İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/295 E. 2021/63 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/295
- Karar No
- 2021/63
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/295 KARAR NO : 2021/63 DAVA : Ticari Şirket Müdürlüğünün Sona Erdiğinin Tespiti, Tescili DAVA TARİHİ: 05/07/2019 KARAR TARİHİ: 22/01/2021 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonucunda; İDDİA ; Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin davalı şirkete 25/02/2014 tarihli ortaklar kurulu kararı ile hisse devri yapılması sonucu ortak olduğunu ve yetkili müdür olarak atandığını, bu durumun 04/03/2014 tarihli sicil gazetesinde yayınlandığını, 07/05/2014 tarihli ortaklar kurulu kararı ile “davalı şirketin ... şubesinin açılmasına” karar verildiğini ve müvekkilinin şirket merkezinin müdürü olması sebebiyle şubenin de müdürü olarak seçildiğini ancak şubenin gerekli çalışma ruhsatının temin edilememesi nedeniyle faaliyete geçmediğini, müvekkilinin davalı şirketteki hisselerini 26/11/2014 tarihinde devrettiğini ve aynı tarihli genel kurulu kararı ile müdürlük yetkisinin iptal edilerek yeni müdür atamasının yapıldığını, müvekkilinin davalı şirketle ilgisinin kalmadığını, bu hususun 08/12/2014 tarihli sicil gazetesinde yayınlandığını ancak davalı şirket tarafından müvekkilinin şirket şubesine ilişkin olarak yetkisinin iptal edildiğine ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirimde bulunulmadığını belirterek, müvekkilinin, davalı şirketteki ve şubesindeki müdürlüğünün 26/11/2014 tarihinde sona erdiğinin tespiti ile davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
CEVAP ; Davalı İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesi ile özetle; davalı şirketin 25/02/2014 tarihli ve ... karar sayılı kararı ile İzmir ... Noterliği’nin 25/02/2014 tarihli ... yevmiye numaralı ve 25/02/2014 tarihli ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmeleri ile dava dışı ...’un ve dava dışı ...’ın hisselerinin davacıya devredildiğini, ayrıca 25/02/2014 tarihli ... sayılı ortaklar kurulu kararı ile davacının 10 yıl süre ile şirket müdürü olarak seçildiğini, 26/11/2014 tarihli ... sayılı ortaklar kurulu kararı ile ve İzmir ... Noterliği’nin 26/11/2014 tarihli ... yevmiye numaralı hisse devir sözleşmesi ile davacının, davalı şirketteki paylarını ...’a devrederek ortaklıktan ayrıldığını, 26/11/2014 tarihli ... sayılı karar ile müdürlük görevinin sona erdiğini, bu kararların 03/12/2014 tarihinde müdürlüklerine tescil edildiğini, davalı şirketin ... şubesinde ise 07/05/2014 tarihli ... sayılı ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürü olarak atandığını, şube müdürlüğü görevinin iptaline ilişkin herhangi bir karar tescilinin olmadığını, şube müdürlüğü görevinden istifa ettiğine ilişkin müdürlüklerine herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müdürlükleri tarafından gerçekleştirilen işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, müdürlüklerinin davanın türü itibariyle yasal hasım konumunda olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın TTK’nın 32. maddesine dayalı bir dava olmadığını belirterek, müdürlükleri aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir. GEREKÇE ; Dava; davacının, davalı şirket ortaklığının ve müdürlük görevinin sona erdiği ileri sürülerek davalı şirket ve şubesindeki müdürlük görevinin sona erdiğinin tespiti ve davalı Ticaret Sicil Müdürlüğündeki kayıtların düzeltilmesi istemine ilişkindir. İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü’nden gönderilen belgeler incelendiğinde; davalı şirketin “...” sicil numarasında kayıtlı olduğu, adresinin “...” olduğu, şirketin halen faal olduğu, davacının davalı şirkete 25/02/2014 tarihinde yapılan hisse devri ile birlikte ortak olduğu, aynı tarihte davalı şirketin merkez müdürü olarak atandığı ayrıca 07/05/2014 tarihli karar ile davalı şirketin ... şubesi müdürü olarak da atamasının yapıldığı, davacının, davalı şirket ortaklığından 26/11/2014 tarihinde hisselerini ...’a devretmek suretiyle ayrıldığı, müdürlük görevinin sona erdirildiği görülmüştür. Davalı şirkette alınan 26/11/2014 tarihli ... sayılı ortaklar kurulu kararı ile söz konusu "pay devri nedeniyle davacının müdürlük görevinden ayrılmasının kabulüne, o tarihten itibaren şirkete yeni giren ortak ...’