İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/713 E. 2025/713 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/713
Karar No
2025/713
Karar Tarihi

T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/713 Esas - 2026/546 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/713 Esas KARAR NO : 2026/546 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/08/2025 KARAR TARİHİ : 10/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 03/07/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili ile davalı arasında 19/08/2017 ve 25/06/2018 tarihli CTP konulu iki adet alt yüklenici istisna sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin sözleşmeler kapsamındaki edimlerini tam olarak yerine getirmesine ve idare tarafından imalatların geçici kabulünün yapılmasına rağmen davalının 19/08/2017 tarihli sözleşmeye ilişkin 30/06/2024 tarihli 48 numaralı son hak edişi ve nakit teminatı ile 25/06/2018 tarihli sözleşmeye ilişkin 31/10/2023 tarihli 19 numaralı son hak edişi ve nakit teminatını ödemediğini, alacakların ödenmesi için gönderilen ihtarnamenin davalıya 06/05/2025 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca davalının geçici ve kesin kabul işlemlerini yapmaktan da imtina ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 19/08/2017 tarihli sözleşme için 100,00 TL son hak ediş, 100,00 TL nakit teminat ve 100,00 TL sözleşmenin tasfiyesi bedeli olmak üzere toplam 300,00 TL'nin ve 25/06/2018 tarihli sözleşme için 100,00 TL son hak ediş, 100,00 TL nakit teminat ve 100,00 TL sözleşmenin tasfiyesi bedeli olmak üzere toplam 300,00 TL'nin temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, 15/04/2026 tarihli ıslah dilekçesiyle 19/08/2017 tarihli sözleşme için talebini 856.333,55 TL test bedeli, 526.531,06 TL nakit teminat ve 100,00 TL sözleşme tasfiye bedeli olmak üzere toplam 1.382.964,61 TL'ye; 25/06/2018 tarihli sözleşme için ise talebini 1.150.117,72 TL test bedeli, 128.521,26 TL nakit teminat ve 100,00 TL sözleşme tasfiye bedeli olmak üzere toplam 1.278.738,98 TL'ye yükseltmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, öncelikle dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, alacak miktarının belirlenebilir olmasına rağmen davanın eksik harçla kısmi dava olarak açılmasının usule aykırı olduğunu, esasa ilişkin olarak ise davacının tüm hak ediş bedellerinin ödendiğini, davacının sözleşmelerdeki imalatları eksik ve kusurlu yaptığı için müvekkilini zarara uğrattığını, sözleşme gereği montaj işlerinin tamamlanmaması, basınç testlerinin yapılmaması ve kesin kabul işlemlerinin gerçekleştirilmemesi nedenleriyle nakit teminatın iadesi koşullarının oluşmadığını, ayrıca davacı personelinden .... .... .... .... .... .... in geçirdiği iş kazaları nedeniyle müvekkilinin hukuki riskinin devam ettiğinden teminat iadesinin sözleşmesel olarak da mümkün olmadığını, talep edilen sözleşme tasfiye bedelinin ise hukuki ve sözleşmesel bir dayanağının bulunmadığını ileri sürerek, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle, aksi halde esastan reddini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, 19/08/2017 ve 25/06/2018 tarihli alt yüklenici istisna sözleşmeleri, tarafların ticari defter ve kayıtları, 30/06/2024 tarihli 48 numaralı ve 31/10/2023 tarihli 19 numaralı hakediş raporları, mahkememizce dosyaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 16/02/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, eser sözleşmelerinden kaynaklanan bakiye hak ediş, nakdi teminat ve sözleşmenin tasfiyesi bedeli alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında 19/08/2017 ve 25/06/2018 tarihlerinde iki ayrı alt yüklenici istisna sözleşmesi imzalandığı, davacı vekilinin müvekkilinin sözleşme konusu işleri tamamlamasına rağmen davalının son hak ediş bedelleri ile nakdi teminatları ödemediğini ileri sürerek, bu alacakların ve sözleşmenin tasfiyesi bedelinin avans faizi ile tahsili istemiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise tüm hak edişlerin ödendiğini, davacının işi eksik ve kusurlu yaptığını, teminat iade koşullarının oluşmadığını ve tasfiye bedeli talebinin dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini talep ettiği görülmüştür. Eser sözleşmesi; yüklenicinin, iş sahibine karşı belirli bir sonucu meydana getirmeyi (eser ortaya koymayı), iş sahibinin de bu sonucun karşılığı olarak bir bedel ödemeyi üstlendiği, sonucu taahhüt eden bir sözleşme türüdür. Bu sözleşmede önemli olan, yapılan faaliyetin kendisi değil, bu faaliyetin sonunda somut ve teslim edilebilir bir eserin meydana getirilmesidir. Eser sözleşmesinde yüklenici, bağımsız olarak çalışır ve borcu, eserin meydana getirilmesiyle sona erer. İnşaat Mühendisi bilirkişi Kenan Ergun Şarklıoğlu, SMMM bilirkişi