İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/269 E. 2026/229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/269
Karar No
2026/229
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/269 Esas - 2026/229

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/269 (Birleşen Ankara 1 FSHHM 'nin 2025/283 esas sayılı dosyası dahil) KARAR NO : 2026/229

DAVA : Marka ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 25/06/2025 KARAR TARİHİ : 13/05/2026 Yazıldığı tarih : 06/06/2026 İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: "Davacı Şirket’in yaklaşık 25 yıldır baharat, doğal ve organik ürünler sektöründe faaliyet gösterdiği, “...” ibaresinin uzun yıllardır mağaza tabelalarında, ürün ambalajlarında ve dijital platformlarda fiilen marka olarak kullanıldığı, ...’da bu marka altında faaliyet gösteren mağazaların bulunduğu ve ülke genelinde çok sayıda satış noktasına ulaşıldığı, ayrıca ... alan adının 2012 yılından itibaren kullanıldığı ve sosyal medya hesapları aracılığıyla markanın tanıtımının yapıldığı, bu nedenle ibarenin kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı, başvurunun ... A.Ş. ve ... A.Ş. gibi şirketlerin itirazları üzerine SMK m.6 kapsamında reddedildiği ancak “...” ibaresinin bu şirketlerin “...”, “...”, “...” markalarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzer olmadığı, “...” ve “...” ibarelerinin tek başına zayıf ayırt ediciliğe sahip genel kelimeler olduğu, markaların bütünsel izlenimleri itibarıyla farklı algı oluşturduğu, markaların hitap ettiği tüketici kitlesi, kullanım alanı, mal ve hizmetlerin niteliği ile dağıtım kanallarının da farklı olduğu, ayrıca Davacı Şirket’in söz konusu ibareyi başvuru tarihinden çok önce yoğun şekilde kullanması nedeniyle SMK m.6/3 kapsamında önceye dayalı kullanım hakkına sahip olduğu ve bu sebeplerle ... kararının iptali gerektiği, HMK m.141-145 hükümleri uyarınca dilekçeler teatisi aşamasında yeni vakıa ve deliller ileri sürülmesinin usule uygun olduğu” öne sürülerek .... sayılı kararının iptaline ve ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: "Davalı Şirket’in 1958 yılında kurulmuş köklü bir ilaç üreticisi olduğu, “...” ibaresinin Davalı Şirket’in ticaret unvanını ve çatı markasını oluşturduğu, bu ibare altında çok sayıda marka tescilinin bulunduğu ve söz konusu markaların özellikle 03, 05, 35 ve 44. sınıflar bakımından Davalı Şirket ile özdeşleştiğinin ileri sürüldüğü, Davacı Şirket’in ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusunun yayımlanması üzerine Davalı Şirket tarafından yayıma itiraz edildiği ve bu itirazın ... tarafından kabul edilerek başvuru kapsamındaki bazı hizmetlerin çıkarıldığı, Davacı Şirket’in karara yaptığı itirazın ise ... tarafından reddedildiği, Davacı Şirket markasının kelime unsurundan oluştuğu ve başvuruda yer alan “...” ibaresinin tanımlayıcı ve tali nitelikte olduğu, buna karşılık markanın asli ve ayırt edici unsurunun “...” ibaresi olduğu, Davacı Şirket markasının Davalı Şirket’in “...” esas unsurlu markasını aynen içerdiği ve bu nedenle taraf markalarının asli unsurunun aynı olduğu, bu durumun tüketiciler nezdinde markanın Davalı Şirket’in seri markalarından biri olduğu yönünde bir algı yaratabileceği, Davalı Şirket’in uzun süredir “...” ibaresini esas unsur olarak taşıyan çok sayıda markadan oluşan bir seri marka portföyüne sahip olduğu, Davacı Şirket markasının bu seri markaların devamı veya yeni bir versiyonu olarak algılanma ihtimalinin bulunduğu, Davalı Şirket markasının zayıf marka olmadığı, aksine sektörde tanınmışlık düzeyine ulaşmış bir marka olduğu, ayrıca Davacı Şirket başvurusunun Davalı Şirket markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerle aynı veya benzer hizmetleri kapsadığı ve bu nedenle SMK m.6/1 kapsamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, Davacı Şirket tarafından ileri sürülen önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddialarının ise hem Kurum aşamasında yeterli delillerle ispat edilmediği hem de tescilli markaların varlığı karşısında bu davada ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, Davacı Şirket’in daha önce aynı ibare için yaptığı bir başvurunun da reddedildiği ve buna rağmen benzer başvuruyu yeniden yapmasının kötü niyet göstergesi olduğu, dava konusu markanın tescil edilmesi halinde Davalı Şirket markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanacağı ve markanın ayırt edici karakterinin zarar göreceği” öne sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. Davalı ... A.