İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/1182 E. 2021/137 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/1182
- Karar No
- 2021/137
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/1182 Esas KARAR NO : 2021/137 DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2019 KARAR TARİHİ : 10/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...Şirketi ile müvekkili banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, gerçek kişi davalılar ile davalı ...Şirketinin sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla yer aldıklarını, kullandırılan kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarnamenin tebliğ edildiğini, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine icra takibine geçildiğini, davalıların itirazı nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu bildirmiş, itirazın iptali ile takibin devamına, davalıların icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü ve zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, davaya konu sözleşmenin çerçeve sözleşmesi niteliğinde olup, sözleşme tarihinin yazılı olmadığı gibi şirket kaşesindeki imzaların dahi net olarak anlaşılamadığını, davalı kefillerin sözleşmede imzalarının bulunmadığını, el yazısı bulunan metinlerin sözleşmenin devamı ve eki niteliğinde olduğunun dahi belli olmadığını, bu nedenlerle matbu olarak düzenlenmiş sözleşmenin geçerliliğinin bulunmadığını, ayrıca TBK'nun 583.maddesinde aranan şekil şartlarının var olmadığını, el yazısı ile kefalet türünün miktarının ve tarihinin yazılı bulunmadığını, kefillerin, şirketin borçlarına sınırsız şekilde kefil olduklarına ilişkin kefaletin belirli miktarla sınırlı olduğuna ilişkin ilkeye aykırı olduğunu, protokoldeki kefillerinin imzalarının olmadığı önceki sözleşmelerden sorumlu tutulmalarının kötü niyeti gösterdiğini, TBK'nun 586.maddesi uyarınca şirkete ve kefillere aynı anda ihtarname gönderilmesinin usul ve yasaya aykırı olup önce borçluya gönderilip, borçlunun ödememesi halinde kefillere ihtarnamenin tevdi edilmesi gerektiğini, davalı kefil ...Şirketine kat ihtarnamesinin tevdi edilemediğini, bu nedenle bu davalı yönünden temerrüt faizi talep edilemeyeceğini, davacı tarafça icra takibinde talep edilen işlemiş ve işleyecek faizin TBK ve 3095 sayılı Kanuna aykırı ve yüksek miktar ve oranda olduğunu, icra takibinde ve dava dilekçesinde borcun hangi sözleşmeden kaynaklandığının ve sebebinin açıkça somut olarak açıklanmadığını, yine sözleşmede gayrinakdi kredilerden kefillerin sorumlu bulunduğuna dair sözleşmede bir hüküm bulunmadığını, dava konusu alacağın likit olmayıp, hesap denetimine de uygun olarak talep edilmemiş olması nedeni ile icra inkar tazminatı istenemeyeceğini bildirmiş, davanın reddine, davacı tarafın kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, davalı ...Şirketinin borçlu, davalı gerçek kişiler ile davalı...Şirketinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, davacı ile davalılar arasında düzenlenen ve davalılar tarafından 26/07/2012 ve 30/07/2012 tarihlerinde imzalanan davaya konu genel kredi sözleşmesi ile yine taraflar arasında düzenlenip imzalanan 07/11/2016 tarihli protokol nedeni ile protokolde kararlaştırılan ödeme takvimine uygun olarak ödemelerin yapılmaması gerekçesi ile davacı tarafça hesabın kat edilerek davalı..Şirketi dışındaki diğer davalılara ihtarname tebliğ edilmesine rağmen ödenmeyen kredi borcundan kaynaklanan alacağı için davacı bankanın, davalılar hakkında alacağın tahsili amacıyla yaptığı icra takibinde; davalıların borca ve ferilerine itirazlarının iptali istemine ilişkindir. Davaya konu icra dosyasında; davacı banka, davalılar hakkında, davaya konu kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili için ilamsız icra yoluyla takip yapmış, ödeme emrinin tebliğinden sonra yasal süre içinde tüm davalılar adına vekilleri tarafından sunulan itiraz dilekçesi ile borca ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle davalılar hakkındaki takip durmuştur. İtiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmemiş olması nedeniyle dava hak düşürücü süre ile sözleşmenin düzenlendiği tarih, hesap kat tarihi, icra takip tarihi ve dava tarihi göz önünde tutulduğunda davanın sözleşme ilişkisinden kaynaklanmasına göre on yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, takibin zamanaşımı süresi içinde yapıldığı, davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmakla, davalılar vekilinin davanın hak düşürücü süre içinde ve zamanaşımı süresi içinde açılmadığına ilişkin iddia ve defileri haklı görülmemiştir. Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde dile getirdiği davaya konu genel kredi sözleşmesi ile kefalet sözleşmesinin geçerli olmadığına ve asıl borçluya yapılan ihtarın sonuçsuz kalması koşulunun yerine getirilmediğine, davaya konu protokol ile davalı kefillerin önceki sözleşme borçlarından sorumlu tutulamayacaklarına, protokolde de kefillerin el yazılarının gerektiğine ilişkin iddiaları, davalılar tarafından davaya konu kredi ve kefalet sözleşmesi ile protokoldeki imza ve yazıların davalıların eli ürünü olmadığı yönünde bir iddialarının bulunmaması karşısında kredi ve kefalet sözleşmeleri ile 07/11/2016 tarihli protokol örneklerinden anlaşılacağı ve bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere kefalete ilişkin TBK'nun 583.maddesinde aranan şekil şartlarında yasal bir eksiklik bulunmadığı, genel kredi sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibariyle gerçek kişiler açısından aranan eş rızalarının dahi alındığı, davaya konu genel kredi sözleşmesinin şekil şartlarına uygun olup geçersizliğini doğuracak bir kayıt ve eksikliğin bulunmadığı, davaya konu 07/11/2016 tarihli protokolün kefalet sözleşmesi niteliğinde olmaması nedeniyle TBK'nun 583.maddesinde aranan şekil şartlarına tabi olmadığı, davalıların kendi el yazıları ile bulunması gereken unsurların yazılmasının yanında imzalarının da bulunduğu, kefillerin genel kredi sözleşmesinin tüm sayfalarında imzalarının bulunmasının gerekmediği gibi taraflar arasında düzenlenen varlığı ve içeriği iddia edilmeyen 07/11/2016 tarihli protokolde genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan güncel borcun tespit edilip varlığının kabul ve taahhüt edilmesi karşısında davalılar yönünden bu taahhüte uygun olarak davranılmasının davalıların yükümlülüğünde bulunduğu, kat ihtarnamesinin davalı kefil ...Şirketi dışında diğer davalılara tebliğ edilmesi yanında davalı borçlu şirket ile diğer müteselsil kefil davalılar tarafından verilen ödeme süresi içerisinde ödeme yapılmadığı, kat ihtarı öncesinde de sözleşmeye uygun tarihlerde ödeme yapılmaması nedeni ile kat ihtarı konusunda yasal koşulların oluştuğu, buna göre davalılar vekilinin iddialarının haklı olmadığı dikkate alınarak, kefalet sözleşmesinin davalılar yönünden geçerli şekil şartlarını taşıdığı, kat ihtarnamesi konusunda yasal koşulların oluştuğu, davalı...Şirketi dışındaki davalıların davalı borçlu şirket ile birlikte temerrüt faizinden sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Davalılar vekili genel kredi sözleşmesinde gayrinakdi alacaklar yönünden kefillerin sorumlu tutulacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, bu nedenle davalı kefillerin sorumlu tutulamayacağını iddia etmiş ise de; davanın dayanağının yalnız genel kredi ve kefalet sözleşmeleri değil aynı zamanda 07/11/2016 tarihli protokol olup bu protokolde taraflarca güncel olarak borcun nakit ve gayrinakdi alacaklardan oluşan miktarı belirlenip protokolde belirlenen takvime göre ödenmesinin kefiller dahil bütün davalılar tarafından taahhüt edilmesi karşısında davalı kefillerin de gayrinakdi alacaktan sorumlu bulundukları kabul edilmiştir. Toplanan tüm deliller ve mahkememizce usul, yasa ve dosya kapsamına uygun görülen, gerekçeli ve denetime elverişli nitelikteki bilirkişi raporu ile; taraflar arasında davaya konu genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmelerinin düzenlenip, 26/07/2012 ve 30/07/2012 tarihinde imza altına alındığı, ardından tüm taraflar arasında 07/11/2016 tarihli protokolün düzenlenerek güncel borcun belirlendiği ve protokolde belirlenen ödeme takvimine göre ödenmesinin bütün davalılar tarafından taahhüt edildiği, kredi sözleşmesinde asıl borçlunun davalı...