İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/756 E. 2019/1198 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/756
- Karar No
- 2019/1198
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/756 ESAS
KARAR NO : 2019/1198 KARAR
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/06/2018
KARAR TARİHİ: 07/11/2019
Mahkememizde görülen İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar ile borçlu arasında meydana gelen ticari ilişki neticesinde alacak doğduğunu, alacaktan kalan bakiye ödenmediğinden icra takibine konu olduğunu ve İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyasından başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, icra takibinin durdurulduğunu, müvekkilinin alacağı borca kavuşmasının gecikmesinin istendiğini, dava süresince ödenmeyen borçların çoğalacağının ve alacağın tahsil edilmesinin imkansız hale geleceğini, davalı tarafından talep edilen ve faturada detaylı olarak açıklanan malzemelerin satışları yapılmış ve eksiksiz teslim edildiğini, bu faturadan 20.044,80-TL borç doğduğunu, icra dosyasında ise 13.050,00-TL asıl alacak ile takibe başlatıldığını, icra takibine konu alacak ile herhangi bir maddi bir bağlantısı ve ilgisinin olmadığını, davalının yersiz, haksız ve kötü niyetli itirazın asıl alacak yönünden iptaline, icra takibine asıl alacak ve harca esas değer olan 13.050,00 TL yönünden takibine devamına ve yine bu bedel üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu 13.050,00-TL alacağı davacıların eksik ifasından dolayı yerine getirmediğini, davacı vekilinin belirttiği davacının alacağına kavuşmasının geciktirilmesi ve yahut alacağının tahsil edilmesinin imkansız hale gelmesinin söz konusu olmadığını, davacıların tarafına tam bir şekilde ifa etmiş olsalardı borcunu eksiksiz ödeyeceğini, tarafına gönderilen teneke peynirlerin kutuları açıldığında teslim edilen malların küflenmiş bir şekilde olduklarını, kutuların hepsine baktığında tarafına teslim edilen tüm malların aynı şekilde küflü olduklarını gördüğünü, davacıları arayarak teslim edilen teneke peynirlerin bozuk olarak teslim alındığını bu mallardan fayda gelmeyeceğini söylediğini ve davacıların parayı iade edeceklerini, ancak söz vermiş oldukları gibi parayı iade etmediklerini, haksız ve kötü niyetli açılan icra takibi ve davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir
DELİLLER VE GEREKÇE:
İcra Dosyası : İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde ... ve ...'nun ... aleyhine 13.050,00-TL alacak ve 4.494,20-TL değişen oranlarda reeskont-avans faizi olmak üzere toplam 17.544,20-TL alacak üzerinden takibin başlatıldığı, borçlu ...'in 28.05.2018 tarihinde borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Esnaf/Tacir Araştırması: davanın tarafları hakkında esnaf tacir araştırması yaptırılmış, tarafların tacir olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi Raporu : Bilirkişi tarafından 22.08.2019 tarihli raporunda özetle; taraflara ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde yapılan inceleme neticesinde; davacı ... – ... ort. şahıs işletmesinin 2014-2015-2016-2017 ve 2018 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, ticari defterlerin açılış onaylarının ve yılsonu kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı tespit edilmiş olduğundan ticari defterlerin delil niteliğinin mevcut olduğu, sonuç olarak davacının ticari defter kayıtlarında davalı ile ilgili hesap kayıtlarının 120 alıcılar ana hesabı altında 120.N08 alt hesap kodunda ... hesabında kaydedilerek izlendiğinin tespit edildiği, davacının 2014 yılına ait defter kayıtlarında dava konusu faturanın yevmiye defter kayıtlarında ve 120 01 alıcılar defteri kebir kayıtlarında mevcut olduğu, 31.12.2014 tarihi itibariyle muavin kayıtlarında ise davalının 21,65-TL borçlu olarak devrettiği, diğer yıllarda ve 31.12.2017 tarihi itibariyle davalı muavin hesap bakiyesinin 21.65-TL borç bakiyeli olarak 2018 yılına devredildiği, davalı ...’in vekili tarafından dava dosyasına sunulan 31.12.2018 tarihli dilekçede belirtilen ticari defter ve belgelerin bulunduğu muhasebeci ...’e ait “...” adresinde 16.08.2019 tarihinde ticari defter ve kayıtlar, belgeler üzerinden yapılan incelemede; ...’in işletme defterine tabi olduğu, 2014-2018 yılları işletme defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış onaylarının yasal süresinde yaptırıldığı, işletme defterinin VUK. İle T.T.K. ilgili yasa hükümlerinde kapanış onayına tabi defterlerden olmadığı, 2014 Yılı işletme defter kayıtlarında 1.sayfasında, 63.satırda 30.08.2014 tarihli, ...- ..., ... Ort. Ft. ... no’lu olarak KDV Hariç 7.395,00 TL KDV. 591,60 TL ve Toplam 7.986,60 TL tutarındaki işlem kaydı dışında davacıya ait hiçbir fatura kaydına rastlanmamıştır. Diğer bir ifadeyle davacının dava konusu yaptığı ve raporda A1 de belirtilen 20.044,80 TL KDV dahil tutardaki faturanın davalının işletme defter kayıtlarında ve 2014 yılı fatura ve belgeler dosyası içerisinde mevcut olmadığının tespit edildiği, mahkememizin davacının talebi olan itirazın iptaline karar vermesi durumunda, davacının 13.050,00-TL asıl alacak üzerinden dava harcını yatırdığı neticesinde, davalı tarafın icra takip tarihi 17.05.2018 itibariyle temerrüde düşürülmüş olacağı kanaatine varılmış, "Ticari işlerde T.C.M.B. Tebliği gereğince % 9,75 Temerrüt Faiz oranının geçerli olacağı” görüşü ile raporunu düzenlemiştir.
