Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2023/6080 E. 2025/7439 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2023/6080
- Karar No
- 2025/7439
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6080 Karar No : 2025/7439
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... Hizmetleri Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Turhal Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararının; "belediyemiz mücavir alan sınırları içerisindeki taşınmazlarda ve açık alanlarda kurulmuş olan GSM baz istasyonları GSM operatörleri ve benzeri tüm servis sağlayıcıları için mevcut olan aktarma istasyonlarının incelenmesinde; baz istasyonları kurulumlarının imar mevzuatına aykırı olduğu, 3194 sayılı İmar Kanununa göre yapı olarak kabul edildikleri halde imar harçlarını ödemedikleri, fiber optik kabinlerin işgal ettiği alanlara ilişkin işgaliye bedelinin ödenmediği; fiber optik kanallardan geçirilen kablolar için ilgili şirketlerden geçiş hakkı bedellerinin alınmadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda alınmayan işgaliye bedeli ve geçiş hakkı bedellerinin hesaplanması için gereken teknik çalışmaların yapılması, Anayasa Mahkemesi kararları Danıştay ve Sayıştay kararlarına aykırı konumlandırılmış baz istasyonlarının tespiti ve bunlarla ilgili yasal sürecin başlatılması" kısmı, "Belediyenin mücavir sınırları içerisinde bulunan belediyemiz mülkiyetinde fuzulen işgalinden dolayı herhangi bir işgal harcı ödemesini yapılmadığı ve işgalin halen devam ettiği" kısmı ile "Belediyemiz sınırları içerisinde yer altı ve yer üstünden geçen GSM operatörlerinden geçiş işgaliyesi sabit ve mobil haberleşme alt yapısına ait ücretlerin belirlenmesi" kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu Meclis kararının, "Belediyemiz sınırları içerisinde yer altı ve yer üstünden geçen GSM operatörlerinden geçiş işgaliyesi sabit ve mobil haberleşme alt yapısına ait ücretlerin belirlenmesi" kısmı yönünden; davacı (işletmeci) ile davalı (geçiş hakkı sağlayıcısı) arasında geçiş hakkına dair bir sözleşmenin bulunmadığı, Turhal Belediye Meclisinin ... tarih ve Olağan-10, Birleşim:1, Oturum:1 sayı ve ... sayılı kararı ile 2020 yılına ait belediye ücret tarifesinin belirlendiği, söz konusu GSM baz istasyonları, fiber altyapı tesisleri işgaliye bedelleri ve geçiş hakkı ücret tablosunda; başvuru ücreti 1.465,95-TL, keşif ve yer etüt ücreti birim fiyatı 0,358-TL/m², geçiş hakkı birim fiyatı 1,68-TL/m², zemin tahrip bedeli birim fiyatı 211,31-TL/m², güzergah arıza-bakım onarım bedeli birim fiyatı 1,64-TL/m², yer seçim belgesi ücretinin 3.640,04-TL, yer kullanım bedelinin 10.918,59-TL, işgaliye ücret tarifesi birim fiyatının 3,15-TL/m² olarak belirlendiği, Meclis kararı doğrultusunda hazırlanan ücret tarifesinde farklı kalemlerden oluşan ücretlendirme yapıldığı, ücretlendirmelerin hukuka uygunluğunun her bir kalem açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğinden Turhal Belediye Meclisinin ... tarih ve Olağan-10, Birleşim:1, Oturum:1 sayı ve ... sayılı kararının eki tarifenin başvuru ücretine ilişkin kısmı yönünden, dava konusu tarifede, ilk defa 2014 yılında 700,00-TL olarak maktu belirlenen bedelin, her yıl yapılan artırımlarla 2020 yılı için 1.465,95,-TL olarak belirlendiği ve bahsi geçen ücretin bir defaya mahsus olarak alınmasına yönelik düzenlemeye yer verildiği, 5809 sayılı Kanun'un 23. maddesinde, kamu kurum ve kuruluşları kendilerine yapılan geçiş hakkı talebini içeren başvuruları öncelikli olarak ve gecikmeye mahal vermeden değerlendirip, altmış gün içinde sonuçlandırmakla yükümlü kılındığı, ancak gerek 5809 sayılı Kanun'da, gerek "Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmelik"te ve ekindeki "Geçiş Hakkı Ücret Tarifesi Sınırları Tablosu"nda "başvuru ücreti"ne yer verilmediği, ayrıca söz konusu başvuru ücretinin nasıl ve ne şekilde, diğer bir ifadeyle hangi ölçütlere göre belirlendiğinin de davalı idarece ortaya konulamadığı anlaşıldığından, tarifenin başvuru ücretine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, keşif ve yer etüt ücretine ilişkin kısmı yönünden; dava konusu tarifede, ilk defa 2014 yılında 0,175-TL/m² olarak belirlenen bedelin, her yıl yapılan artırımlarla 2020 yılı için 0,358-TL/m² olarak belirlendiği ve bahsi geçen ücretin yıl bazında alınmasına yönelik düzenlemeye yer verilmiş olmakla birlikte; geçiş hakkı izni verilen bölgelerde yapılacak alt yapı tesisleri için yerinde yapılacak tespitlerin karşılığı olarak bir defaya mahsus olarak alınacak bedel olarak tespit edilen keşif ve yer etüt ücretinin, hangi kriterlere göre nasıl ve ne şekilde, diğer bir ifadeyle hangi ölçütlere göre belirlendiğinin davalı idarece ortaya konulamadığı anlaşıldığından, tarifenin keşif ve yer etüt ücretine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, geçiş hakkı ücretine ilişkin kısmı yönünden; dava konusu tarifede, ilk defa 2012 yılında 0,75-TL/m² olarak belirlenen bedel, her yıl yapılan artırımlarla 2020 yılı için 1,68-TL/m² olarak belirlendiği ve bahsi geçen ücretin yıl bazında alınmasına yönelik düzenlemeye yer verilmiş olmakla birlikte 27/12/2012 tarih ve 28510 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmeliğin EK-1 Tabloda; ilçe belediyeleri ile (büyükşehir belediyesi kapsamında kalan belediyeler hariç) belde belediyelerinin, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ilçe veya belde belediyelerinin tasarrufunda ve/veya sorumluluğunda olan yerler için metresi 0,50-TL olarak belirlendiği, her ne kadar kablo ve benzeri gerecin geçirildiği yerin genişliğinin 40 cm'den fazla olması halinde geçiş hakkı ücretinin artacağı belirtilmiş ise de, tarife yapılırken Yönetmelikte belirlenen standart ölçülere göre tarifenin belirlenmesi ve yerinde yapılan keşif ve ölçümler sonucunda kabloların geçirildiği alanın 40 cm'den fazla olduğunun tespiti halinde tarifede belirlenen ücretin genişlik oranında artırımlı uygulanması gerektiği, bu haliyle dava konusu tarife ile geçiş hakkı ücretinin 0,75-TL olarak belirlenmesinin hatalı olduğu, başlangıçta yapılan hatalı belirleme nedeniyle artırımlar neticesinde bulunan 1,68-TL/m² bedelinde hatalı olduğu anlaşıldığından, tarifenin geçiş hakkı ücretine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, zemin tahrip bedeli ücretine ilişkin kısmı yönünden; dava konusu tarifede, ilk defa 2012 yılında 90,00-TL/m² olarak belirlenen bedelin her yıl yapılan artırımlarla 2020 yılı için 211,31-TL/m² olarak belirlendiği ve bahsi geçen ücretin bir defaya mahsus olarak alınmasına yönelik düzenlemeye yer verilmiş olmakla birlikte; zemin tahrip bedeli olarak istenilen bedelin 27/12/2012 tarih ve 28510 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sabit ve Mobil Haberleşme Altyapısı veya Şebekelerinde Kullanılan Her Türlü Kablo ve Benzeri Gerecin Taşınmazlardan Geçirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 9/5.bendine göre geçiş hakkının kullanılması süresince geçiş hakkının kullanılmasından dolayı mevcut bir yapının, yolun, zeminin tekrar eski haline getirilmesine ilişkin iş ve işlemlerin hangi tarafça yapılacağının, iki tarafın serbest iradeleri ile yapacağı sözleşme ile belirleyeceği, söz konusu bedele ilişkin birim fiyatın, Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bu işlere ilişkin