Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2023/18573 E. 2025/13514 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2023/18573
- Karar No
- 2025/13514
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/18573 Karar No : 2025/13514 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA Vekili : Hukuk Müşaviri ...
İstemin Özeti : ... İl Emniyet Müdürlüğü Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nde polis memuru olarak görev yapmakta iken 692 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'na yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, "davanın reddi" yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: İdare Mahkemesi kararında, kamu görevinden çıkarılmasını haklı ve hukuka uygun kılacak herhangi bir gerekçe gösterilmediği, örgüt üyeliği için ceza mahkemelerince aranan kıstasların hiçbirinin şahsında bulunmadığı, bir örgüt ile irtibatlı veya iltisaklı olabilmek için öncelikle icra edilen eylemin bir örgüt faaliyeti olduğunun bilincinde olma ve örgütün emellerini biliyor olma şartlarının gerçekleşmesi gerektiği, şahsı için bu şartların gerçekleşmediği, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla aleyhine beyanda bulunan kişilerin beyanlarının hükme esas alınamayacağı, kaldı ki, söz konusu tanık beyanlarının soyut nitelikte olduğu, sohbet adı verilen toplantılara kesinlikle katılmadığı, ByLock kullanıcısı olmadığı, örgüte ait okul, dershane veya kurslara gitmediği, örgüte müzahir olduğu gerekçesiyle kapatılan sendikalara üyeliği bulunmadığı, Zaman Gazetesi aboneliği olmadığı, örgütle irtibatlı okul ve dershanelere çocuklarını göndermediği, örgüte müzahir iş yerlerinde çalışmadığı, ... aboneliği bulunmadığı, sosyal medya hesaplarında örgütü övücü paylaşımlarda bulunmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan ceza davası neticesinde mahkumiyetine karar verilmiş ise de söz konusu hükmün kesinleşmediği, masumiyet karinesi gereğince hükme esas alınamayacağı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve istinaf kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Temyize konu İdare Dava Dairesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde davacının terör örgütü üyeliğinden hapis cezası ile cezalandırıldığı ve İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yapmakta iken 17/25 Aralık 2013 sonrasında 16/04/2014 tarihinde başka bir birime atanmak suretiyle İstihbarat Şube'den çıkarıldığı hususlarına yer verildiği görülmüştür. Öncelikle; davacının terör örgütü üyeliği suçundan aldığı mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan masumiyet karinesi gereğince yargılama süreci devam eden ceza davası davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmemiştir. Öte yandan, davalı idare tarafından dava dosyasına sunulan hizmet cetvelinin incelenmesinden; polis memuru olarak genel hizmet branşında görev yapan davacının, 21/12/2012 tarihli işlemle Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü'ne atandığı akabinde ise 16/04/2014 tarihli işlem ile Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne atandığı görülmüş ise de söz konusu atama işleminin hangi saikle yapıldığı bu dosyada ortaya konulamadığından bu tespitin de davacının anılan örgütle irtibatı ve iltisakı noktasında aleyhe bir durum olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Bununla birlikte; dava dosyasında yer alan davacı hakkındaki diğer tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçelerin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesi'ne gönderilmesine, 04/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.