İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2014/386 E. 2025/972 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2014/386
Karar No
2025/972
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T. C. A N K A R A 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR

ESAS NO : 2014/386 KARAR NO : 2025/972

HAKİM :Dr. ... ... KATİP :... ...

DAVA : Tazminat (Bankacılık İşlemden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/07/2011 KARAR TARİHİ : 11/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat(Bankacılık İşlemden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin, babasının tanıdığı ...'ün yönlendirmesiyle davalı ...'nden kredi kullandığını, kredi işlemleri sırasında banka müdiresi ...'nin çekmecesinden çıkardığı ve ...'e ait olduğunu söylediği toplam 220.000,00 YTL bedelli senetleri müvekkiline ciro ettirdiğini, kredi sözleşmesini imzalattıktan sonra, ...'ün kredisinin çıkmak üzere olduğu yalanını söyleyerek müvekkilin kredi hesabından 55.000,00 YTL'yi ...'ün hesabına aktardığını, bu durumun banka müdiresi ile ...'ün işbirliği yaparak müvekkili dolandırdıklarını gösterdiğini, müvekkilin daha sonra bu senetlerin sahte olabileceğinden şüphelenip durumu banka müdiresine bildirdiğini ancak oyalandığını, olayın banka müfettişlerince soruşturulması aşamasında müfettişlerin yönlendirmesiyle, ...'ün kullandığı bu kredi borcunu babasının evini ipotek ettirerek yeniden yapılandırdığını ve faiziyle birlikte toplam 103.000,00 TL olarak bankaya ödemek zorunda kaldığını, olayla ilgili olarak ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/382 Esas sayılı dosyasında banka müdiresi ... ve ...'ün yargılandığını, bu dosyada yer alan ifadelerinde ve bankanın kendi teftiş kurulu raporlarında da kredinin bir bölümünün ... tarafından kullanıldığının ve senetlerin onun tarafından verildiğinin kabul edildiğini, bankanın çalıştıranın sorumluluğu gereği, müdiresinin haksız fiili nedeniyle müvekkilin uğradığı zararı tazmin etmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 8.000,00 TL'nin bankaya ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 10/09/2014 tarihli ıslah dilekçesiyle 8.000,00 TL olan talebini 55.000,00 TL'ye yükseltmiş ve faiz başlangıç tarihinin 19/04/2007 olarak düzeltilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının 19/04/2007 tarihinde usulüne uygun olarak bizzat şubeye başvurarak kredi kullandığını, 19/04/2007 tarihli Y522095 nolu dekontu bizzat imzalayarak 108.850,00 TL tutarı hesabından çektiğini, kredi kullananın tasarrufuna geçen meblağ üzerindeki sonraki tasarruflarının bankayı ilgilendirmediğini, davacının talebi üzerine kredinin 13/12/2007 tarihinde yeniden yapılandırıldığını ve davacının hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeden borcunu ödeyerek kapattığını, davacı tarafından teminat olarak ciro edilen senetlerin bedellerinin ödenmediğini ve muhtemelen sahte olduklarının anlaşıldığını, bunun davacının kötü niyetini gösterdiğini, davacının ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/382 Esas sayılı dosyasında nitelikli dolandırıcılık ve sahte evrak düzenleme suçlarından sanık olarak yargılandığını, davacı ile ... arasındaki iç ilişkiyi bankanın bilmesinin mümkün olmadığını, davacının kullandığı ve geri ödediği krediden yeni bir menfaat temin etme peşinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... Müdürlüğüne, ... 6. Ağır Ceza Mahkemesi'ne müzekkere yazıldığı görüldü. Davacı tanığı ... 