İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/290 E. 2021/174 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/290
- Karar No
- 2021/174
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/290 Esas KARAR NO : 2021/174 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/09/2019 KARAR TARİHİ : 18/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, İDDİA Davacı vekili, mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin inşaat malzemeleri alım satımıyla uğraşmakta olduğunu, davalı şirket ile cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere ticari ilişkisi devam etmekte iken alacağına istinaden almış olduğu 60.000,00 TL bedelli... Osmangazi Bayraklı/İZMİR şubesine ait 07/08/2018 keşide tarihli (...) İban numaralı çek vadesinde ödenemediğ iiçin daha ileri tarihli tarihli bir çek ile değiştirilmek üzere şirket yetkilis...a 31/08/2018 tarihinde iade edildiğini, müvekkil şirketin muhasebe departmanı söz konu çeki iade ederken şirketin cirosunu iptal etmeyi unuttuğunu, çekin keşide tarihi değiştirilip müvekkilin cirosu ile birlikte ... isimli Şahsa davalı şirkete teslim ettiğini, müvekkil şirketin davalı ... isimli şahısla hiçbir ticari ilişkisi bulunmamasına rağmen çek üzerinde iptal edilmesi unutulan ciroyu da kabul ederek çeki teslim alması da kendisinin iyiniyetli olduğunu göstermemekte olduğunu, keşideci şirketin 129.799,09 TL müvekkil şirkete borcu bulunduğunu, Asliye Ticaret Mahkemesi'nden ihtiyati haciz kararı alıp İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyası ile alacaklı sıfatıyla hareket ederek müvekkiline hacze gelindiğini, dosya alacak tutarının tamamının icra takip dosyasına depo edildiğini, İzmir ... ATM'nin... D.iş sayılı dosyasıyla ihtiyati tedbir talep edildiğini, yatırılan tutarın %20'sinin vezneye depo edilerek ihtiyati haczin kabul edildiğini, davanın kabulüne, davalılar aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA Davalı ... vekilinin sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı ile keşideci şirket arasındaki alacak - borç ilişkisinin hukuken müvekkilini bağlamayacağını, davacı tarafın dilekçesindeki keşideci ile aralarındaki münasebet nedeniyle dava konusu çeki iade ettiklerini ancak kendi kusuruyla çek arkasında kendilerine ait ciroyu silmeyi unuttuklarını ifade ve ikrar ettiklerini, müvekkiline verile... Osmangazi Bayraklı/İzmir Şubesine ait olan 07/09/2018 keşide tarihli, 60.000 TL bedelli çekin 58.400 TL'lik kısmı hakkında İzmir .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...D.iş esas sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararı İzmir.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasıyla infaz edilmiş olduğunu, icra takibi açıldığını, davacıya ait işyerinde ihtiyati haciz uygulanmış olduğunu, davacı tarafından dosya borcunun depo edilmesinin üzerine İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...D.iş esas sayılı ihtiyati tedbir dosyasıyla davacı tarafından takibin durdurulması amaçlı tedbir talep edildiğini, müvekkili ile çekte keşideci olan davalı şirket arasında alacak borç ilişkisi bulunduğunu, davalı şirketin, müvekkiline olan borçlarını ödemek için kendi şirketinin sorumluluğu ile beraber başka bir şirketinde sorumlu olduğu dava konusu çeki vermek istediğini, müvekkilinin çekin üzerinde ...Ltd. Şti cirosu olması nedeniyle çekin daha sağlam olduğuna inanarak aldığını, keşidecinin çeki müvekkiline vermesinin maksatının çekin tahsilinin güvencede olduğunu vurgulamak olduğunu, müvekkilinin iyi niyetinin tam olduğunu, davanın reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER İcra Dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Davacı vekili, müvekkilinin inşaat malzemeleri satımıyla uğraşan bir şirket olduğunu, davalı ... İnş. Hafriyat Tic. LTD.ŞTİ ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalıya 60.000 TL bedelli çekin ödenmediği için iade edildiğini, 20.000 TL kısmi ödeme alarak çekin bu şirkete müvekkilinin iade ettiğini, iade ederken müvekkilinin cirosunu iptal etmeyi unuttuğunu, müvekkili ile davalı ... arasında hiçbir ilişki bulunmadığını, unutulduğu iddia edilen ciro nedeniyle müvekkilinin borçlu gözüktüğünü, oysa müvekkilinin diğer davacı...Tic. LTD.ŞTİ'den alacaklı bulunduğunu, çekin bu şirket tarafından diğer davalı ...'ya verilerek ihtiyati haciz kararı alındığını iddia ederek çek ve buna dayalı İzmir.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip nedeniyle müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine ve müvekkili yararına kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Dava, kambiyo senedi ve senede dayanılarak başlatılan icra takibi nedeniyle menfi tespit ve kötü niyet tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkememizce dosya Mali Müşavir ve Hesap Uzmanı bilirkişilere tevdi edilerek rapor aldırılmıştır. bilirkişi raporunda özetle; davacı ... Ticaret Ltd.