Hidayet Korkmaz ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişi Serap Akkaya'dan oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 16/02/2026 tarihli raporda, davacı ile davalı arasındaki sözleşme konusu işin asıl işveren olan DSİ tarafından kesin kabulünün yapılmış olması nedeniyle alt yüklenici olan davacının imalatlarının da tamamlandığının kabulü gerektiği, bu kapsamda yapılan hesaplamada davacının CTP ve HDPE sözleşmelerinden kaynaklı toplam 329.916,43 TL son hak ediş alacağının bulunduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi itibarıyla davacının davalıdan teminat hesabında kayıtlı 655.052,32 TL nakdi teminat alacağı olduğunun tespit edildiği, davacının sözleşmenin tasfiyesi bedeli talebinin ise hukuki ve sözleşmesel bir dayanağının bulunmadığı, davacının 02/05/2025 tarihli ihtarnamesinin 06/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği ve verilen üç günlük sürenin sonu olan 10/05/2025 tarihi itibarıyla davalının temerrüde düştüğü ve tarafların tacir olması nedeniyle avans faizi talep edilebileceği belirtilmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, 19/08/2017 ve 25/06/2018 tarihli alt yüklenici istisna sözleşmeleri, tarafların ticari defter ve kayıtları, 30/06/2024 tarihli 48 numaralı ve 31/10/2023 tarihli 19 numaralı hakediş raporları, mahkememizce dosyaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 16/02/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre Taraflar arasında 19/08/2017 ve 25/06/2018 tarihli iki adet alt yüklenici istisna sözleşmesi imzalandığı, davacının bu sözleşmeler kapsamında yaptığı işleri de kapsayan ana işin asıl işveren olan DSİ tarafından kesin kabulünün yapıldığı, bu durum karşısında alt yüklenici olan davacının da işini tamamladığının kabulü gerektiği, davalının eksik ve ayıplı iş iddiasını veya iş kazaları nedeniyle teminatı alıkoyma hakkı olduğunu somut delillerle ispat edemediği, dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi kurulu raporunda davacının her iki sözleşmeden kaynaklı toplam 329.916,43 TL ödenmemiş son hak ediş alacağının bulunduğunun hesaplandığı, yine davalının kendi ticari defter ve kayıtlarında yapılan incelemede davacının 655.052,32 TL nakdi teminat alacağının bulunduğunun tespit edildiği, davacının sözleşmenin tasfiyesi bedeli talebinin ise sözleşmesel veya yasal bir dayanağının bulunmadığı, davacının 15/04/2026 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde talep konusu yapılmayan önceki hak edişlerden kesilen test bedellerini talep etmesinin HMK'nın 141. maddesi uyarınca iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı ve bu talebin dinlenemeyeceği, 08/05/2026 tarih ve 2021/8 Esas, 2026/1 Karar sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı uyarınca da dava dilekçesinde yer almayan bir talebin kısmen ıslah yoluyla davaya dahil edilemeyeceği, bu itibarla davacının bilirkişi raporu ile tespit edilen 329.916,43 TL hak ediş alacağı ile 655.052,32 TL nakdi teminat alacağı olmak üzere toplam 984.968,75 TL alacağının bulunduğu, davacının ihtarnamesinin tebliği ile belirlenen 10/05/2025 temerrüt tarihinden itibaren bu alacağa avans faizi işletilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ve sözleşmenin tasfiyesi bedeline ilişkin taleplerin ise reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile 329.916,43 TL hak ediş alacağı ile 655.052,32 TL nakdi teminat alacağı olmak üzere toplam 984.968,75 TL alacağın, temerrüt tarihi olan 10/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ve sözleşmenin tasfiyesi bedeline ilişkin taleplerin reddine, 2-Kabul edilen toplam 984.968,75 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 67.283,22 TL karar ve ilam harcından 615,40 TL peşin harç, 45.000,00 TL ıslah harcı toplamı olan 45.615,40 TL harcın düşümü ile eksik kalan 21.667,82 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı, 45.000,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 46.318,30 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacının karşıladığı 150,00 TL yazışma gideri, 24.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 24.150,00 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 8.936,76 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 15.213,24 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 2.897,76 TL'sinin davacıdan, 1.702,24 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 984.968,75 TL üzerinden takdir edilen 153.745,31 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.676.734,84 TL üzerinden takdir edilen 252.742,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/06/2026

¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/713, K. 2025/713, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-713-e-2025-713-k-4b0c971ab338