Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/2528 E. 2025/370 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/2528
- Karar No
- 2025/370
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2528 Karar No : 2025/370
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Derneği VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : I-(DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... II-(DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER) : 1-... Faaliyetleri AŞ 2-... Uluslararası Liman İşletmeciliği AŞ 3-... Denizcilik Faaliyetleri ve Ticaret AŞ VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 13/06/2024 tarih ve E:2023/2120, K:2024/2613 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı Dernek tarafından, imtiyaz sözleşmesine istinaden ... Anonim Şirketine 36 yıl süreyle verilen TCDD Mersin Limanı işletme izninin, kılavuzluk ve römorkörcülük faaliyetlerinde bulunmak üzere verilen teşkilat izninin, ... Faaliyetleri Anonim Şirketine verilen kılavuzluk faaliyet lisansı ve hizmet izni ile ... Denizcilik Anonim Şirketine verilen römorkörcülük faaliyet lisansı ve hizmet izninin iptali istemiyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğüne yapılan 10/09/2020 tarihili başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 13/06/2024 tarih ve E:2023/2120, K:2024/2613 sayılı kararıyla; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari dava türleri ve idari yargı yetkisinin sınırı" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi, "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasının (c) bendi, "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 56. ve 90. maddeleri; 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun "Dernek Tüzüğü" başlıklı 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi, 30. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine yer verilerek, Davacı Deniz Pilot Kaptanlar Derneği Tüzüğü'nün "Amaç" başlıklı 3. maddesinde, Derneğin amacının, Türkiye'de faaliyet gösteren Kılavuz kaptanların mesleki açıdan geliştirilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve yeterlilik seviyesinin çağdaş seviyede tutulmasına yardımcı olmak, denizde can, mal, seyir ve çevre emniyetinin sağlanmasına yönelik çalışmalar yapmak olduğunun belirtildiği, "Derneğin faaliyet alanları" başlıklı 4. maddesinin l. bendinde ise, Derneğin, Türk limanları ve boğazlarında oluşabilecek kaza riskini mümkün olan en alt seviyeye indirmek, can ve mal ve çevre felaketlerinin önüne geçmek için gerekli çalışmaları yapacağı ve gerekli gördüğü önerileri yetkili makamlara bildireceği düzenlemesine yer verildiği, Dava dosyasının incelenmesinden; davacı Dernek tarafından, imtiyaz sözleşmesine istinaden ...Liman İşletmeciliği Anonim Şirketine 36 yıl süreyle verilen TCDD Mersin Limanı işletme izninin, kılavuzluk ve römorkörcülük faaliyetlerinde bulunmak üzere verilen teşkilat izninin, ... Faaliyetleri Anonim Şirketine verilen kılavuzluk faaliyet lisansı ve hizmet izni ile ... Denizcilik Anonim Şirketine verilen römorkörcülük faaliyet lisansı ve hizmet izninin iptali istemiyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğüne yapılan 10/09/2020 tarihili başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin; Kabotaj Kanunu uyarınca Türkiye Cumhuriyeti limanlarında kılavuzluk, römorkaj, seyrüsefer ve sair hizmetlerin ancak Türk vatandaşları veya Türk bayrağı taşıyan gemilerce yapılabileceği, uyuşmazlıkta ise dava dışı şirketlerin imtiyaz sözleşmesi imzalandıktan sonra yabancı şirketlere devredilmesi nedeniyle Türk kanunlarına göre kurulmuş ve hakim ortağının veya yönetim yetkisinin çoğunluğunun Türk vatandaşına ait olma vasfını yitirdiği ve yetkilerinin hukuka aykırı hale geldiği iddialarıyla iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı, Olayda, Dernekle ilgisi olmayan dava dışı şirketlere imtiyaz sözleşmesi neticesinde verilen faaliyet ve hizmet izinlerinden kaynaklanan uyuşmazlığın kılavuz kaptanların gelişimi ve çalışma koşullarıyla ilgisinin ortaya konulamadığı, öte yandan, dava dilekçesinde yer alan hukuka aykırılık nedenine bakıldığında, dava konusu edilen işlemlerin can, mal ve seyir güvenliği ile ilgisinin de ortaya konulamadığı dikkate alındığında; davacı Derneğin amacı çerçevesinde bulunmayan, Dernek üyelerinin tamamının menfaatini ilgilendirdiği açık olarak ortaya konulamayan (dava konusu izinlere sahip şirketlerde çalışan Dernek üyeleri yönünden menfaat ilgisi kurulamayan), dernekle ilgisi olmayan dava dışı şirketlere verilen faaliyet ve hizmet izinlerinden kaynaklanan işlemler ile davacı Dernek arasında meşru, kişisel, güncel ve doğrudan bir menfaat ilgisi bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Kabotaj Kanunu uyarınca stratejik önemler dikkate alınarak milli menfaatler doğrultusunda Türk vatandaşları ile Türk kanunlarına göre kurulmuş ve hakim ortağı ya da yönetim yetkisinin çoğunluğu Türk vatandaşlarına ait şirketlere hasredilen yetkilerin çoğunluğu yabancı hale gelen şirketlerce kullanılması sonucunu doğuran, Dernekleri tarafından açılan davada yürütmesi durdurulan "Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmelik" hükümleri uyarınca davalı Bakanlık Oluru ile verilen kılavuzluk hizmet izni yetkilendirmeleri ile römorkörcülük hizmet izni yetkilendirmelerinin, yargı kararından beklenen etkinin bertaraf edilmesine neden olan dava konusu işlem ile Dernekleri arasında iptal davasını açmaya yeterli bir menfaat bağının bulunduğunun kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare ile davalı yanında müdahiller tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle ehliyet yönünden reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 13/06/2024 tarih ve E:2023/2120, K:2024/2613 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 19/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
