmir... Noterliğinin 02/04/2018 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bu kredi borcunu ödemeyeceğini, herhangi bir borcu olmadığını beyan ettiğini, bugüne kadar da alacağın Kooperatif tarafından hiçbir kısmı tahsil edilmediğinden Seferihisar İcra Dairesinin... sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olup davalının 20/09/0018 tarihli itirazı doğrultusunda takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek borçlunun haksız ve dayanaksız itirazının iptali ile takibin asıl alacak ve ferileri yönünden devamına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı ... vekili tarafından dosyaya sunulan 30/10/2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalının üyelikten ayrılma talebinde bulunmasının nedeni kızı adına kayıtlı bulunan taşınmazı 29/01/2016 tarihinde sattığını, taşınmazın satışından sonra davalının bahçe üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisi kalmadığından ve dolayısıyla kooperatife ürün vermesi fiilen mümkün olmayacağından davalı 18/07/2016 tarihli dilekçeyi yazarak üyelikten ayrılma isteğini beyan ettiğini, davalı mandalina bahçesini satmış olduğundan kooperatif üyeliğinin devam etmesi fiilen imkansız olduğunu, kooperatifin... Bankası’ndan kullandığı 1.446.264,00-TL tutarındaki kredi, davalının kooperatife üye olduğu tarihten önceki dönemde çekilen kredi borçlarının ödenmesinde kullanıldığını, davalının üye olmadığı dönemin borçları için davalıdan kredi payı talep edilmesinin mantığa ve hukuka uygun olmadığı aşikâr olduğunu, davalının kooperatiften ayrılmasından önce 17/12/2015 tarihli genel kurul kararı ile bir kısım üye ortaklıktan çıkarıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER İcra dosyası, Kooperatif Ana Sözleşmesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı vekili, müvekkili kooperatif ortağı olan davacının, kooperatifçe kullanılan krediden davalıya düşen tutarın ödenmediğini, davlının ortaklık sözleşmesinde ve genel kurul kararlarında belirtilen genel giderlere katılım borcunu ödemediğini, kooperatife teslim yükümü olan mandalina ürünlerinin de davalı tarafça yerine getirilmediğini, bu sebeplerden dolayı davalının müvekkiline borçlu bulunduğunu, alacağın tahsili için Seferihisar İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu iddia ederek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile müvekkili yararına alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin kooperatif ortağı olduğu dönemde yükümlülüklerini yerine getirdiğini, kooperatifin amacından uzaklaşarak çiftçiyi mağdur etmeye başladığını, kooperatife ait işletmenin kapatıldığını, bu döneme ilişkin müvekkilinden kredi geri ödemesi payı ve genel gider payı olarak bedel talep ediliğini, müvekkilinin ürün teslim borcunu da yerine getirdiğini ve davacının bu konularda müvekkilinden bir alacağı bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Dava, kooperatif alacağına dayanan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Mahkememizce dosya SMMM ve Kooperatifçi bilirkişiye tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. 02/04/2020 havale tarihli bilirkişi raporunda; asıl alacak olarak talep edilen 26.295,70 TL'nin kooperatifçe kullanılan banka kredisinden davalının payına düşen tutar olarak talep edildiği. Yapılan incelemede, Mali müşavir yönünden; davacı davalıdan ana para 26.295,70 TL talep etmiş ise de muhasebe kayıtlarında söz konusu tutara ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacı kooperatif kayıtlarına göre davalının herhangi bir borcunun olmadığı, söz konusu tutarın nereden ve nasıl oluştuğunun muhasebe kayıtlarından tespit edilemediğini. Kooperatifçilik uzmanı yönünden; davalının ödediği sermaye payı tutarının 2.000 TL ve taraflar arasındaki hesaplaşmaya esas teşkil edecek olan 2017 yıl sonu bilançosunda Cari Dönem Karı'nın 41.623,35 TL, Genel Yönetim Giderleri'nin 56.987,35 TL olduğu, Genel Yönetim Giderleri toplamı 56.987,35 TL'nin 55 ortak sayısına