İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/731 E. 2026/556 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/731
- Karar No
- 2026/556
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/731 Esas KARAR NO : 2026/556
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/08/2025 KARAR TARİHİ : 14/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından borçlu tarafa gerçekleştirilen kağıt satış işlemi sonrasında alacağını tahsil edememesi, borçlu tarafından gerekli ödemelerin gerçekleştirilmemesi nedeniyle borçlu adına icra takibi ikame edilmiş, işbu icra takibine borçlu tarafından itiraz sunulduğunu, davalı borçlu tarafa gerçekleştirilen satış ve malların eksiksiz, ayıpsız, kusur bulunmaksızın süresinde teslimi sonrasında e faturalar düzenlemiş olup davalı borçluya tebliğ edildiğini, borçlu taraf işbu faturalara itiraz etmemiş, ödeme de gerçekleştirilmediğini beyanla davalının haksız ve yasal dayanaktan yoksun itirazlarının iptaline ve icra takiplerinin devamına, % 20’den az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı şirket tarafından dosyaya sunulan cari hesap ekstresindeki faturaların, iddia edilen ürünlerin davalı müvekkile gönderilmediği ve teslim edilmediğini, e-faturaların ya da faturaların düzenlenmiş olması faturaların ve faturalara konu ürünlerin davalı müvekkile gönderilmiş, işin yapılmış ve teslim edilmiş olduğu anlamına gelmediğini, davacı firmanın düzenlemiş olduğu faturaların gönderildiğini, faturalara konu malları teslim edildiğini ve işin yapıldığını ispatlaması gerektiğini beyanla davanın reddini, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş olup, incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 4.802.264,50 TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun borca ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile; Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle açık hesaptan kaynaklı olarak davalıya karşı başlatılan icra takibinde davalının itirazı üzerine itirazın iptaline karar verilmesini talep etmektedir. Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalıya karşı ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine davalı tarafından süresi içerisinde icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulduğu ve Beykoz İcra Dairesi'nin takipte yetkili olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı Kanun'un icra takibinde yetkili icra dairesini düzenleyen 50. Maddesi şu şekildedir: "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir." İlgili hükümden görülebileceği üzere icra dairesinin icra takibindeki yetkisine ilişkin olarak 6100 sayılı Kanun'un yetkiye dair hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanacağı düzelenmiştir. Bu bağlamda davaya konu icra takip dosyasındaki alacağın açık hesaptan kaynaklanan alacak olduğu ve 6100 sayılı Kanun'un 6. Maddesi gereğince davalı borçlunun yerleşim yerinin seçimlik olarak takipte yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Davalının ödeme emri tebliğ edilen ve İTO'da kayıtlı tescilli yerleşim yeri adresinin ..../... olduğu ve bu suretle Beykoz İcra Daireleri'nin takipte seçimlik olarak yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Para alacaklarına ilişkin olarak 6098 sayılı Kanun'un 89/1. Maddesi gereğince alacaklının yerleşim yerinin de seçimlik olarak yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Davacı alacaklının İTO'da kayıtlı tescilli yerleşim yeri adresleri incelendiğinde; davacı şirketin merkez adresinin Ataşehir/İstanbul olduğu buna göre İstanbul Anadolu Adliyesi İcra Daireleri'nin takipte seçimlik olarak yetkili olduğu, davacının şube adresinin ise ..../... olduğu ve alacağın şube işleminden kaynaklanması halinde İstanbul İcra Daireleri'nin takipte seçimlik olarak yetkili olduğu anlaşılmaktadır. Davalının cevap dilekçesinde yetki itirazı üzerine Mahkememizce 16.10.2025 tarihli ara karar ile davacıya dava dilekçesinin ekinde delil olarak sunduğu sipariş formları hususunda açıklamada bulunmak üzere süre verilmiş olup, davacı tarafından taraflar arasındaki sipariş formlarında Bakırköy İcra Daireleri'nin yetkisi hususunda yetki sözleşmesi bulunduğunun iddia edilmesi üzerine davalı tarafından davacının dava dilekçesinde suret olarak sunduğu sipariş formlarındaki davalı şirkete atfen bulunan imzalara yönelik itirazda bulunulmuştur. Mahkememizce yetki sözleşmesinin geçerliliği yönünden davacı tarafından dava dilekçesinin ekinde delil olarak sunulan sipariş formları yönünden imza incelemesi yaptırılmasına dair karar tesis edilmiş olup, davacıya dava dilekçesi ekinde delil olarak suretini sunduğu üzerinde yetki sözleşmesi bulunan sipariş formlarını imza incelemesine esas olarak sunmak üzere davacıya süre verilmiştir. Davacı vekili sunduğu beyan dilekçesinde; sipariş formlarının aslının kendileri nezdinde bulunmadığını, davalı tarafından mail ile gönderildiğini ve siparişlerin bu minvalde ilerlediğini beyan etmiş olup, ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından yetki sözleşmesinin geçerliliğine yönelik olarak imzasına itiraz edilen sipariş formlarının asıllarının davacı tarafından delil olarak sunulmadığı gibi belge asıllarının davacı elinde bulunmadığının davacı tarafından ikrar edildiği, sunulan suretlerin mail çıktısı olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından da ilgili sipariş formlarının asılları Mahkememize delil olarak sunulmamış olup, davalı tarafından da bu sipariş formlarının kabul edilmediği gibi imza itirazında bulunduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak taraflar arasındaki sipariş formlarında yetki sözleşmesi bulunduğu ve yetki sözleşmesinin geçerli olduğunu ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından yetki sözleşmesi bulunan sipariş formlarının asıllarının delil olarak sunulmadığı davacının yetki sözleşmesinin geçerliliğini ispatlayamadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından taraflar arasındaki sipariş formlarında bulunan yetki sözleşmesi nedeniyle Bakırköy İcra Daireleri'nin takipte yetkili olduğu iddia edilmiş ise de taraflar arasında geçerli bir yetki sözleşmesi bulunduğunu ispat yükü üzerine düşen davacı tarafından yetki sözleşmesi bulunan sipariş formlarının asıllarının imza incelemesi için sunulamadığı bu suretle yetki sözleşmesinin geçerliliğinin ve Bakırköy İcra Daireleri'nin takipte yetkili olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere itirazın iptali davalarında, usulüne uygun bir takibin mevcudiyeti, dolayısıyla takibin yetkili icra dairesinde başlatılmış olması özel dava şartı olup, davalı/takip borçlusu tarafından yasal süre içerisinde sunulan itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiğinden ve yukarıda detaylıca açıklandığı üzere Bakırköy İcra Daireleri'nin yetkili olduğuna dair yetki sözleşmesinin geçerliliğinin davacı tarafından ispat edilemediği ve tarafların adresine göre Bakırköy İcra Daireleri'nin seçimlik olarak yetkili icra dairelerinden biri olmadığı anlaşılmakla davacı tarafından yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip bulunmadığı anlaşıldığından davanın yetkili icra dairesinde takip yapılmasına ilişkin özel dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nun 115/2. Maddeleri uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın HMK'nun 114/2 Madde Uyarınca Özel Dava Şartı Yokluğu Nedeniyle Usulden Reddine, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL harçtan peşin alınan 57.999,36-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 57.267,36-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 6-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/05/2026
Başkan .... ¸e-imzalıdır Üye .... ¸e-imzalıdır Üye .... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır