İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/250 E. 2026/636 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/250
Karar No
2026/636
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/250 Esas KARAR NO : 2026/636 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/03/2026 KARAR TARİHİ : 30/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yanın ---------- plakalı araç ile 01.04.2025-02.04.2025 tarihinde 2 adet ücret ödemeksizin, işletme hakkı müvekkil şirkette olan --------- ihlalli geçiş gerçekleştirildiğini, geçiş bedelinin 15 gün içinde ödenmemesi sebebi ile ceza i şartın uygulandığını, alacağın tahsili amacı ile -------- İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabaluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; Şirketin ticaret sicil ve fiili faaliyet adresinin --------- yargı çevresinde bulunması sebebiyle HMK m. 6 uyarınca davanın ---------- Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, yetki itirazının ilk itiraz niteliğinde olduğunu, davacının ---------- Mahkemelerinin yetkili olduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, mahkemenin öncelikle yetkisizlik kararı vermesi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen geçiş tarihi olan 10.08.2025 itibarıyla talep edilen alacak kalemlerinin muacceliyet ve hesaplama yöntemlerinin denetlenebilir olmadığını, bu nedenle zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı tarafından ileri sürülen ihlalli geçiş iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ---------- plakalı araca tanımlı --------- hesabında geçiş anında yeterli bakiye bulunduğunu, tahsilatın yapılamamasının davacı tarafın sistemsel altyapısından, teknik sorunlardan veya eşleştirme hatalarından kaynaklandığını, müvekkil şirketin kusurunun bulunmadığını, davacının tek taraflı oluşturduğu sistem kayıtlarının ve ekran çıktılarının ispat için yeterli olmadığını, 6001 sayılı Kanun'un 30. maddesi uyarınca talep edilen dört Kat ceza bedelinin, ödemesiz geçiş olgusunun kesinleşmeden hükme esas alınamayacağını, müvekkilin hesabında bakiye mevcutken cezai şart uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, alacağın likit ve tartışmasız olmaması sebebiyle İİK m. 67 kapsamında icra inkâr tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, --------- İcra Dairesi nezdindeki --------- E. sayılı takip dosyasının incelenmesi gerektiğini, ilgili banka,-------- ve --------- hizmet sağlayıcısından resmi kayıtların celbini, plaka-ürün eşleştirme kayıtlarının araştırılmasını, bilirkişi incelemesi yapılmasını, tüm bu nedenlerle yetki itirazının kabulünü, aksi halde zamanaşımı ve esasa ilişkin savunmalar doğrultusunda davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, Karayolları Genel Müdürlüğü Teşkilat Yasasının 30/5 ve 7. maddesi uyarınca geçiş ücretinin ve cezanın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.(İİK madde 67 ) Uyuşmazlık, davacının işlettiği ---------- davalıya ait aracın ihlalli geçiş yapıp yapmadıkları, geçiş ücreti ve eklenen cezadan davalı tarafın bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasındadır.Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. ---------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyasının tetkikinde alacaklı --------ş tarafından borçlu davalıya yönelik 2.531,25 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 30. Maddesinin 5. Fıkrasına göre"4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. Ücretin on katı fazlası olarak tahsil edilen ceza tutarının yüzde altmışı, tahsilini izleyen ayın yedinci günü mesai bitimine kadar, işletici şirket tarafından Hazine payı olarak, yıllık kurumlar vergisi yönünden bağlı olduğu vergi dairesine şekli ve içeriği Maliye Bakanlığınca belirlenen bir bildirimle ödenir. İşletici şirket tarafından Hazine payının eksik bildirilmesi veya hiç bildirilmemesi ya da bildirildiği halde süresinde ödenmemesi halinde, Hazine payının ödenmesi gerektiği tarih ile tahsil edildiği tarih arasında geçen süreye 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesine göre uygulanacak gecikme zammı ile birlikte ilgili vergi dairesince 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip ve tahsil edilir." araç maliklerinden geçiş ücreti ve ceza tutarının tahsil edileceği öngörülmüştür.Davacı vekili tarafından kamera kayıtları,bildirim evrakları, ihtarnameler ve geçiş tablosu sunulmuştur. Uyap sorgusu ile dosya arasına alınan ihlalli geçiş tarihlerinde davalının davaya konu aracın maliki olduğu, --------- Daire Başkanlığının cevabı yazısında ------- plakalı aracın 01.04.2025-02.024.2025 tarihinde davalının --------- hesabında yeterli bakiyenin bulunmadığı anlaşılmakla, davalının geçiş ücretlerini ödemediği kanaatiyle davacı yanın taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE, 1-Davalının ---------- İcra Dairesi ----------- E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin aynen devamına, 2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar harcı başlangıçta peşin olarak alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL başvurma harcı, 732,00-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.464,00 -TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine 5-Davacı tarafından yapılan 53,80 -TL tebligat ve müzekkere gideri, yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 2.531,25-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 4.600.00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/250, K. 2026/636, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-250-e-2026-636-k-ad736c1dd11e