İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2019/339 E. 2020/499 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2019/339
Karar No
2020/499
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/339 Esas KARAR NO : 2020/499 DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/07/2019 KARAR TARİHİ : 28/10/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya ve icra takibine konu çeklerin lehtarı....Şirketi tarafından cirolanarak müvekkili şirkete teslim edildiğini, davalı tarafın ticari itibarının zedelenmemesi için çeklerin ibraz edilmemesi isteminin davacı tarafça kabul edilerek çeklerin ibraz edilmediğini, geçen süreçte davalı tarafça ödeme yapılmaması üzerine davaya konu icra takibinin yapıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu, lehtar şirket hakkında konkordato kararı verilmesi nedeni ile hakkında takip yapamadıklarını bildirmiş, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA : Davalı şirket yetkilisi cevap ve davalı vekili ikinci cevap dilekçelerinde; davaya konu çeklerin süresinde ibraz edilmemesi nedeni ile kambiyo senedi vasfını kaybetmelerinden dolayı ciro yoluyla iktisabının mümkün olmadığını, buna bağlı olarak davacının yasal hamil sıfatının bulunmadığını, davacıyla aralarında bir borç ilişkisi bulunmaması nedeni ile davacının davalıdan bir alacak talebinde bulunamayacağını, lehtar hakkında takip yapılıp dava açmamaları nedeni ile davanın haksız olduğunu, karşılıksız işleminin yaptırmayan davacının haksız ve ağır kusurlu olduğunu, davalının davacıya borcunun bulunmadığının tespiti için ticari defter ve kayıtların incelenmesini istediklerini, lehtara borçlu olmadıkları gibi alacaklarının bulunduğunu bildirmiş, davanın reddine ve davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, ibraz süresi içinde ibraz edilmeyen davaya ve takibe konu çeklerden kaynaklanan alacağın ödenmediği iddiası ile yapılan icra takibinde davalının borca ve ferilerine ilişkin itirazının iptali istemine ilişkindir. Davaya konu icra dosyasında; davacı, davalı hakkında icra takibine dayanak ve yasal süre içinde ibraz edilmeyen iki adet kambiyo senedi niteliği taşıyan çeklerden kaynaklanan alacağı için 13/03/2019 tarihinde ilamsız icra yoluyla takip yapmış, davalının ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süre içinde borca itiraz etmesi üzerine takip durmuştur. Davanın ve icra takibinin dayanağının kambiyo senedi niteliği taşıyan iki adet çek olup, çeklerin yasal süre içinde ibraz edilmediği konusunda uyuşmazlık yoktur. Davalı tarafça çeklerin ibraz edilmemesi nedeniyle davacının ağır kusurlu olduğu, lehtara karşı icra takibinde bulunmadığı, bu nedenlerle alacak talebinde bulunamayacağı iddiaları hukuki bir değer taşımayıp, davalı tarafın çeklerin keşidecisi olup süresinde ibraz edilmeyen çekler için yetkili hamilin keşideciden alacak talebinde bulunabileceği, çekte yer alan lehtar ya da diğer cirantalar için icra takibi yapmasının zorunlu bulunmadığı göz önünde tutularak davalı tarafın iddiaları haklı görülmemiştir. Davalı tarafça çeklerin ibraz edilmemesi nedeni ile kambiyo senedi niteliğini yitirip ciro yoluyla iktisabının mümkün bulunmadığı ve buna bağlı olarak davacı tarafın yetkili hamil olmadığı iddia edilmiş ise de TTK' nun 790. maddesinde cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi son cironun beyaz ciro olması halinde dahi kendi hakkının müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağına yönelik düzenlemesi karşısında somut olayda davaya ve takibe konu çeklerin lehtar tarafından davacıya ciro edilerek teslim edildiği, buna göre davacının yetkili hamil olduğu anlaşılmakla davalı tarafın aksi yöndeki iddialarına değer verilmemiştir. Davalı taraf lehtara borcu bulunmadığı gibi lehtardan alacaklı olduğunu, davacı tarafla bir borç ilişkisinin bulunmadığını, bu nedenlerle davacının alacak talebinde bulunamayacağını iddia etmiştir. Kambiyo senedi niteliğinde bulunan çeklerin süresi içinde bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle yetkili hamil olan davacının davalı keşideciye karşı kambiyo hukukundan doğan haklarını yitirdiği tartışmasızdır. Ancak TTK' nun 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çeklerde yazılı bedelin davalıdan talep etme hakkına sahiptir. Davaya ve takibe konu alacağın lehtar tarafından ciro edilen çeklerden kaynaklanmış olması nedeni ile taraflar arasında bir temel ilişki bulunması da mümkün değildir. Dolayısıyla davalı tarafın davacıyla aralarında bir borç ilişkisi bulunmadığı lehtar şirkete borcu bulunmadığı gibi alacaklı olduklarına ve iddialarını ticari defter ve kayıtlarıyla kanıtlayacaklarına ilişin beyanları bu davanın niteliği karşısında bir değer taşımamaktadır. TTK' nun 732. maddesi uyarınca