Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/4746 E. 2025/7792 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/4746
- Karar No
- 2025/7792
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/4746 Karar No : 2025/7792
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından,... plaka sayılı araç için servis plakası verilmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Ulaşım Dairesi Başkanlığı Toplu Ulaşım Hizmetleri Şube Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile dayanağı ... tarih ve .../...-... sayılı UKOME kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararında; davacı tarafından servis plakası verilmesi istemiyle yapılan ilk başvuruya istinaden tesis edilen... tarih ve ... sayılı UKOME kararı uyarınca, davacının esas itibarıyla aracın "ticari" olması dışındaki tüm şartlara haiz olduğunun belirtildiği, davacının kusuru olmaksızın tescil kaydında yapılan yanlışlığın davacıya yüklenmesinin hakkaniyete aykırılık teşkil ettiği dikkate alındığında, aracın gerçek kullanım amacı gözardı edilerek, araca ilişkin tescil kaydının "ticari" olarak düzeltilmesi ve/veya düzeltilebilmesi boyutu takipsiz bırakılmayıp bu safhanın (ilgiliye imkan tanınma vs) sonucuna göre hareket edilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu, ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından varsa artan tutarın Mahkeme tarafından ilgili tarafa iadesine, 4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. Kesin olarak, 20/10/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde; Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiş, 46. maddesinde Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemesinin madde hükmünde sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştay'da kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği, 48. maddesinin 6. ve 7. fıkralarında ise; temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, temyiz isteminin reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. Uyuşmazlıkta, davacı tarafından iptali istenilen işlemin genel niteliğe haiz düzenleyici işlem niteliğinde olmadığından, aksine başvurunun reddine ilişkin bireysel bir işlem olduğu, bu yönüyle 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi kapsamına girmediği; ayrıca işlem yürütülmekte olan belli bir ticari faaliyetin icrasını süresiz veya otuz gün yahut daha uzun süreyle engelleyen işlem sıfatına haiz olmadığından, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi kapsamına da girmeyeceği anlaşılmakta olup; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlardan olduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, temyize konu kararın kesin nitelikte olması sebebiyle temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.