Danıştay · 9. Daire
Danıştay 9. Daire 2023/4289 E. 2025/4189 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 9. Daire
- Esas No
- 2023/4289
- Karar No
- 2025/4189
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/4289 Karar No : 2025/4189
TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI) ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ...
2-(DAVACI) ... Lojistik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin içeriğinde yer alan 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergiler, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerine ilişkin kısmının iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ödeme emri içeriğinde yer alan geçici vergi asılları yönünden; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 120. maddesi uyarınca tahakkuk ettirilmemesi gereken geçici vergi asıllarının tahakkuk ettirilmek suretiyle ödeme emri ile talep edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, ödeme emrinin diğer kısımları yönünden ise ödeme emrinin dayanağı ihbarnamelerin usulüne uygun tebliğ edilip dava konusu edilmeyerek ihtilafsız kesinleştiğinden, kesinleşen vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin anılan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, ödeme emrinin içeriğinde yer alan geçici vergi asılları yönünden iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulü ile geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi olması ve bu vergi nedeniyle yol açılan vergi kaybından dolayı bir kat vergi ziyaı cezası uygulanması gerektiği hususu yargı kararlarıyla da istikrarlı hale geldiğinden ödeme emrinin, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmına yönelik Mahkeme kararının kaldırılmasına, söz konusu kısım yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI: Akaryakıt alımlarının gerçek olduğu, vergi incelemesinin eksik yapıldığı, sektörün öncü firmalarından oldukları iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Geçici vergi aslının aranmayacağı, gecikme faizinin hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı, geçici vergi üzerinden üç kat vergi ziyaı cezası kesilebilmesi için cezayı gerektiren fiilin 213 sayılı Kanun'un 359. maddesinde yer alan fiillerden olmasının yeterli olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin içeriğinde yer alan 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergiler, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerine ilişkin kısmının iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun "Tekerrür" başlıklı 339. maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan hâlinde, "Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaında beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır." hükmü yer almakta iken; 26/10/2021 tarih ve 31640 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7338 sayılı Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 38. maddesiyle 213 sayılı Kanun'un "Tekerrür" başlıklı 339. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir: “MADDE 339 – Vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere, vergi ziyaı cezasında cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren beşinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlükte cezanın kesinleştiği tarihi izleyen günden itibaren ikinci yılın isabet ettiği takvim yılının sonuna kadar tekrar ceza kesilmesi durumunda, vergi ziyaı cezası yüzde elli, usulsüzlük cezası yüzde yirmibeş oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Şu kadar ki, artırım tutarı kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamaz. Birinci fıkrada yer alan beş ve iki yıllık sürelerin hesabında, artırıma esas alınan cezaların kesinleşme tarihi dikkate alınır.”
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarının dışındaki kısmına yönelik taraflarca ileri sürülen iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu ödeme emrinin vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına yönelik davacı temyiz isteminin incelenmesinden; Yukarıda yer alan 7338 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, artırım tutarının, kesinleşen cezadan (kesinleşen birden fazla ceza olması durumunda bunlardan tutar itibarıyla en yükseğinden) fazla olamayacağı öngörülmüş olup anılan değişikliğin gerekçesinde, uygulamada tecrübe edilen hususlar ve yargı kararlarının yanı sıra, fiil ile bu fiile uygulanacak ceza arasında orantı bulunması gerektiğine yönelik, genel ceza hukuku ilkesi de dikkate alınarak, madde gereğince yapılacak artırım tutarının, kesinleşen cezadan fazla olmamasının temin edildiği belirtilmiştir. Bu itibarla, kesinleşen bir cezanın tekerrüre esas alınması suretiyle, tekrar kesilecek cezanın arttırılmasında, orantılılık ilkesine aykırılığın önüne geçilmesini amaçlayan bu Kanun değişikliğinin failin lehine olduğu anlaşıldığından, suçun işlendiği zaman yürürlükte olan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanun hükümlerinin farklı olması hâlinde, failin lehine olan kanun hükmünün uygulanması gerektiği yönündeki, ceza hukukunun genel ilkesinin uyuşmazlıkta dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Dosyanın, Dairemizin E:2023/8851 dosyasıyla birlikte incelenmesinden, davacı şirket adına bir kısım alımlarını sahte faturalarla belgelendirildiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak re'sen tarh edilen 2017 yılı kurumlar vergisi, 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergiler ile 2017/Şubat ila Aralık dönemleri katma değer vergileri ile bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasına ilişkin düzenlenen ihbarnamelerin 22/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği, ihbarnamenin dava konusu edilmeksizin kesinleştiği, söz konusu vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin düzenlendiği, anılan ödeme emrinin içeriğinde yer alan 2017/Şubat ila Aralık dönemleri katma değer vergileri, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerine karşı açılan davanın reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu kısmen reddeden kısmen kabul edip vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısmı yönünden Mahkeme kararını kaldırarak bu kısım yönünden davayı kabul eden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 09/10/2025 tarih ve E:2023/8851,K:202/4188 sayılı kararıyla onandığı, bahsi geçen ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergiler, vergi ziyaı cezaları ve gecikme faizlerinin ise iş bu davaya konu edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda, şartların oluşmaması durumunda vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılmayacağı ve davacı iddialarının ödeme emrine karşı açılan davada "borcum yoktur" kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca tekerrür şartlarına yönelik değerlendirme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere, Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin reddine, davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ... sayılı ödeme emrinin 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmına yönelik hüküm fıkrasının BOZULMASINA, diğer kısımlarının ONANMASINA, Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına, Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine , 09/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.