Danıştay · 3. Daire

Danıştay 3. Daire 2025/3113 E. 2026/561 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
3. Daire
Esas No
2025/3113
Karar No
2026/561
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/3113 Karar No : 2026/561

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) :...Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: .... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesini... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına yöneltilen temyiz başvurusunun kesin hüküm nedeniyle reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacının 2018 yılı mali zararının 290.223,63-TL tutarında artırılması talebinin reddine dair ... tarih ve 22505 sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına tesis edilen işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırdıktan sonra davanın reddine karar verilmesi üzerine bu karara yöneltilen temyiz istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48.maddesinin 6. fıkrası uyarınca, isteme konu kararın, dava konusu tutar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kararın açıkça hukuk aykırı olduğu, buna göre yerleşik yargı içtihatları uyarınca temyize tabi olması gerektiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin Vergi Dava Dairesi kararının temyize tabi olduğundan kabulü ve dosyanın tekemmül ettirilmek üzere ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı tarafından, verilen kredilere ilişkin faiz ve kur farkı ödemelerinin örtülü sermaye kapsamında kredi kullanan kurum tarafından kanunen kabul edilmeyen gider olarak beyan edilmesi nedeniyle bundan kaynaklanan faiz ve kur farkı gelirinin düzeltilerek 2018 yılı mali zararının 290.223,63-TL tutarında artırılması talebinin reddine dair...... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın sonuçlandırıldığı... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırdıktan sonra davanın reddedildiği, söz konusu karara yöneltilen temyiz başvurusu ise dava konusu işleme konu tutarın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun'un 46.maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde belirtilen temyiz yoluna konu edilebilecek kararlara ilişkin 920.000,00TL sınırının altında olduğu dolayısıyla kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2. fıkrasının (c) işaretli bendinde usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması halinde kararın bozulacağı hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği hüküm altına alınmıştır. Sözü edilen fıkranın, “konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar” şeklindeki (b) bendinin, Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine 7524 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 53. maddesiyle, sözü edilen bent “konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar” şeklinde düzenlenmiş, bu bentten sonra ise “konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davalar “ şeklinde (c) bendi eklenmiştir. Öte yandan, 7524 sayılı Kanun’un 54. maddesiyle, 2577 sayılı Kanunun ek 1. maddesine “Parasal sınırların artırılması” başlığı ilave edilmiş ve madde değiştirilerek 1. fıkrasında, bu Kanunda öngörülen parasal sınırların, her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanacağı, 2. fıkrasında, 46. madde uyarınca temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınırın esas alınacağı kurala bağlanmıştır. Ayrıca, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 6. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu şeklindeki yasal düzenleme, Anayasa Mahkemesinin 27/03/2025 tarih ve E:2024/189, K:2025/83 sayılı kararıyla, istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali yönünden iptal edilmiş olup 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merci tarafından temyiz isteminin reddine karar verileceği, 7. fıkrasında ise 6. fıkrada sözü edilen kararların dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince ve kurulunca, kesin olarak verileceği hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yargılama usulü hukukunda, yargılamaya ilişkin kanun hükümlerinin derhal yürürlüğe girmesi ilkesi temel ilkelerden biri olup usul kurallarının zaman bakımından uygulanmasında, yeni usul kuralı yürürlüğe girdiğinde, önceki usul işleminin tamamlanıp tamamlanmadığı önem taşımaktadır. Başka bir anlatımla, tamamlanmış usul işlemleri, yeni yürürlüğe giren usul hükmünden etkilenmezler. Bu açıklamalar kapsamında, usuli sorunlardan biri olan, bir kararın, temyize tabi olup olmadığı hususundaki temyiz incelemesinde, söz konusu usuli meselenin ortadan kalktığından bahsedilemeyeceğinden 2577 sayılı Kanun'a 7524 ve 7550 sayılı Kanunlarla getirilen yukarıda bahsedilen yenilik ve değişikliklerin, derhal uygulanırlık ilkesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır. 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan “konusu iki yüz yetmiş bin Türk lirasını aşıp dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşmayan" şeklindeki belirleme, tutar itibarıyla heyetle karar verme zorunluğu bulunup temyiz sınırının altında kalan davaları ifade etmekte olup aynı Kanun'un Ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde davanın açıldığı tarihteki parasal sınırın esas alınması zorunlu olduğundan ve 2577 sayılı Kanun'un 46. ve Ek 1. maddeleri ile her yıl yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleriyle belirlenen değerleme oranları dikkate alınarak yapılan hesaplama neticesinde 2023 yılı için yukarıda sözü edilen ifadenin "konusu yüz yetmiş bir bin Türk lirasını aşıp beşyüz seksen bir bin Türk lirasını aşmayan" şeklinde anlaşılması gerektiğinden, dava konusunun 290.223,63-TL olduğunun görüldüğü uyuşmazlıkta, istinaf merciince kanun yolu incelemesinde, kaldırma kararı üzerine yeniden karar verildiği dikkate alındığında, sözü edilen kararın temyize konu edilebileceği sonucuna varıldığından yazılı gerekçeyle verilen temyiz isteminin reddine dair Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 3. Dosyanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesi uyarınca tekemmül ettirilmek üzere ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 11/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 3. Daire, E. 2025/3113, K. 2026/561, T. 11.02.2026, www.arakarar.com/karar/danistay-3-daire-2025-3113-e-2026-561-k-23bafdf4b961