ın sınırsız süreli şirket müdürü olarak atanmasına" karar verilmiştir. Bu hususun İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından 03/12/2014 tarihinde tescili gerçekleştirilmiştir. Davalı şirket temsilcisi dava dışı ... tarafından mahkememize davalı şirkete ilişkin karar defteri, ticaret sicil gazeteleri, imza sirküleri ve şube kira kontratı mahkememize sunulmuştur. Bu belgeler incelendiğinde; davalı şirketin ... şubesinin müdürü olarak davacı ...’ın seçildiği hususunun 12/05/2014 tarihinde tescil edildiği ve 15 Mayıs 2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicil gazetesinde yayımlandığı, İzmir ... Noterliği’nin 27/05/2014 tarihli ... yevmiye numaralı işlemi ile davacının imza sirkülerinin düzenlendiği, imza sirkülerine göre davacının davalı şirketin ... şubesini münferiden temsile yetkili olduğu, şube ile ilgili kira sözleşmesinin 11 Nisan 2014 tarihinde kiraya veren ... isimli kişi ile davalı şirketi temsilen davacı ... arasında 31/12/2014 tarihine kadar olmak üzere düzenlendiği görülmüştür. Karar defteri incelendiğinde; 2014 hesap dönemine ilişkin olduğu, İzmir ... Noterliği’nin 30/12/2013 tarihli ... yevmiye numaralı işlemi ile onaylandığı, 26/11/2014 tarihli ... karar sayılı karar ile şirket müdürü davacı ...’ın şirketteki 1980 payının ...’a 297.000,00 TL bedel karşılığında devrinin yapılmasına karar verildiği, 26/11/2014 tarihli ... karar sayılı karar ile de "davacı ...’ın mevcut 1980 payını ...’a 297.000,00 TL bedelle devretmesine ve şirket ortaklığından ayrılmasına, şirket müdürü ...’ın müdürlük görevinden ayrılmasının kabulüne, mevcut sirkülerin iptaline, bugünden itibaren şirkete yeni giren ortak ...’ın sınırsız süreli şirket müdürü olarak atanmasına" karar verildiği, 26/11/2014 tarihli ... sayılı karar ile de "şirketin bundan sonraki faaliyetlerine ...’ın müdür olarak devam etmesine" karar verildiği görülmüştür. İncelenen tüm dosya içeriğine göre; davacı vekilinin de ileri sürdüğü şekilde davacının, davalı şirket müdürlüğünden ayrılmasına karar verilmiş, bu karar İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde tescil edilmiştir. Nitekim; bu durum davamızdaki uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, aynı zamanda davalı şirketin ... şubesinin de müdürü olup, davacının şube müdürlüğü görevinden de ayrıldığına ilişkin bir kararın varlığına rastlanmamıştır. Davacı vekili müvekkilinin hisselerini 26/11/2014 tarihinde devretmesi nedeniyle davalı şirketle bir bağının kalmadığını belirtmiş ise de; limited şirketlerde müdürlük yetkisi ortaklık sıfatına bağlı olmayıp, 6102 sayılı TTK'nın 623. maddesine göre ortak olmayanlardan da şirkete müdür atanabilir. Müdürlük yetkisi ancak istifa, azil, ölüm ve görev süresinin sona ermesi gibi nedenlerle kaldırılabilir. Somut davada; istifa, azil, ölüm gibi durumların varlığı söz konusu olmadığı gibi davacının, davalı şirketteki şube müdürlüğü görevinin sona erdiği konusunda bir karar da alınmamıştır. Kaldı ki böyle bir iddia da ileri sürülmemiştir. Davacının, davalı şirketin ... şubesi müdürlüğünün sona erdiği hususu eldeki davada ispatlanamamış olmakla birlikte böyle bir kararın davalı şirkette alınması ve bu kararın Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde bildirilerek tescilinin yapılması mümkün olduğundan, yerinde görülmeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM ; Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 59,30 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 44,40 TL harcın düşülmesi ile kalan 14,90 TL karar ve ilam harcı, Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun'un 106. maddesi ve Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu'nun 27. maddesine göre 20,00 TL'nin altında olduğundan, eksik 14,90 TL harç için harç tahsil yazısı yazılmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerine bırakılmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayarak artan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/01/2021 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı