Danıştay · Danıştay
Danıştay 2025/802 E. 2025/1468 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2025/802
- Karar No
- 2025/1468
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/802 Karar No : 2025/1468
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
2- ... Kurulu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 31/10/2024 tarih ve E:2019/3833, K:2024/4301 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamından Sunumu Hakkında Yönetmelik'in tamamının, bu talebin kabul edilmemesi hâlinde 4. maddesinin 1. fıkrasının (l) bendindeki "bir medya hizmet sağlayıcı tarafından sunulan" ifadesinin, 5. maddesinin 5. fıkrasının, 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "ve Üst Kurulca kayıt altına alınmak", "(sadece kablolu ortamdan tek il için yayın lisansı bulananlar hariç)" ve "ve yayınlarını sunacakları URL adresi ve/veya yayınlarının iletimini gerçekleştirecek platforma işletmecisinin Üst Kurula bildirmek ve Üst Kurulca kayıt altına alınmak" ifadelerinin, 6. maddesinin 2. fıkrasının, 7. maddesinin 1. fıkrasının, 7. maddesinin 2. fıkrasının (a), (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinin, bu bentler iptal edildiğinde fıkrada yer alan "ve aşağıdaki belgeler de eklenmek" ifadesi fazlalık olacağından bu ifadenin, 7. maddesinin 5. fıkrasının, 8. maddesinin 1. fıkrasındaki "İnternet ortamından yayın iletim yetkisi Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulan limited veya anonim şirketlere verilir." cümlesinin, 8. maddesinin 2. fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinin, 10. maddesinin 1. fıkrasındaki "bu durum Üst Kurulun internet sitesinden duyurulur." ve fıkranın 2. cümlesinin başındaki "Bu duyuruda" ifadeleri ile 1. fıkranın (c) bendindeki "bu duyuruyu" ifadesinin, söz konusu ifadeler çıkartıldığında madde genel hatlarıyla anlamını yitireceğinden 10. maddenin tamamının, 11. maddesinin 1. fıkrasındaki "bu durum Üst Kurulun internet sitesinden duyurulur." ve fıkranın 2. cümlesinin başındaki "Bu duyuruda" ifadeleri ile 1. fıkrarın (c) bendindeki "bu duyuruyu" ifadesinin, madde metninden çıkartılması, söz konusu ifadeler çıkartıldığında madde genel hatlarıyla anlamını yitireceğinden 11. maddenin tamamının, 10. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "ve ayrıca aynı Kanunun 33 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulacağı" ve aynı maddenin 3. fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı bölümünde yer alan "6112 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca, yayın yapan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü hakkında suç duyusunuda bulunulur." ifadelerinin, Geçici 1. maddenin 1. fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı bölümünde yer alan "6112 sayılı Kanunun 33 üncü maddesi uyarınca, yayın yapan gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yönetim kurulu üyeleri ve genel müdürü hakkında suç duyusunuda bulunulur." ifadesinin, 11. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan "Başvuru talebini içeren dilekçesiyle birlikte taahhütnameyi sunmaz ve üç aya tekabül eden yayın iletim yetkilendirme ücretini peşin olarak ödemez veya yayın hizmetlerinin iletimine bu duyuruyu müteakiben yetmiş iki saat içerisinde son vermez ise Üst Kurul tarafından 6112 sayılı Kanun'un 29/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sulh ceza hakiminden söz konusu yayınla ilgili olarak içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi talebinde bulunulacağı", 3. fıkrasının (b) bendinde yer alan "Bu maddeye uygun olarak internet ortamından yayın iletim yetkisi başvurusunda bulunulmaması hâlinde, Üst Kurul tarafından 6112 sayılı Kanunun 29/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, söz konusu yayınla iligil olarak sulh ceza hakiminden içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi talep edilir." ifadelerinin ve Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinin son cümlesinde yer alan "Bir ay içerisinde internet ortamından yayın iletim yetkisi başvurusunda bulunmamaları veya başvuruda bulundukları halde Üst Kurulca verilecek süre içerisinde eksikliklerini tamamlamamaları halinde Üst Kurul tarafından, 1) 6112 sayılı Kanunun 29/A maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, söz konusu yayınla iligil olarak sulh ceza hakiminden içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi talep edilir." ifadesinin, 10. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendindeki "bu maddede belirtilen süre ve koşullarla" ifadesinin, 11. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendindeki "bu maddede belirtilen süre ve koşullarla" ifadesinin, 12. maddesinin 1., 2. ve 4. fıkrası ile 15. maddesinin 1. fıkrasındaki "İnternet ortamından yayın iletim yetkilendirme ücreti yıllık 100.000,00 Türk lirasıdır." ifadesinin ve aynı fıkranın son cümlesindeki "bu ücrete ilave olarak" ifadesi ile 2. fıkrasının, 12. maddesinin 3. fıkrasının ve 15. maddesinin 1. fıkrasındaki "Koşullu erişim sağlayan internet yayın platform işletmecileri bu ücrete ilave olarak, yıllık net satışlarının binde beşini, izleyen yılın Nisan ayı sonuna kadar Üst Kurula öderler." ifadesinin iptali ile anılan Yönetmeliğin dayanağı olan 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un 29/A maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 31/10/2024 tarih ve E:2019/3833, K:2024/4301 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a fıkrasında, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra, ilk inceleme konularının belirlendiği 14. maddesinin 3/c bendinde dava dilekçesinin ehliyet yönünden de inceleneceği, 15. maddesinin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddedileceğinin kurala bağlandığı, Dava konusu Yönetmeliğin iptali isteminde bulunan davacının, bir gerçek kişi olup dava dilekçesinde dava konusu Yönetmeliğin Anayasa’ya, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun ile gerekçesine, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na ve sair mevzuata aykırı olduğu, Yönetmelik ile internet yayıncılığına getirilen sınırlamaların internet yayıncıları yanında her bir vatandaşın Anayasal haklarını da ilgilendirdiği, Yönetmelik ile getirilen sınırlamaların yayıncı kuruluşların ve internet yayıncılarının Anayasa ve yasalardan kaynaklanan haklarına zarar vermesi yanı sıra, yayıncılığa getirilen sınırlamalar sebebi ile dolaylı olarak Anayasa'nın 22. maddesinde düzenlenen haberleşme hürriyetini, 26. maddesinde düzenlenen düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini ve 27. maddesinde düzenlenen bilim ve sanat hürriyetini ihlal ettiğinden bahisle dava açma konusunda ehliyeti bulunduğundan bahisle bakılan davanın açıldığı ileri sürülmüş ise de dava konusu Yönetmeliğin, radyo, televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetlerinin internet ortamında sunumu ile bu yayın hizmetlerini internet ortamında sunan özel medya hizmet sağlayıcı kuruluşları ve bu yayın hizmetlerinin iletimini sağlayan platform işletmecilerini kapsadığı, medya hizmet sağlayıcılara yayın lisansı ile platform işletmecilerine yayın iletim yetkisi verilmesi ve söz konusu yayınların denetlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlediği, davacının işbu Yönetmelik kapsamında olan yayın hizmetlerini internet ortamında sunan özel medya hizmet sağlayıcı ya da bu yayın hizmetlerinin iletimini sağlayan platform işletmecisi olmadığı, gerçek ve tüzel kişilerin salt vatandaş veya tüzel kişilikleri olması nedeniyle iptal davası açma haklarının olamayacağı, dava konusu edilen düzenlemeyle makul ve ciddi bir ilişkinin, kişisel meşru, aktüel bir menfaat bağının bulunması gerektiği, ancak dava konusu Yönetmeliğin, davacının ne tür bir menfaatini ihlal ettiğinin ortaya konulamadığı hususları dikkate alındığında, dava konusu Yönetmelik ile davacının menfaat alakasının bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Bu itibarla, davacının 01/08/2019 tarih ve 30849 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Radyo, Televizyon ve İsteğe Bağlı Yayınların İnternet Ortamında Sunumu Hakkında Yönetmeliğin iptali istemiyle dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bahsi geçen yönetmelik ile internet yayıncılığına getirilen sınırlamaların, internet yayıncılarını ilgilendirdiği gibi her bir vatandaşın Anayasal haklarını da derinden ilgilendirdiği; dava konusu Yönetmeliğin gerek halihazırda internet üzerinden yayın yapmakta olan kişileri ve gerekse de ileride internet üzerinden yayın yapmayı planlayan kişileri kapsadığı; anılan Yönetmeliğin internet üzerinden yayın yapan herkesi isteğe bağlı yayın lisansı almaya zorladığından, internet üzerinden yayın yapan herkesi ilgilendirdiği; Yönetmelik ile getirilen sınırlamaların yayıncı kuruluşların ve internet yayıncılarının Anayasa ve yasalardan kaynaklanan haklarına zarar vermesi yanı sıra, yayıncılığa getirilen sınırlamalar sebebi ile dolaylı olarak ilgili tüm kişilerin Anayasanın 22. maddesinde düzenlenen haberleşme hürriyetini, 26. maddesinde düzenlenen düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini ve 27. maddesinde düzenlenen bilim ve sanat hürriyetini ihlal ettiği; internet üzerinden yayın yapan herkesi ilgilendirmesi bir yana, söz konusu yayınlara erişen tüm izleyicileri de ilgilendirdiği ve onların başta anayasal olmak üzerine haklarına sınırlamalar getirdiği bu nedenle, davayı açma konusunda taraf ehliyeti bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır..
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 31/10/2024 tarih ve E:2019/3833, K:2024/4301 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 02/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.