Şirketi olup gerçek kişi davalılar ile davalı ...Şirketinin müteselsil kefil ve borçlu sıfatıyla sözleşmede yer aldıkları, kefalete ilişkin tüm şekil şartlarının yerine getirildiği, kredi ve kefalet sözleşmesi ile 07/11/2016 tarihli protokolün varlığının ve içeriğinin uyuşmazlık konusu olmadığı gibi, davalılar tarafından belgelerdeki imzalar ve yazıların inkar edilmediği, sözleşme ve protokolün şekil şartları ve Kanunda aranan şartlar yönünden yeterli olduğu, sözleşmede uyuşmazlık halinde davacı bankanın kayıtlarına itibar edilerek uyuşmazlığın çözümünün kararlaştırıldığı, sözleşmedeki bu hüküm nedeniyle davalı borçlu şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine gerek bulunmadığı, davalıların protokolde belirlenen ödeme günlerinde ödeme yapıldığına dair hiçbir bilgi ve belgeyi dosyaya sunmadığı, bu yönde bir iddiasını dahi dile getirmediği gibi ödeme yapıldığına ilişkin bir delil toplanmadığı, bu nedenle davacı bankanın hesabı kat etme konusunda yasal koşulların oluştuğu, kat ihtarının usulüne uygun düzenlendiği gibi davalı borçlu şirkete ve davalı gerçek kişi kefillere 28/05/2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen davalı kefil ...Şirketine tebliğ edilemediği, davalı borçlu şirket ile davalı kefillerin ihtarnamede verilen sürede ödemede bulunmamaları nedeniyle davalı ...Şirketi dışındaki diğer davalıların 30/05/2018 tarihinde temerrüte düştükleri, davalıların kat ihtarına itirazda bulunmadıkları, taraflar arasında düzenlenen 07/11/2016 tarihli protokolde davaya konu genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan tüm nakdi ve gayrinakdi borcun belirlenerek ödeme takvimine bağlı ödenmesinin davalı kefiller de dahil olmak üzere bütün davalılar tarafından taahhüt edildiği, buna bağlı olarak davalı kefillerin protokolde kararlaştırılan nakdi ve gayrinakdi borçların tamamından sorumlu bulundukları, icra takip tarihinden sonra dava tarihine kadar olan dönemde bir ödeme ve tahsilat yapılmadığı, kefilin temerrüt faizinden sorumlu tutulabilmesi için kat ihtarnamesinin kendisine tebliğinin zorunlu bulunması karşısında davalı kefil ...Şirketine kat ihtarının tebliğ edilememiş olması nedeni ile davalı kefil ...Şirketinin takip tarihine kadar işlemiş faiz yönünden ancak akdi faizden sorumlu olup temerrüt faizinden sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı göz önünde tutularak davalılarca borca ve ferilerine bütünüyle itiraz edilmiş ve davacı tarafça da icra takibinde talep edilen tüm alacak kalemleri ve toplam alacak yönünden itirazın iptali talep edilmiş ise de; bilirkişi raporunda yapılan tespit ve hesaplamalara göre icra takip tarihi itibariyle davalılar ...Şirketi, ... yönünden 291.782,09-TL asıl alacak, 101.685,08-TL işlemiş faiz, 123,60-TL ihtiyati haciz masrafı ve 606,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 394.196,77-TL, davalı ...Şirketi yönünden 291.782,09-TL asıl alacak, 123,60-TL ihtiyati haciz masrafı ve 606,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 292.511,69-TL alacak ile işleyecek faiz için bütün davalılar yönünden hükmedilen asıl alacaklar için yıllık %39 oranında işleyecek TCMB faiz oranları genelgeleri doğrultusunda değişken oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5'i oranındaki gider vergisi üzerinden alacak talebinde bulunabileceği anlaşılmakla raporda belirlenen bu miktarlar üzerinden davanın kısmen kabulüne, davacı tarafın tüm davalılar yönünden 18.473,71-TL asıl alacak ile 0,30-TL ihtiyati haciz masrafı ve davalı ...Şirketi yönünden 101.685,08-TL'lik işlemiş faizden oluşan fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, hükmedilen 394.196,77-TL toplam alacağın %20'si oranındaki 78.839,35-TL icra inkar tazminatının davalı...