İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/938 E. 2026/596 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/938
Karar No
2026/596
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/938 Esas KARAR NO : 2026/596

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/12/2025 KARAR TARİHİ : 17/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan 26/12/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma ile davalı arasında 01.01.2020 - 31.12.2025 tarihlerini kapsayan süreye ilişkin olarak cari hesap sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından davalıya çeşitli mal ve hizmetler sunulduğunu, sözleşmeye ve iş ilişkisine dayalı olarak yapılan işlemler sonucunda davalının müvekkiline olan bakiye borcu 1.692.000,00 TL olarak kesinleştiğini, davalının, bu borcunu süresinde ve tam olarak ifa etmediğini, müvekkili tarafından alacağın tahsili amacıyla .... İcra Dairesi’nin 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden yasal takibe geçildiğini, davalı tarafça, haksız ve dayanaktan yoksun şekilde icra takibine itiraz edilerek takibin durmasına sebebiyet verilmiştir. Davalı bu takibe borcun kendisine ait olmadığı iddiasıyla itirazda bulunduğunu, müvekkili şirketin ticari defter, faturalar ve banka hesap kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde haklılığın ortaya çıkacağını, arabuluculuk görüşme neticesinde anlaşılamadığını, bu nedenlerden dolayı; davanın kabulü ile, borca itirazın iptali ile takibin devamı ve takip talebinin %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 19/01/2026 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Yargıtay itirazın iptali davasının takibe sıkı suretle bağlı olması gerektiğini, takip talebinde dayanılmayan bir belgeye istinaden itirazın iptali davasında yargılama yapılamayacağını hüküm altına aldığını, davacının davaya konu icra takibine herhangi bir dayanak belge sunmadığını huzurdaki davayı açarken cari hesap kayıtlarına dayandığını, Yargıtay içtihatları ve itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetildiğinde, davacının cari hesap kayıtlarına dayanması hukuken mümkün olmadığını, bu nedenlerden dolayı; haksız, kötü niyetli ve delillendirilemeyen davanın reddine, davasında haksız olan davacı yan aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmişlerdir.

DELİLLER : .... İcra Dairesinin 2025/... E. sayılı dosyası, 05/10/2023 tarihli Hizmet Alımı Sözleşmesi, Faturalar, Ticari defter ve kayıtları, Bilirkişi raporu, Arabuluculuk Tutanağı. .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ...A.Ş. tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine yazılım satışından kaynaklı bakiye fatura bedeli alacağından doğan 1.692.000,00-TL asıl alacak, 1.318.404,08-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.010.404,08-TL alacağa alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı ve icra takibinde borçlu tarafça sadece faize yönelik yapılan süresinde itiraz üzerine icra takibin durdurulduğu ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. SMMM Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 01/07/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin 2023-2024-2025 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davalı şirketten 1.692.000,00 TL alacaklı olduğu, Davalı şirketin 2023 yılı 10. ayına ait berat görüntüsü ve dayanak muavin döküm iletilmiş olup, Davacı şirkette 1.692.000,00 TL borçlu olduğu görüldüğünü, Taraflar arasında 05.10.2023 tarihinde "Dijital Dönüşüm Hizmet Alımı Hizmetine Ait Sözleşme’nin akdedildiği, sözleşmenin taraflarca kaşelenip imzalandığı tespit edildiğini, Davacı şirket Davalı şirkete 31.10.2023 tarihinde ... no’lu ‘Yazılım Satışı’ açıklamasıyla 1.692.000,00 KDV dahil (1.410.000,00 KDV hariç) e-fatura düzenlediği, sözleşme bedeli ile faturanın aynı olduğu tespit edildiğini, Davalı şirketin ticari defterlerinde dava konusu faturanın yer aldığı görülmüş olup, iade faturası düzenlenmediği tespit edildiğini Davacı şirketin hizmeti verdiği dikkate alınması halinde .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasından kaynaklı 1.692.000,00-TL alacağına 1.285.815,70 TL işlemiş faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine varmışlardır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı tarafça davalı aleyhine açılan taraflar arasındaki yazılım hizmeti satımından kaynaklı alacağa dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf müvekkil ile davalı arasındaki sözleşme kapsamında yazılım hizmeti satımından kaynaklı faturaya dayalı başlattıkları icra takibine karşı borçlu davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ettiğini, davalı taraf takibe itirazda sadece faize itiraz etmesine rağmen icra müdürlüğünce tüm alacağa itiraz edilmiş gibi takibin durdurulduğunu, bu nedenle takip çıkışı miktarı üzerinden dava değerini bildirerek bu yönde dava açtıklarını beyan etmiştir. Davalı taraf dava konusu takipten dolayı müvekkilin davacıya borcu olmadığını, haksız davanın reddine ve lehlerine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ...A.