İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/545 E. 2025/545 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/545
Karar No
2025/545
Karar Tarihi

T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN ... GEREKÇELİ KARAR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/545 KARAR NO : 2025/545

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... - VEKİLLERİ : Av. ... - ... Av. ...... Av. ...... Av. ..... Av. ..

DAVALILAR : 1- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... . : 2- ... - ....

DAVA :6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu Uyarınca İmza Yetkisinin Kaldırılmasına, DAVA TARİHİ : 27/07/2018 KARAR TARİHİ : 10/07/2025 G. K.YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2025

Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA : Davacı vekili iddiasında özetle; .... Holding (.... A.Ş.'ye devrettiğini, şirket sermayesindeki A grubu paylara sahip olması bakımından yönetim kurulu üyelerinin seçiminde imtiyaza sahip olan davalı ... tarafından kontrol edildiğini, ...'e ait olan B grubu ve borsada işlem gören nitelikte 24.000.000,94 adet paydan, 10.07.2015 tarihinde şirketin bağlı ortaklığı ... Sigorta'ya satıldığını, ...'in ... grubu paylara yönetim imtiyazı tanınmış olduğunu, ... Holding'in ... Sigorta üzerinde yönetim kontrolü bulunduğunu, Kurul tarafından gerçekleştirilen işlemlerde: ... Sigorta bünyesinde sıkıntılar yaşanması nedeniyle ... Sigorta'nın tüm branşlardaki ruhsatlarının iptal edildiğini ve yönetim kurulu üyelerinde değişikliğe gidildiğini, ... Sigorta'nın 10.07.2015 tarihinde ...'e ait olduğunu ifade edilen 10.000.000 adet EUHOL payının satın alınması işleminde pay alım emrini veren dava dışı Mithat Hızlı ve davalı ...'nın ... Sigorta namına söz konusu işlemi yapmaya yetkisinin bulunmadığını, ... Sigorta'nın pay alım işleminin yetkisiz temsilcileri tarafından gerçekleştirilen ve ... Finans yönetim kurulu başkanı ...'in satıcı sıfatıyla yer aldığı işlem tutarının 26.000.000 TL olduğunu da göz önünde bulundurularak ... Finans hakkında 100.000 TL idari para cezası tesis edilmesine karar verildiğini, ...,... ve ... ve diğer sorumlular hakkında borsalarda 6 ay geçici işlem yapma yasağı uygulandığını, ... tarafından, şirketin gerçek durumunu yansıtmayan fiyatlardan 10.07.2015 tarihinde ... Sigorta'ya satılmış olabileceği ifade edilerek, ... Sigorta'ya ait 26.000.000 TL nakdin şirketin büyük ortağı ...'e aktarıldığını, ... Sigorta'nın mali yapısının daha da zayıflatıldığının tespitine, bu hususun denetlenmesine karar verildiğini, ... Holding'in bağlı ortaklığının ... Sigorta'nın mal varlığının 10.07.2015 tarihli pay alım işlemi vasıtasıyla ilişkili tarafı ...'e aktarılarak azaltıldığını, söz konusu pay işleminden dilekçenin hazırlandığı tarih itibari ile 19.757.158 TL zararı söz konusu olduğunu, aktarma ile ilgili olarak SPK'nın 92. Maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan tedbirlerin tatbik edilmesinin zorunluluk arz ettiğini, örtülü kazanç aktarımında sorumluluğu bulunan ... ve ...'nın imza yetkilerinin kaldırılması gerektiğini, ...'in son durum itibariyle ... Holding'de yönetim kurulu başkanı ve genel müdür olarak çalıştığını, ... Holding'in bağlı ortaklığı ... Sigorta'nın malvarlığının azaltılmasında fail sıfatı sorumluluğu bulunan ...'nın, son durum itibariyle ... Holding'in bağlı ortaklığı Pulsa Holding'de çalıştığını, açıklanan hususlar çerçevesinde, ... Sigorta'nın 26.000.000 TL malvarlığının azaltılmasında fail sıfatıyla sorumlu olan ...'nın ve azmettiren sıfatıyla sorumlu olan ...'in Kurullarınca 4.02.2016 tarih ve 4/147 sayılı kararıyla 23.02.2015-26.08.2015 döneminde EUHOL pay piyasasında gerçekleştirdikleri işlemleri nedeniyle haklarında SPK'nın 107. Maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulması ve nitelikli dolandırıcılık suçu uyarınca yargılandıkları İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/260 Esas sayılı dosyası üzerinde görülen davanın devam etmesi