birim fiyatları dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği, davalı idare tarıfından belirlenen birim fiyatın ise hangi kriterlere göre nasıl ve ne şekilde, diğer bir ifadeyle hangi ölçütlere göre belirlendiğinin ortaya konulamadığı, öte yandan bozulacak alanın (yol, kaldırım, asfalt, çevre düzenlemesi v.s.) hangi kriterlere göre hesaplandığının belirli olmadığı anlaşıldığından, tarifenin zemin tahrip bedeline ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, güzergah arıza-bakım onarım bedeline ilişkin kısmı yönünden; dava konusu tarifede, ilk defa 2012 yılında 0,70-TL/m² olarak belirlenen bedelin, her yıl yapılan artırımlarla 2020 yılı için 1,64-TL/m² olarak belirlendiği ve bahsi geçen ücretin yıl bazında alınmasına yönelik düzenlemeye yer verilmiş olmakla birlikte; bahsi geçen bedelin hangi kriterlere göre nasıl ve ne şekilde, diğer bir ifadeyle hangi ölçütlere göre belirlendiğinin davalı idarece ortaya konulamadığı anlaşıldığından, tarifenin güzergah arıza-bakım onarım bedeline ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, yer seçim belgesi ücretine ilişkin kısmı yönünden; dava konusu tarifede, ilk defa 2018 yılında 2.400,00-TL olarak belirlenen bedelin, her yıl yapılan artırımlarla 2020 yılı için 3.640,04-TL olarak belirlendiği ve bahsi geçen ücretin yıl bazında alınmasına yönelik düzenlemeye yer verildiği, mevzuat uyarınca belediyelerin, 5393 sayılı Kanunun 15/(r) maddesine göre kuruluş izni verilen alanda tesis edilecek elektronik haberleşme istasyonlarına kent ve yapı estetiği ile elektronik haberleşme hizmetinin gereklerini dikkate alarak ücret karşılığı yer seçim belgesi vermek gibi sınırlı bir yetkisinin bulunduğu, elektronik haberleşme istasyonlarının kurulumuna ilişkin yetkinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna ait olduğu, 5393 sayılı Kanun ile belirlenen yer seçim belgesinin belediyelerce verilmesine karşın bu belge için alınacak ücreti belirleme yetkisini belediyelere değil Bakanlığa ait olduğu anlaşıldığından, tarifenin yer seçim belgesi ücreti belirlenmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, yer kullanım bedeline ilişkin kısmı yönünden; dava konusu tarifede, ilk defa 2016 yılında 6.057,00-TL olarak maktu belirlenen bedelin, her yıl yapılan artırımlarla 2020 yılı için 10.918,59-TL olarak belirlendiği ve bahsi geçen ücretin yıl bazında alınmasına yönelik düzenlemeye yer verilmiş olmakla birlikte; bahsi geçen bedelin hangi kriterlere göre nasıl ve ne şekilde, diğer bir ifadeyle hangi ölçütlere göre belirlendiğinin davalı idarece ortaya konulamadığı anlaşıldığından, tarifenin yer kullanım bedeline ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, işgaliye ücretine ilişkin kısmı yönünden; dava konusu tarifede, baz istasyonlarının fiber optik saha-sokak dolaplarının ve kutularının, kaldırım, yol, sokak ve caddelerde bulunan fiber optik menhollerinin ve fiber optik kabloların geçiş güzergahlarının ve fiber optik yer üstü montajlı saha dolapları ile fiber optik yer altı montajlı saha dolaplarının (menhollerinin) elektrik aydınlatma direkleri, elektrik aydınlatma trafoları ve elektrik aydınlatma panolarının işgal ettiği alanları için günlük alınan değer olduğu ifade edilen işgaliye ücretinin, ilk defa 2014 yılında 1,50-TL/m² olarak, ve her yıl yapılan artırımlarla 2020 yılı için 3,14-TL/m² olarak belirlendiği, söz konusu bedelin 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 52. maddesi uyarınca ve 10/02/2014 tarih ve 2014/5896 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının C-İşgal Harcı başlıklı bölümünde yer alan 1,50-TL esas alınarak belirlenmesine