görülmesi gereken bu davada; çeklerin yazılı delil başlangıcı kabul edilmesi gerektiği ile birlikte ispat külfeti davalıda olup, davalı davaya ve takibe konu çekler sebebiyle sebepsiz zenginleşmediğini ispatlamakla yükümlüdür. Davalı ise çek bedellerini ödediğine veya çeklerden dolayı borçlu olmadığına ilişkin ticari defter ve kayıtları dışında başkaca delil bildirmemiştir. Taraflar arasında bir ticari ilişki bulunmadığından tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine gerek görülmemiş, davalı tarafın ispat yükü kendisinde olmasına rağmen davaya ve takibe konu çekler nedeniyle sebepsiz zenginleşmediğini usulüne uygun ve yeterli delillerle kanıtlayamadığı, buna bağlı olarak icra dosyasına konu asıl alacağa ilişkin itirazının haksız olduğu dikkate alınarak asıl alacağa ilişkin alacağın itirazın iptaline ve takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafça takip talibinde ve buna bağlı olarak düzenlenen ödeme emrinde asıl alacağın yabancı para olarak talep edilmesine rağmen %9 oranında yasal faiz işletilerek işlemiş faiz talebi ile aynı oranda ve değişen oranlarda işleyecek faiz talebinde bulunulmuştur. 3095 sayılı kanun hükümleri uyarınca yabancı para alacağına yüksek oranda yasal faiz talep edilmesi mümkün olmayıp, ilgili kanunun 4/a maddesi uyarınca işlemiş ve işleyecek faiz talep edilebilmesi mümkündür. Bu nedenle işleyecek faiz talebi yönünden itirazın iptali istemi 3095 sayılı yasanın 4/a hükmü uyarınca reddedilmiş ve ilgili kanun uyarınca işleyecek faiz ile birlikte takibin devamına karar verilmiştir. Davacı tarafça işlemiş faiz talep edilmiş ise de davaya ve takibe konu çeklerin kambiyo senedi niteliğini yitirmiş olması sebebi ile keşide tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz talep edilmesi mümkün olmayıp, takipten önce davalının temerrüde düşürülmesi halinde işlemiş faiz talep edilmesi mümkündür. Davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil ve belge örneği sunulmadığından davacı tarafın işlemiş faize yönelik itirazın iptali isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Davaya ve takibe konu alacağın likit olup, icra inkar tazminatı konusunda yasal koşulların oluştuğu göz önünde tutularak asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, davacı tarafın reddedilen fazlaya ilişkin talepleri yönünden kötü niyetli olmadığı ve kötü niyet iddiasının davacı tarafça kanıtlanamadığı dikkate alınarak davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalının davaya konu Selçuk İcra Müdürlüğü'nün...sayılı dosyasında borca ve ferilerine ilişkin itirazının kısmen iptali ile takibin; 100.000,00-USD çek asıl alacağı ile işleyecek faiz yönünden 3095 sayılı yasanın 4/A maddesinde takip tarihi itibariyle yetkili kurum tarafından belirlenen oranda ve değişen oranlarda işleyecek faizi ile birlikte devamına, 2-Davacı tarafın fazlaya ilişkin 2.675,35-USD işlemiş faiz ile işleyecek faize ilişkin talebinin reddine, 3-Dava konusu edilen yabancı paranın icra takip tarihindeki TL karşılığı olan 558.132,94-TL asıl alacağın %20'si oranındaki 111.626,58-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 37.132,63-TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 6.740,86-TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 30.391,77-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça peşin yatırılan 6.740,86-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davanın kabul edilen bölümü için davacı yararına AAÜT' nin 13(1) maddesi uyarınca takdir edilen 44.229,50-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davanın reddedilen bölümü için davalı yararına AAÜT' nin 13(1) maddesi uyarınca takdir edilen 3.400,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafça yapılan 44,40-TL başvurma harcı, 128,00-TL tebligat, 80,50-TL elektronik posta, 12,50-TL posta masrafı, 1,00-TL kep ücreti, olmak üzere toplam 266,40-TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak 37/38 oranının karşılığı olan 259,38-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 1/38 oranının karşılığı olan 7,01-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafça yapılan ve 17,40-TL tebligat masrafından oluşan yargılama giderinden davanın kabul ve red oranları dikkate alınarak 1/38 oranının karşılığı olan 0,45-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 37/38 oranının karşılığı olan 16,94-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Davacı ve davalı taraflarca peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/10/2020

Başkan... E imza Üye ... eimza Üye... E imza Katip... eimza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2019/339, K. 2020/499, T. 28.10.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2019-339-e-2020-499-k-065aacd281b6