gerekçesiyle, SPK'nın 92/1-(c) maddesi uyarınca davalıların ... Holding ve bağlı ortaklıkları ile iştirakleri nezdindeki imza yetkilerinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMA : Davalı ... vekili savunmasında özetle; Davanın 27.07.2018 tarihinde açıldığını, dava dilekçesinin 17.08.2018 tarihinde teslim edildiğini, müvekkilin çok sık yurt dışına gidip döndüğünü, cevap süresi içerisinde yurt dışında olduğunu, tesadüfen kızından 11.09.2019 tarihinde öğrendiğini, yapılan hisse satışının geçersizliğine ya da müvekkilin sorumluluğuna ilişkin verilmiş bir mahkeme kararının mevcut olmadığını, azmettiren sıfatıyla sorumlu olmasının mümkün olmadığını, hisse devri işleminin 2015 yılında gerçekleştiğini, üzerinden 4 yıl geçtiğini, dava açma hakkının zaman aşımına uğradığını, müvekkilin bir suç ya da hukuka aykırı bir fiil işlemediğinin ceza mahkemesince tespit edilmediğini, müvekkilin sadece yatırım ve istihdam odaklı hareket eden bir iş adamı olduğunu, usule ve mevzuata uygun olarak yapılmış bir hisse ticareti bulunduğunu, devre konu hisselerin halihazırda ... Sigorta A.Ş. uhdesinde olduğunu, hisselerin borsada işlem gördüğünü, üzerlerinde tasarruf yetkisini kısıtlayıcı hiçbir tedbir bulunmadığını, hisselerin borsada işletilerek zarar görmesinden ziyade yüksek oranda kâr elde edilebilecek fırsatı değerlendirmediğini, mevcut durumda ... Sigorta'nın davranışından müvekkilin sorumlu tutulmaya çalışıldığını, zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, davanın öncelikle müvekkili yönünden husumet yokluğu ve zamanaşımı nedeniyle, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında davaya konu işlemle ilgili daha önce verilmiş bir beraat kararı olması nedeniyle davanın müvekkil yönünden usulden veya esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ...'ya dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen, yasal sürede cevap dilekçesi sunmayarak, davacının dava dilekçesinde dayandığı vakıaları inkar etmiştir.

GEREKÇE : Dava, SPK'nın 92/1-(c) maddesi uyarınca davalıların yöneticisi oldukları halka açık şirketler nezdindeki imza yetkilerinin kaldırılması taleplidir. Tarafların dayandıkları tüm deliller, davalıların yargılandığı ceza dosyaları Uyap üzerinden getirtilmiş, ceza dosyalarındaki kararların kesinleşmesi beklenilmiştir. Dava konusuna ilişkin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun "İhraççıların hukuka aykırı işlemleri ile sermayeyi veya mal varlığını azaltıcı işlemlerinde uygulanacak tedbirler" başlıklı 92. maddesinde; "(1) Bu Kanuna tabi ihraççıların, kanuna, sermaye piyasası mevzuatına, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine veya işletme maksat ve mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açtığının Kurulca tespit edilmesi hâlinde, Kurul; a) 6102 sayılı Kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilgililerden aykırılıkların giderilmesi için tedbir almasını ve öngörülen işlemleri yapmasını istemeye ve gerektiğinde durumu ilgili mercilere intikal ettirmeye, b) Bu durum ve işlemlerin hukuka aykırılığının Kurulca tespiti tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde durum ve işlemin vukuu tarihinden itibaren üç yıl içinde iptal davası ve beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açmaya, c) Bu durum ve işlemlerin mevcudiyetinin ilk derece mahkeme kararı ile tespit edilmesi veya bu karar beklenmeksizin Kurulun talebi üzerine mahkeme tarafından karar verilmesi hâlinde bu işlemlerde sorumluluğu bulunanların imza yetkilerini kaldırmaya, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması hâlinde, yargılama sonuçlanıncaya kadar ilgilileri görevden almaya ve yapılacak ilk genel kurul toplantısına kadar görevden alınan yönetim kurulu üyelerinin yerine yenilerini atamaya, yetkilidir." düzenlemesi yer almaktadır. Davalılar hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/260 Esas sayılı dosyasında, Mahkememizde dava konusu ile ilgili yapılan yargılama sonucunda verilen 