Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2024/2922 E. 2025/6776 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2024/2922
- Karar No
- 2025/6776
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2922 Karar No : 2025/6776
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) :... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, Diyarbakır ili, Çınar ilçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, ... numaralı evin avlusundaki bahçe duvarı üzerinde bulunan saca çıkarak elinde bulunan alüminyum çubuk ile yüksek gerilim hattına konan güvercini uçurmaya çalışırken elinde bulunan alüminyum çubuğun elektrik tellerine temas etmesiyle akıma kapılarak % 68 oranında meslekte kazanma gücü kaybı yaşamasında davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddia edilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL (miktar artırım dilekçesi ile birlikte 1.517.807,80-TL) maddi, 300.000,00-TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tarafına ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının maddi tazminat isteminin geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin kısmının incelenmesinden; davacının %68 oranında malul hale gelmesinde davalı idarenin kusuru bulunduğu, dolayısıyla meydana gelen zararları tazminden davalı idarenin kusuru oranında sorumlu olduğu, bilirkişi incelemesi sonucu bulunan 1.517.782,81-TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat istemlerinin kabulü gerektiği, davacının maddi tazminat isteminin güç kaybı tazminatına ilişkin kısmının incelenmesinden; davacının maddi tazminat kalemi olarak talep ettiği güç kaybı tazminatının da hesaplanan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının içinde olduğu, iş göremezlik tazminatından bağımsız bir nitelik arz etmediği, dolayısıyla 25,00-TL güç kaybı tazminatı isteminin reddi gerektiği, davacının manevi tazminat istemi yönünden; dava konusu olay nedeniyle %68 oranında malul hale gelen davacının duyduğu elem ve ızdırapın bir nebze dindirilmesi amacıyla (olayda davalı idarenin %30 oranında kusuru bulunduğu da göz önüne alınarak) davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, davacının 90.000,00-TL manevi tazminat isteminin kabulü, 210.000,00-TL manevi tazminat isteminin ise reddi gerektiği sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacının talep ettiği 1.517.807,80-TL maddi tazminatın 1.517.782,81-TL'sinin kabulüne, 25,00-TL'sinin ise reddine, kabul edilen maddi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 24/03/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, davacının talep ettiği 300.000,00-TL manevi tazminatın 90.000,00-TL'sinin kabulüne, 210.000,00-TL'sinin ise reddine, kabul edilen (mahkemece sehven "maddi tazminatın" yazılmıştır) manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 24/03/2022 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, enerji nakil hattının dava konusu yerde olaydan en az 20 yıl önce DEDAŞ tarafından döşendiği, enerji nakil hattı döşendiğinde dava konusu yerde halihazırda bulunan evler mevcut değilken, sonradan ruhsatsız ve imara aykırı yapılan bu yapılar durumu tehlikeli bir hale sürüklediği, enerji nakil hattı ile ilgili tüm kusur ve sorumluluğun DEDAŞ'ta olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. Kullanılmayan ...TL temyiz yürütmeyi durdurma harcının istemi halinde davalı idareye iadesine, 5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. Kesin olarak, 15/09/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY : (X)- Bir maddi zararın giderilmesine yönelik açılan tam yargı davalarında, tazminat kişinin mal varlığındaki zararın oluştuğu an itibarıyla karşılanması gerektiğinden, istenilecek olan tazminatın gecikerek ödenmesi nedeniyle para değerinde enflasyondan dolayı meydana gelebilecek azalmayı karşılamaya yönelik olarak faize hükmedilmelidir. Maddi zararlar, mal varlığında meydana gelen ve para ile değerlendirilebilen bir azalmayı ifade ettiklerinden, bu azalma miktarının idare tarafından telafi edilmediği süre içinde ayrıca enflasyon nedeni ile de kayba uğrayacağı açıktır. Manevi zararlar ise, mal varlığında meydana gelen somut bir azalma olmayıp, kişinin manevi varlığında ortaya çıkan olumsuzluklar olduğundan, manevi tazminat değerinin yargılama sonucu para olarak belirlenmesi zarara uğrayanı tatmin ve de bu zararın meydana getireni cezalandırma aracı olarak kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Bu itibarla, ilk defa yargı kararıyla para olarak değerlendirilebilen bir manevi tazminatın önceden davalı idarece belirlenmesi ve de ödenmesinin mümkün olmaması nedeniyle, ödemede gecikmeden bahsedilemeyeceği gibi, manevi tazminat, esasen bütün hususlar dikkate alınarak "takdiren" belirlendiğinden manevi tazminata faiz uygulanmaması gerektiği oyuyla kararın bu kısmına katılmıyorum.