Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2024/7120 E. 2025/13517 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2024/7120
- Karar No
- 2025/13517
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/7120 Karar No : 2025/13517
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalılar) : 1- ... Başkanlığı / ... Vekili : Av. ... 2- ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümünde araştırma görevlisi olarak görev yapmakta iken Erciyes Üniversitesi Yönetim Kurulu'nun ... tarihli teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararıyla 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Genel Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, "davanın reddi" yolunda verilen ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, Danıştay Beşinci Dairesi'nin 24/10/2023 tarih ve E:2020/4614 K:2023/14549 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyulmak suretiyle davacının istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolunda verilen ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının tek gerekçesinin ByLock kullandığı iddiası olduğu, kesinlikle söz konusu programı indirmediği ve kullanmadığı, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan karar verildiği, sadece CGNAT HIS kayıtlarının ByLock kullanıcısı olduğunu ispata yeterli olmadığı, ByLock kullandığına ilişkin bilirkişi raporu alınmadığı, hakkında düzenlenmiş ByLock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı'nın da bulunmadığı, mor beyin gibi bir nedenle ByLock kullanmış gibi gözüküyor olabileceği, zira sadece dört günlük sinyal bilgisi bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, savunma hakkının ve masumiyet karinesinin ihlal edildiği, hakkında düzenlenen idari tahkikat raporunda da belirtildiği üzere Bank Asya'da anlamlı bir para hareketi bulunmadığı, söz konusu hesabı halihazırda aktif olarak faaliyette bulunan Hamurcu Köyü Eğitim Kültür Yardımlaşma Derneği'nden aldığı bursun yatırılması için açtığı, kendisinin para yatırmasının söz konusu olmadığı, üniversitede 1. sınıfın sadece ilk döneminde örgüte ait olduğunu bilmeden maddi imkansızlık sebebiyle ve yurdun fiyatının uygun olması nedeniyle kaldığı, hakkında beyanda bulunan B.İ. isimli tanığı tanımadığı, beyanlarının kendisiyle ilgisi olmadığı ve gerçeği yansıtmadığı, kardeşi H.P. hakkındaki FETÖ/PDY nedeniyle kamu görevinden çıkarıldığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğu, halen kamuda kadrolu bilgisayar öğretmeni olarak görev yaptığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan ceza davası neticesinde mahkumiyetine karar verilmiş ise de söz konusu hükmün kesinleşmediği ve temyiz amasında bozulmasının kuvvetle muhtemel olduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ve istinaf kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı Erciyes Üniversitesi Rektörlüğü'nün Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Her ne kadar Dava Dairesi kararında, davacının, ceza yargılaması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan karara karşı yapılan istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve karar tarihi itibarıyla temyiz incelemesinin derdest olduğu belirtilmiş ise de davacının mahkumiyet kararı kesinleşmemiş olduğundan, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesinin masumiyet karinesi gereğince mümkün olmadığı, kaldı ki UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde anılan mahkumiyet kararının temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay ... Ceza Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla bozulmasına karar verildiği ve ... Ağır Ceza Mahkemesi'nce yeniden yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının isnat edilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasının sabit olmadığından bahisle beraatine karar verildiği ve anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusunun derdest olduğu görülmüştür. Bununla birlikte, olağanüstü hal kanun hükmünde kararnamesi uyarınca bir kamu görevlisi hakkında terör örgütüne üyelik ve mensubiyeti olmasa da bu terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olması nedeniyle kamu görevinden çıkarılmasına yönelik olağanüstü idari tedbirin uygulanabilmesi karşısında, anılan kamu görevlisi hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' veya ''silahlı terör örgütüne yardım etmek'' suçundan açılan ceza davasında beraat kararı verilmiş olmasının, ilgili hakkında bu olağanüstü tedbirin hukuka uygunluğu yönünden yürütülen yargılama faaliyeti için bağlayıcı olmayacağı açıktır. Bu kapsamda, -davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle yargılandığı ceza davası neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında, "... üniversiteyi 2009 yılında kazandım, gittiğimde devlet yurdu çıkmamıştı, kayıt yaptırmaya gittiğimde de üniversiteye özel yurtlar stant kurmuşlardı, orada Başak Kız yurduna kayıt yaptırdım, bu yurtta kalmaya başlayınca örgütün bir yurdu olduğunu öğrendim sessiz ortam istediğim için tıpçı olduğum içinde orada kalmak istemedim, bir arkadaşımla birlikte ayrı bir eve çıktık, bu bahsettiğim tarih 2009 yılına aittir..." şeklinde beyanda bulunduğu, -Z.K.T. adlı şahıs FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle yargılandığı ceza davası neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda, anılan şahsın, "... Sulh Ceza Hakimliğinde alınan savunmasında: "Savcılıktaki beyanım doğrudur, aynen tekrar ederim. Ben üniversite öğrenimimi Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamladım. Ben üniversite sınavına hazırlanırken de FEM Dersanesine gittiğim için üniversite zamanımda da benimle irtibatı koparmadılar ve bana evlerinde kalmamı önerdiler. Ben de ailemle birlikte bana kalmam için önerdikleri evi gördüm ve içime sindiği için üniversite öğrenimimin ilk 4 yılında FETÖ evlerinde kaldım. Kaldığım bu ev Kırıkkale Merkez'de Fırınlı Camii civarındaydı. Buranın merkezi olması sebebiyle bu çevrede örgüte ait birçok ev bulunuyordu. Ben bu 4 sene boyunca yine aynı civardaki 3 farklı evde kaldım. Örgüte mensup evlerde kalan kişilerin yerleri sürekli değiştiriliyordu ben bu nedenle 3 farklı evde kaldım. Ancak kaldığımız evlerin neden sürekli değiştirildiğini bilmiyorum. Bize sistem böyle diyorlardı. Bu evlerde en son birlikte kaldığım kişilerin isimleri H.Y., Z.G., ..., E.B.'dir. Biz genelde bu kişilerle birlikte aynı evde kalıyorduk ancak bazen alt dönemdeki arkadaşlarımızla aynı evde kaldığımız da oluyordu... Üniversite öğrenimimin son 2 yılında TUS'a çalışacağımız için Z.G., ..., H.Y. ve E.B. ile birlikte örgüt evlerinden ayrılarak özel eve çıktık. Biz örgüt evinden ayrılmak istediğimizde kalmaya devam etmemiz için bize çok ısrar ettiler. Ancak biz TUS'a hazırlanacağımız için buradan ayrıldık...." şeklinde beyanda bulunduğu, görülmüştür. Bu itibarla, davacının üniversite döneminde örgüte ait yurtta kaldığı yönündeki ikrarı, tanığın üniversite döneminde davacıyla birlikte örgüte ait evde kaldığı yönündeki beyanı ve dava dosyasında yer alan ve İdare Dava Dairesi kararında yer verilen davacı hakkındaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde; davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesi'ne gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesi'ne, 04/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.