Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/3012 E. 2025/1171 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/3012
Karar No
2025/1171
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/3012 Karar No : 2025/1171

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... UETS Kodu: 16265-62943-27957 (E-Tebligat) KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi UETS Kodu: 35542-22454-63142 (E-Tebligat) VEKİLİ : Av. ....

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Hastane ve Sağlık Kurumları Yönetimi tezli yüksek lisans mezunu olan davacının, yüksek lisans tezinde intihal yaptığından bahisle mezuniyetinin geçersiz sayılarak, diplomasının iptal edilmesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dosyada alınan bilirkişi raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, davacı tarafından hazırlanan yüksek lisans tezinde, ilgili Yönerge düzenlemelerinde etik ihlali olarak tanımlanan intihal halinin mevcut olduğu, intihal içeren ve özgün bir eser olmayan söz konusu tezin dayanak alınarak davacının elde ettiği yüksek lisans diplomasının iptal edilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu anlaşıldığından ve istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin ... tarih ve E... K:... sayılı kararıyla; davacının ve intihal şikayetinde bulunan kişinin tezinin hazırlanmasında danışman olarak görev yapan öğretim üyesinin ifadesi ve dosyada yer alan diğer bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacının ve şikayetçinin tezinin hazırlık sürecinin aynı danışmanın kontrolünde, yakın tarihlerde ilerlediği, intihal yapıldığı öne sürülen teze atıf yapıldığı, benzerliğin belirli bir konu üzerinde çalışılmış olmasından kaynaklandığı anlaşıldığından, intihal bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı; davacının yüksek lisans tezinde intihal yapmadığı anlaşıldığından, mezuniyetinin geçersiz sayılarak, diplomasının iptal edilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olması nedeniyle aksi yöndeki Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği gerekçesiyle ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi ısrar kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun reddi yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, başlıklarından da açıkça anlaşılacağı üzere iki tezin farklı amaçlara hizmet ettiği; tezlerin "öz" kısımlarında farklılık bulunduğu; içerik ve şekil yönlerinden de farklılıklar mevcut olduğu; kendi tezinde "sağlık hizmeti sunum algı ölçeği", diğer tezde ise "sağlık politikaları algısı ölçeği" kullanıldığı; alanda yapılmış yüksek lisans tezlerini incelediğinde, benzer kaynaklarla benzer genel bilgiler yazıldığı; Sağlık Yönetimi alanında sınırlı sayıda benzer kaynağı kullanarak yazılan benzer konulardaki tezler hemen hemen aynı şekilde yazılmışken tarih olarak tezi ilk savunanın orijinal sayılmasının kabul edilebilir olmadığı; bulgularda faktör yapısı ve geçerlik ve güvenirlik, KMO ve SPSS bulguları özetlenmesi, örneklem yazılması şeklinin benzer kitaplardan benzer şekilde hem kendisi hem şikayetçi tarafından alındığı; Türkiye’de sağlık yönetimi tezlerinin son 15 yıldır gelişmeye başlaması sonucu oluşan tez havuzunda literatürde fazla veri birikmemiş olması nedeniyle tezlerde benzer atıflar verilerek benzer çalışmalar yapıldığı, henüz atıf ve çalışmaların fazla çeşitlenmediği, alanda tez yazanların yabancı dil bilgisi ve yabancı kaynaklara ulaşma sıkıntısının da yeni kaynaklara ulaşma konusunda engel olduğu; alandaki çalışmaların ampirik ve örneklem ölçüm araçlarına dayalı olması sonucunda çalışmaların da hipotezlerin de farklı olduğu; her iki tezin aynı Üniversite bünyesinde ve aynı danışmanın gözetiminde yürütüldüğü; danışmanın aynı başlıklı tezin farklı yöntemlerle farklı sonuçlar doğurmasını amaçladığı; tezin içeriğine de bakıldığında iki farklı tezin iki ayrı akademik sonuç getirdiği; bilirkişilerle ilgili itirazlarının kabul görmediği belirtilerek ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Danıştay dava daireleri ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin .... İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı ısrar kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/05/2025 tarihinde kesin olarak oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda bilirkişi konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı; bilirkişilerin, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçileceği ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu çerçevede, mahkemeler, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy veya görüşünün alınmasına karar verebilir; ayrıca bilirkişilerin tarafsız olması esastır ve hakim bilirkişi raporuyla bağlı değildir. İlk derece mahkemesi kararında da atıf yapılan, dosyadaki bilirkişi raporunun incelenmesinden, bilirkişilerden birinin unvanının "profesör doktor" olduğu, diğer ikisinin ise "doktor öğretim üyesi" unvanında bulunduğu; bilirkişilerin aynı üniversiteden seçildiği; akademik çalışma ortamı içerisinde gerek bilimsel anlamda gerekse sosyal çevre anlamında birbirlerinden etkilenebilecek durumdaki bu bilirkişilerden alınan söz konusu raporun uyuşmazlığın çözümünde her türlü şüpheden uzak ve hükme esas olabilecek nitelikte olmadığı değerlendirilmiştir. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince, farklı üniversitelerin ilgili ana bilim dallarından seçilerek teşkil edilecek bilirkişi heyetine yeniden inceleme yaptırılmak suretiyle yeni bir karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması, belirtilen çerçevede yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyorum.

KARŞI OY XX- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde, bu Kanun'da hüküm bulunmayan hususlarda bilirkişi konusunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı; bilirkişilerin, bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden seçileceği ve bilirkişiler hakkında Bilirkişilik Kanunu ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmıştır. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile atıf yapılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırılmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde de, mahkemenin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği hükmüne yer verilmiştir. Bilirkişiye müracaat edilmesindeki maksadın, hukuka uygun karar verebilmek için elzem verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerekmekte ve bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek vasıfta olması icap etmektedir. İlk derece mahkemesi kararında özetlenen bilirkişi raporunun yeterince ayrıntı içermediği, tespit ve incelemenin somut, kapsamlı ve detaylı yapılmadığı, tezlerin karşılaştırılmak suretiyle ve varsa benzerliklerin hangi sebeplerle ne ölçüde intihal oluşturduğu hususunda yeterli, açık ve dava konusu sorunu aydınlatıcı vasıfta bulunmadığı değerlendirilmiştir. Dava konusu olayda, intihal yapıldığı öne sürülen kısımlar yönünden ayrı ayrı bilimsel ve teknik incelemenin yapılması suretiyle, intihal olup olmadığının açık ve net olarak ortaya konulduğu bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi gerekmekte olup intihal bulunup bulunmadığı hususunda ek rapor alınması ya da gerekiyorsa tekrar bilirkişi incelemesi yaptırılması neticesinde düzenlenecek yeni bilirkişi raporu uyarınca yeniden bir karar verilmesi gerektiği, uyuşmazlığın çözümü için yeterli olmayan, hükme esas alınmasında hukuka uygunluk bulunmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak, eksik inceleme neticesinde karar verildiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın eksik inceleme sebebiyle bozulması, belirtilen çerçevede yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/3012, K. 2025/1171, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-3012-e-2025-1171-k-a0865650316d