X-2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde iptal davaları; idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmıştır. Hukuk devletinde idarenin eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunun ve sonuçta idarenin hukuka bağlılığının yargısal denetimi iptal davaları yoluyla sağlanmaktadır. Bir iptal davasının açılabilmesi ve idari yargı mercilerinin bu davayı ön koşullar yönünden kabul edebilmesi için 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca dava dilekçeleri "ehliyet" yönünden de incelenmektedir. Dolayısıyla, iptal davası açılabilmesinin ön koşullarından biri davacının objektif ve subjektif dava ehliyetinin olmasıdır. Davacı Deniz Pilot Kaptanlar Derneği Tüzüğü'nün "Amaç" başlıklı 3. maddesinde, "Derneğin amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren Kılavuz kaptanların mesleki açıdan geliştirilmesi, çalışma koşullarının iyileştirilmesi ve yeterlilik seviyesinin çağdaş seviyede tutulmasına yardımcı olmak, denizde can, mal, seyir ve çevre emniyetinin sağlanmasına yönelik çalışmalar yapmaktır."; "Derneğin faaliyet alanları" başlıklı 4. maddesinin (l) bendinde ise, "Türk limanları ve boğazlarında oluşabilecek kaza riskini mümkün olan en alt seviyeye indirmek, can ve mal ve çevre felaketlerinin önüne geçmek için gerekli çalışmaları yapar ve gerekli gördüğü önerileri yetkili makamlara bildirir." düzenlemesine yer verilmiştir. İptal davaları, idarenin hukuka uygun davranmasını sağlayan en önemli denetim araçlarından olmakla birlikte, her idari işleme karşı, herkes tarafından iptal davası açılmasının, idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, dava konusu edilecek işlem ile dava açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunmasını öngören yasa koyucu, iptal davaları için "menfaat ihlali"ni, subjektif ehliyet koşulu olarak getirmiştir. Danıştayın istikrar bulan kararlarına göre, subjektif dava açma ehliyetinin bulunduğunun kabulü için, idari işlemin, davacının meşru, kişisel ve güncel bir menfaatini ihlal etmesi gerekmektedir. Davacının meşru, kişisel ve güncel bir menfaatinin bulunup bulunmadığı ise, açılan davanın özelliklerine göre idari yargı organlarınca değerlendirilmektedir. Uyuşmazlıkta, davacı Dernek tarafından, imtiyaz sözleşmesine istinaden ...Uluslararası Liman İşletmeciliği Anonim Şirketine 36 yıl süreyle verilen TCDD Mersin Limanı işletme izninin, kılavuzluk ve römorkörcülük faaliyetlerinde bulunmak üzere verilen teşkilat izninin, ... Faaliyetleri Anonim Şirketine verilen kılavuzluk faaliyet lisansı ve hizmet izni ile ... Denizcilik Anonim Şirketine verilen römorkörcülük faaliyet lisansı ve hizmet izninin iptali istemiyle Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Denizcilik Genel Müdürlüğüne yapılan 10/09/2020 tarihili başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin; Kabotaj Kanunu uyarınca Türkiye Cumhuriyeti limanlarında kılavuzluk, römorkaj, seyrüsefer ve sair hizmetlerin ancak Türk vatandaşları veya Türk bayrağı taşıyan gemilerce yapılabileceği, uyuşmazlıkta ise dava dışı şirketlerin imtiyaz sözleşmesi imzalandıktan sonra yabancı şirketlere devredilmesi nedeniyle Türk kanunlarına göre kurulmuş ve hakim ortağının/yönetim yetkisinin çoğunluğunun Türk vatandaşına ait olma vasfını yitirdiği ve yetkilerinin hukuka aykırı hale geldiği; öte yandan, Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Dernekleri tarafından açılan davada, Danıştay Onuncu Dairesince verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin karara karsı yapılan itiraz üzerine, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 12/11/2020 tarih ve E:2020/513 sayılı kararı ile Yönetmelik'in yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, yürütmesi durdurulan Yönetmelik hükümleri uyarınca davalı Bakanlık Oluru ile verilen kılavuzluk ile römorkörcülük hizmet izni yetkilendirmelerinin iptaline karar verilmesi gerektiği, aksi durumun yargı kararından beklenen etkinin bertaraf edilmesi sonucunu doğuracağı iddialarıyla iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Dernek Tüzüğü ve dava konusu işlem birlikte değerlendirildiğinde; Kabotaj Kanunu uyarınca stratejik önemler dikkate alınarak milli menfaatler doğrultusunda Türk vatandaşları ile Türk kanunlarına göre kurulmuş ve hakim ortağı ya da yönetim yetkisinin çoğunluğu Türk vatandaşlarına ait şirketlere hasredilen yetkilerin çoğunluğu yabancı hale gelen şirketlerce kullanılması sonucunu doğurduğu da ileri sürülen, davacı Dernek tarafından açılan davada Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca yürütmesinin durdurulmasına karar verilen Yönetmelik hükümleri uyarınca tesis edilen dava konusu işlem ile davacı Dernek arasında işbu iptal davasını açmaya yeterli bir menfaat bağının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.