dayandırıldığı görülmekle birlikte, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 97. maddesi uyarınca harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı ifa edilen hizmetler için alınacak bedellere ilişkin olarak belediye meclisince tarife düzenlenebileceğinden ve Belediye Gelirleri Kanunu'nun 52. maddesindeki düzenlemeye göre harç adı altında yalnızca kanunla düzenlenebilecek bir konuda tarife belirlenemeyeceğinden, işgaliye ücreti belirlenmesine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu Meclis kararının,"belediyemiz mücavir alan sınırları içerisindeki taşınmazlarda ve açık alanlarda kurulmuş olan GSM baz istasyonları GSM operatörleri ve benzeri tüm servis sağlayıcıları için mevcut olan aktarma istasyonlarının incelenmesinde; baz istasyonları kurulumlarının imar mevzuatına aykırı olduğu, 3194 sayılı İmar Kanununa göre yapı olarak kabul edildikleri halde imar harçlarını ödemedikleri, fiber optik kabinlerin işgal ettiği alanlara ilişkin işgaliye bedelinin ödenmediği; fiber optik kanallardan geçirilen kablolar için ilgili şirketlerden geçiş hakkı bedellerinin alınmadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda alınmayan işgaliye bedeli ve geçiş hakkı bedellerinin hesaplanması için gereken teknik çalışmaların yapılması, Anayasa Mahkemesi kararları Danıştay ve Sayıştay kararlarına aykırı konumlandırılmış baz istasyonlarının tespiti ve bunlarla ilgili yasal sürecin başlatılması" kısmı, "Belediyenin mücavir sınırları içerisinde bulunan belediyemiz mülkiyetinde fuzulen işgalinden dolayı herhangi bir işgal harcı ödemesini yapılmadığı ve işgalin halen devam ettiği" kısmı yönünden; iptali istenilen Meclis kararının ilgili kısımlarında; baz istasyonları kurulumlarının imar mevzuatına aykırı olduğunun, 3194 sayılı İmar Kanunu'na göre imar harçlarının ödenmediğinin, fiber optik kabinlerin işgal ettiği alanlara ilişkin işgaliye bedelinin ödenmediğinin, fiber optik kanallardan geçirilen kablolar için ilgili şirketlerden geçiş hakkı bedellerinin alınmadığının tespit edildiği ve bu kapsamda alınmayan işgaliye bedeli ve geçiş hakkı bedellerinin hesaplanması için gereken teknik çalışmaların yapılarak ilgili yasal sürecin başlatılması gerektiği, ayrıca işgal harcı ödemesini yapılmadığı ve işgalin halen devam ettiği ifadelerine yerverildiği görülmekle birlikte, bu haliyle belirli bir olguyu yahut durumu tespite yönelik olan işbu meclis kararının iptali istenilen kısımlarının, yeni bir hukuki durum yarattığından ve dolayısıyla kesin, yürütülebilir ve icrai bir nitelik taşıdığından bahsedilemeyecek olup, başka bir anlatımla, dava konusu işlemin bu kısmı açısından ortada idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülebilir, icrai bir işlemin mevcut olmadığı anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca davanın bu kısmının esasının incelenme olanağı bulunmadığı gerekçesiyle; davanın, dava konusu Meclis kararının; "belediyemiz mücavir alan sınırları içerisindeki taşınmazlarda ve açık alanlarda kurulmuş olan GSM baz istasyonları GSM operatörleri ve benzeri tüm servis sağlayıcıları için mevcut olan aktarma istasyonlarının incelenmesinde baz istasyonları kurumlarının imar mevzuatına aykırı olduğu, 3194 sayılı İmar Kanunu'na göre yapı olarak kabul edildikleri halde imar harçlarını ödemedikleri, fiber optik kabinlerin işgal ettiği alanlara ilişkin işgaliye bedelinin ödenmediği, fiber optik kanallardan geçirilen kablolar için ilgili şirketlerden geçiş hakkı bedellerinin alınmadığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda alınmayan işgaliye bedeli ve geçiş hakkı bedellerinin hesaplanması için gereken teknik çalışmaların