04/12/2012 tarihli duruşmadaki tanık beyanında; "Ben davacının babası olurum. Bizim sitelerde iş yerimiz vardır. Hem oğlumun hem benim adıma iki dükkanımız vardır. Genelde Siteler Akbank şubesi ile çalışırız , ancak bu şubede bir çekimiz takasa konup yazılınca ...adlı şahısla karşılaştığımda da bu durumu kendisine söyleyince o da hesabını Akbank Ayrancı şubesine aktar, daha rahat edersin, dedi. Biz de bunun üzerine hesabı Ayrancı şubesine aktardık, daha sonra çeki aldık. Sebahattin'i eskiden tanırım, kendisi bana Ayrancı şubesinden ucuza kredi çekebileceğimizi söyledi. Ben de kredi hesabımız olduğunu söyledim, ancak o krediler pahalıya geliyor, bu kredi daha uygun oluyor dedi, biz de 20-25 bin kadar çekmek niyetiyle kredi çekmeyi kabul ettik. Sebahattin de kendisi mütahitlik yaptığı için müşterilerden almış olduğu bonoları bankaya vermesi karşılığında bize kredi alacağını söyledi.Daha sonra Sebahattin bizi arayıp kredi işlemlerinin tamamlandığını söyledi, evrakları imzalamak üzere davacı oğlum ile birlikte ben de Ayrancı şubesine gittim. Banka müdiresi bize 110.000,00 TL paranın hesabımıza yattığını söyledi. Biz bütün evrakları imzaladık, o arada müdire hanımın çekmecesinden çıkardığı Sebahattin tarafından verilen senetleri davacı oğlum imzaladı, ancak 110.000,00 TL'nin fazla olduğunu, yarısının bize yeteceğini beyan ettik, banka müdiresi de bunun üzerine oraya gelen bir şahsa bir miktar para verdiğini gördük. Müdire hanım bize ...'ün muhasebecisi olduğunu söyledi. Bizim hesabımızda kalan parayı da Sebahattin'e verelim, dedi. Biz de sorumluluğu ona ait olmak üzere kalan kısmın kime verilirse verilmesini söyledik. Biz toplam 25-30 bin civarında bir kredi kullandık, kalan kısım hesapta kaldı. Ancak bizim hesabımızdan kredi faizleri kesilmeye başlayınca bu durumun farkına vardık, banka ile konuştuk, bu şekilde Sebahattin'e verilen paranın faizlerinin de bizden kesildiğini anladık, ancak hem kendi kullandığımızı hem de Sebahattin'in almış olduğu kredi borcunun tümünü kapattık, dedi." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce bilirkişi ...'den 06/08/2013 tarihli ve 17/04/2014 tarihli bilirkişi raporları aldırılmıştır. Mahkememizce bilirkişi ...'den 10/01/2025 tarihli ve 24/04/2025 tarihli bilirkişi raporları aldırılmıştır. Mahkememizce bilirkişi ...'den 24/10/2025 tarihli bilirkişi raporu aldırılmıştır. Davacı vekilinin harcını yatırarak 10/09/20214 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesine göre; 8,000,00TL tazminatı talebini 55.000,00-TL'ye artırarak 19/04/2007 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Islah dilekçesi davalıya usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Dosyanın ... 18. (Kapatılan) Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/07/2011 tarihinde 2011/336 Esası ile açıldığı, ... (Kapatılan) 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin HSYK 'nın 28/08/2014 tarih ve 1876 nolu kararı ile faaliyetinin durdurulması ve bir kısım dosyaların devrinin mahkememize yapılması nedeniyle dosyanın mahkememizin 2014/386 esasına kaydedildiği anlaşılmış ve yargılamaya devam olunduğu görülmüştür. Dava, banka şube müdürünün haksız fiili neticesinde davacıya kullandırılan kredinin bir kısmının üçüncü kişiye aktarılması nedeniyle uğranılan zararın, adam çalıştıranın sorumluluğu hükümlerine göre davalıdan tazmini istemine ilişkindir. Davalı ...