İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/253 E. 2026/518 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/253
- Karar No
- 2026/518
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/253 Esas - 2026/518 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/253 Esas KARAR NO : 2026/518 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 26/03/2025 KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/06/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı Berna Kartal aleyhine ... ... Esas sayılı dosyası ile kaçak elektrik tüketiminden kaynaklanan 40.260,02 TL asıl alacak ve 48.739,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 88.999,58 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının 05/08/2024 tarihli itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının, kaçak elektrik tüketiminin gerçekleştiği ... Lojistik Mühendislik İnşaat Madencilik Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 09/07/2019 – 13/11/2019 tarihleri arasındaki dönemde müdürü olduğunu, kaçak elektrik tüketiminin haksız fiil teşkil ettiğini, TMK'nın 50. ve TTK'nın 632, 644 ve 553. maddeleri uyarınca limited şirket müdürlerinin, kanundan doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal etmeleri halinde şirket alacaklılarına karşı şahsen sorumlu olduklarını, müvekkili şirket yetkililerince yapılan denetimlerde, 07/09/2019 ve 13/11/2019 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanakları ile davalının müdürü olduğu şirketin, daha önce kesilmiş olan elektriği yükümlülüklerini yerine getirmeden açarak kullandığının tespit edildiğini, bu tespitlere istinaden kaçak elektrik faturaları düzenlendiğini, davalının borca itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalının ... ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili aleyhine açılan davanın haksız olduğunu, öncelikle davacının tek taraflı düzenlediği tutanağın muhatabının ... Lojistik Mühendislik İnş. Ltd. Şti. olduğunu, müvekkilinin kaçak kullanımdan haberi veya ilgisi olduğuna dair bir delil sunulmaksızın, sadece şirket müdürü olduğu iddiasıyla taraf gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek husumet itirazında bulunduğunu, müvekkilinin tacir olmaması nedeniyle davanın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise davacı personeli tarafından tek taraflı düzenlenen tutanakların müvekkiline veya şirkete tebliğ edilmediğini ve içeriklerini kabul etmediklerini, kaçak kullanımın iddia edildiği dönemde söz konusu taşınmazın Ercan Şahin ve Güntay Atalay isimli kişilere kiraya verildiğini ve bu kişiler tarafından kullanıldığını, dolayısıyla bir kaçak kullanım varsa dahi bunun ne şirket ne de müvekkilinin bilgisi dahilinde gerçekleşmediğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanımından haberi olmadığını savunarak, öncelikle husumet ve görev itirazları doğrultusunda, aksi halde esastan davanın reddi ile davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... ... Esas sayılı takip dosyası, 07/09/2019 ve 13/11/2019 tarihli kaçak elektrik tespit tutanakları, 09/07/2019 tarihli borç nedeniyle kesme ve mühürleme tutanağı, 31/05/2011 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi, 12/11/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporu, 27/04/2026 tarihli bilirkişi kurulu ek raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı ...A.Ş. vekili, davalının müdürü olduğu ... Lojistik Müh. İnş. Ltd. Şti. tarafından kaçak elektrik kullanıldığını, bu nedenle düzenlenen faturaların ödenmemesi üzerine başlatılan ... ... Esas sayılı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini, şirket müdürünün haksız fiilden kaynaklanan bu borçtan şahsen sorumlu olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise husumet ve görev itirazında bulunduğunu, esastan ise kaçak kullanımın söz konusu olmadığını, taşınmazın o dönemde üçüncü kişiler tarafından kullanıldığını savunarak davanın reddini istediği görülmektedir. İİK'nın ilamsız icra takibini düzenleyen 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." ve 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 40.260,02 TL asıl alacak ve 48.739,56 TL işlemiş faizinin tahsili amacı ile ... 6. Genel İcra Dairesi'nin 2024/46759 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 30/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 05/08/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, borca, faize ve tüm fer'ilerine itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 26/03/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Kaçak elektrik tüketimi, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinde tanımlanmış olup, maddenin 1-ç bendinde "Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması" hali kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 50. maddesine göre "Tüzel kişinin iradesi, organları aracılığıyla açıklanır. Organlar, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar. Organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar." hükmü amirdir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 632. maddesi "Şirketin yönetimi ve temsili ile yetkilendirilen kişinin, şirkete ilişkin görevlerini yerine getirmesi sırasında işlediği haksız fiilden şirket sorumludur." düzenlemesini içermektedir. Kaçak elektrik kullanımı, haksız fiil niteliğindedir. Tüzel kişinin organı olan yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı, tüzel kişi ile birlikte haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğunun türü, müteselsil sorumluluktur. Elektrik Mühendisi ve Nitelikli Hesaplamalar Uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulunca düzenlenen 12/11/2025 tarihli ilk raporda, davacı tarafından sunulan belgeler arasında çelişkiler bulunduğu, özellikle abonelik adresi ile kaçak tespit adresinin farklı olduğu, elektriğin kesildiğine dair bir kesme tutanağı veya fotoğraf gibi delillerin dosyada bulunmadığı, bu nedenle mevcut delillerle kaçak elektrik tespitinin