bölünmesiyle, ortak başına isabet eden tutarın 1.036,13 TL olarak hesaplandığı, buna göre (2.000 TL - 1.036,13 TL ) 963,87 TL alacaklı olduğu görülen davalının icra takip tarihi itibariyle herhangi bir borcunun tespit edilemediği, T.C ... Seferihisar Şubesinden 05/05/2016 tarihinde alınan 1.400,00TL tutarındaki kredinin vadesinin 30/09/2019 tarihinde bir yıl ertelendiği ve yeni vadenin 30/10/2020 olduğu, 17/09/2018 icra tarihi itibariyle kredi vadesinin henüz gelmediği, kredi ödemesine yönelik olarak mevcut ortaklardan herhangi bir tahsilat yapılmadığı veya talepte bulunulmadığı, ileride kredi ödemesi için tüm ortaklardan talepte bulunulsa dahi kredinin 30/10/2020 vade sonundaki faizli bakiyesinin 17/09/2018 icra takip tarihindeki bakiyesinden farklı olacağı, kredi vade tarihe kadar yeni ortak alınması halinde ortak başına düşecek rakamın yine değişeceği, belirtilen nedenlerle 30/10/2020 vade tarihinden önce davalının söz konusu banka kredisinden kaynaklanan bir borcunun tespit edilemediği görüş ve sonucuna varıldığını bildirmişlerdir. Oluşa, dosya içeriğine ve bilimsel verilere uygun bulunan rapor mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınabilir kabul edilmiştir. 2004 sayılı icra ve iflas kanununun 67. Maddesinde takip talebine itiraz edilen alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği, hususları düzenlenmiştir. Yukarıda değinilen tespit ve somut durumlar ile mezkur yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde davacının, takip talebi tarihi itibariyle davalıdan alacaklı bulunduğunu ispatlayamadığı, davacı tarafça kullanılan kredinin takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmemiş olduğu, bu krediye ilişkin kooperatifçe ortaklardan ödeme talep edilmediği, davalının kooperatife ürün teslimine ilişkin bir taahhüdünün (takibe konu alacak dönemlerini kapsayan) bulunmadığı, genel giderlere ilişkin bilanço çıkarılmadan talepte bulunulduğu, bu itibarla davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacaklı bulunduğunu ispat edemediği anlaşılmaktadır. Diğer yandan davalı kötüniyet tazminatı talep etmiş ve mahkememizce bu talebin değerlendirilmesinde, davacının kooperatif olduğu, tüzelkişiliği bulunduğu, hesap ve hukuk birimlerinin bulunduğu veya bulunması gerektiği, üye olan davalının borcu bulunup bulunmadığını bilmesi gerektiği ve ayrıca basiretli davranmak zorunda olduğu anlaşılmış ve davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu kabul edilerek davalı yararına tazminata hükmedilmiştir. Bu itibarla mahkememizce davanın reddine karar verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır. Mezkur nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere Davanın REDDİNE, Takibinde haksız ve kötü niyetli bulunduğu anlaşılan davacının asıl alacak tutarı olan 26.295,70 -TL'nin %20'si oranında 5.259,14-TL kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına ve bu miktarın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı ve davalı duruşmada kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 3.944,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Harçlar yasası gereğince alınması gereken 54,40 TL harcın peşin alınan 363,24 TL harçtan mahsubuna, artan 308,84 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafa iadesine, 7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14 maddesi gereğince ilerde haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320.00 TL zorunlu Arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı tarafından sarf olunan 1 adet tebligat gideri 16,20- TL, 5 adet elektronik tebligat gideri 27,50-TL, 2 adet KEP gideri 1,00 TL, 363,24-TL peşin harç, 44,40 TL başvurma harcı ve 1000,00- TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamda 1.452,34-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/09/2020

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/351, K. 2020/358, T. 24.09.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-351-e-2020-358-k-a3ae2bf23864