yapılması, Anayasa Mahkemesi kararları Danıştay ve Sayıştay kararlarına aykırı konumlandırılmış baz istasyonlarının tespiti ve bunlarla ilgili yasal sürecin başlatılması" kısmı ile "Belediyenin mücavir sınırları içerisinde bulunan belediyemiz mülkiyetinde fuzulen işgalinden dolayı herhangi bir işgal harcı ödemesini yapılmadığı ve işgalin halen devam ettiği" kısmı yönünden incelenmeksizin reddine, Belediye sınırları içerisinde yer altı ve yer üstünden geçen GSM operatörlerinden geçiş işgaliyesi sabit ve mobil haberleşme alt yapısına ait ücretlerin belirlenmesine yönelik tarifenin onaylanmasına ilişkin kısmı yönünden iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarenin istinaf başvurusu yönünden; mevzuat uyarınca, düzenleyici işlemlere karşı ilanını izleyen günden itibaren altmış gün içerisinde veya düzenleyici işlemin uygulanması üzerine uygulama işleminin tebliğinden itibaren uygulama işleminin dava açma süresi içerisinde dava açılması gerektiği, dava konusu edilen işlemin 08/10/2019 tarihinde davalı Belediyenin web sitesinde yayımlandığı, belediyenin ses yayın cihazından yayınlanarak 08/10/2019 - 30/10/2019 tarihleri arasında ilan panosunda asılarak ilan edildiği, davacı tarafından, posta yoluyla 05/08/2020 tarihinde tebliğ edilen Meclis kararı ile dava konusu tarifenin öğrenildiği ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca bu tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde dava açıldığının belirtildiği, bir düzenleyici işlem olan tarifeye karşı son ilan tarihi olan 30/10/2019 tarihinden itibaren dava açma süresi içinde ya da bu tarifeye bağlı olarak tesis edilen bireysel işlemin tebliği üzerine, düzenleyici işlemlere karşı 2577 sayılı Kanun'un 11. madde kapsamında itiraz edilemeyeceği, bireysel işlemin dava açma süresi içinde dava açılabileceği, davanın herhangi bir uygulama işlemi üzerine açıldığı da belirtilmediği, ilan tarihinden itibaren 60 gün içinde açılması gerekirken, bu tarihin üzerinden uzunca bir süre geçtikten sonra ilk olarak 24/08/2020 tarihinde açılan işbu davanın süre aşımı nedeniyle esasını incelemeye olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın esasını inceleyerek kısmen iptaline kısmen incelenmeksizin reddine yönelik olarak verilen Mahkeme kararının iptaline ilişkin kısım açısından davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, davanın süre aşımından reddi gerektiği, davacının istinaf başvurusu yönünden; davanın süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine imkan bulunmadığından, Mahkeme kararının davanın kısmen incelenmeksizin reddine yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun bu gerekçe ile reddi gerektiği gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile ... İdare Mahkemesi'nin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davanın, 2577 sayılı Kanun'un 14/3-e ve 15/1-b maddeleri uyarınca süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, posta yoluyla 05/08/2020 tarihinde tebliğ edilen Meclis kararı ile dava konusu tarifenin öğrenildiği ve 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca bu tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde dava açıldığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci ve Onüçüncü Dairesince, 2575 sayılı Kanun'a 3619 sayılı Kanun'la eklenen Ek 1 maddesi hükmü uyarınca birlikte yapılan toplantıda, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine, 4. Kullanılmayan ...-TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde davacıya iadesine, 5. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 6. Kesin olarak, 09/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.