Ş. Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: "Dava konusu uyuşmazlığın ... kararının iptali niteliğinde olması nedeniyle Kurum sürecinde ileri sürülmemiş yeni vakıa ve delillerin bu aşamada dikkate alınamayacağı, Davalı Şirket’in ....com çevrimiçi alışveriş platformunun sahibi olduğu, Türkiye’de e-ticaret sektörünün öncü ve lider şirketlerinden biri olduğu, milyonlarca kullanıcıya ulaşan geniş bir müşteri kitlesine sahip bulunduğu ve “...” başta olmak üzere “...” ibaresini içeren çok sayıda markadan oluşan bir marka ailesi oluşturduğu, söz konusu markaların yoğun kullanım, reklam faaliyetleri ve ticari başarı sonucunda tüketici nezdinde yüksek tanınmışlığa ulaştığı, “...” ibaresinin Davalı Şirket markalarının esas unsurunu oluşturduğu ve Davalı Şirket ile özdeşleştiği, Davacı Şirket tarafından başvurusu yapılan “...” ibareli markanın ise Davalı Şirket’in “...” esas unsurlu seri markalarına benzer bir yapı oluşturduğu, başvurunun “... + ...” biçiminde kurulmasının Davalı Şirket markalarından esinlenildiğini gösterdiği ve tüketiciler nezdinde Davalı Şirket’in seri markalarından biri olduğu yönünde bir algı yaratabileceği, bu nedenle taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal düzeyde benzerlik bulunduğu ve ortalama tüketici nezdinde markalar arasında bağlantı kurulabileceği, ayrıca Davalı Şirket’in “...” markasının ... nezdinde tanınmış marka statüsünde korunduğu ve yüksek ayırt ediciliğe sahip olduğu, bu nedenle dava konusu markanın tescil edilmesi halinde Davalı Şirket markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği ve markanın ayırt edici karakterinin zedelenebileceği, bu durumun marka sulandırılması sonucunu doğurabileceği, ayrıca Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararlarında da “...” ibaresinin esas unsur olarak kabul edildiği ve benzer başvuruların Davalı Şirket markalarıyla karıştırılma ihtimali doğurduğunun tespit edildiği, tüm bu nedenlerle dava konusu marka başvurusunun tescil edilmesi halinde Davalı Şirket markaları ile ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali doğacağı” öne sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Asıl ve birleşen dosya yönünden davacı firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik davalı firmaların itiraz mesnedi markaları dolayısı ile SMK 6/1 maddesine göre iltibas oluştuğu gerekçesi ile davacı başvurusunun ve itirazının nihai olarak reddi konusunda verilen ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği, taraf markalar arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 25.04.2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 25.06.2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "Yapılan incelemede, başvuru ile ret gerekçesi ... sayılı "..." ibareli markanın "..." ibaresini ortak ayırt edici unsur olarak içerdiği ve markaların benzer olduğu, ayrıca başvuru kapsamındaki hizmetler ile aynı/aynı tür hizmetlerin ret gerekçesi markanın tescil kapsamında bulunduğu; muterize ait "..." ibaresini içeren seri markaların bir devamı olduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, veyahut marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenim de oluşabileceği, diğer bir ifade ile 35. sınıfa dahil hizmetler yönünden markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında seri marka biçiminde algılanmak suretiyle ilişkilendirilme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmış olduğu, .... sayılı ve "..." esas unsurlu markalar açısından yapılan incelemede ise red gerekçesi markaların "..." ibaresini ortak ayırt edici unsur olarak içerdiği ve markaların benzer olduğu, ayrıca başvuru kapsamındaki hizmetler ile aynı/aynı tür hizmetlerin ret gerekçesi ... sayılı markanın tescil kapsamında bulunduğu, bu nedenle başvuruya konu markanın tescili halinde markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkabileceği sonucuna varılmış olduğu” gerekçeleriyle ... tarafından verilen kararın isabetli bulunduğu ve yapılan itirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verildiği " ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markaları

....