Dava, ticari satımdan kaynaklanan fatura bedellerinin tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali davası olup; dava yasal 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır.
Somut olayda, davalı borçlu icra takibine "takibe konu borcu 2015-2016 yıllarında ödediğini, böyle bir borcu olmadığını" beyan ederek itiraz etmiş, davaya cevap dilekçesinde ise dava konusu 13.050,00 TL alacağı davacıların eksik ifasından dolayı yerine getirmediğini, tarafına gönderilen peynirlerin küflü olduğunu, bu durumu teslim edilen malları açtığında anladığını beyan ederek açılan davanın reddini talep etmiştir. Taraflar arasında takibe konu malların davalı tarafa teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalı tarafa davacılar tarafından teslim edilen peynirlerin ayıplı olup olmadığı, ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı ve ihbarın süresinde olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Taraflar tacir olduğundan somut olayda 6102 sayılı TTK'nın 23. maddesindeki ayıplı mal satışına ilişkin özel hükümlerin uygulanması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesine göre; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde malı incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.
Her tacirin iş ve işlemlerinde basiretli davranması gerekir. Davanın ve takibin dayanağı olan faturalar davalı tarafça 8 günlük süre içerisinde itiraz edilmeksizin kendi defterlerine kaydedilmiştir. Faturaya tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturanın miktar ve fiyat yönünden içeriğinin kabul edildiği anlamını taşıyacaktır. Davalı cevap dilekçesinde kendisine satılan peynirlerin küflü olduğunu teneke kutuları açtığında farkettiğini ve bu durumu davacılara telefonla bildirdiğini beyan etmiştir. Basiretli bir tacirden beklenen, satın aldığı malı 6102 sayılı TTK'nın 23. maddesinde belirtilen 2 ve 8 günlük süreler içerisinde kontrol ve muayene ettikten sonra belirlediği ayıpları da aynı süreler içerisinde karşı tarafa ihbar etmesidir. Tacirler arasında ayıp ihbarı noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılabilecektir. Davalı taraf ayıp ihbarını telefonla bildirdiğini beyan etmiş olup davalı tarafça usulüne uygun yapılan bir ayıp ihbarı bulunmadığından ve bu konuda da dosyaya bir delil sunulmadığından, dava konusu alacağın dayanağı olan malların davalı tarafça teslim alındığı hususu inkar edilmediğinden kaldıki dosyaya aldırılan davalıya ait BA/BS formları ile bilirkişi raporunda da açıklanan gerekçelerle davalının davacıya dava konusu 13.050,00 TL borçlu olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak likit olduğundan ve davalı itirazında haksız olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ ile,
1-Davalının İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 13.050,00-TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin takip talebinde belirtilen şartlar altında DEVAMINA,
2-Hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 891,44-TL harçtan peşin alınan 135,15-TL harcın mahsubu ile bakiye 756,29-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydına,
4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT nin 13.maddesi de nazara alınarak davacı yararına takdir olunan 2.725,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacının yapmış olduğu 35,90-TL başvuru harcı, 5,20-TL vekalet suret harcı, 400,00-TL bilirkişi ücreti, 120,00-TL tebligat ve posta gideri, dava açılırken peşin yatırılan 135,15-TL harç toplamı 696,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-HMK'nun 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacılar vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde, istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı