Danıştay · 8. Daire
Danıştay 8. Daire 2023/2187 E. 2026/20 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 8. Daire
- Esas No
- 2023/2187
- Karar No
- 2026/20
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/2187 Karar No : 2026/20
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALILAR): 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Müş. ...
2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Gıda Kumanyacılık Denizcilik Madencilik Turizm Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Burdur ili, Tefenni ilçesi, ... mevkiinde yer alan İR:... ruhsat numaralı IV. grup maden işletme ruhsat sahibi olan davacı şirket tarafından; maden işletme, kapalı işletme alanı, maden alt yapı tesisi, pasa ve yol alanı olarak kullanılmak üzere toplam 71.309,00 m2 alanda 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca ek orman izni verilmesi talebinin reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre verilecek maden arama, maden işletme, maden tesis ve altyapı tesis izinlerinin ve bu konudaki iptal işlemlerinin davalı Orman Genel Müdürlüğü'nün yetkisi dahilinde bulunmakla birlikte davacının başvurusu üzerine düzenlenen izin raporu doğrultusunda Gölhisar Orman İşletme Müdürlüğü ve Isparta Orman Bölge Müdürlüğünce orman dışında yapılması mümkün olmayan faaliyetlerin gerçekleşmesinde kamu yararı görüldüğünden 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16. maddesine göre izin verilmesinde sakınca olmadığına ilişkin tespitlerin aksine alanın orman olarak kullanılmasında yarar görüldüğünden izin verilmesinde kamu yararı bulunmadığından bahisle talebin somut bir sebep ve gerekçe göstermeden reddedildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde sebep unsuru yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılarak dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Orman Bakanlığı'nın İddiaları: 2010 yılından itibaren ülkemiz ormanlarında yoğun şekilde madencilik faaliyetlerinin yapılmaya başlanıldığı, bu yerlerin devlet ormanına rastlamasının ülkemizin tabiatının tahribatını hızlandırdığı, doğal dengenin bozulduğu, bölgenin düzenlemiş olduğu izin raporu ve değerlendirme formunun nihai kararı göstermediği, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmüştür. Davalı Tarım ve Orman Bakanlığı: Orman sayılan alanlarda maden işletmeciliği esnasında kaybedilenin sadece ağaçlar olmadığı, bir ekosistem olduğu, bu ekosistemin değerinin odun miktarı ve ağaçlandırma bedeli ile ödenemeyeceği, sadece bitkisel onarım ve örtüleme sürecinin yok edilen ya da tahrip gören ekosistemi eski haline getirme anlamı taşımayacağı, maden faaliyeti yapılmasından sonra alanın eski doğal yapısına kavuşturulmasının mümkün olmadığı, çevrenin korunmasının uluslararası sözleşmeler ile taahhüt altına alındığı, hazırlık aşamasında talebin uygun olduğu yolundaki değerlendirmelerin kesinlikle izin verileceği anlamını taşımadığı belirtilerek istinaf kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince,dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Burdur ili, Tefenni ilçesi, İR:... ruhsat nolu maden sahasında davacı şirket tarafından yapılan Orman Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca maden işletme ve maden altyapı tesis alanı izin talebine ilişkin hazırlanan Gölhisar Orman İşletme Müdürlüğü Kadastro ve Mülkiyet Şefliğinin ... tarih ve ... sayılı işlemi ile onaylanan izin raporunda talep edilen alanın muhafaza ormanı içerisinde kalmadığı, orman içi dinlenme yerleri içerisinde kalmadığı, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin içerisinde kalmadığı belirtilmiş, talep konusunun gerek evrak gerekse arazi üzerinde incelenerek orman dışında yapılması mümkün olmayan faaliyetin gerçekleşmesinde kamu yararı görüldüğünden izin verilmesinde sakınca olmadığı Gölhisar Orman İşletme Müdürlüğü'ne bildirilmiştir. Gölhisar Orman İşletme Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı işlemi ile de aynı doğrultuda izin verilmesinde sakınca olmadığının Isparta Bölge Müdürlüğü'ne bildirilmiş, Isparta Bölge Müdürlüğü'nce de yine aynı nedenle izin verilmesinde sakınca olmadığına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Olur işlemi tesis edilmiştir. Dava konusu Orman Genel Müdürlüğünce yapılan nihai değerlendirmede, talep alanının orman olarak kullanılmasında yarar görüldüğü gerekçesiyle izin verilmesinde kamu yararı görülmediği belirtilerek talebin uygun değerlendirilmediğine ilişkin dava konusu işlem ile davacı şirketin izin talebi reddedilmiştir. Bunun üzerine, davacı şirket tarafından izin talebinin reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT: 3213 sayılı Maden Kanunu'nun, (dava konusu işlem tarihinde ki haliyle) "Madencilik faaliyetlerinde izinler" başlıklı 7. maddesinde; "(...) Devlet ormanları içinde yapılacak maden arama ve işletme faaliyetleri ile bu faaliyetler için zorunlu ve ruhsat süresine bağlı olarak yapılan geçici tesislere 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre izin verilir. (...)" düzenlemesine yer verilmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (dava konusu işlem tarihinde ki haliyle) 16. maddesinin 1. fıkrasında; "Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri hariç, bedeli alınarak Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilir. Ancak, temditler dahil ruhsat süresince müktesep haklar korunmak kaydı ile Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, orman içi dinlenme yerleri, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda maden aranması ve işletilmesi, Çevre ve Orman Bakanlığının muvafakatine bağlıdır. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmaz." hükmüne yer verilmiştir. Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunun ve 18/04/2014 tarih ve 28976 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren mülga Orman Kanununun 16 ncı Maddesinin Uygulama Yönetmeliği'nin, "İnceleme ve Değerlendirme" başlıklı 5. maddesinde,"(1) Bölge müdürlüğü yapılan müracaatı öncelikle evrak üzerinde inceler, eksiklikler varsa, on işgünü içinde müracaat sahibine bildirir. Eksiklikler tamamlanıncaya kadar talep değerlendirmeye alınmaz. Evrakın tam olması halinde heyet tarafından arazi üzerinde gerekli incelemeler yapılarak, talebin Devlet ormanlarına isabet eden kısımları için ön izin veya kesin izin raporu düzenlenir. (...) (3) Değerlendirme Komisyonunun görev alanındaki; muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatları ile muhafaza ormanlarındaki ruhsat talepleri bölge müdürlüğünce müracaat evrakı ve düzenlenen tutanak ile birlikte Genel Müdürlüğe gönderilir. Talebin bir kısmının Değerlendirme Komisyonunca değerlendirilmesi gerektiği durumlarda talep bir bütün olarak ele alınır." düzenlemesi, "Değerlendirme komisyonu" başlıklı 16. maddesinde ise,"... (3) "Değerlendirme Komisyonunun görevleri; a) Muhafaza ormanları, gen koruma alanları, tohum meşcereleri, orman içi dinlenme yerleri ile endemik ve korunması gereken nadir ekosistem alanlarına isabet eden maden işletme, tesis ve altyapı tesisi izin müracaatlarını, b) Muhafaza ormanlarındaki ruhsat taleplerini, c) Verilecek izinlerle ilgili mevzuatta açık hüküm bulunmayan hususları, değerlendirmektir. (4) "Değerlendirme Komisyonunca uygun bulunan müracaatlar Bakan onayına sunulur, onayı takiben bölge müdürlüğü tarafından izin raporu düzenlenerek izin verilir." düzenlemesi yer almaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." kuralı, 282. maddesinde "Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." kuralı bulunmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Anayasa'nın 169. maddesinde ormanların ülke yönünden taşıdığı büyük önem gözetilerek, korunmaları ve geliştirilmeleri konusunda ayrıntılı düzenlemelere yer verilmiştir. Anayasa'nın 169. maddesinin gerekçesinde de belirtildiği gibi maddenin birinci fıkrası doğal kaynaklarımızın en önemlilerinden biri olan ormanların korunması ve sahaların genişletilmesi için Devlete gereken tedbirleri alıp kanun koymayı ve bütün ormanların gözetimi ödevini getirmektedir. (AYM., 13/09/2000 tarih ve E:2000/14, K:2000/21 sayılı kararı) Ormanlık alanda verilen izne konu edilen kamu yararı ile ormanın muhafazasındaki kamu yararının karşılaştırılmasının yapılması zorunluluğu Anayasa'nın 169. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "Ormanlara zarar verebilecek hiçbir faaliyet ve eyleme müsaade edilemez." hükmünden kaynaklanmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin 22/11/2007 tarih ve E:2004/67, K:2007/83 tarihli kararında; zaruret halinin, talep edilen faaliyetin orman ekosistemi dışında gerçekleştirilmesi imkanı bulunmaması durumu olarak anlaşılması gerektiği vurgulanmaktadır. Dava konusu uyuşmazlığın çözümü için, kamu yararı sağlayan iki etkinlikten hangisinde “kamu yararının” daha çok olduğunun, hukuksal anlamda “üstün kamu yararının” hangisinde olduğunun belirlenmesi gerekmektedir. Bu nedenle izin işleminde ormanların devamlılığının sağlayacağı kamu yararı ile madencilik iznine ait kamu yararı kıyaslamasında "üstün kamu yararı" kavramının değerlendirilmesi uygun olacaktır. Bu durumda; talep edilen alanın, orman olarak kullanılmasında yarar bulunduğu gerekçesiyle ek orman izni verilmesi talebin reddine dair işlemin iptali istemiyle açılan işbu davada, orman izni verilmesinde kamu yararı karşılaştırması ve faaliyetin söz konusu saha dışında yapılmasının mümkün olmadığına dair zaruret halinin varlığına ilişkin somut tespitlere yer verilmesi ve söz konusu sahanın bulunduğu yerin orman niteliğinin, meşcere örtüsünün kapalılık durumunun dikkate alınması suretiyle verimli orman niteliğinde olup olmadığının, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle tespit edilerek tartışılması gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak verilen dava konusu işlemin iptaline ilişkin Mahkeme kararında hukukî isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki Isparta 1. İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz istemlerinin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 19/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.