İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/553 E. 2026/521 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/553
- Karar No
- 2026/521
- Karar Tarihi
T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2025/553 Esas - 2026/521 T.C. ... 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/553 Esas KARAR NO : 2026/521 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 01/07/2025 KARAR TARİHİ : 03/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 05/06/2026 Mahkememizde görülen yukarıda yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta edilen, davalı Ebru Yılmaz'ın maliki olduğu ... plaka sayılı aracın 09/06/2024 tarihinde park halindeki ... .... .... plaka sayılı araca çarparak hasara sebebiyet verdiğini, kaza sonrası sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, bu durumun polis tarafından tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağı ve ifade tutanakları ile sabit olduğunu, müvekkili şirket tarafından hasar gören araç malikine 26/07/2024 tarihinde 180.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, ödenen bu bedelin rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/76871 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4/f bendi ve ... .... .... K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararı uyarınca, olay yerinin terk edilmesinin salt maddi hasarlı kazalarda da rücu sebebi teşkil ettiğini belirterek, davalının haksız itirazının iptali ile 212.155,89 TL üzerinden takibin devamına ve davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazaya karışan aracın sürücüsünün müvekkili değil, ... olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, sürücünün olay yerini terk etmediğini, kaza anında aracın lastiğinin patlaması ve trafiği engellemesi nedeniyle aracı güvenli bir yere çekmek zorunda kaldığını, lastiği tamir ettirdikten sonra olay yerine dönerek karşı taraf ile anlaşıp kaza tespit tutanağı düzenlediğini, bu durumun ZMSS Genel Şartları kapsamında "olay yerini terk" olarak nitelendirilemeyeceğini, nitekim kaza sonrası "trafik güvenliğini tehlikeye sokma" suçundan yürütülen ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/215184 soruşturma sayılı dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bu kararın sürücünün kasıtlı bir terk eyleminin bulunmadığını teyit ettiğini, ayrıca davacı tarafından ödenen 180.000,00 TL'lik hasar bedelinin fahiş ve tek taraflı belgelere dayandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. DELİLLER : Arabuluculuk son tutanağı, ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/76871 Esas sayılı takip dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, hasar dosyası, ZMMS poliçesi, 180.000,00 TL'lik ödeme dekontu, 06/04/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 09/06/2024 tarihinde davalıya ait ... plakalı aracın, ... .... .... plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet verdiği, kazaya karışan aracın davacı şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu ve davacı tarafından hasar gören üçüncü kişiye 180.000,00 TL tazminat ödendiği, davacı vekilinin sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle ZMSS Genel Şartları uyarınca rücu hakkı doğduğunu ileri sürerek başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle bu davayı açtığı, davalı vekilinin ise, kazaya karışan sürücünün müvekkili olmadığını, sürücünün olay yerini haklı nedenle terk ettiğini, bu nedenle rücu koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini talep ettiği görülmektedir. İİK'nın ilamsız icra takibinin düzenlendiği 62/1. maddesinde "İtiraz etmek istiyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.", 66/1. maddesinde "Müddeti içinde yapılan itiraz takibi durdurur." 67. maddesinde "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." düzenlemeleri yer almaktadır. İcra dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklının 180.000,00 TL asıl alacak ve 32.155,89 TL işlemiş faizinin tahsili amacı ile ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/76871 Esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız icra takibine başladığı, örnek 7 ödeme emrinin borçluya 12/12/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin İİK'nın 62/1. maddesinde düzenlenen yedi günlük süresi içerisinde 16/12/2024 tarihinde icra dairesine başvurarak, borca, ferilerine ve takibe itiraz ettiği, İİK'nın 66/1. maddesi gereğince itiraz üzerine icra takibinin durduğu, davacı alacaklının İİK'nın 67/1. maddesinde gösterilen bir senelik süre içerisinde 01/07/2025 tarihinde davalı borçlunun itirazının iptali için bu davayı açtığı görülmektedir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı" başlıklı B.4 maddesinde, sigortacının sigorta ettirene rücu edebileceği haller sayılmış olup, (f) bendinde "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde" rücu hakkının doğacağı düzenlenmiştir. Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarında da, ZMSS Genel Şartları'nın B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu kabul edilmektedir. Kolluk tarafından alınan ifade tutanaklarında, ... plakalı araç sürücüsü ... ifadesinde, idaresindeki dolmuşla seyir halindeyken park halindeki 06 BZP 317 plakalı araca çarptığını, kaza sonrası dolmuşun lastiğinin patladığını, trafiği engellememek için olay yerinden ayrılmak zorunda kaldığını, lastiği tamir ettirdikten sonra olay yerine geri geldiğini ve araç sahibi Rıza Güser ile anlaşıp kendi aralarında maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlediklerini beyan etmiştir. 