Ş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan 16/10/2007 tarihli ve 48/9 sayılı idari teftiş raporu, tanık beyanları, bilirkişi raporları, ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/339 Esas sayılı dava dosyası içeriği, taraf vekillerinin beyanları, müzekkere cevapları, davalı tarafından gönderilen kredi sözleşmesi, ödeme tablosu ve ekleri ve toplanması gerekli tüm deliller mahkememizce celp edilmiştir. Davalı ...Ş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından hazırlanan 16/10/2007 tarihli ve 48/9 sayılı idari teftiş raporunda; Dava konusu iddialara ilişkin olarak raporun 2. ... ve ... isimli şahıslar tarafından kullandırılan krediler başlıklı kısmında ''İnşaat taahhüt işi ile iştigal ettiği öğrenilen ...'ün rapor tarihimiz itibarıyla herhangi bir ticari faaliyeti bulunmamaktadır. (%48) ..., (%51).... .... .... ve (%1) ... .... .... in ortak oldukları ... Bilgisayar Ltd. Şti. Firması Dikmen şubesi nezdinde şube yetkili olarak kredilendirilmiş ve 20.07.2007 tarihi itibarıyla kredileri 175.848 YTL risk bakiye ile takibe intikal etmiştir. ... ilk olarak ... Bilgisayar firması üzerinden Dikmen Şubesi müşterisi olmuş, ilgili dönemde Dikmen Şubesi'nde ... olarak görev yapan ...'nin Yukarı Ayrancı Şubesi'ne şube müdürü olarak atanmasının akabinde, ..., ...İnşaat firması üzerinden Yukarı Ayrancı Şubesi nezdinde dolaylı olarak kredilendirilmiştir. ..., ayrıca ... ve Özenir İnşaat firmalarına kullandırılan kredilerle de detaylı olarak finanse edilmiştir. ... yaptığımız görüşmede özetle; “...inşaat ve ... Bilgisayar firmalarının gerçekte kendisi tarafından yönetilen firmalar olduklarını, ...'e kullandırılan kredinin bir bölümünün kendisi tarâfından kullanıldığını ve teminattaki senetlerin de kendisi tarafından verildiğini, ... ile iş ilişkisi dışında ilişkilerinin bulunmadığını, zaman zaman birbirlerine hatır çeki verdiklerini, ...'la birlikte yapacakları inşaat işi sebebiyle Özenir İnşaat firması adına usulsüz şekilde kredi kullanıldığını...” beyan etmiştir. ..., ... firmasının teminatında bulunan ve sahte/düzmece olmaları muhtemel senetlerin kendisi tarafından verildiğini yazılı olarak beyan etmiştir.'' denildiği görülmüştür. Mahkememizce eldeki davanın sonucunu etkileme ihtimali bulunduğundan sonucu bekletici mesele yapılan ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/339 Esas ve 2024/576 Karar sayılı dava dosyası incelendiğinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından birden fazla iddianame düzenlendiği, dosyada davacı, ... ve ...'ün sanık olarak başka sanıklara birlikte ''Özel Belgede Sahtecilik, Resmi Belgede Sahtecilik, Örgüte Bilerek İsteyerek Yardım Etme, Tacir veya Şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, Nitelikli Dolandırıcılık, Bankanın maddi varlığından olan çeki kullanmak suretiyle dolandırıcılık, Banka veya Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Krediyi Sağlamak Amacıyla Dolandırıcılık'' gibi suçlardan yargılandığı, dava konusu iddiaları da içerir suçlamalara ilgili olarak yapılan yargılama sonucunda 19/07/2024 tarihli verilen kararda;" Sanıklardan ... ve ...'e atılı olan "suç örgütü kurup yönetme (TCK 220/1)" suçundan sürdürülen kovuşturmada dinlenen savunma ile sanıkların ifadeleri ve yakınanların beyanları nazara alındığında "örgüt olarak tanımlanması mümkün bir yapıdan ve de hiyerarşi cümlesinden astlık üstlük ilişkisi içeren bir işleyişin varlığından bahsolunamayacak" oluşuna göre sanıkların üzerine atılı suçun kurucu ögelerinin kişiliklerinde oluşmaması karşısında CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca müsnet suçtan sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir. İddianamede Olay 10 açısından sanıklar ..., ... ve ...'e atılı olan "zincirleme resmi belgede sahtecilik (TCK 204/1)" suçuna dair sürdürülen kovuşturmada fiilin işlenildiği iddia olunan tarihin 16/11/2006 günü olduğu halde sanık ...'