Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/3092 E. 2025/410 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/3092
- Karar No
- 2025/410
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/3092 Karar No : 2025/410
TEMYİZ EDEN (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Bilim Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulunda öğretim görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, iş akdinin feshedilmesine ilişkin... tarih, .../... sayılı işlemin iptali ile mahrum kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle birlikte tazmini istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; ... Bilim Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulunda öğretim görevlisi olarak görev yapmakta iken iş akdinin feshedilmesine ilişkin... tarih ve .../...sayılı işlemin iptali ile mahrum kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı görülmekte ise de; işbu dava açılmadan önce davacı tarafından aynı taleple 17/09/2021 tarihinde ... İş Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava açıldığı, açılan dava sonucunda ilgili Mahkemenin 19/04/2022 tarihli kararıyla uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiğinden davanın görev yönünden reddine karar verildiği, bu kararın 26/04/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu karara karşı süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmaması üzerine kararın 11/05/2022 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın ise 12/06/2022 tarihinde açıldığı, bu durumda mevzuat hükmü uyarınca, görevsiz olan adli yargı merciinde açılan davada verilen görev ret kararının kesinleşme tarihi olan 11/05/2022 tarihinden itibaren 30 gün içinde, en geç 10/06/2022 (cuma) tarihine kadar görevli idari yargı yerinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 12/06/2022 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 22/12/2023 tarih ve E:2023/2731, K:2023/7729 sayılı kararıyla; Anayasa'nın "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı 40. maddesine, 03/10/2001 tarih ve 4709 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle eklenen ikinci fıkrada, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." hükmünün yer aldığı, Bu ek fıkranın gerekçesinde, değişikliğin, bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde sonuna kadar haklarını arayabilmelerine kolaylık ve imkân sağlanması amacıyla ve son derece dağınık mevzuat karşısında kanun yolu, mercii ve sürelerin belirtilmesinin hak arama, hak ve hürriyetlerin korunması açısından zorunluluk hâline gelmesi nedeniyle yapıldığına değinildiği, Anayasal düzenlemeler ve değinilen gerekçeden, Devletin, kurumları vasıtasıyla tesis edilen her türlü işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak yargı yeri veya idari makamlar ile başvuru süresinin gösterilmesinin bir anayasal zorunluluk hâline getirildiğinin anlaşıldığı, Anayasa'nın bağlayıcılığı karşısında, bu zorunluluğa; yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının uymakla yükümlü olduklarının kuşkusuz olduğu, Devletin işlemlerinde, bireylerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorunda olduğunu öngören Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasının, ayrı bir yasal düzenlemenin varlığını gerektirmeyen, doğrudan uygulanabilir nitelik taşımasından dolayı, yasama, yürütme ve yargı organlarının, idare makamlarının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının işlemlerinde, bu işlemlere karşı başvurulacak idari mercileri ve kanun yolları ile sürelerini belirtmesinin zorunlu olduğunun ortaya çıktığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Görevli olmayan yerlere başvurma" başlıklı 9. maddesinde; " Çözümlenmesi Danıştayın, idare ve vergi mahkemelerinin görevlerine girdiği halde, adli (…)(1) yargı yerlerine açılmış bulunan davaların görev noktasından reddi halinde, bu husustaki kararların kesinleşmesini izleyen günden itibaren otuz gün içinde görevli mahkemede dava açılabilir. Görevsiz yargı merciine başvurma tarihi, Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine başvurma tarihi olarak kabul edilir." düzenlemesinin yer aldığı, Yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde dava açma süresinin belirtilmediği hallerde dava açma süresi uygulaması konusunda ortaya çıkan içtihat aykırılığının, içtihatların birleştirilmesi yoluyla giderilmesinin istenilmesi üzerine konunun, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu tarafından görüşülmesi sonucunda verilen ve 19/06/2022 tarih ve 31871 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 15/03/2022 tarih ve E:2021/2 K:2022/1 sayılı kararında; yazılı olarak bildirilen özel veya genel dava açma süresine tabi idari işlemlerde, dava açma süresinin belirtilmediği hallerde genel dava açma süresinin uygulaması gerektiğine ve içtihatların bu doğrultuda birleştirilmesine karar verildiği, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 40. maddesi uyarınca Danıştay daire ve kurulları ile idari mahkemelerin ve idarenin bu karara uymasının zorunlu olduğu, Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece ... Bilim Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulunda öğretim görevlisi olarak görev yapmakta olan davacının iş akdinin feshedilmesine ilişkin... tarih ve .../... sayılı işlemin tesis edildiği, anılan işlemin üzerinde davacının işlemi tebellüğ ettiğine dair imza bulunsa da yanında herhangi bir tarihin yazmadığı, bu nedenle işlemin tebliğ tarihinin belli olmadığı, dava konusu işlem üzerine davacının 31/08/2021 tarihinde Antalya Arabuluculuk Bürosuna başvurduğu, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 3. maddesinin 17. fıkrasında, "Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez." hükmü gereği sürenin durduğu, 09/09/2021 tarihinde ise arabuluculuk başvurusunun uyuşmazlıkla sonuçlandığı, akabinde işlemin iptali ile mahrum kalınan özlük ve parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle ilk olarak 17/09/2021 tarihinde ... İş Mahkemesinin E:...sayılı dosyasında dava açıldığı, açılan dava sonucunda ilgili Mahkemenin... tarih ve K:... sayılı kararıyla uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiğinden davanın görev yönünden reddine karar verildiği, bu kararın 26/04/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu karara karşı süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmaması üzerine kararın 11/05/2022 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın ise 12/06/2022 tarihinde açıldığının anlaşıldığı, Bu durumda, dava konusu işlemin tesisini müteakiben .... İş Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davanın süresi içerisinde açıldığı, açılan dava sonucunda ilgili Mahkemenin ...tarih ve K:... sayılı kararıyla uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiğinden davanın görev yönünden reddine karar verildiği ve kararda davacının başvurması gereken görevli ve yetkili merciin belirtilmediği, davacı tarafından ise 12/06/2022 tarihinde ... İdare Mahkemesine başvurulduğunun tespit edildiği, Anayasa'nın 40. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan, "Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır." amir hükmüne aykırı olarak verilen karar sonrasında, davacı hakkında 2577 sayılı Kanun'un 9. maddesinde yer alan süreye ilişkin hükümlerin de uygulanamayacağı açık olduğundan, davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; dava açılmadan önce davacı tarafından aynı taleple 17/09/2021 tarihinde.... İş Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında dava açıldığı, açılan dava sonucunda ilgili Mahkemenin 19/04/2022 tarihli kararıyla uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verildiği, bu kararın 26/04/2022 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bu karara karşı süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulmaması üzerine kararın 11/05/2022 tarihinde kesinleştiği, işbu davanın ise 12/06/2022 tarihinde açıldığı, bu durumda mevzuat hükmü uyarınca, görevsiz olan adli yargı merciinde açılan davada verilen görev ret kararının kesinleşme tarihi olan 11/05/2022 tarihinden itibaren 30 gün içinde, en geç 10/06/2022 (cuma) tarihine kadar görevli idari yargı yerinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 12/06/2022 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, içtihatları birleştirme kararlarının yargı mercileri açısından bağlayıcı olduğu, temel hak ve hürriyetlerinin ihlal edildiği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile temyize konu ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu... tarih ve E:..., K... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın.... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/02/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı ısrar kararının, Danıştay Sekizinci Dairesinin 22/12/2023 tarih ve E:2023/2731, K:2023/7729 sayılı kararında yer alan gerekçe doğrultusunda bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.