geçerli ve denetime elverişli olmadığı, bu belgelere dayanılarak bir hesaplama yapılamayacağı bildirilmiştir. Davacı tarafça eksik belgelerin sunulması üzerine bilirkişi kurulunca düzenlenen 27/04/2026 tarihli ek raporda, dosyaya sunulan 09/07/2019 tarihli "Borç Nedeniyle Kesme ve Mühürleme Tutanağı" ve diğer belgeler incelendiğinde, ... Ltd. Şti. adına kayıtlı aboneliğin borç nedeniyle bu tarihte elektriğinin kesildiğinin, buna rağmen tüketimin devam ettiğinin anlaşıldığı, bu durumun Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-ç maddesi uyarınca kaçak elektrik tüketimi teşkil ettiği, 07/09/2019 tarihli tutanağa istinaden hesaplanan kaçak tüketim bedelinin 15.290,24 TL, 13/11/2019 tarihli mükerrer kaçak tespitine ilişkin tutanağa istinaden hesaplanan bedelin ise 23.859,18 TL olduğu, böylece toplam asıl alacağın 39.149,42 TL olduğu, bu alacağa takip tarihi olan 18/07/2024'e kadar işlemiş gecikme zammının 48.755,22 TL olduğu ve takip tarihi itibarıyla toplam alacağın 87.904,64 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Davacı vekili 13/05/2026 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik olarak verdiği beyan dilekçesinde, rapordaki aleyhe hususları kabul etmemekle birlikte, kaçak elektrik kullanımının ve davalının şirket müdürü olarak sorumluluğunun tespit edildiğini, ancak mükerrer kaçak tüketimine ilişkin hesaplamada tarife dönemine göre kırılım yapılmasının hatalı olduğunu, bu nedenle takip çıkışı üzerinden davanın kabulü gerektiğini beyan etmiştir. Davalı vekili 16/05/2026 tarihli bilirkişi ek raporuna yönelik olarak verdiği beyan ve itiraz dilekçesinde, raporun varsayımlara dayalı olduğunu, fiili kullanıcının kiracılar olduğunu, EPSAŞ kayıtlarındaki çelişkinin giderilmediğini, ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğini, bilirkişinin hukuki değerlendirme yaparak görev sınırını aştığını, hesaplamanın denetime elverişli olmadığını, şirket müdürlüğü sıfatının tek başına şahsi sorumluluk için yeterli olmadığını, müvekkilinin fiili iştiraki ve kusurunun ispatlanamadığını belirterek rapora itiraz etmiş ve yeni bir rapor alınmasını talep etmiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... 6. Genel İcra Dairesi'nin 2024/46759 Esas sayılı takip dosyası, 09/07/2019 tarihli borç nedeniyle kesme ve mühürleme tutanağı, 07/09/2019 ve 13/11/2019 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanakları, ... Lojistik Mühendislik İnşaat Madencilik Petrol Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait ticaret sicil kayıtları, mahkememizce hükme esas alınan 27/04/2026 tarihli bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davalının kaçak tüketim döneminde müdürü olduğu ... Ltd. Şti. adına kayıtlı aboneliğin borcu nedeniyle 09/07/2019 tarihinde elektriğinin kesildiği, buna rağmen tüketimin devam ettiğinin tespit edildiği, bu durumun ilgili yönetmelik uyarınca kaçak elektrik tüketimi teşkil ettiği, davalının, aboneliğin bulunduğu taşınmazın kiracılar tarafından kullanıldığı yönündeki savunmasının, abonelik sözleşmesinin tarafı olan şirketin ve yöneticisi olan davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, zira aboneliğin devredilmediği ve sorumluluğun devam ettiği, kaçak elektrik kullanımının haksız fiil niteliğinde olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/01/2015 tarih ve 2015/7-1 E., 2015/798 K. sayılı kararında belirtildiği üzere, tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına işlenen haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte müteselsilen sorumlu oldukları, bu nedenle davalının şirket müdürü sıfatıyla takip konusu borçtan şahsen sorumlu olduğu, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 27/04/2026 tarihli bilirkişi ek raporu uyarınca davacının icra takibine konu edebileceği asıl alacak miktarının 39.149,42 TL olduğu, takip talebinde işlemiş faiz olarak talep edilen 48.739,56 TL'nin, bilirkişi raporunda hesaplanan 48.755,22 TL'den az olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereği takipte talep edilen miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiği, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için alacağın likit ve belirlenebilir olması gerektiği, ancak somut olayda davalının şahsi sorumluluğunun tespiti ve alacak miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden alacağın likit olmadığı anlaşıldığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile, davalı borçlunun ... 6. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/46759 esas sayılı icra takibine yaptığı 05/08/2024 tarihli İTİRAZININ 39.149,42 TL asıl alacak ve 48.739,56 TL faizi yönünden İPTALİ ile takibin 39.149,42 TL asıl alacak ve 48.739,56 TL işlemiş faizi üzerinden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yıllık %42,00 oranını geçmemek üzere 3095 sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca dava konusu alacak likit olmadığından, varlığı ile miktarının tespiti yargılamayı gerektirmekle davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Kabul edilen 87.888,98 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 6.003,70 TL karar ve ilam harcından 1.074,90 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 4.928,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 1.074,90 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.777,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 340,40 TL yazışma gideri, 18.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 18.340,40 TL yargılama giderinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 18.111,54 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan 228,86 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul / talep oranına göre hesaplanan 44,92 TL'sinin davacıdan, 3.555,08 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 87.888,98 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen 1.110,60 TL üzerinden takdir edilen 1.110,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır