Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/21466 E. 2025/15825 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/21466
Karar No
2025/15825
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/21466 Karar No : 2025/15825

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Üniversitesi Rektörlüğü / ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrasının 7. bendi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Yönetim Kurulunun ... tarih ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının 27/09/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında;davacı hakkında; ADÜ Zaman Gazetesi sorumluluğu yaptığı, Rektörlük seçimleri öncesi M. B.'nin seçilemeyeceğini düşündüklerinden FETÖ'cülerin üniversiteden tayin istedikleri, şüphelinin Kırıkkale'ye atandığı, ancak C. B.'nin rektör olarak atanması üzerine tayini iptal ettirdikleri, C. B.'nin İdari Mali İşler Daire Başkanı olarak şüpheliyi atadığı, strateji dairesinde memurken Zaman Gazetesi abonelikleri ile meşgul olması nedeniyle görevini ihmal dahi ettiği, 17/25 Aralıktan sonra ayrıldığını söylese de örgütün yanında olduğu, azılı paralelcilerle görüştüğü, onlara görev vereceğini söylediği iddialarıyla ihbarda bulunulduğu, söz konusu iddialar üzerine davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği şüphelisi sıfatıyla ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma sayılı dosyası ile adli soruşturmaya başlandığı, soruşturma sonucunda "... 17/25 Aralık öncesi Zaman Gazetesine abone olma, örgütle irtibatlı Aydın Memurlar Derneğine üye olma ve aidat ödeme, Bank Asya'da rutin bankacılık işlemleri gerçekleştirme şeklinde temas kurduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair hakkında kamu davası açılmasını gerektirir yeterlilikte delil elde edilemediğinden kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına" dair ... tarih ve ... sayılı kararın verildiği, diğer taraftan davacı hakkında Adnan Menderes Üniversitesi Rektörlüğünün ... tarih ve E... sayılı görevlendirmesi ile idari soruşturma başlatıldığı, soruşturmacı tarafından 17/06/2019 tarihli yazı ile 20/06/2019 tarihinde ifadesi alınmak üzere çağrıldığı ve 20/06/2019 tarihinde ifadesinin alınması akabinde Adnan Menderes Üniversitesi Yönetim Kurulunun ... tarih, ... toplantı sayılı ve XIII karar numaralı işlemi ile görevine son verilen davacı tarafından anılan işlemin iptali istemiyle Mahkememizin E:... esasına kayden açılan davada ... tarih ve K:... sayılı karar ile "davacının usulüne uygun savunması alınmadan tesis edilen dava konusu işlemde, bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı" gerekçesiyle dava konusu işlemin iptal edildiği, bilahare davalı idare tarafından ... tarih ve ... sayılı yazı ile davacıdan savunma vermesinin istendiği, davacı tarafından verilen ... tarih ve ... evrak kayıt numaralı dilekçe ile suç isnat edilen hususların somut olarak ortaya konması halinde savunmasını sözlü olarak yapmak istediği yönünde savunma yapıldığı, davalı idarece ... tarih ve E... sayılı yazı ile 20.04.2022 tarihinde saat 14:00'da Rektörlük Senato Salonunda Yönetim Kurulu Toplantısında savunma yapmak üzere hazır bulunması istenen davacının sözlü savunma yapmak üzere toplantıya katılmadığı, bu suretle savunma hakkını kullanmadığı, söz konusu toplantı sonunda, “...soruşturma dosyasında yapılan değerlendirme ve inceleme sonucunda; ...'ın Aydın Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünün ... sayılı ve ... tarihli yazısında yer alan POLNET sorgusunda: 667 sayılı Kanun Hükmünde kapsamında kapatılan Aydın Memurlar Derneğinde 27.03.2012 üyelik giriş ve 29.02.2016 üyelik çıkış tarihli kaydının bulunması. 07.04.2020 tarihli Aydın Valiliği İl Emniyet Müdürlüğü yazısında Pasaport şerh kayıtları bulunması, 2014 sonrası Aydın ve Nazilli Bank Asya şubelerindeki şahısların hesap hareket kayıtlarında en son 16.09.2015 tarihinde hesap hareketinin bulunması (ilgilinin işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri olması, bankayı destekleyici eylemine rastlanmaması, dolayısıyla bankacılık yönünden örgüt ile somut olarak bağlantısının bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmasına rağmen, bilirkişinin raporu da çağrılara uymadığı şeklinde olsa da, kişinin zaten hesabında hiçbir dönem yüklü miktarda para olmaması nedeniyle konumu bu çağrılara uymaya uygun olmadığı yönünde olduğundan), FETÖ/PDY yapılanmasında görülen hızlı yükselmenin şüphelide de görülmesi (Bilgisayar İşletmenliği kadrosundan Daire Başkanlığına atanması), şüphelinin FETÖ karşıtı sosyal medya paylaşımlarının bu yapı içindeki pek çok kişi bu şekilde hareket ederek hatta sahte hesaplar açarak kendilerini gizlediğinden inandırıcı bulunmaması, çocuklarının FETÖ/PDY bağlantılı okullarda okumamış olması, bu yapı ile bağlantısı olmadığı yönünde kanaat oluşturmak için yeterli bulunmaması; şüpheli hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığınca “kovuşturmaya yer olmadığı” ve “soruşturmaya yer olmadığı” kararı adli suçlarla ilişkili olup başvurucuların örgüt üyeliği ve mensubiyeti yanında örgütle irtibat ve iltisakları da değerlendirilmiş, dolayısı ile Savcılık cezai kararlarının OHAL inceleme komisyonları kararlarında; olağanüstü hal kapsamında kamu görevinden veya meslekten çıkarma, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen diğer yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan, geçici olmayan ve nihai bir sonuç doğuran tedbirdir şeklinde nitelendirilmekte, bu nedenle savcılık kararlarının FETÖ/PDY ile bağlantısı nedeniyle yapılacak ihraç işlemleri için bağlayıcılığı bulunmamakta şeklinde değerlendirilmekte, bu bağlamda karar Anayasada belirtilen devlete sadakat yükümlülüğü de dikkate alımarak verilmekte olduğundan, Olağanüstü hal kapsamında kamu görevinden çıkarılma tedbirinin uygulanabilmesi için kişilerin terör örgütleriyle ve Milli Güvenlik Kurulunca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum ve gruplarla bağının kurulması yeterli olup bu değerlendirme cezai sorumluluğun bulunup bulunmadığından bağımsız olarak sadece kamu görevinde kalmanın uygun olup olmadığı yönünden yapılmakta olduğundan" şeklinde gerekçeyle dava konusu işlemin tesis edildiği, hakkında FETÖ/PDY'ye üye olmak suçundan başlatılan soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler ile davacının aşamalardaki beyanları ve tüm dosya içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davacının örgüt ile irtibat ve iltisakının bulunduğu anlaşıldığından, ifa etmiş olduğu kamu görevinin güven ve sadakat temeline oturduğu ve uyuşmazlıkta davalı idare ve davacı arasındaki güven duygusunun zedelendiğinden bahsedilebileceği olgusu karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak davacının, 7145 sayılı Kanunun 26. maddesiyle, 27 Haziran 1989 tarihli 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Geçici 35. maddesi kapsamında söz konusu yapı ile iltisakı ya da irtibatı olduğu gerekçesiyle kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve dilekçede ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; davalı idarece savunma istem yazılarına ilişkin belgelerin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, iptal kararının gereği yerine getirilmeden memuriyetten çıkarılmasının hukuka aykırı olduğu, yargısal yoldan bir işlemin iptaline karar verilmesi halinde idarece kararın gereği yerine getirilerek işlemin doğurduğu hukuki ve fiili bütün sonuçların ortadan kaldırılması gerektiği, savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği, isnat edilen hususların ilgiliye açıkça ve yazılı olarak bildirilmesinin adil yargılama ilkesinin unsurlarından biri olduğu, irtibatlı ve iltisaklı olma hususunun somut ispatlanabilir olay ve olgulara dayanması gerektiği, hakkındaki ceza yargılamasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından; Bölge İdare Mahkemesi kararında usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 121. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından, 23/07/2016 tarihli ve 29779 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinde yargı mensupları ile bu meslekten sayılanlardan; 4. maddesinde ise bunlar dışındaki tüm kamu personelinden (işçiler dâhil) “terör örgütlerine veya MGK’ca devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara” üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenlerin meslekten veya kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu kanun da 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, "...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya (Anayasa Mahkemesinin 12/01/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 30/06/2022 tarih ve E:2018/137 K:2022/86 sayılı kararıyla, 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle 27/06/1989 tarih ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan"...üyeliği, mensubiyeti veya" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen; . (...) 7)11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununa tabi personel, Yükseköğretim Kurulu Başkanının teklifi üzerine Yükseköğretim Kurulunun kararıyla; yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarındaki 657 sayılı Kanuna tabi personel ise yükseköğretim kurumları ile yükseköğretim üst kuruluşlarının en üst yöneticisinin teklifi üzerine, yükseköğretim kurumlarında üniversite yönetim kurulunun, yükseköğretim üst kuruluşlarında ise Yükseköğretim Kurulunun kararıyla kamu görevinden çıkarılır." hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(f) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. Davacı, davalı kurum bünyesinde görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının 27/09/2021 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Sor. No:..., K:... sayılı kararıyla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın Geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından Anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünün yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde; davacının Bank Asya hesabında örgüt liderinin talimat tarihlerinde hesap hareketliliğinin bulunduğu, Aydın Memurlar Derneğine üyeliğinin ve Zaman Gazetesine aboneliğinin bulunduğu tespitlerine yer verildiği anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, davacının, kendi adına 2008 yılında açılmış olan Bank Asya hesabını 2013 yılı öncesinde de aktif olarak kullandığı, hesaba 16/09/2015 tarihine kadar farklı tutarlarda para yatırıldığı görülmekte ise de işlemlerin genellikle kredi kartı ödemelerine ilişkin olduğu anlaşıldığından, davacının kendisi adına açılmış olan Asya Katılım Bankası hesabında gerçekleştirilen işlemlerin olağan bankacılık işlemleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatını ve/veya iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen adli soruşturma sonucunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararı ile; "İsimsiz ihbarla şüphelinin ADÜ Zaman gazetesi sorumluluğu yaptığını, Rektörlük seçimleri öncesi M.B.'nun seçilemeyeceğini düşündüklerinden FETÖ'cülerin üniversiteden tayin istediklerini, şüphelinin Kırıkkale'ye atandığını, ancak C. B.'ın rektör olarak atanması üzerine tayini iptal ettirdiklerini C.B.'ın İdari Mali İşler Daire Başkanı olarak şüpheliyi atadığını, strateji dairesinde memurken Zaman gazetesi abonelikleri ile meşgul olması nedeniyle görevini ihmal dahi ettiğini, 17/25 Aralıktan sonra ayrıldığını söylese de örgütün yanında olduğunu, azılı paralelcilerle görüştüğünü, onlara görev vereceğini söylediğinin ihbar edildiği, soruşturmaya başlandığı, Aynı iddiaları içerir nitelikte N.A. adıyla emniyet müdürlüğüne gönderilerek ihbarda bulunulduğu, irtibat numarası olarak verilen numaranın gerçek bir numara olmadığının UYAP'tan yapılan sorgulamada anlaşıldığı, Cumhuriyet Başsavcılığımızın ... soruşturma sayılı dosyasından ifadesi alınan S.E.in şüphelinin B.K.'ın ikametinde ADÜ personellerinin sohbet düzenlediğini, bu sohbetlerin sohbet hocalığını ... adlı şahsın yaptığını duyduğunu, bunu cezaevinde tutuklu bulunduğu sırada aynı koğuşta yatan şahıslardan duyduğunu ifade ettiği, Şüpheli olarak hakkında işlem yapılan H.G.K.'ın şüpheli hakkında Zaman gazetesi temsilcisi olduğunu ifade ettiği, tanık olarak ifadesi alındığında bu hususun üniversitede konuşulduğunu duyduğunu, ayrıca Aydın Memurlar Derneği üyesi olduğunu da duyduğunu, ancak şüpheliyi ihraç edldiği dönemde ADÜ'ye rektörle görüşmeye gittiğinde C.B.'ın yanında gördüğünü şahısla ilgili başkaca bilgissinin olmadığını ifade ettiği, M.D.'nun Avukatının verdiği dilekçede ...'ı rektör C.B.'ın 17/25 Aralık öncesi Zaman gazetesi fazla satılması nedeniyle iltifat ettiğini, C.B.'ı 17/25 Aralık önccesinde FETÖ toplantılarına defalarca götürdüğünü ve himmet topladığını, ...'ın ...'a baskı yaparak idari mali işler müdürü olduğunu, bu baskının ise rektörün sohbet toplantılarına katılması ve fotoğraflarının olduğunu müvekkile söylemesi olduğununun belirtildiği, Şüpheli ...'ın ifadesinde özetle Zaman gazetesine 20/Aralık 2013 tarihine kadar abone olduğunu, 17 /25 Aralık 2013 sonrası aboneliğini sonlandırdığını ve bunu facebook hesabından yayınladığını, bir suretini ibraz ettiğini, üzerine iftira atıldığını, bunun nedeninin de ADÜ'de çalışanların FETÖ ile irtibatlı olup olmadıklarını araştırmakla görevli komisyonde görev almasının olduğunu düşündüğünü, suçlamaları kabul etmediğini özetle ifade ettiği, Şüphelinin "Vicdanım önceki güne göre daha rahat. Neden acaba?" şeklinde 20 Aralık 2014 tarihli paylaşımı bulunduğu, söz konusu paylaşımların şüphelinin davet edilmesi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığımızda da facebook siteine girişi sağlanrak paylaşımların bulunduğunun görüdüğü, ayrıca 17-25 Aralık aleyhine aynı tarihlerde paylaşımları bulunduğunun görüldüğü, çıktılarının dosya arasına alındığı, Aydın İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünce yapılan araştırmada şüphelinin 27/03/2012 üyelik giriş tarihli 29/02/2016 çıkış tarihli örgütle irtibatlı Aydın Memurlar Derneğine kaydı bulunduğu, ve 2012 yılında bu derneğe 195 TL yardımda bulunduğu, Bank Asya'da hesap hareketleri bulunduğuna dair tespite yer verildiği, Bank Asya'da mevcut hesabına ait işlemler üzerinde bilirkişi tarafından yapılan incelemede hesabın 19/03/2008 tarihinde açıldığı, vadeli/Katılım hesabının bulunmadığı, kredi kartı kullandığı, kredi kartı harcamaları için Bankaya para yatırdığı, ay sonlarında hesapta yok denecek kadar az para bulunduğunun tespit edildiği, rapora göre örgüt iderinin talimatına uygun hesap işlemlerinin bulunmadığının anlaşıldığı, 17/25 Aralık öncesi zaman gazetesine abone olma, örgütle irtibatlı Aydın Memurlar Derneğı'ne üye olma ve aidat ödeme, Bank Asyada rutin bankacılık işlemleri gerçekleştirme şeklinde temas kurduğu anlaşılan ve fakat örgütün nihai amacını bildiği, örgütle organik bir bağ kurarak hiyerarşisine dahil olduğu yönünde herhangi bir delil bulunmayan şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair hakkında kamu davasının açılmasını gerektirir yeterlilikte delil elde edilemediği..." gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görüldüğünden, davacının sohbet toplantılarına katılan kişilerden olduğu ve Zaman gazetesi temsilciliği yaptığı yolunda verilen beyanların başkaca somut veriler veya tanık beyanlarıyla desteklenmeksizin, salt bu haliyle davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve iltisakını ortaya koyan bir delil olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin Dairemizce değerlendirilmesinden; davacı hakkında yer alan tanık beyanlarının soyut ve varsayımlara dayalı olduğu, Bank Asya'daki hesap hareketliliğinin kart borcu ödeme işlemlerine ilişkin olduğu, dernek üyeliğinden 26/02/2016 tarihinde istifa ettiği ve Zaman Gazetesi aboneliğinin başkaca delillerle desteklenmediği, bunların dışında silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğunu gösteren somut bir tespit, somut verilere dayalı, tutarlı ve inandırıcı tanık beyanı veya başkaca herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 30/12/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/21466, K. 2025/15825, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-21466-e-2025-15825-k-3cd5170b45f4