İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/282 E. 2026/263 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/282
- Karar No
- 2026/263
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/282 Esas - 2026/263
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/282 KARAR NO : 2026/263
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 04/07/2025 KARAR TARİHİ : 08/06/2026 Yazım Tarihi: 22/06/2026
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı Şirket tarafından, 12.01.2023 tarihinde ... sayılı “...” ibareli marka başvurusunun 36, 37 ve 43. sınıflarda tescili için başvuruda bulunulduğu, başvurunun ... tarafından ilan edildiği, diğer davalı tarafından “...” ibareli markalara dayanılarak itiraz edildiği, itirazın kabul edilerek başvurunun reddine karar verildiği ve bu kararın ... tarafından da onandığı, ancak dava konusu markalar arasında bütünsel değerlendirme yapılması gerekirken yalnızca “...” ibaresi üzerinden değerlendirme yapıldığı, oysa markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak bir bütün halinde farklılık arz ettiği, davacı markasının yalnızca kelime unsurundan oluştuğu, davalının markalarının ise ... ve kelime unsurlarını birlikte içerdiği, bu nedenle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, ayrıca markaların kapsadığı mal ve hizmetler bakımından da ayniyet veya benzerlik bulunmadığı, sınıf numaralarının tek başına belirleyici olmadığı, mal ve hizmetlerin hedef kitlesi, kullanım amacı, dağıtım kanalları ve rekabet ilişkisi bakımından farklılık gösterdiği, davacı Şirket’in ... bünyesinde yer aldığı ve “...” ibaresinin grup şirketleri tarafından uzun yıllardır kullanıldığı, bu durumun ticari hayatta bilinirlik ve kullanım sürekliliği sağladığı, ... kararının eksik incelemeye dayandığı ve hukuka aykırı olduğu, bu nedenle iptal edilmesi gerektiği, davalı Kurum’un cevap dilekçesinde ileri sürdüğü, çifte benzerlik şartının somut olayda gerçekleşmediği, markalar arasında ne işaret ne de mal ve hizmetler bakımından benzerlik bulunduğu, Kurum’un değerlendirmesinde bütüncül inceleme ilkesine aykırı şekilde parçalı analiz yapıldığı, ayrıca davacı markası ile davalı markaları arasında tüketici nezdinde iktisadi bağlantı kurulmasına yol açacak bir durum bulunmadığı, bu nedenlerle davanın kabulü ile ... kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesi gerektiği, ayrıca davacı Şirket tarafından sunulan beyan dilekçesinde; diğer davalı tarafından cevap dilekçesi süresi geçtikten sonra sunulan dilekçenin usule aykırı olduğu, bu dilekçenin cevap dilekçesi olarak dikkate alınmaması ve hükme esas alınmaması gerektiği, bu kapsamda değerlendirme yapılmaksızın dava dilekçesinde ileri sürülen talepler doğrultusunda karar verilmesi gerektiği” öne sürülerek ... ...‘nın ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı “...” ibareli marka başvuvurusunun tesciline karar verilmesi talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davalı Şirket tarafından, davacı Şirket’in ... sayılı “...” ibareli marka başvurusuna itiraz edildiği, yapılan itirazın kabul edilerek başvurunun reddedildiği, bu kararın hukuka uygun olduğu, davacı tarafın iddialarının dayanaksız bulunduğu, davalı şirkete ait “...” ibareli markaların uzun yıllardır kullanılan, yüksek üretim kapasitesine sahip ve sektörde bilinirliği bulunan markalar olduğu, ... nezdinde tanınmış marka olarak kabul edildiği ve geniş bir koruma alanına sahip olduğu, bu markaların yoğun kullanım, reklam faaliyetleri ve ticari hacim nedeniyle güçlü ayırt ediciliğe ulaştığı, dava konusu “...” markasının ise davalı şirket markalarıyla görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek derecede benzerlik gösterdiği, özellikle markaların başlangıç kısmında yer alan “.../...” ibarelerinin ayırt edici ve baskın unsur olduğu, aradaki harf farklılığının tüketici nezdinde ayırt edici nitelik taşımadığı, markaların bütünsel algısının benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali doğurduğu, ayrıca dava konusu markanın davalı şirket markaları ile aynı veya benzer mal ve hizmet sınıflarını kapsadığı, özellikle 36, 37 ve 43. sınıflarda yer alan hizmetlerin büyük ölçüde örtüştüğü, bu durumun aynı tüketici kitlesine hitap edilmesine ve iktisadi bağlantı kurulmasına yol açacağı, tanınmış markaların farklı sektörlerde dahi korunması gerektiği, bu kapsamda dava konusu markanın tescilinin davalı şirketin marka itibarına zarar vereceği ve haksız yarar sağlayacağı, ayrıca Nice sınıflandırmasının belirleyici olmadığı, önemli olanın mal ve hizmetlerin fiili benzerliği olduğu, davacı tarafın farklı faaliyet alanı iddiasının yerinde olmadığı, tüm bu nedenlerle SMK m. 6/1 ve 6/5 kapsamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, ... kararının yerinde olduğunu ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik davalı firmanın ..., ... sayılı mesnet markaları dolayısıyla yapılan itirazla ilgili SMK 6/1 maddesine göre iltibas oluştuğu şeklinde kurum tarafından yapılan değerlendirmeye yönelik davacı itirazının nihai olarak reddi konusunda verilen ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 08/05/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 04/07/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı ve "..." ibareli başvurunun .... sayılı ve "... ... ... a.ş.", ". ... ... a.ş." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. ......Bu çerçevede yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen ve tescil tarihleri itibariyle kullanım ispatı uygulamasına konu olmayan .... sayılı ve "... ... ... a.ş.", " ... ... a.ş." ibareli markaların benzer oldukları ve aynı/aynı tür/ilişkili malları/hizmetleri kapsadıkları tespit edilmiş olduğundan markalar arasında karıştırılma ihtimali olduğu kanaatine varılmış ve ... kararı yerinde görülmüştür. Son olarak, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi de haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle, işbu itirazın reddi gerekmiştir. KARAR; İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle; Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı, İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı, Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markaları ... ...+... ... ... A.Ş. (...) (...) , (...)
07/04/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ÖZETLE; " SMK md. 6/1 çerçevesinde ... sayılı başvuru markasının 36. sınıf kapsamındaki; “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetler. Gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri. Gümrük müşavirliği hizmetleri.” hizmetlerinin tamamının, davalının itiraza mesnet ... sayılı markasının 36. Sınıfı kapsamında aynen yer alan birebir AYNI HİZMET niteliğinde olduğu, ... sayılı başvuru markasının 37. sınıf kapsamındaki “İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri.” hizmetlerinin tamamının davalının itiraza mesnet ... sayılı markasının 37. Sınıfı kapsamında aynen yer alan birebir AYNI HİZMET niteliğinde olduğu, ... sayılı başvuru markasının 43. sınıf kapsamındaki “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. Geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri. Gündüz bakımı (kreş) hizmetleri. Hayvanlar için geçici barınma sağlanması hizmetleri.” hizmetlerinin tamamının davalının itiraza mesnet ... sayılı markasının 43. Sınıfı kapsamında aynen yer alan birebir AYNI HİZMET niteliğinde olduğu, “...” ibareli ... sayılı başvuru markası ile karşılaştırılan “...” ibareli itiraz mesnedi ... ve ... sayılı davalı markaların/işaretlerin görsel ve işitsel açılardan benzer olduğu, ... sayılı başvuru markası ile davalının itiraza mesnet ... ve ... sayılı markaları arasında, tescil kapsamına alınmak istenilen ve ... kararı ile reddedilen başvuru markasının kapsamındaki tüm hizmetler (36, 37 ve 43. sınıflar) bakımından, SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas ihtimalinin bulunduğu, ... ... sayılı kararının iptali koşullarının oluşmadığı" şeklinde ifade edilmiştir. Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının "... " ibareli marka başvurusu ile davalı firmaya ait " ...+... ... ... A.Ş. " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Her iki markada asli belirleyici unsurun ... ibaresi olduğu görüleceği; Diğer yönden taraf markaları arasında emtia benzerliği de oluştuğu bilirkişi raporu sayfa 6-7 deki tablodan açıkça görüldüğü; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı firmaların " ...+... ... ... A.Ş. " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalı firmaların " ...+... ... ... A.Ş. " ibareli tescilli markalı hizmetinden satın almak /yararlanmak isterken davacı firmanın "... " ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği , yani markaları karıştırabileceği , bu açılardan SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Tüm bu sebeplerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine, 4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.08/06/2026
Katip .... Hakim .... E-İmzalıdır E-İmzalıdır