Şti'ye ait 2016-2017-2018 yıllarına ait ticari defterlerin noter onaylarının mevzuatına uygun olarak alındığını, yerinde inceleme tarihi itibariyle ticari defterlerin noter onaylarının mevzuatına uygun olarak alındığını, yerinde inceleme tarihi itibariyle ticari defterlerin 6100 sayılı HMK'nun 222. Maddesine göre delil niteliğini haiz olduğunu, taraflar arasında ticari ilişkiye yönelik tetkiklerde davalı şirket ile karşılıklı mal alım ve nakliye hizmeti işlerinden kaynaklı ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı firmanın 10/10/2018 tarihli icra talebine konu 19.839,09 TL cari hesap bakiyesinin 6102 sayılı TTK'nun 64/3 maddesine göre usulüne uygun tutulmuş ticari kayıtlarına yansıtılmış olduğunu, davacının icra takip tarihi öncesinde ihtarname ile davalının temerrüdünü sağladığı tespit edilemediğinden icra takip tarihi öncesi işlemiş faiz hesabı yapılmasına yer olmadığı kanaati ile temerrüt faizinin takip tarihinden itibaren işleyeceğini, davalı şirket ticari kayıtlarınına incelemesi neticesine göre icra takibinin 19.839,09 TL asıl alacak üzerinden devamının yerinde olacağı sonucuna varıldığı tespitlerine yer verilmiştir. Oluşa, dosya içeriğine ve bilimsel verilere uygun bulunan rapor mahkememizce benimsenmiş ve hükme esas alınabilir kabul edilmiştir. Konuya ilişkin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 ve devamı maddelerinde düzenlemeler bulunmaktadır. Söz konusu düzenlemelere göre borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ileri sürerek menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasında mahkeme alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar her halde alacağın %20'sinden aşağı olamaz. Somut olayda davacı iptal etmeyi unuttuğunu iddia ettiği ciro nedeniyle ve davalıların kötü niyetle hareket ederek kendisini borçlu duruma getirdiklerini iddia ederek eldeki davayı açmıştır. Herşeyden önce davaya ve takibe konu borcun kaynağı kambiyo vasfı bulunan çek olup, davacının kambiyo senedine karşı bedelsizlik iddiasının yazılı belge ile ispat etmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nun 780/1-b maddesinde kayıtsız şartsız borç ihtiva etmesi şartı çek bakımından mücerretliğin kanuni ifadesi olarak nitelendirilmektedir. Kambiyo senetlerinin mücerret senetler olması ve kamu güvenine mazhar senetler olmasının önemli sonuçlarından biri de temel ilişkideki sakatlık veya hükümsüzlük hallerinin kambiyo senedini etkilememesidir. Çekin bedelsiz kalmasının bir takım sebepleri olabilmektedir. Bunlar ise temel borç ilişkisinin geçersiz olması, temel alacağın sona ermesi, temel borç ilişkisindeki karşı edimin hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesi, temel borç ilişkisinin kurulmasında irade bozukluklarının oluşması, temel borç ilişkisinin kuruluşunda aşırı yararlanmanın bulunması, çekin hatır için verilmiş olması gibi sebepler söylenebilir. Bedelsizlik iddiasında bulunan borçlunun hem temel ilişki hemde bu ilişkiden doğan temel alacağın karşılıksız kaldığını ispatlaması gerekir. Diğer yandan mahkemece verilebilecek bedelsizlik, menfi tespit kararının çek hamilleri bakımından da sonuç doğurabilmesi için bunların senedin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket ettiklerinin de ispatlanması gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nun 200 ve devamı maddelerinde; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin yapıldığı zaman ki miktar veya değerleri 2500 TL'yi geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle 2500 TL'den aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz. Madde de geçen 2500 TL sınırı 2021 yılı için 4880 TL olarak belirlenmiştir. Devam eden 201. Madde de ise senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler 2500 TL'nin (2021 yılı için 4880 TL'nin) altında bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat edilemez. Bu yasal düzenlemeler kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; davacı kambiyo senedi vasfı bulunan çekteki cironun iptal edilmesinin unutulduğunu, davalı gerçek kişi ile müvekkili arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmamasına rağmen diğer davalı şirketin çeki davalı gerçek kişiye vererek takibe koymasına sağladığını iddia etmekte ve menfi tespit kararı verilmesini talep etmektedir. Ancak yukarıda değinilen kambiyo senedinin mücerretliğine ilişkin yasal düzenlemeler ve ispat kuralları kapsamında davacı taraf bu iddialarını uygun vasıtalarla ispat edememiştir. Bu itibarla davanın reddine karar vermek gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır. Diğer yandan dava açılmadan önce davacı tarafça ihtiyati tedbir kararı alınmasından dolayı davalının alacağını geç almış bulunmaktan kaynaklanan zararın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 72/4 maddesi gereğince alacak tutarının %20'si olarak belirlenmesiyle davacıdan alınıp davalı ...'ya verilmesine de hükmetmek gerekmiştir. Mezkur nedenlerle davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davanın REDDİNE, İzmir... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası hakkında İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... D.iş esas sayılı dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararının karar kesinleştiğinde kaldırılmasına, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan kaynaklanan zararının, 2004 sayılı icra ve iflas kanununun 72/4 maddesi gereğince ve takdiren, alacak tutarı olan 77.433,90 TL'nin %20'si oranında 15.486,78 TL olarak belirlenmesine ve bu tutarın davacıdan alınarak davalı alacaklı, ...'ya verilmesine, Davalı ... duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunun AAÜT tarifesine göre hesap ve takdir edilen 12.861,45 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı...'ya verilmesine, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 59,30-TL harcın başvurma harcı ve peşin harç olarak alınan 1601,96-TL harçtan indirilmesi ile geriye kalan 1542,66 TL harcın isteği halinde davacı tarafa iadesine, 7155 Sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 23/14 maddesi gereğince ilerde haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320.00 TL zorunlu Arabuluculuk yargılama giderinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde ilgili taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/02/2021
Katip ... E-imza
Hakim ... E-imza