06 BZP 317 plakalı araç sahibi Rıza Güser ise ifadesinde, 09/06/2024 tarihinde saat 02:00 sıralarında komşularının araması üzerine aracına bir dolmuşun çarpıp olay yerinden ayrıldığını öğrendiğini, aracının yanında hasar olduğunu gördüğünü, aracına çarpan araç ve sürücüsünden şikayetçi olduğunu ifade etmiştir. Makine mühendisi, sigorta ve adli trafik uzmanlarından oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 06/04/2026 tarihli raporda, 09/06/2024 tarihinde davalıya ait ... plakalı aracın sürücüsü.... .... .... plakalı araca çarptığı ve olay yerinden ayrıldığı, bu eylemleriyle KTK'nın 52/b, 81/a-b-c-d ve 84/1. maddelerini ihlal ederek kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, park halindeki araç malikinin ise kusursuz olduğu, hasar gören 06 BZP 317 plakalı aracın pert-total durumunda olduğu, kaza öncesi piyasa değerinin 400.000,00 TL, sovtaj değerinin 220.000,00 TL olduğu ve bu suretle hasar tutarının 180.000,00 TL olarak tespit edildiği, bu miktarın davacı sigorta şirketince ödenen bedelle uyumlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün KTK'nın 81. maddesindeki yükümlülüklere aykırı olarak haklı bir neden olmaksızın kaza yerini terk ettiği, ZMSS Genel Şartları'nın B.4/f bendi ve emsal Yargıtay kararı uyarınca davacı sigorta şirketinin sigortalısına rücu şartlarının oluştuğu, asıl alacak ve ödeme tarihinden icra takip tarihine kadar işleyen avans faizi dikkate alındığında toplam alacak tutarının taleple bağlı kalınarak 212.155,89 TL olarak hesaplandığı belirtilmiştir. Davalı vekili 09/04/2026 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, raporun dosyadaki maddi vakıaları ve hukuki değerlendirmeleri yeterli açıklıkta ortaya koymadığını, özellikle olay yerini terk olgusunun somut olayın özellikleri bakımından eksik incelendiğini, sürücünün olay yerinden ayrılma koşullarının yeterince değerlendirilmediğini, bu nedenle raporun hükme esas alınamayacağını belirterek, farklı bir bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davacı vekili 22/04/2026 tarihli beyan dilekçesinde, bilirkişi raporunun iddialarını somut olarak ispatladığını, raporda yer alan tespitlerin davanın kabulü için yeterli olduğunu belirterek, aleyhe hususları kabul etmemek kaydıyla rapor doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Bu açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, ... 2. Genel İcra Dairesi'nin 2024/76871 Esas sayılı takip dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, taraf ifade tutanakları, ZMMS poliçesi, 180.000,00 TL'lik ödeme dekontu, mahkememizce dosyaya uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek hükme esas alınan 06/04/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporu ve tüm dosya kapsamına göre; 09/06/2024 tarihinde davalıya ait sigortalı aracın sürücüsünün, park halindeki üçüncü kişiye ait araca çarparak maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiği, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketinin hasar gören araç malikine 180.000,00 TL tazminat ödediği, sigortalı araç sürücüsünün KTK'nın 81. maddesinde düzenlenen yükümlülüklere aykırı olarak kaza yerini terk ettiği, sürücünün lastiğinin patladığı ve trafiği engellememek amacıyla olay yerinden ayrıldığı yönündeki savunmasının, ZMSS Genel Şartları'nın B.4/f bendinde sayılan "tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller" kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan davalıya rücu hakkının doğduğu, davalının sigorta ettiren sıfatıyla poliçeden kaynaklanan bu rücu talebinden sorumlu olduğu ve husumet itirazının yerinde olmadığı, davacı tarafından ödenen 180.000,00 TL hasar bedelinin ve takip tarihi itibarıyla talep edilen 32.155,89 TL işlemiş faizin bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere usul ve yasaya uygun olduğu, bu nedenle davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğu anlaşılmıştır. Davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden yapılan incelemede, alacağın varlığı ve miktarının, kusur oranlarının ve rücu şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden ve alacak likit (belirlenebilir) olmadığından, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı, zarar gören aracın hususi nitelikte olması nedeniyle takipten sonra asıl alacağa yasal faiz uygulanması gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davalı borçlunun ... 2. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/76871 esas sayılı icra takibine yaptığı 16/12/2024 tarihli İTİRAZININ İPTALİ ile takibin 180.000,00 TL asıl alacak ve 32.155,89 TL işlemiş faizi yönünden DEVAMINA, takipten sonra asıl alacağa yasal faiz uygulanmasına, 2-İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca dava konusu alacak likit olmadığından, varlığı ile miktarının tespiti yargılamayı gerektirmekle davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Kabul edilen toplam 212.155,89 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 14.492,37 TL karar ve ilam harcından 2.562,32 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 11.930,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 2.562,32 TL peşin harç, 87,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.265,22 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının karşıladığı 377,50 TL yazışma gideri, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.377,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 212.155,89 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine ya da bulunmadığı takdirde Asliye Hukuk Mahkemesine dilekçe verilmesi sureti ile ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/06/2026
¸ e-imzalıdır ¸ e-imzalıdır