İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/1128 E. 2019/621 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1128
- Karar No
- 2019/621
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1128 Esas
KARAR NO : 2019/621
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 01/10/2018
KARAR TARİHİ : 31/05/2019
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafça yurt dışına ihraç edilen tekstil ürünlerinin boyama işlemlerinin taraflarca yapılan anlaşma gereğince davalı tarafça yapıldığı, davalıdan boyaması tamamlanan ürünlerin teslim alınarak yurt dışındaki ... Firmasına ihraç edilen ürünlerden haki renkli pantolon ve şortlar ile yurt dışındaki... AB firmasına ihraç edilen muhtelif ürünlerin ayıplı olması nedeniyle ihraç edilen her iki dava dışı şirketin davacıdan tazmin ettiği toplam 14.630,15 Euro zararın dava tarihinden itibaren döviz tevdiat hesabına uygulanan en yüksek oranda işleyecek faizi ile birlikte aynen yada fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası efektif satış kurundan hesaplanacak Türk Lirası karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK 6.maddesi uyarınca müvekkil şirketin yerleşim yeri bulunan Denizli Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu iddia ederek yetki itirazında bulunmuş, esas yönünden ise davacı tarafından alınan kumaşın gerekli mukavemet değerine sahip olmaması veya beyazlatma işlemi sırasında kumaşın zarar görmesi olasılığının mümkün olduğu, ancak davacının bu olasılıklar üzerinde durmadan sadece müvekkil firmaya karşı dava açmış olması kötü niyetini gösterdiği, ürünlerin alındığı firmanın ve beyazlatma işleminin yapıldığı firmanın davaya dahil edilmesini istedikleri, ürünlerde herhangi bir hata var ise ortaya çıkabilmesi için ürünün son halinin değil ham kumaşın ve beyazlatma işlemi aşamasındaki kumaşın da bilirkişi incelemesine tabi tutulması gerektiği, müvekkiller tarafından boyama esnasında yapılan hiç bir işlem kumaşın mukavemet değerinde herhangi bir oynamaya sebebiyet veremeyeceği, mal alınırken ve boyandıktan ve yıkama işlemi yapıldıktan sonra davacıya teslim edilirken gerekli testler ve kontroller davacı şirket çalışanları tarafından yapıldığı, o aşamada her hangi bir hata görülmediği, yasal olarak ayıp ihbarında bulunulmadığı halde davanın açıldığı, bu yönü ile davanın usulden reddi gerektiği, reklamasyon faturalarının ne için kesildikleri de belli olmadığı, faturalar ile müvekkilin yapmış olduğu boyama işlemi arasında illiyet bağı dahi olmadığı beyan edilerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
DELİLLER:
Dosyanın mahkememizin ... esas, ... karar 15/06/2016 tarihli yetkisizlik kararı ile Denizli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ... esas,... karar 16/10/2017 tarihli yetkisizlik kararı verildiği, Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 07/05/2018 tarih ... esas, ... karar sayılı ilamı ile mahkememiz yetkili görülerek dosyanın mahkememize gönderildiği görüldü.
Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinde tarafların bildirmiş olduğu deliller toplanmış, bilirkişi vasıtası ile bilirkişi heyeti incelemesi yaptırılmış, alınan 26/07/2017 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davayı konu ayıplı mallarda ortaya çıkan "kumaş yırtılma" ayıbının "gizli ayıp" tanımına uyduğu, bu ayıpların davalı Tima şirketinin özellikle "Khaki=haki" renkli emtiaya uyguladığı ek düzeltme (tamir etme) işlemleri sonucunda ortaya çıkmış olduğu, dava dosyasındaki bilgilere göre davacı ... Şirketinin davalı ... Şirketi'nden alıcı ... AB şirketinin ceza ödemesi olan 6.970,20 TL ile alıcı... şirketinin ceza ödemesi olan 8.890,20 TL olmak üzere toplam 6.970,20 TL +8.890,20 TL =15.860,40 TL kadar alacaklı olabileceği, davacı şirkete ait 2015 yılına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. 64/3 maddesine göre noterden açılış onaylarının 2015 yılına ait yevmiye defterinin kapanış onayının yaptırılmış olduğu görülmüştür. Davacı şirketin 2015 yılına ait yevmiye defterinin sahibi lehine delil niteliğinde olduğu, teknik bilirkişi tarafından dava tarihi olan 14/08/2015 tarihi itibariyle 15.860,40 TL tutarında ceza hesaplanmıştır. Döviz cinsinden toplam 5.035,05 Euro olarak hesaplandığı, davacının ... ve ... firmalarına karşı kusursuz sorumlu olduğu, ayıplı malların üretiminin davacı ile arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanması ve bu sözleşmeye göre davalının kusurunun bulunması nedeniyle davacıya karşı TBK nın 474 ve 477 maddeleri maddeleri hükümlerine göre ayıba karşı tekeffül yükümlülüğü altında bulunduğu, davacının davalıya karşı TBK nın 475/2 maddesi uyarınca genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının mevcut bulunduğu, davacının davalının kusuru neticesinde 15.860,40 TL'lik zarara uğradığı ve bu zararı rücuan tazmin edebileceği bu nedenle 15.860,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödemesine" şeklinde görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkememiz dosyasında tarafların itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış, alınan 13/05/2019 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda özetle; "teknik itirazlara ait sonuç olarak sadece Madeleine modelinin maliyet hesabından sehven yapılmış hata dışında bir değişiklik olmadığı, buna göre MADELEİNE PANTOLON için maliyet, ortalama 30,48 yerine sehven 28,45 TL adet olarak alınmış olup bu durumda bahsi geçen tablodaki toplam değer, 257 adet pan. X 30,48 TL adet =7.833,36 TL ve toplam zarar ziyan ise 7.833,36 TL-514 TL=7.319,36 TL kadar olacaktır. Bu durumda toplam zararın ... şirketine ödenecek bedel 7.319,36 TL olmakla, kök raporda tespiti yapılan ... şirketine ödenecek tazminat miktarında birer hata olmadığından, 8.890,20 TL tazminat bedelinin eklenmesi suretiyle toplam 16.209,56 TL olarak düzeltilmesi gerekeceği, hukuken yapılan itirazlara ait sonuç olarak, davacı ile davalı arasında eser sözleşmesi mevcut olduğundan ve eser sözleşmesine ilişkin düzenlemeler TBK'da yer aldığından TBK'nun eser sözleşmesine ilişkin hükümlerinin uygulanacağı, TTK 23.maddesinin tacirler arasında satış ve mal değişimi sözleşmelerine uygulanması söz konusu olmakla dava konusu olayda uygulanamacağı, davacı ile dava dışı yurtdışı firmaları arasındaki ilişkide ise taraflar arasında satım sözleşmesi bulunduğundan ve taraflardan birinin yabancı olması ve yabancılık unsuru taşıması sebebiyle Milletlerarası Özel Hukuk Hükümlerinin ve Türkiye'nin taraf olduğu antlaşma hükümlerinin uygunlanması neticesinde satıcının alıcılara karşı, satış sözleşmesinden doğan ayıba karşı tekellüf yükümlülüğünden doğan tazminat haklarının bulunduğu, bu sözleşmesel yükümlülüğün yerine getirilmesi neticesinde de davacının davalı ile arasındaki eser sözleşmesi gereğince yaptırılan ürünlerdeki ayıbın gizli nitelikte olması nedeniyle rücu hakkını kullanabileceği, dosya kapsamındaki belgelerden dava dışı yurdışı firmaların davacıya ayıp ihbarını Mayıs ayı itibariyle yaptığı ve davacının davalıya TBK'nın 477. maddesi düzenlemesi uyarınca rücu hakkını kullanırken 4 Mayıs itibariyle ayıp ihbarında bulunduğu anlaşılmakla, davacının ayıbı öğrenmesi ile bildirmesi arasında matematiksel olarak en fazla 3 gün geçmiş olacağından davalıya yapılan ayıp ihbarının TBK'nın 477.maddesi uyarınca makul sürede yapıldığı, ayıp ihbarının TTK'nın 18/3 maddesinde şekle tabi olduğu sınırlı olarak belirtilen sözleşmeden dönme, sözleşmenin feshi ya da bir tarafı temerrüde düşürme niteliği taşımaması ve anılan maddede ayıp ihbarının şekle tabi oludğunun belirtilmemiş olması nedeniyle davacının davalıya yaptığı ayıp ihbarının şekle tabi olarak yapılması zorunlu olmadığı" şeklinde görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
DELİL DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat davasıdır.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ve ek rapor ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça, yurt dışına ihraç edilen tekstil ürünlerinin boyama işlemlerinin taraflarca yapılan anlaşma gereğince davalı tarafça yapıldığı, davalıdan boyaması tamamlanan ürünlerin teslim alınarak yurt dışındaki ... Firmasına ihraç edilen ürünlerden haki renkli pantolon ve şortlar ile yurt dışındaki ... firmasına ihraç edilen muhtelif ürünlerin ayıplı olması nedeniyle ihraç edilen her iki dava dışı şirketin davacıdan tazmin ettiği toplam 14.630,15 Euro zararın davalıdan tahsili gerektiğinden bahisle davalı hakkında mahkememize dava açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasında davacıya ait tekstil ürünlerinin sözlü eser sözleşmesine göre davalı tarafça boyama işlerinin yapıldığı, davacı tarafa teslim edildiği, davacı tarafın bu ürünleri yurt dışına ihraç ettiği, hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasında eser sözleşmesi mevcut olup, eser sözleşmesine ilişkin düzenlemeler Türk Borçlar Kanununda yer aldığından bu kanundaki ilgili hükümler gereğince davacının yani satıcının alıcılara karşı satım sözleşmesinden doğan ayıba karşı tekeffül yükümlülüğünden kaynaklı tazminat haklarının bulunduğu, bu sözleşmesel yükümlülüğün yerine getirilmesi sonucunda davacının davalı ile arasındaki eser sözleşmesi gereğince yaptırılan ürünlerdeki ayıbın gizli nitelikle olması nedeniyle rucü hakkını kullanabileceği, davaya konu mallarda ortaya çıkan kumaş yırtılma ayıbının gizli ayıp niteliğinde olduğu, bu ayıpların davalı şirketin özellikle haki renkli emtiaya uyguladığı tamir etme işlemleri sonucunda ortaya çıkmış olduğu, davacının ayıbı öğrenmesi ile bildirmesi arasında en fazla 3 gün geçmiş olacağı gözetildiğinde davalıya yapılan ayıp ihbarının T.B.K'nun 477. maddesi uyarınca makul sürede yapıldığı ve ayıp ihbarının şekle tabi olarak yapılmasının zorunlu olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının davalının kusuru nedeniyle uğramış olduğu zararın rucüan talep edebileceği, dava tarihi olan 14/08/2015 tarihi itibariyle 1 Euro'nun 3,15 TL oluşu gözetilerek, bilirkişi heyetinin 13/05/2019 tarihli ek raporunda belirlenen 16.209.56 TL tazminatın Euro karşılığının 5.145,89 Euro olduğu tespit edilmiş, davacının davayı açmakta hukuki yararının olduğu kanaatine varılarak davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile,
5.145,89 Euro'nun 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru Karşılığı Türk Lirası olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Peşin alınan 774,53-TL harcın kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 1.089,69-TL nispi harçtan mahsubu ile bakiye 315,16-TL karar ve ilam harcının davalı taraftan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan toplam 774,53-TL harç ile Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında yapılan keşif bilirkişi masrafı 2.671,80 TL, yargılama gideri toplamı 207,70 TL, mahkememiz dosyasında yapılan yargılama gideri toplam 189,75 TL olmak üzere toplam 3.843,78-TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen reddi dikkate alınarak 1.351,97 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 2.725,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Hükümlerine göre hesap ve takdir edilen 3.528,15-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-HMK.nun 333.maddesi uyarınca taraflarca yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine,
Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okunup usulen anlatıldı.
31/05/2019
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı