Diğer ·
2025/300 E. 2025/300 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/300
- Karar No
- 2025/300
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/300 Esas - 2026/319
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/300 KARAR NO : 2026/319
DAVA : Marka ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 11/07/2025 KARAR TARİHİ : 01/07/2026 Yazım Tarihi: 11/07/2026 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: ... A.Ş., 07.04.2023 tarihinde "..." ibareli markasını 11. ve 24. sınıflarda tescil ettirmek üzere ...'ya başvurduğunu, ..., tescilli "..." markasını dayanak göstererek SMK m.6/1 kapsamında itiraz ettiğini, ... bu itirazı kısmen kabul ederek 24. Sınıf emtiasını başvurudan çıkardığını; başvuru sahibinin ...'ye yaptığı itiraz da 11.05.2025 tarihli ... sayılı kararla reddedildiğini, Davacı, "..." ile "..." arasında görsel, fonetik ve kavramsal benzerlik bulunmadığını savunduğunu, "..." ibaresinin belirleyici bir farklılık yarattığını, "..."ın (...) ile "..."ın (...) farklı anlam taşıdığını öne sürdüğünü "..." kelimesinin tanımlayıcı ve zayıf nitelikte olduğunı, kimsenin tekeline bırakılamayacağı da ileri sürülmekte olduğunu, Davacının 2011 yılından bu yana 37'yi aşkın "..." ibareli tescilli markası bulunduğunu, Bu markalar seri marka niteliği taşımakta olup dava konusu başvuru bu serinin yeni halkası olduğunu, .... HD'nin emsal kararlarına göre önceki tescilli markalar nedeniyle kazanılmış hak koşulları oluşmuş olup, aynı ibarenin reddedilmesi çelişkili karar niteliğinde olduğunu, Mahkememizce yapılacak yargılama sonucunda ....'nun "..." numaralı 11.05.2025 tarihli kararının İPTALİNE karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Dava açıldığında marka sahibi ... iken, ... sayılı "..." markası 29.12.2025 tarihinde müvekkil ...'a devredildiğini, HMK m.124-125 kapsamında bu durum kanuni taraf değişikliği niteliği taşımakta olup rızaya gerek kalmaksızın mahkemece kabul edilmesi gerektiğini, Dilekçeler teatisi aşamasında cevap sunulmaması ise HMK m.141 uyarınca inkâr sayılmakta olduğunu; bu beyan dilekçesinin söz konusu inkârın açıklanması niteliğinde olduğunu, Her iki marka da "..." ile başlayıp "..." ile sonlandığını; kelime yapısı özdeş olduğunu, Müvekkil markasındaki "..." ibaresi tali unsur olup belirleyici bir ayırt edicilik sağlamadığını, Görsel ve fonetik karşılaştırmada ("...." / "....") benzerliğin tartışmasız olduğunu, 24. sınıf emtiası ise birebir aynı olup çifte benzerlik koşulları eksiksiz gerçekleştiğini, Davacının seri markalaşma iddiası geçersiz olduğunu; zira 37 markanın yalnızca biri (....) 24. sınıfta tescilli olduğunu. Bu durum seri markalaşma değil, kapsam genişletme girişimi olduğunu. Tanınmışlık iddiasına gelince, SMK m.6/5 kapsamında tanınmışlığı kanıtlar nitelikte hiçbir somut belge sunulmadığını ... sayılı ... kararının isabetli olduğunun kabulünü, davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik mesnet marka sahibinin ... marka dolayısıyla yaptığı üzerine ... tarafından başvurunun kısmen reddedildiği, davacı tarafından ... nezdinde SMK 6/1 maddesine göre yaptığı itirazın da ....'in ... sayılı ... kararı ile davacı itirazının reddine dair kararın iptali talebinin yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 11/05/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı .... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 11/07/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ...... Yapılan incelemede, başvuru ile kısmi ret gerekçesi markanın/markaların asli unsurlarının bütünsel izlenim itibariyle görsel ve işitsel açıdan benzer olduğu, ayrıca başvuru kapsamından çıkartılan mallar/hizmetler ile aynı/aynı tür malların/hizmetlerin kısmi ret gerekçesi markanın/markaların tescil kapsamında bulunduğu, bu nedenle başvuruya konu markanın redde konu mal/hizmetler bakımından tescili halinde markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkabileceği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ... tarafından verilen karar isabetli bulunmuş ve işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR: İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle; Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı, İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı, Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markası ... (... ) ... (...)
30/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Mal/hizmet benzerliği boyutunda: 24. sınıf emtiaları bakımından tam ayniyet tespit edilmiştir. Bu bulgu kararların temel gerekçesiyle örtüşmektedir. İşaret benzerliği boyutunda: Görsel, fonetik ve kavramsal benzerlik ortalama-yüksek düzeyde saptanmıştır. Kararlar bu tespiti bütünsel izlenim esas alınarak yapmış; "..." ibaresinin belirleyici bir farklılık yaratmadığını tespit etmiştir ki bu tespit bilirkişi heyetinin bulgularıyla örtüşmektedir. Küresel iltibas değerlendirmesi boyutunda: Mal ayniyeti ve işaret benzerliğinin birlikteliği, SMKm.6/1 koşullarını açıkça karşılamaktadır. Bu nedenlerle Somut olayda SMK m.6/1’in koşullarının bulunduğu, ... sayılı ... Kararının isabetli olduğu, görüşü mahkemenin değerlendirmesine saygıyla sunulur." şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının " ... " ibareli marka başvurusu ile davalı şahsa ait " ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Her iki markada asli belirleyici unsurun ... ibaresi olduğu görüleceği; Diğer yönden taraf markaları arasında reddedilen 24.ncü sınıftaki mallarda emtia benzerliği de oluştuğu bilirkişi raporu sayfa 7 deki tablodan açıkça görüldüğü; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 24.ncü sınıftaki mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının " ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı şahsın " ... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalı şahsın " ... " ibareli tescilli markalı malları satın almak /yararlanmak isterken davacı firmanın " ... "ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği , yani markaları karıştırabileceği , bu açılardan SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Tüm bu sebeplerle bilirkişi raporu da benimsenerek ... kararı doğru olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma ve davalı ...'a eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 01/07/2026
Katip .... Hakim .... E imzalıdır E imzalıdır