Ş. tarafından borçlu ... A.Ş. Aleyhine yazılım satışından kaynaklı bakiye fatura bedeli alacağından doğan 1.692.000,00-TL asıl alacak, 1.318.404,08-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.010.404,08-TL alacağa alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı ve icra takibinde borçlu tarafça sadece faize yönelik yapılan süresinde itiraz üzerine icra takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 05/11/2025 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı görülmüştür. Dava konusu ihtilaf taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı davacı tarafça davalı aleyhine faturadan doğan alacağa ilişkin başlatılan icra takibinde talep edilen işlemiş faiz miktarının haklı olup olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 12. maddesindeki şartlar gereği davacının takip tarihi itibariyle varsa talep edebileceği işlemiş faiz miktarının tespiti ile icra takibine karşı borçlu davalı tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklıdır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraf delilleri toplanmış, icra dosyası ve taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen mali müşavir bilirkişi raporuna göre; Davalı şirketten 1.692.000,00 TL alacaklı olduğu, Davalı şirketin 2023 yılı 10. ayına ait berat görüntüsü ve dayanak muavin döküm iletilmiş olup, Davacı şirkette 1.692.000,00 TL borçlu olduğu görüldüğünü, Taraflar arasında 05.10.2023 tarihinde "Dijital Dönüşüm Hizmet Alımı Hizmetine Ait Sözleşme’nin akdedildiği, sözleşmenin taraflarca kaşelenip imzalandığı tespit edildiğini, Davacı şirket Davalı şirkete 31.10.2023 tarihinde ... no’lu ‘Yazılım Satışı’ açıklamasıyla 1.692.000,00 KDV dahil (1.410.000,00 KDV hariç) e-fatura düzenlediği, sözleşme bedeli ile faturanın aynı olduğu tespit edildiğini, Davalı şirketin ticari defterlerinde dava konusu faturanın yer aldığı görülmüş olup, iade faturası düzenlenmediği tespit edildiğini Davacı şirketin hizmeti verdiği dikkate alınması halinde .... İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyasından kaynaklı 1.692.000,00-TL alacağına 1.285.815,70 TL işlemiş faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir. Dava konusu taraflar arasındaki 05/10/2023 tarihli hizmet alımı sözleşmesinde Madde 12 - Ödeme yeri ve şartları başlığı altında yer alan sözleşme hükümlerine göre; "12.1. Sözleşme bedeli ...A.Ş. Mali İşler Müdürlüğü ve Genel Şartnamenin hatalı, kusurlu ve eksik işlere ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla aşağıda öngörülen plan ve şartlar çerçevesinde ödenecektir. İşin bitirilmesinden ve tesliminden itibaren 365 gün içerisinde ödeme yapılacaktır. 12.1.1. Hakediş raporu, yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere 30 gün içinde tahakkuka bağlanır. Bu tarihten başlamak üzere otuz gün içinde de ödeme yapılır." şeklinde ödeme ve temerrüt koşulları belirlenmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça davalı aleyhine taraflar arasındaki yazılım hizmeti satımından kaynaklı fatura alacağına dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası açıldığı, davalı tarafça davacı tarafa borçlu olmadıkları yönünde savunmada bulunulduğu, davacı tarafça eldeki dava, icra takibinde talep edilen asıl alacak ve işlemiş faiz toplamı üzerinden dava değeri belirtilerek açılmış ise de dava konusu icra takibine yönelik itirazın incelenmesinde davalı borçlu tarafından icra takibinde talep edilen asıl alacağa yönelik bir itiraz ileri sürülmediği sadece işlemiş faiz yönünden itirazda bulunulduğu açık olup bu yönüyle icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı yönünden borçlu davalının itirazı olmadığından takibin asıl alacak miktarı yönünden kesinleşmesi nedeniyle asıl alacağın eldeki davanın konusunu oluşturmadığı, bu hususta icra müdürü tarafından hatalı şekilde icra takibinin asıl alacak yönünden de durdurulmasına yönelik işlemi yönünden İcra Hukuk Mahkemesinde icra memur muamelesini şikayet yoluna gidilmesi veya asıl alacak yönünden takibin kesinleştirilmesi hakkında İcra Müdürlüğüne tekrar başvuruda bulunulması gerektiği, eldeki davanın konusunu oluşturan icra takibinde talep edilen ve itiraza uğrayan işlemiş faiz talebi yönünden yapılan inceleme sonucunda her ne kadar mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda "Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 12. Maddesinde “....12.1.1. Hakediş raporu, yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere 30 gün içinde tahakkuka bağlanır. Bu tarihten başlamak üzere otuz gün içinde de ödeme yapılır” ibaresinin yer aldığı dikkate alınarak temerrüt tarihi şu şekilde belirlenmiştir: Anılan madde, ödeme zamanlamasını iki ardışık otuz günlük süreye bağlamıştır; hakkediş raporunun imzalanmasından itibaren otuz gün içinde tahakkuk, tahakkuk tarihinden itibaren otuz gün içinde ödeme. Dosyada ayrı bir hakkediş raporu bulunmadığından, alacağa dayanak belge olarak 31.10.2023 tarihli fatura esas alınmıştır. Buna göre; 31.10.2023 * 30 gün — 30.11.2023 (tahakkukun son günü), 30.11.2023 *30 gün — 30.12.2023 (ödeme vadesi) olup, alacak 30.12.2023 tarihinde muaccel hâle gelmiş sayılacağı, sözleşmenin 12. maddesi başlığındaki “işin bitirilmesinden ve tesliminden itibaren 365 gün içerisinde ödeme yapılır” ibaresi, yer alsa da, ödeme zamanlamasını somut biçimde düzenleyen 12.1.1 maddesi olduğu görülmektedir. Temerrüt tarihi 12.1.1'deki otuz * otuz günlük sürelerin dikkate alınmasına göre 30.12.2023 olarak esas alınmıştır. Ticari temerrüt faizi, 3095 sayılı Kanun m. 2/2 uyarınca TCMB kısa vadeli avans faiz oranı üzerinden, oran değişiklikleri yürürlük tarihlerinden itibaren uygulanmak suretiyle (değişken oran), gün esaslı ve basit faiz (365 gün) yöntemiyle hesaplanmıştır. Temerrüt tarihi 30.12.2023”ten icra takip tarihi 25.07.2025'e kadar 1.285.815,70 TL işlemiş faiz alacağı talep edebileceği" yönünde hesaplama yapılmış ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 12.1.1. maddesinde yer alan açık hükme göre; Hakediş raporu, yüklenici veya vekili tarafından imzalandığı tarihten başlamak üzere 30 gün içinde tahakkuka bağlanır. Bu tarihten başlamak üzere otuz gün içinde de ödeme yapılır, şeklinde belirlenen ödeme ve temerrüt koşuluna göre davacı tarafça ödeme koşulu olan alacağın hakedişe bağlandığına yönelik herhangi bir hakediş belgesinin dosyaya sunulmadığı, Mahkememizin 29/12/2025 tarihli tensip zaptının 14 numaralı bendi gereği davacı vekiline verilen kesin süre kapsamında ve bilirkişi incelemesi sırasında dava konusu alacağa ilişkin hakedişine yönelik herhangi bir somut belge veya delil ortaya konulmadığı bu haliyle ödeme şartında yer alan hakediş raporu sunulmadığından alacağın tahakkuku ve ödeme süresinin başlamasının söz konusu olmadığı, sözleşme şartlarına göre sadece fatura düzenlenmesinin ödeme yönünden temerrütü gerçekleştirmediği, tacir olan her iki tarafın sözleşme şartlarıyla bağlı olduğu, bu yönüyle mali bilirkişi tarafından faturanın hak ediş raporu yerine esas alınarak işlemiş faiz hesabı yapmasının yerinde olmadığı, tüm bu açıklamalar kapsamında dava konusu olan işlemiş faiz yönünden sözleşmedeki ödeme şartlarına göre hakediş raporu ve belgesinin sunulmaması nedeniyle alacağın tahakkuka bağlanması ve temerrüt koşulları gerçekleşmediğinden davacı tarafın icra takibinde talep ettiği işlemiş faiz yönünden haksız olması ve yukarıda yer alan açıklamalar kapsamında asıl alacağın dava konusu olmaması nedeniyle Davacı tarafça açılan davanın reddine; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyasında işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine, Dava konusu icra takibinde borçlu tarafça asıl alacağa yönelik itirazda bulunulmadığından dolayı dava konusu olmayan asıl alacak hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafın başlattığı icra takibinde kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN REDDİNE; a) Davacı tarafın başlattığı .... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra dosyasında işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin reddine, b) Dava konusu icra takibinde borçlu tarafça asıl alacağa yönelik itirazda bulunulmadığından dolayı dava konusu olmayan asıl alacak hakkında karar verilmesine yer olmadığına, c) Davacı tarafın icra takibinde kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 2- Davacı tarafça dava açılırken yatırılan peşin harçtan alınması gereken 732,00-TL maktu karar harcının mahsubu ile fazla yatırılan 35.626,16-TL peşin harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, 3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin haksız çıkan davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5- Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nispi 202.576,57-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 6- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/09/2026

Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/938, K. 2026/596, T. 17.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-938-e-2026-596-k-5fe34d997491