Danıştay · 9. Daire

Danıştay 9. Daire 2025/5186 E. 2025/5490 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2025/5186
Karar No
2025/5490
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2025/5186 Karar No : 2025/5490

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Defterdarlığı-... (... Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, ...'a ait vergi borçlarının tahsili amacıyla müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı reddeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu; Danıştay Dokuzuncu Dairesinin bozma kararına uyduğunu belirterek yeniden incelemek suretiyle davacının asıl amme borçlusu ...'ın kesinleşmiş borçlarından müteselsilen sorumlu tutulduğu, asıl amme borçlusu adına kesinleşen vergi ve cezaların, mükellefiyetten kaynaklanan ve tarhiyat aşamasıyla ilgili hukukilik denetiminin müteselsil sorumluluk kapsamında yapılamayacağı, davacının sorumluluğunun 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesine göre yapılacak incelemeye bağlı olduğu, davacı iddialarının bu aşamada ''böyle bir borcum yoktur'' kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle reddeden ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesininin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Meslek mensubu olan davacının sorumluluğunun imzaladığı beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygunluğuyla sınırlı olduğu, kararın emsal yargı kararlarına aykırı olduğu, ... isimli bir müşterisi bulunmadığı, yanında çalışan ...'in yasadışı olarak gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığı, durumdan haberdar olunca çalışanını işten çıkardığı ve hakkında suç duyurusunda bulunduğu, kararın hukuka aykırı olduğu iddialarıyla bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kısmen kabulü ile Daire kararında belirtilen gerekçeyle dava konusu ödeme emri içeriği borçların tekerrür uygulanarak arttırılan kısımları ile ve geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katını aşan kısımlar yönünden kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının tahsil dairesince cebren tahsil edileceği, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği belirtilmiştir. 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120. maddesinin 1. fıkrasında, "Ticari kazanç sahipleri (basit usulde vergilendirilenler hariç) ile serbest meslek erbabı cari vergilendirme döneminin gelir vergisine mahsup edilmek üzere, bu Kanunun ticari veya mesleki kazancın tespitine ilişkin hükümlerine göre (indirim ve istisnalar ile Vergi Usul Kanunun değerlemeye ait hükümleri de dikkate alınarak) belirlenen ilgili hesap döneminin altışar aylık kazançları (42. madde kapsamına giren kazançlar ile noterlik görevini ifa ile mükellef olanların bu işten sağladıkları kazançlar hariç) üzerinden, 103. maddede yer alan tarifenin ilk gelir dilimine uygulanan oranda geçici vergi öderler." hükmü yer almakta olup, 4. fıkrasında ise yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10'unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re'sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve ceza tahsil edileceği hüküm altına alınmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dairemizin bozma kararında, dosya kapsamında, serbest muhasebeci mali müşavir olan davacının müteselsilen sorumluluğuna ilişkin koşulların gerçekleştiği ve ziyaa uğrtatılan vergi, ceza ve gecikme faizinin tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, ancak yeniden verilecek kararda ödeme emirleri içeriği borçlardan, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmı ile vergi ziyaı cezalarına tekerrür uygulanan kısımları dikkate alınarak, "borcum yoktur" kapsamında inceleme yapılarak, ilgili kısımlar yönünden bir karar verilmesi gerektiği de belirtilmesine rağmen, işbu temyize konu kararda Bölge İdare Mahkemesince bozmaya uyulduğu belirtilmesine rağmen davacının müteselsilen sorumlu tutulduğu, asıl borçlu adına kesinleşen borçlara ilişkin olarak müteselsilen sorumluluk nedeniyle ödeme emriyle takip edilen davacı iddialarının bu kısmının "borcum yoktur" kapsamında incelenmeyeceği belirtilerek, davanın reddine ilişkin vergi mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirleri ile ... tarih ve ... ila ... sayılı ve ... ila ... sayılı ödeme emirlerinin tekerrür uygulanarak arttırılan kısımları dışında kalan hüküm fıkrası ile ile ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirleri içeriği borçlar için bir kat kesilen vergi ziyaı cezasına yönelik davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirleri ile ... tarih ve ... ve ... sayılı ödeme ödeme emri içeriği vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısımlarına yönelik temyiz istemine gelince; ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emri içeriği 2020/Mart ila Haziran dönemleri katma değer vergileri ile ... tarih ve ... ila ... sayılı sayılı ödeme emri içeriği 2020/Ocak-Mart, Nisan-Haziran dönemleri geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırıldığı anlaşılmış olup, tekerrürün dayanağının da davacının muhasebe hizmeti verdiği asıl borçlu ... adına düzenlenen ihbarnamelerden, anılan kişinin daha önceki bir fiilinden kaynaklandığı ve ihbarnamlerde tekerrürün dayanağının da belirtildiği, davacının mali müşavirlik hizmeti nedeniyle sorumlu olduğu göz önüne alındığında, asıl mükellefin tekerrür hükümlerinin uygulanmasına sebebiyet veren eylemleri nedeniyle davacıya sorumluluk yüklenemeyeceği ve bu hususunda borcum yoktur kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan bu kısımlarında hukuka uyarlık görülmemiştir. ... tarih ve ... ila ... sayılı sayılı ödeme ödeme emri içeriğinde yer alan ve 2019/Ekim-Aralık, 2020/Ocak-Mart, Nisan-Haziran dönemlerine ilişkin geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmına yönelik davacı temyiz istemi yönünden ise; 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesinin 5. fıkrasında; yapılan incelemeler sonucunda geçmiş dönemlere ait geçici verginin %10’unu aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde eksik beyan edilen bu kısım için re’sen veya ikmalen geçici vergi tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra kesinleşen geçici verginin terkin edileceği ancak gecikme faizi ve cezanın tahsil edileceği kuralına yer verilmiştir. Bu durumda; geçici vergi üzerinden ceza kesilmesi yukarıda belirtilen hükme uygun ise de, yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi niteliği taşıyan geçici vergi nedeniyle yol açılan vergi kaybından dolayı bir kat ceza kesilmesi ve davacı iddialarının borcum yoktur kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, 2019/Ekim-Aralık, 2020/Ocak-Mart, Nisan-Haziran dönemlerine ilişkin geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısım için davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde ve bu kısma ilişkin gecikme faizlerinde de hukuka uyarlık bulunmadığından açılan davayı anılan kısımlar yönünden reddeden Vergi Mahkemesi kararının bu kısmına yönelik davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; ... tarih ve ... ila ... sayılı ve ... ila ... sayılı ödeme emri içeriğinde yer alan vergi ziyaı cezalarının tekerrür uygulanarak arttırılan kısımları ile ... tarih ve ... ila ... sayılı ödeme emirleri içeriğinde yer alan geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısımları ile bu kısımlara ilişkin gecikme faizleri ile vergi ziyaı cezalarının tekerrür uygulanarak arttırılan kısımları yönünden BOZULMASINA, diğer kısımların ONANMASINA, 3.Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına 4.Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 09/12/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 9. Daire, E. 2025/5186, K. 2025/5490, T. 09.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-9-daire-2025-5186-e-2025-5490-k-58e2d84c028c