Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2025/16312 E. 2025/13240 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2025/16312
Karar No
2025/13240
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2025/16312 Karar No : 2025/13240

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...

Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. ...

İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 16/12/2024 tarih ve E:2024/6229, K:2024/21344 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine ilişkin verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmaması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlâl edildiği, terör örgütleriyle bir bağının olmadığı iddia edilerek ceza yargılamasında hakkında beraat kararı verildiği belirtilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Veri Analiz Raporunda yer alan davacının örgüte himmet verdiği, örgüt tarafından 2013 Haziran Alan:SAY, Etüt 2013:6, 2014 Haziran Alan:EA olarak kodlandırıldığı yönündeki tespitlerin Dairemiz tarafından ortaya konan gerekçeye eklenmesi suretiyle İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Adlî yargı safahatı: Davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülen ceza davası (E:..., K:..., ...) neticesinde Fetö/Pdy Silâhlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-e maddesi uyarınca şüpheden sanık yararlanır ilkesi bağlamında verilen beraat kararının kesinleştiği görülmekle birlikte 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca bir kamu görevlisinin terör örgütüne üyeliği olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı veya irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabildiği, kamu görevlisi hakkında silâhlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında tesis edilen kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka uygunluğu yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılmasına engel olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, davacı hakkındaki anılan ceza dava dosyasının incelenmesinden; tanık ...’nın beyanında 2010 yılında Konya iline tayin olduğunda örgüt tarafından sohbetlere davet edildiğini, bu dönemde asayiş teknik dinlemede çalıştığını, burada bir müddet çalıştıktan sonra siber suçlar mücadele şube müdürlüğüne geçiş yaptığını, sohbet grubunda davacının da bulunduğunu, mahrem imam olarak sohbet veren kişinin ... kod isimli kişi olduğu, davacıyla birlikte 17/25 Aralık olaylarına kadar sohbete katıldığını ifade ettiğinin görüldüğü, davacının hizmet cetvelinin incelenmesinden 31/08/2007-09/01/2013 tarihleri arasında Konya İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğünde, 09/01/2013-25/03/2015 tarihleri arasında aynı yer Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görev yaptığı görülmekte olup tanığın davacıyla aynı birimlerde görev yaptığı görülmektedir. Bu tespitler, dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde davacının FETÖ/PDY Silâhlı Terör Örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Öte yandan, Dairemizce verilen bozma kararı üzerine Bölge İdare Mahkemesi kararında ilk derece yargılama giderinin toplamı hüküm fıkrasında sehven ... TL, yargılama gideri dökümü toplamında ise doğru bir şekilde ... TL olarak belirtildiği, öte yandan ilk derece aşamasında yatırılan ... TL vekâlet suret harcının mahsup edilmediği anlaşıldığı, söz konusu maddi hata ve yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmeksizin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49/1-b maddesi uyarınca Dairemizce düzeltilebileceği anlaşılmakla Bölge İdare Mahkemesince verilen hüküm fıkrasında yer alan “…aşağıda dökümü gösterilen dava aşamasına ait ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına …” şeklindeki kısmın “…aşağıda dökümü gösterilen ilk derece dava aşamasına ait ... TL (... TL vekâlet suret harcı hariç) yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına …” şeklinde olması gerekmektedir. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adlî yardım talebi kabul olunduğu hâlde davacı tarafından yatırılan ... TL temyiz başvuru harcının mahsup edilerek temyiz aşamasında tahsil edilmeyen diğer yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 02/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2025/16312, K. 2025/13240, T. 02.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2025-16312-e-2025-13240-k-713593fb07cc