Danıştay · Danıştay

Danıştay 2024/1966 E. 2025/335 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2024/1966
Karar No
2025/335
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1966 Karar No : 2025/335

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...Odası VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ...

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onuncu Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2024/2628, K:2024/1969 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 15/09/2023 tarih 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Üretimin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin öncelikle yetki unsuru ve eksik düzenleme yönünden tümünün, bu talebin kabul edilmemesi halinde 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (m), (ü) ve (v) bentlerinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi ile 2., 3., 6., 7., 8. ve 12. fıkralarının, 12. maddesinin, 13. maddesinin 2. fıkrasının iptali ile Yönetmeliğin dayanağı olan Tarım Kanunu'nun 13. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onuncu Dairesinin 15/05/2024 tarih ve E:2024/2628, K:2024/1969 sayılı kararıyla; Dairelerinin 20/02/2024 tarih ve E:2024/617, K:2024/264 sayılı dilekçe ret kararında, dava dilekçesinin içeriğinin, "konu" ile "sonuç" kısımlarıyla uyumsuz olduğu, Yönetmeliğin 2. maddesinin, 6. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 8. maddesinin 4. fıkrasının, 10. maddesinin 5. fıkrasının, 14. maddesinin 1. fıkrasının iptalinin istenilip istenilmediğinin anlaşılamadığı, Yönetmeliğin bütününün yetki ve şekil unsurları bakımından hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptalinin istenebilecek olmasına rağmen, yetki ve şekil unsurları bakımından hukuka aykırılık iddiasına yer verilmeksizin eksik düzenleme iddiasıyla Yönetmeliğin bütününün iptalinin istenildiği, dolayısıyla dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği gerekçesine yer verildiğinin görüldüğü, Anılan karar üzerine yenilenen işbu davaya ait dilekçede ise, yine bir önceki dava dilekçesinde olduğu gibi "konu" ve "sonuç" kısımlarında 15/09/2023 tarih 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Üretimin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin öncelikle tümünün, bu talebin kabul edilmemesi halinde 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (m), (ü) ve (v) bentlerinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi ile 2., 3., 6., 7., 8. ve 12. fıkralarının, 12. maddesinin, 13. maddesinin 2. fıkrasının iptali ve yürütülmesinin durdurulması ile Tarım Kanunu'nun 13. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulmasının istenildiği, ancak dilekçe içeriğinde reddine karar verilen önceki dilekçeyle benzer şekilde dava konusu Yönetmeliğin eksik ve çelişkili düzenlemeler içerdiğinden bahisle tamamının iptal edilmesi gerektiğinin belirtildiği, Yönetmeliğin 2. maddesinin, 6. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 8. maddesinin 4. fıkrasının, 10. maddesinin 5. fıkrasının eksik düzenleme içerdiği iddiasına yer verilmesine rağmen anılan maddeler yönünden iptal istemine yer verilmediği, benzer şekilde Yönetmeliğin 14. maddesinin 1. fıkrasının da eksik düzenlendiği belirtilerek Yönetmeliğin tümümün iptal edilmesinin gerektiği iddiasına yer verildiği, sonuç olarak yenilenen dilekçede de aynı yanlışlığın yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ...tarih ve E:..., K:...sayılı dilekçe ret kararında gösterilen yanlışlıkların yenilenen dilekçede yer almadığı, dilekçe içeriğinde yer alan değerlendirmelerin dilekçe ret kararına gerekçe oluşturmasının adil yargılanma hakkının ihlali sonucunu doğurduğu, resen araştırma ilkesi uyarınca taleplerinin anlaşılabilir olduğu, temyize konu kararla hak arama hürriyetlerinin sınırlandırıldığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca reddine ilişkin Danıştay Onuncu Dairesinin temyize konu 15/05/2024 tarih ve E:2024/2628, K:2024/1969 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 13/02/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

X- Dosyanın incelenmesinden; Danıştay Onuncu Dairesinin 16/11/2023 tarih ve E:2023/6027, K:2023/7038 sayılı kararıyla, dava dilekçesinin "konu" ve "sonuç" kısımları arasında uyumsuzluk olduğu, "konu" kısmında iptali istenildiği belirtilen Yönetmeliğin 4. maddenin 1. fıkrasının (r) bendi yönünden dilekçe içeriğinde herhangi bir hukuka aykırılık iddiasına yer verilmediği gibi "sonuç" kısmında da iptalinin istenilmediği; yine dilekçenin "konu" kısmında Yönetmeliğin 5. maddesinin 1. fıkrasının iptali istemine yer verilmesine rağmen, "sonuç" kısmında 5. maddesinin 1. fıkrasının yalnızca 2. cümlesine yönelik iptali isteminde bulunulduğu; ayrıca dilekçe içeriğinde dava konusu Yönetmeliğin 6. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi, 8. maddesinin 4. fıkrası ve 10. maddesinin 5. fıkrası ile 14. maddesinin 1. fıkrası yönünden eksik düzenleme iddialarının ileri sürülmesine rağmen bu maddelere yönelik olarak iptal isteminde bulunulmadığı, ancak Yönetmeliğin bütünü yönünden eksik düzenleme iddiasıyla iptal istemine yer verildiği anlaşıldığından, dava dilekçesinin kendi içerisinde tutarlılık göstermediği, "Sözleşmeli Üretimin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik"in yetki veya şekil yönünden tamamının iptalinin istenilebileceği açık olmakla birlikte, bu istemin hukuki sebebi ile beraber belirtilmesi, ayrıca söz konusu Yönetmelikte yer verilen düzenlemelerin de iptali isteniyorsa işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımların dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle dava dilekçesinin reddine karar verildiği, davacı tarafından yenilen dilekçe üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 20/02/2024 tarih ve E:2024/617, K:2024/264 sayılı kararıyla, bu kez dava dilekçesinin "konu" ve "sonuç" kısımlarının birbiriyle uyumlu olduğu, ancak dilekçenin içeriğinin, "konu" ve "sonuç" kısımlarıyla uyumsuz olduğu, dilekçe içeriğinde Yönetmeliğin 2. maddesinin, 6. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin, 8. maddesinin 4. fıkrasının, 10. maddesinin 5. fıkrasının, 14. maddesinin 1. fıkrasının eksik düzenlendiği iddia edilmesine rağmen dilekçenin "konu" ve "sonuç" kısımlarında anılan düzenlemelerin iptalinin istenilmediği, Yönetmeliğin bütününün yetki ve şekil unsurları bakımından hukuka aykırı olduğu iddiasıyla iptalinin istenebilecek olmasına rağmen, yetki ve şekil unsurları bakımından hukuka aykırılık iddiasına yer verilmeksizin eksik düzenleme iddiasıyla Yönetmeliğin bütününün iptalinin istenildiği, dolayısıyla dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği buna göre Yönetmeliğin yetki veya şekil yönünden tamamının iptali isteniliyor ise, bu istemin hukuki sebebi ile beraber belirtilmesi, ayrıca söz konusu Yönetmelik'te yer verilen düzenlemelerin de iptali isteniyorsa işlemin diğer unsurları (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımların dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, eksik düzenleme yapıldığı iddiasıyla iptali istenilen maddelerin/kısımların da açıkça belirtilmesi ve bunlara yönelik iptal talebine yer verilmesi, iptali istenilen düzenlemelerin hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerektiği gerekçesiyle yeniden dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Anılan kararın 20/04/2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edilmesi üzerine 08/05/2024 tarihinde verilen yenileme dilekçesiyle, 15/09/2023 tarih 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Üretimin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin öncelikle yetki unsuru ve eksik düzenleme yönünden tümünün, bu talebin kabul edilmemesi halinde 4. maddesinin 1. fıkrasının (a), (m), (ü) ve (v) bentlerinin, 5. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesi ile 2., 3., 6., 7., 8. ve 12. fıkralarının, 12. maddesinin, 13. maddesinin 2. fıkrasının iptali ve yürütülmesinin durdurulması ile Yönetmeliğin dayanağı olan Tarım Kanunu'nun 13. maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğu ileri sürülerek iptali için itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesine başvurulması istemlerine yer verildiği, temyize konu kararla ise, dilekçenin, "konu" ve "sonuç" kısımları ile içeriğinin uygun olmadığı, dilekçe içeriğinde reddine karar verilen önceki dilekçeyle benzer şekilde dava konusu Yönetmeliğin eksik ve çelişkili düzenlemeler içerdiğinden bahisle tamamının iptal edilmesi gerektiğinin belirtildiği, bu talebin Danıştay Onuncu Dairesinin 20/02/2024 tarih ve E:2024/617, K:2024/264 sayılı kararında belirtilen yanlışlığın tekrarı niteliğinde olduğu belirtilerek davanın 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. Anılan Daire kararında dilekçenin "konu" ve "sonuç" kısımlarının birbiriyle uyumlu olduğu ve aralarında bir çelişki olmadığının tespit edildiği görülmektedir. Daire kararında, reddine karar verilen dilekçede yapılan yanlışlığın tekrarı olarak nitelendirilen husus ise, dilekçe içeriğinde dava konusu Yönetmeliğin eksik ve çelişkili düzenlemeler içerdiğinden bahisle tamamının iptal edilmesi gerektiğinin belirtilmiş olması, "konu" ve "sonuç" kısımlarında belirtilmeyen bazı maddelerin eksik düzenleme içerdiği iddiasına yer verilmesine rağmen anılan maddeler yönünden iptal istemine yer verilmemesidir. Davacı tarafından, Yönetmeliğin birçok maddesinde eksik düzenleme bulunduğunun iddia edildiği, bu iddianın örneklendirme suretiyle açıklandığı ve çok sayıda eksik düzenleme içeren madde bulunması nedeniyle Yönetmeliğin tümünün iptalinin talep edildiği dikkate alındığında, Yönetmeliğin tümünün iptalinin istenilmesinde usul hükümlerine aykırılık bulunmamaktadır. Diğer yandan, 08/05/2024 tarihinde yenilenen dava dilekçesi incelendiğinde, dilekçenin "konu" ve "sonuç" kısımlarında açıkça eksik düzenleme yönünden tümünün iptalinin istenilmesinin ardından dilekçe içeriğinde, eksik düzenleme içeren maddelere örnek olarak bazı maddelerin gösterildiği ve bu maddelerin içerdiği eksik düzenlemelerin açıklandığı görülmektedir. Dolayısıyla, dava dilekçesi içeriğinde yer verilen söz konusu maddelerin, Yönetmeliğin tümünün eksik düzenleme yönünden iptali gerektiği iddiasını örneklendirmek ve kanıtlamak amacıyla sayıldığı, bu sebeple de iptal istemine yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının yenieme dilekçesinin "konu" ve "sonuç" kısımlarının kendi içerisinde uyumlu olduğu, dilekçe içeriğindeki açıklamaların, Yönetmeliğin tümünün iptali istemi açısından örneklendirme mahiyetinde olduğu, dilekçenin reddini gerektiren başka bir sebep de bulunmadığı anlaşıldığından yenilenen dava dilekçesinin "konu" ve "sonuç" kısımlarında belirtilen talepler bağlamında dosyanın incelenerek karara bağlanması gerekirken, davanın 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca reddine karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2024/1966, K. 2025/335, T. 13.02.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2024-1966-e-2025-335-k-3c0b3d1d4ecb