ın savunmasının saptanıldığı tarihin 28/12/2017, sanık ... savunmasının saptanıldığı tarihin 10/06/2009 günü olduğu, sanık ...'in savunmasının saptanıldığı tarihin 15/04/2009 günü olduğu halde suça yasada tayin olunan cezanın üst sınırına göre suç tipinin TCK'nın 66/1-e maddesinde düzenlemesini bulan olağan 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin sanıklardan ... yönünden 10/06/2017 günü dolduğu, sanık ... yönünden ise 15/04/2017 günü TCK'nın 67/2 maddesinde düzenlemesini bulan dava zamanaşımı süresini kesen işlemlerden biri gerçekleşmediği halde dolacağı halde sair adı geçen sanık ... yönünden suç tarihine göre dava zamanaşımı uygulaması açısından daha lehe sonuç doğurduğu değerlendirilen olağanüstü dava zamanaşımı süresi 8+4=12 yıllık eklemeli dava zamanaşımı süresine göre 16/11/2018 günü dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından CMK'nın 223/8 (1.cümle) maddesi uyarınca sanıklar hakkında müsnet suçtan görülmekte olan kamu davasının düşmesine dair karar verilmiştir. İddianamede Olay 12 açısından sanık ...'e atılı olan "zincirleme resmi belgede sahtecilik (TCK 204/1)" suçuna dair sürdürülen kovuşturmada fiilin işlenildiği iddia olunan tarihin 21/04/2006 günü olduğu halde sanık ...'ün savunmasının saptanıldığı tarihin 10/06/2009 günü olduğu halde suça yasada tayin olunan cezanın üst sınırına göre suç tipinin TCK'nın 66/1-e maddesinde düzenlemesini bulan olağan 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin sanık yönünden 10/06/2017 günü TCK'nın 67/2 maddesinde düzenlemesini bulan dava zamanaşımı süresini kesen işlemlerden biri gerçekleşmediği halde dolduğu anlaşıldığından CMK'nın 223/8 (1.cümle) maddesi uyarınca anılan sanık hakkında müsnet suçtan görülmekte olan kamu davasının düşmesine dair karar verilmiştir. İddianamede Olay 14 açısından sanıklar ... .... .... ve ...'e atılı olan "zincirleme resmi belgede sahtecilik (TCK 204/1)" suçuna dair sürdürülen kovuşturmada fiilin işlenildiği iddia olunan tarihin 20/04/2007 günü olduğu halde sanık ...'ün savunmasının saptanıldığı tarihin 10/06/2009, sanık ...'in savunmasının saptanıldığı tarihin 18/02/2009 günü olduğu halde suça yasada tayin olunan cezanın üst sınırına göre suç tipinin TCK'nın 66/1-e maddesinde düzenlemesini bulan olağan 8 yıllık dava zamanaşımı süresinin sanık ... yönünden 10/06/2017 günü, sanık ... yönünden 18/02/2017 günü TCK'nın 67/2 maddesinde düzenlemesini bulan dava zamanaşımı süresini kesen işlemlerden biri gerçekleşmediği halde dolduğu anlaşıldığından CMK'nın 223/8 (1.cümle) maddesi uyarınca anılan sanıklar hakkında müsnet suçtan görülmekte olan kamu davasının düşmesine dair karar verilmiştir. Sanık ...'ün atılı olan (olay 10-16/11/2006-253.034 TL), (olay 12-21/04/2006-195.278 TL), (olay 13/2006-2007 yılı içi-175.848 TL), (olay 14-20/04/2007-75.202 TL), (olay 18-19/07/2006-241.450 TL), (olay 47-26/04/2007-10.000 TL) kapsamında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık (TCK 158/1-h-j madde)" sanığın savunmasının alındığı tarihin 10/06/2009 günü olduğu halde TCK 66/1-d maddesinde düzenlemesini bulan 15 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin TCK'nın 67/2 maddesinde düzenlemesini bulan dava zamanaşımını kesen başkaca bir usul işlemi olmadan geçirildiği halde iş bu fiillere konu dava zamanaşımı süresinin 10/06/2024 günü olduğu anlaşıldığından müsnet suçlardan derdest olan kamu davasının CMK'nın 223/8 (1.cümle) maddesi uyarınca sanık hakkında müsnet suçtan derdest olan kamu davasının düşmesine dair karar verilmiştir. Sanık ...'in atılı olan "(olay 14-20/04/2007-75.202TL) kapsamında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık (TCK 158/1-h-j madde)" sanığın savunmasının alındığı tarihin 18/02/2009 günü olduğu halde TCK 66/1-d maddesinde düzenlemesini bulan 15 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin TCK'nın 67/2 maddesinde düzenlemesini bulan dava zamanaşımını kesen başkaca bir usul işlemi olmadan geçirildiği halde iş bu fiillere konu dava zamanaşımı süresinin 18/02/2024 günü olduğu anlaşıldığından müsnet suçlardan derdest olan kamu davasının CMK'nın 223/8 (1.cümle) maddesi uyarınca sanık hakkında müsnet suçtan derdest olan kamu davasının düşmesine dair karar verilmiştir. Sanık ...'ün atılı olan (olay 10-16/11/2006-253.034 TL), (olay 12-21/04/2006-195.278 TL), (olay 13/2006-2007 yılı içi-175.848 TL), (olay 14-20/04/2007-75.202 TL), (olay 18-19/07/2006-241.450 TL), (olay 47-26/04/2007-10.000 TL) kapsamında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık" sanığın savunmasının alındığı tarihin 10/06/2009 günü olduğu halde TCK 66/1-d maddesinde düzenlemesini bulan 15 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin TCK'nın 67/2 maddesinde düzenlemesini bulan dava zamanaşımını kesen başkaca bir usul işlemi olmadan geçirildiği halde iş bu fiillere konu dava zamanaşımı süresinin 10/06/2024 günü olduğu anlaşıldığından müsnet suçlardan derdest olan kamu davasının CMK'nın 223/8 (1.cümle) maddesi uyarınca sanık hakkında müsnet suçtan derdest olan KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE, Sanık ...'in atılı olan (olay 14-20/04/2007-75.202TL) kapsamında tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık" sanığın savunmasının alındığı tarihin 18/02/2009 günü olduğu halde TCK 66/1-d maddesinde düzenlemesini bulan 15 yıllık asli dava zamanaşımı süresinin TCK'nın 67/2 maddesinde düzenlemesini bulan dava zamanaşımını kesen başkaca bir usul işlemi olmadan geçirildiği halde iş bu fiillere konu dava zamanaşımı süresinin 18/02/2024 günü olduğu anlaşıldığından müsnet suçlardan derdest olan kamu davasının CMK'nın 223/8 (1.cümle) maddesi uyarınca sanık hakkında müsnet suçtan derdest olan KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE" şeklinde karar verildiği görülmüştür. Mahkememizce dava konusu uyuşmazlık teknik incelemeyi gerektirdiğinden birden fazla bilirkişi raporu alınması istenilmiştir. Bilirkişi ... tarafından 06/08/2013 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; Davacı banka Yukarı Ayrancı müstafi Müdürü ... ve ...'ün müşterek eylemleri ile ... isimli banka müşterisine kredi açılmasının sağlandığı ve bu kredinin 55.000,00 TL kısmının ...'e verildiği, davalı banka müstafi müdürü ...'nin suç teşkil eden eylemlerinin bizzat davalı banka müfettişlerinin idari soruşturma raporunda ayrıntılı bir şekilde davalı banka müstafi müdürü ...'nin suç teşkil eden eylemlerinin bizzat davalı banka müfettişlerinin idari soruşturma raporunda ayrıntılı bir şekilde tespit edildiği, bu durumda adam çalıştıran sıfatıyla davalı bankanın da sorumluluğunun bulunduğu, bankaların hafif kusurlarından dahi sorumlu oldukları bilindiğine göre personelinin ağır kusur ve suç teşkil eden eylemlerinden dolayı mutlaka sorumlu olacakları, ...'ün söz konusu tutarı (55.000,00 TL) ...'e ödemediği ve davacının alacağının ödenmesi için davalı bankaya karşı adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğunu belirterek alacak davası açtığı, davalı banka müstafi müdürü ...'nin 49 banka müşterisini de kandırarak usulsüz krediler açtığı ve adı geçenin bu fiillerinin savcılık tarafından dolandırıcılığa iştirak olarak vasıflandırıldığı, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yukarıda belirtilen iddianamesi üzerine ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde dava açıldığı ve bu davanın sonuçlanıp sonuçlanmadığı konusunda dosya kapsamında bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, başlangıçta ...'e (... ve ...'in haksız eylemleriyle) açılan kredi miktarının 108.850,00 TL olduğu ve bu miktarın 19.04.2007 tarihli bir ödeme fişi ile davacı ...'e ödendiği, bu miktarın 55.000,00 TL tutarındaki kısmı ...'e verildiği, fakat dosyaya ibraz edilen ödeme fişinde ...'in mevduat hesabına borç kasa hesabına ise ALACAK verilmiştir. Bu fişten evvelce bir başka mahsup fişinin de düzenlendiği ve bu fişin sonuçta kredi miktarının tamamının ...'e ödendiği, dosya kapsamında ...'e 55.000,00 TL haricinde bir para verildiğine dair hiçbir delilin bulunmadığı, o halde davalı bankanın sorumluluğunun 55.000,00 TL ile sınırlı olduğu ve davalı bankanın faiz sorumluluğunun 19.04.2007 tarihinden itibaren başladığı, davacı şimdilik kaydı ile 8.000,00 TL talepte bulunduğundan talep gibi (8.000,00 TL nin bankaya ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi (TCMB avans faizi) üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalı bankadan alacağının bulunduğu, dosyada davacının 8.000,00 TL nin geri ödeme tarihinin bulunmadığı, tarih tesbit edildiğinde faiz hesaplamasının bu tarihten itibaren başlaması gerektiği rapor edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi ... tarafından 17/04/2014 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporunda özetle; İlk rapordaki tespitler tekrar edilerek, davacıya açılan kredinin 55.000,00 TL'lik kısmının banka müdürü ... ve ...'ün haksız eylemleriyle ...'e verildiği, bu durumun bizzat davalı bankanın teftiş kurulu raporu ve ceza dosyası içeriğiyle sabit olduğu, bankanın adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğu, davalı vekilinin itirazlarının yersiz olduğu, banka kayıtlarının incelenmesinde 19/04/2007 tarihinde davacının 108.850,00 TL çekmesine rağmen 14 dakika sonra 55.000,00 TL yatırmasının mantıklı olmadığı, bu tutara ilişkin kredinin 13/12/2007 tarihinde yeni bir taksitli kredi ile yeniden yapılandırılmasının, bu meblağın ...'e verildiği yönündeki kanaati teyit ettiği, davalı bankanın sorumluluğunun 55.000,00 TL ile sınırlı olduğu ve faizin 19/04/2007 tarihinden itibaren başlaması gerektiği rapor edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi ... tarafından 10/01/2025 tarihli ön bilirkişi raporunda belirtilen eksikler giderilerek 22/04/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporunda özetle; Dosyaya sunulan yeni belgelerin incelendiği, davacının 19/04/2007 sonrası kullandığı diğer kredilerin de kendi çek ödemeleri veya nakit çekim işlemleri için kullanıldığının anlaşıldığı, dava dışı ...'ün davalı bankadaki hesabının olay tarihi olan 19/04/2007'den sonra, 06/07/2007'de açıldığının tespit edildiği, bu nedenle olay tarihinde bu hesaba bir para transferinin mümkün olmadığı, banka kayıtlarına göre davacının 55.000,00 TL'nin ...'e aktarıldığı iddiasının teyit edilemediği, ceza dosyası ve tanık beyanlarının hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizce bilirkişi ... tarafından 24/10/2025 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda özetle; Davacının 19/04/2007'de 109.000,00 TL kredi kullandığı, bu tutarın 55.000,00 TL'sinin aynı gün anapara tahsilatı olarak kredi hesabına geri yatırıldığı, kalan 54.000,00 TL'nin davacı tarafından kullanıldığı, dava dışı ...'ün kaza tarihinde davalı bankada hesabının bulunmadığı, hesap hareketlerinde davacıdan gelen bir para transferinin görülmediği, bu itibarla davacının, kredinin 55.000,00 TL'sinin ...'ün hesabına gönderildiği ve bu nedenle zarara uğradığına ilişkin somut bir tespitte bulunulamadığı rapor edilmiştir. Deliller değerlendirilmiştir. Somut olayda; davacının dava dilekçesinde davalı banka şubesinde görev yapan ... ile dava dışı Selahattin Üstün'ün birlikte hareket ederek sahte ve karşılığı olmayan senetler karşılık gösterilerek müvekkil üzerinden banka aracılığıyla çekilen kredi tutarından bir kısmınının (55.000,00-TL) Selahattin Üstün'ün hesabına gönderildiği, banka müdürünün yalan beyanlarda bulunarak davacıyı ikna ettiği, bu nedenlerle yürütülen savcılık soruşturması kapsamında davacı, ... va dava dışı ...'ün tutuklandığı, davacının daha az ihtiyacı olmasına rağmen ihtiyacından fazla kredinin hileli hareketle banka çalışanının haksız fiili sonucu çekmesine sebep olunduğu, sonrasında çekilen bu banka kredisinin tümünün davacıdan tahsil edildiğini ve davacının dolandırıldığını belirterek ortaya çıkan zararın davalıdan tahsili talep edilmiştir. Dava dilekçesinde belirtilen olay tarihi itibarıyla uygulanması gerekli mülga Borçlar Kanunu'nun 99/2. maddesi uyarınca hafif kusurlarından bile sorumlu olup, çalışanı tarafından verilen zarardan dolayı müşterilerine karşı yine mülga Borçlar Kanunu'nun 100. maddesi uyarınca sorumlu bulunmaktadır. Somut olayda davacının zararı olup olmadığı ve varsa bu zarardan davalının sorumlu olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir. Dava dilekçesinde her ne kadar banka aracılığıyla çekilen kredi tutarından bir kısmınının (55.000,00-TL) ...'ün banka hesabına gönderildiği belirtilse de davacı tanığı beyanlarında farklı olarak davacının 25-30 bin civarına kredi kullandığını, banka müdürünün çekmecesinden çıkardığı ...tarafından verilen senetleri davacıya imzalattığını ve ...'ün muhasebecisi olduğunu söylediği bir kişiye bir miktar para verildiğini, bunun üzerine oraya gelen bir şahsa bir miktar para verdiğini gördüklerini beyan ettiği, hükme esas alınan 22/04/2025 ve 24/10/2025 tarihli bilirkişi raporlarında gerek kredi hesabı gerekse mevduat hesabı hareketlerine göre; davacının 19.04.2007 tarihinde 109.000,00 TL tutarında kredi kullandığı ve bu tutarın mevduat hesabına alacak kaydedildiği, kredi tutarı üzerinden 315,00 TL tutarında komisyon kesintisi yapılmasını müteakip 108.850,00 TL'nin davacıya nakit olarak ödendiği, dosya kapsamına sunulmuş olan ödeme dekontu üzerinde para dökümü bulunduğu ve davacı ...'in imzasına havi olduğu, krediden yapılan 108.850,00 TL tutarındaki ödemenin 19.04.2017 tarihinde saat 17:19'da gerçekleştiği, 19.04.2017 tarihinde saat 17:24'de mevduat hesabına 5.000,00 TL para yatırıldığı,19.04.2017 tarihinde saat 17:35'de mevduat hesabından kredi hesabına 