Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2025/109 E. 2025/7908 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2025/109
- Karar No
- 2025/7908
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2025/109 Karar No : 2025/7908
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi ... Anabilim Dalı bünyesinde istihdam edilmek üzere 02/12/2021 tarihinde davalı Üniversite tarafından ilan edilen 1 adet 5. dereceli doktor öğretim üyesi kadrosuna atamasının yapılmayarak söz konusu kadroya ...'in atanmasına yönelik tesis olunan ... tarih ve ... sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; 2547 sayılı Kanun'un 23. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; Yükseköğretim kurumlarının, doktor öğretim üyesi kadrosuna atama için Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilecekleri, dava konusu İlanda yer verilen "Hidroloji ve drenaj alanında çalışmaları olmak" şeklindeki şartın ihtiyaç ve hizmet gerekleri göz önünde bulundurularak getirilen kadroya özgü spesifik şart niteliğinde bulunduğu, bu bakımdan Yükseköğretim Kurumu'nun da onayının alınmasını gerektirmediği, ayrıca "Hidroloji ve drenaj alanında çalışmaları olmak" koşulunun belirli bir kişiyi işaret etmediği, söz konusu koşulun hukuka ve hizmet gereklerine de uygun olduğu davacının "hidroloji ve drenaj konularında" doğrudan çalışmalarının olmadığının hükme esas alınan Bilirkişi Raporu ile tespit edildiği belirlendiğinden, davacının öğretim üyesi kadrosuna atamasının yapılmayarak söz konusu kadroya ...'in atanmasına yönelik tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idare tarafından verilen ilan sonucu anılan kadroya başvuranların değerlendirilmesi için üç kişilik jüri heyeti oluşturulduğu, jüri heyetinin tamamının ilanda belirtilen koşulu taşıdığını açıkça belirttiği, anılan kadro için başvuran diğer adaydan daha yüksek puanının bulunması sebebiyle anılan kadroya atamasının yapılmasına jüri heyetinin oybirliği ile karar verdiği, buna rağmen Rektörlük tarafından dosyanın yeniden incelenmesi için gönderildiği, yapılan yeni değerlendirmede de jüri heyetinin oybirliği ile ilandaki şartı taşıdığı ve anılan kadroya atanması gerektiğine karar vermesine rağmen atamasının keyfi olarak yapılmadığı, Mahkeme tarafından atanan bilirkişi heyetinin de oyçokluğu ile ilandaki şartı sağladığının ve anılan kadroya atanması gerektiğinin belirtilmesine rağmen daha düşük puanı bulunan ...'in 'atanmasının hukuka uygun olduğuna karar verildiği, dolayısıyla Mahkemece alınan bilirkişi raporu göz ardı edilerek hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : İlgili mevzuat hükümlerinde belirtilen tüm hukuki süreçlere riayet edildiği, dava konusu doktor öğretim üyesi kadro ilanının "Hidroloji ve drenaj alanında çalışmaları olmak" ek koşulu ile 02/12/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlandığı mezkur Kanun maddesi gereğince başvuran adayların durumlarını ve bilimsel niteliklerini tespit etmek için jüri oluşturulduğu, jüri raporlarının değerlendirilmesi neticesinde, davacının yayınlarının "Hidroloji ve drenaj alanında çalışmaları olmak" koşulu uyarınca belirtilen konuda herhangi bir çalışmasının olmadığının, ...’in bu kategoride 3'ü Q1 türü 3'ü uluslararası bildiri ve 1'i ulusal bildiri olmak üzere toplamda 7 adet yayınının olduğunun görüldüğü, ayrıca doktora tezi konusunun da hidroloji ve drenaj alanında olduğu, çalışmalarında öğretim üyesi ilanında belirtilen "Hidroloji ve drenaj alanında çalışmaları olmak" koşulunu üst seviyede sağladığı, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Dosyanın incelenmesinden, davalı Üniversite tarafından oluşturulan ve alanında uzman 3 profesörden oluşun jürinin, bilimsel açıdan davacının "Hidroloji ve drenaj alanında çalışmaları olmak" koşulunu taşıdığı ve bilimsel çalışmaları yönünden anılan kadroya atanması gerektiğini belirttiği, Mahkemece hükme esas alınan Bilirkişi raporunda da davacının anılan ilanda belirtilen ek koşul yönünden doğrudan çalışmaları bulunmamakla birlikte mevcut bilimsel altyapısının hidroloji ve drenaj konusunda çalışma üretebilmeye yeterli olduğuna karar verildiği görülmektedir. Sonuç itibarıyla, davalı idarece belirlenen jüri heyeti ve Mahkemece hükme esas alınan Bilirkişi Raporunda davacının "Hidroloji ve drenaj alanında çalışmaları olmak" koşulu yönünden atanmasında sakınca olmadığı konusunda hem fikirdir. Bu durumda, davacının ilanda belirtilen "Hidroloji ve drenaj alanında çalışmaları olmak" koşulunu taşımadığı gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından istinaf kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından davacıya iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 22/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- 2577 sayılı Kanun'un 'Temyiz' başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... d) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları, ..." hükmü yer almaktadır. Yukarıda yer verilen mevzuat hükmü dikkate alındığında; dava konusu işlemin davacı yönünden kamu görevinden çıkarılma sonucunu doğurmadığı anlaşıldığından, temyiz istemine esas teşkil eden kararın Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.