19/10/2021 tarihli ve 2021/459 sayılı kararı ile; "Sanıklar ..., ...ve ... hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 24/09/2019 Tarih ve 2019/41023 Esas Sayılı İddianamesi ile Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan yargılanıp cezalandırılmaları için açılan dava İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12/11/2020 Tarih ve 2019/932 Esas - 2020/566 Karar Sayılı Kararı ile iş bu dava dosyamıza birleştirilmiş ise de; iddianameye konu aynı fiil nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14/12/2015 Tarih ve 2015/49008 Esas sayılı iddianamesi ile anılan sanıklar hakkında İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/713 Esas sırasına kayden açılmış kamu davası bulunduğu, yapılan yargılama sonucunda İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/07/2016 Tarih ve 2015/713 Esas - 2016/395 Karar Sayılı kararı ile sanıklar . . ve ... hakkında HAGB kararları verildiği, bu kararların kesinleştiği, sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün temyiz incelemesinde olduğu dikkate alındığında, her ne kadar iddianamelerdeki hukuki nitelendirmeler farklı olsa da her iki dosyada da yargılamaya konu edilen fiillerin aynı olduğu, Mahkememizin birleşen dosyasında yargılamaya konu edilen fiiller ile ilgili olarak sanıklar . . ve ... hakkında kesinleşmiş HAGB kararları bulunduğu, sanık ... hakkında ise temyiz incelemesi devam eden beraat hükmü bulunduğu anlaşılmakla 5271 sayılı CMK 223/7 maddesinde yer alan "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir." hükmü karşısında mükerrer olarak açılmış olan birleşen dosyaya ilişkin davanın sanıklar ..., . . ve ... yönünden 5271 sayılı CMK 223/7 maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE," karar verilmiş, verilen karar 04/02/2025 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Davalılar hakkında İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/07/2016 Tarih ve 2015/713 Esas - 2016/395 Karar Sayılı 14/07/2016 tarihli ilamında " Sigorta Şirketinin birinci derece imza yetkilisi ve sorumlusu olan sanıkların, onaysız ve usülsüz hisset senedi satın alarak, şirket kaynaklarını usül ve yasaya aykırı olarak dolaylı ya da dolaysız kullanmak sureti ile iyi niyet kurallarına aykırı olarak aktifin değerini düşüren işlemlerde bulunup örtülü kazanç aktarımı yaparak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 19 ve 35/17 maddelerine temas eden aktif azaltıcı işlem yasağına aykırılık suçunu işlediklerinden bahisle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, davalı ...'in beraatine karar verildiği, davalı ...'nın ise "onaysız ve usulsüz şekilde izin almadan hisse senedi aldıkları, bu işlemleri yaparken yetkilerinin bulunmadığı, şirketinin sigortacılık kanununa tabi olması Hazine Müsteşarlığı tarafından denetlendiği ve denetleme raporuna göre izinsiz olarak şirket adına 26 milyon TL paranın kullanıldığı ve şirketin zarara uğratıldığı, bu paranın başka şirketlerin borcunun kapatılmasında kullanıldığının tespit edildiği, bunun üzerine katılan kurum tarafından şirkete uyarı yazıları ve işlemin hükümsüz olduğu ile 26 milyon TL'lik tutarın derhal şirkete iade edilmesi gerektiği bildirilmiş ise de, söz konusu miktarın şirkete ödenmediği ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun aktif azaltıcı işlem yasağını düzenleyen 19. maddesi uyarınca şüphelilerin şirket kaynaklarını usül ve yasaya aykırı olarak dolaylı ya da dolaysız kullanmak sureti ile iyi niyet kurallarına aykırı olarak aktifin değerini düşüren işlemlerde bulunup örtülü kazanç aktarımı yaptıkları, atılı suçun 5684 sayılı sigortacılık kanunun 19 ve 35/17 maddelerine temas eden aktif azaltıcı işlem yasağına aykırılık suçunu mahkumiyetine" karar verildiği, kararın 14/03/2013 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Tarafların iddia, savunma ve delilleri ile Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen kararlar birlikte değerlendirildiğinde; Davacı Kurulca, davalıların