55.000,00 TL tutarında tahsilat yapıldığı, bu suretle, 19.04.2007 tarihi itibariyle davacının kullandığı kredi hesabının bakiyesinin 4.000,00 TL'ye düştüğü, dolayısıyla davacının 19.04.2007 tarihine göre kullandığı kredinin 54.000,00 TL olarak gerçekleştiği, bununla birlikte 30.04.2007-31.07.2007 tarihleri arasında toplam 86.000,00-TL daha kredi kullandığı, yine 30.04.2007-25.10.2007 tarihleri arasında toplamda 85.501.17-TL ödeme yapıldığı, 30.04.2007-31.07.2007 tarihleri arasında davacının kullandığı kredi hesabının bakiyesinin 54.000,00-TL'ye düştüğü, bu tarihler arasında kullandırılan kredilerin ağırlıklı kısmının davacıya ait çek ödemelerinde ve kredi tahsilatlarında kullanıldığı, bir kısmının ise nakit olarak çekildiği, dolayısıyla bu kayıtlar itibariyle 19.04.2007 tarihinde kullanılanı kredinin 55.000,00 TL'lik kısmının ...'ün hesabına aktarıldığı hususunun teyit edilemediğinin belirtildiği, mahkememizce sonucu bekletici mesele yapılan ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/339 Esas, 2024/576 Karar sayılı ceza dosyasında eldeki dava dosyasındaki eylemlere ilişkin olarak davacı, ... ve dava dışı ...hakkında zamanaşımı sebebiyle kamu davasının düşmesine ve (... hakkında) örgüt yöneticiliğinden beraatine karar verildiği, ceza mahkemesince verilen kararın niteliği itbarıyla mahkememizi bağlayıcı nitelikte bir karar olmadığından ceza dosyasının tümden kesinleşmesi mahkememizce beklenilmeksizin yargılamaya devam olunduğu görülmüştür. Her ne kadar davacı vekilince hükme esas alınan bilirkişi raporlarına karşı mahkememizce ilk alınan kök ve ek bilirkişi raporundaki tespitlerin, davalı banka teftiş kurulu rapor içeriğinin, ...'nin ve ...'ün ceza yargılamasındaki beyanlarının davacı lehine olduğu ileri sürülerek itirazda bulunulsa da, davacının davalı bankadan çekmiş olduğu kredi sonrası 315,00 TL tutarında komisyon kesintisi yapılmasını müteakip 108.850,00 TL'nin davacıya nakit olarak ödenmesi, dosya kapsamına sunulmuş olan ödeme dekontu üzerinde para dökümü bulunması ve davacı ...'in imzasının bulunması, nakit çekilen bu para sonrası davacının dava dışı ...ile olan ilişkisinden davalının sorumlu olmaması, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü üzere bu kredi nedeniyle ...'ün gerek davalı banka gerek davacı tarafından banka hesabına yatırılan bir para bulunmaması sebepleriyle davacının itirazlarına itibar olunmadığı, zira davacının hesabına yatan parayı nakit olarak çekmiş olması ve bir kısmını da hesabına yatırmış olması sebebiyle davalı banka çalışanı veya çalışanla birlikte 3. bir kişinin haksız fiili sonucu davacıya kredi sözleşmesini iradesi fesada uğratılarak hile ile/dolandırılarak çektirildiği şeklindeki iddiaların yerinde olmadığı, davacının dava dışı ...'e elden veya bir başka şekilde vermiş olduğu ancak kendisine ödenmeyen muhtemel bir para varsa bunu bu kişiden tahsilini talep edebileceği, yukarıda belirtilen sebeplerle davalı bankaya karşı açılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harcın, 118,80 TL peşin harç, 802,65 TL ıslah harcı toplamı olan 921,45 TL harçtan düşümü ile artan 306,05 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana geri verilmesine, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 55.000,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.26/12/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2014/386, K. 2025/972, T. 11.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2014-386-e-2025-972-k-68d22e6b96d1