Şirketinin hükmedilen alacak yönünden sorumlunun bulunduğu dikkate alınarak bu alacağın %20' si oranındaki 58.502,33-TL' lik bölümünden sorumlu olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafça kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de davacı bankanın reddedilen alacaklar yönünden kötü niyetle hareket ettiğine dair dosyada bir delil toplanmamakla ve davacı tarafın bu yöndeki iddiasını kanıtlayamaması nedeni ile davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; Davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında davalıların borca ve ferilerine ilişkin itirazlarının kısmen iptali ile; Takibin davalılar ...Şirketi,... yönünden 291.782,09-TL asıl alacak, 101.685,08-TL işlemiş faiz, 123,60-TL ihtiyati haciz masrafı ve 606,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 394.196,77-TL, Davalı ...Şirketi yönünden 291.782,09-TL asıl alacak, 123,60-TL ihtiyati haciz masrafı ve 606,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 292.511,69-TL alacak ile, İşleyecek faiz için bütün davalılar yönünden hükmedilen asıl alacaklar için yıllık %39 oranında işleyecek TCMB faiz oranları genelgeleri doğrultusunda değişken oranlarda temerrüt faizi ve faizin %5'i oranındaki gider vergisi üzerinden devamına, 2-Davacı tarafın tüm davalılar yönünden 18.473,71-TL asıl alacak ile 0,30-TL ihtiyati haciz masrafı ve davalı ...Şirketi yönünden 101.685,08-TL'lik işlemiş faizden oluşan fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, 3-Hükmedilen 394.196,77-TL toplam alacağın %20'si oranındaki 78.839,35-TL icra inkar tazminatının davalı ...Şirketinin hükmedilen alacak yönünden sorumlunun bulunduğu dikkate alınarak bu alacağın %20' si oranındaki 58.502,33-TL' lik bölümünden sorumlu olmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalıların kötü niyet tazminatı istemlerinin reddine, 5-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 26.927,58-TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 5.473,55-TL harcın indirilmesiyle geriye kalan 21.454,03-TL harcın 14.507,92-TL'lik bölümünden davalı ...Şirketinin sorumlu tutulması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.473,55-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 7-Davanın kabul edilen bölümü için davacı yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) mad. uyarınca takdir edilen 36.043,77-TL vekalet ücretinin 28.925,82-TL'lik bölümünden davalı...Şirketinin sorumlu tutulması kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 8-Davanın reddedilen alacak bölümü için davalılar yararına A.A.Ü.T.'nin 13 (1) mad. uyarınca takdir edilen 13.610,08-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A (14) maddesi uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinden oluşan yargılama giderinin davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması nedeni ile 3/4'ünün karşılığı olan 990,00-TL'sinden davalıların müştereken ve müteselsilen, 1/4'ünün karşığı olan 330,00-TL'sinden davacının sorumlu tutulmak kaydı ile davacı ve davalı taraflardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 10-Davanın kısmen kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacı tarafça yapılan 44,40-TL başvurma harcı, 95,00-TL beş adet tebligat gideri, 82,50-TL on beş adet elektronik tebligat gideri, 19,20-TL müzekkere gidiş-dönüş ücreti, 0,50-TL kep reddiyatı ile 850,00-TL bilirkişi ücretinden oluşan toplam 1.091,60-TL yargılama giderinden 3/4 'ünün karşılığı olan 818,70-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 1/4 unun karşılığı olan 272,90-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcama yapılmadığı ve bunun dışında da davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığı dikkate alınarak bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 12-Taraflarca peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/02/2021
Başkan ... ¸ e imza Üye ... eimza¸ Üye ... eimza¸ Katip ... eimza