yöneticisi olduğu halka açık şirketlerde yaptıkları usulsüz işlemler ile şirket aktifinin azalmasına yol açtıklarından bahisle SPK'nin 92/1-(c) maddesi uyarınca, yöneticisi oldukları halka açık şirketler nezdindeki imza yetkilerinin kaldırılmasını talep etmiş, davalılar ise savunmalarında davanın reddini istemişlerdir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun "İhraççıların hukuka aykırı işlemleri ile sermayeyi veya mal varlığını azaltıcı işlemlerinde uygulanacak tedbirler" başlıklı 92/1-c maddesindeki düzenlemede, bu Kanuna tabi ihraççıların, kanuna, sermaye piyasası mevzuatına, esas sözleşme ve fon iç tüzüğü hükümlerine veya işletme maksat ve mevzuuna aykırı görülen durum ve işlemleri sebebiyle sermayenin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açan durum ve işlemlerin mevcudiyetinin ilk derece mahkeme kararı ile tespit edilmesi veya bu karar beklenmeksizin Kurulun talebi üzerine mahkeme tarafından karar verilmesi hâlinde bu işlemlerde sorumluluğu bulunanların imza yetkilerini kaldırmaya karar verebileceği düzenlenmiştir. Dava konusu işleme ilişkin davalı ... hakkında açılan ve yukarıda özetlenen ceza davalarında beraat kararı verilmiştir. Davacı tarafından bu davalı hakkında, şirket sermayesinin veya mal varlığının azalmasına veya kaybına yol açan durum ve işlemlerin mevcudiyeti ispatlanamadığından, bu davalıya yönelik açılan davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ... yönünden ise; Davalı hakkında İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/07/2016 Tarih ve 2015/713 Esas - 2016/395 Karar Sayılı 14/07/2016 tarihli ilamında, davalının, onaysız ve usulsüz şekilde izin almadan hisse senedi aldıkları, bu işlemleri yaparken yetkilerinin bulunmadığı, şirketinin Sigortacılık Kanununa tabi olması Hazine Müsteşarlığı tarafından denetlendiği ve denetleme raporuna göre izinsiz olarak şirket adına 26 milyon TL paranın kullanıldığı ve şirketin zarara uğratıldığı, bu paranın başka şirketlerin borcunun kapatılmasında kullanıldığının tespit edildiği, bunun üzerine katılan kurum tarafından şirkete uyarı yazıları ve işlemin hükümsüz olduğu ile 26 milyon TL'lik tutarın derhal şirkete iade edilmesi gerektiği bildirilmiş ise de, söz konusu miktarın şirkete ödenmediğinden bahisle, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun aktif azaltıcı işlem yasağını düzenleyen 19. maddesi uyarınca şüphelilerin şirket kaynaklarını usül ve yasaya aykırı olarak dolaylı ya da dolaysız kullanmak sureti ile iyi niyet kurallarına aykırı olarak aktifin değerini düşüren işlemlerde bulunup örtülü kazanç aktarımı yaptığından bahisle, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 19 ve 35/17 maddelerine temas eden aktif azaltıcı işlem yasağına aykırılık suçunu mahkumiyetine karar verildiği, kararın 14/03/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, davalı ... yönünden ispatlanan davanın kabulü ile; ... Holding ve Bağlı Ortaklıkları İle İştiraklerindeki imza yetkisinin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 92/1-(c) maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Davalı ... yönünden açılan DAVANIN REDDİNE, 2-Davalı ... yönünden DAVANIN KABULÜ ile; ... Holding ve Bağlı Ortaklıkları İle İştiraklerindeki imza yetkisinin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 92/1-(c) maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Alınması gereken 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 158,5-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 1.389,30‬ TL'nin davalı ...'dan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Dava sırasında kendisini vekille temsil ettiren davalı ... yararına takdir edilen 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Başkan ... (E-imzalıdır) Üye ... (E-imzalıdır) Üye ... (E-imzalıdır) Katip ... (E-imzalıdır)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2018/545, K. 2025/545, T. 10.07.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-545-e-2025-545-k-5d3d8790b5b3