12.03.2026 tarihli Bilirkişi Raporundan Özetle: (1) Başvuru markası ile davalılardan ... Anonim Şirketi’nin itiraza ve davaya mesnet gösterdiği tescilli markalarının SMK MD. 6/1 iltibas olasılığına ilişkin olarak: SMK md. 6/1 çerçevesinde davaya konu 35. Sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için "Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). Sabunlar. Diş bakımı ürünleri. İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler. Tıbbi amaçlı diyet maddeleri; zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler; insan ve hayvanlar için diyetetik takviyeler (tıbbi amaçlı olmayan diyet maddeleri, diyet takviyesi olarak polen, tıbbi amaçlı olmayan hayvan yemi katkıları dahil). Kuru bakliyat. Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler (gıda maddesi olarak hazırlanan polen dahil). Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Tıbbi amaçlı olmayan ve tamamlayıcı gıda maddeleri Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.” hizmetlerinde tescili talep edilen ... sayılı “...” ibareli başvuru markasının emtialarının tamamının ... red kararına mesnet gösterilen, muteriz davalılardan ... ANONİM ŞİRKETİ’ne ait itiraza mesnet .... sayılı “...” markalarının kapsamında yer alan 5. ve 35. sınıf mal ve hizmetlerinin bir kısmı ile birebir aynı, bir kısmı ise aynı tür veya yüksek derecede ilişkili MAL VE HİZMET niteliğinde olduğu, Muteriz davalılardan ... ANONİM ŞİRKETİ’ne ait itiraza mesnet “...” markaları ile ... sayılı “...” ibareli başvuru markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, ... sayılı başvuru markası ile davalılardan ... ANONİM ŞİRKETİ’nin itiraza mesnet ...., .... sayılı markaları arasında başvuru konusu 35. Sınıfta yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas ihtimalinin bulunduğu, Başvuru markası ile davalılardan ... A.Ş.’nin itiraza ve davaya mesnet gösterdiği tescilli markalarının SMK MD. 6/1 iltibas olasılığına ilişkin olarak: SMK md. 6/1 çerçevesinde davaya konu 35. Sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için "Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler (insan ve hayvanlar için deodorantlar dahil). Sabunlar. Diş bakımı ürünleri. İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi amaçlı kimyasal ürünler, kimyasal elementler. Tıbbi amaçlı diyet maddeleri; zayıflatıcı ürünler; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve bitkisel içecekler; insan ve hayvanlar için diyetetik takviyeler (tıbbi amaçlı olmayan diyet maddeleri, diyet takviyesi olarak polen, tıbbi amaçlı olmayan hayvan yemi katkıları dahil). Kuru bakliyat. Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler (gıda maddesi olarak hazırlanan polen dahil). Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Tıbbi amaçlı olmayan ve tamamlayıcı gıda maddeleri Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler.” hizmetlerinde tescili talep edilen ... sayılı “...” ibareli başvuru markasının emtialarının tamamının ... red kararına mesnet gösterilen, muteriz davalılardan ... ŞİRKETİ’ne ait itiraza mesnet “...” markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili MAL VE HİZMET niteliğinde yer aldığı, Muteriz davalılardan ... ŞİRKETİ’ne ait itiraza mesnet “...” markaları ile ... sayılı “...” ibareli başvuru markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, ... sayılı “...” başvuru markası ile davalılardan ... ŞİRKETİ’nin itiraza mesnet “...” markaları arasında başvuru konusu 35. Sınıfta yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından 6769 S. SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas ihtimalinin bulunduğu, ... ... sayılı kararının iptali koşullarının oluşmadığı, yönündeki tespitlerini." ifade etmişlerdir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının " ... " ibareli marka başvurusu ile davalı firmalara " ... /.../..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden taraf markalarında bilirkişi raporu sayfa 9-17 de gösterilen tabloda emtialar arasında aynı/benzer/ilişkili/bağlantılı olduğu gösterildiği; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu emtialar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının " ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı firmaların " ... /.../..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı; taraf markalarında bir yanılgı yaşayabileceği ; işaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı firmaların tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı emtialar algısı da oluşabileceğinden taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Davanın reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.13/05/2026

Katip .... E imza

Hakim .... E imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/269, K. 2026/229, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-269-e-2026-229-k-12b1a4d30e99