Danıştay · 5. Daire

Danıştay 5. Daire 2023/18333 E. 2025/15616 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
5. Daire
Esas No
2023/18333
Karar No
2025/15616
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/18333 Karar No : 2025/15616

İTİRAZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile yoksun kalındığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının işlem tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında özetle; UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının ... C. isimli şahısla ... tarihinde evlendiği, 27/02/2018 tarihinde boşandığı, Eagle isimli programı kullandığı ileri sürülen ... IMEİ numaralı ... Mini cep telefonunun boşandığı eşi ... C. tarafından davacıya verildiği ve söz konusu programı ... C.'nin telefona yüklediği, bu hususa ilişkin davacıya izafe edilebilecek bir eylemin bulunmadığı, diğer yandan, ceza yargılamasında ifadesine başvurulan kişilerin büyük çoğunluğunun davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısı olduğuna dair bir beyanda bulunmadıkları, ... isimli tanığın beyanının ise görgüden ziyade tahmine ve duyuma dayalı olduğu, kaldı ki bu tanığın bile davacının Iğdır Adliyesine gelip çalışmaya başladıktan sonraki dönemde bizzat örgütsel bir söylemine ya da eylemine tanık olmadığını beyan ettiği, mezhebini değiştirmek suretiyle örgüt içi evlenme yaptığı ileri sürülmüş ise de; bu yöndeki iddiaların soyut nitelikte olduğu, ceza kovuşturmasında bu iddiayı destekleyecek nitelikte bir bulguya ulaşılamadığı, davacının ... nolu GSM hattı üzerinden örgütün mahrem imamlarıyla irtibat kurduğu ileri sürülmüş ise de; davacı tarafından söz konusu hattın kendisi tarafından kullanılmadığı, bu hatta ilişkin abonelik sözleşmesinin İstanbul'da imzalandığı tarihte Iğdır'da görevli olduğu ileri sürüldüğü; ceza dosyasında da söz konusu hattın davacı tarafından kullanıldığına ya da bu hat üzerinden örgüt mahrem imamlarıyla kurulan irtibatın davacı tarafından kurulduğuna dair bir bilgi ve bulguya yer verilmemiş olması karşısında bu iddiaya da itibar edilmediği, UYAP üzerinden yapılan araştırmada, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla yürütülen yeni bir soruşturma veya kovuşturma bulunmadığı görüldüğü ''Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası''ndan yapılan sorgulama neticesinde davacı aleyhinde başka herhangi bir tanık beyanı, ifade tutanağı, HTS kaydı veya teşhis beyanına rastlanılmadığı, dava konusu kararı hukuka uygun kılacak somut bilgi ve belgelerin dosya kapsamında bulunmadığı ve davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ya da iltisak oluşturacak düzeyde bir bağının tespit edilemediği anlaşılmakla, davacı tarafından kamu görevine iadesi istemiyle yapılan başvurunun FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin dava konusu Komisyon kararında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kalındığı iddia olunan özlük haklarının iadesine, parasal haklarının işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ... Esas, ... Karar sayılı dosyada hakkında beraat kararı verilmiş ise de, ceza kovuşturmasındaki davacının FETÖ/PDY ile ilişkisini ortaya koyan tanık ifadeleri, davacının kullanmış olduğu ... IMEİ numaralı cep telefonunda 06/08/2013-16/01/2016 tarihleri arasında FETÖ/PDY terör örgütü üyelerinin de kullanmış olduğu "Eagle" isimli program tespit edilmiş olması ve davacı adına kayıtlı GSM hattı üzerinden mahrem imamlarla ve adliye yapılanmasından sorumlu sohbet abisi ve adliyedeki sınavlara giren şahısların örgüte bağlılığının tespitini yapan kişi ile yapılan görüşme kayıtlarının bir bütün olarak değerlendirilmesinden; davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyinde ilişkisinin olduğu neticesine varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemin iptali yönünde verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Hakkında "Eagle" isimli programı kullandığı ve mahrem imamlarla görüşmeler yapmış olduğu iddiası gerçek dışı olduğu, ... GSM numaralı telefon hattına ilişkin hts kayıtlarındaki mahrem imamlarla yapılan telefon görüşmede, tüm doya kapsamından ve ...'den gelen cevabi yazılardan açık bir şekilde anlaşılacağı üzere, ... gsm numaralı hattın abonelik sözleşmesinin imzalanmış olduğu tarih 08/08/2012 (çarşamba) tarihi olduğu, mahrem imamlarla görüşme tarihi ise anılan tarihten önce olduğu, tanık beyanlarının lehe olduğu, eski eşi ile örgüt vasıtası ile tanışmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ya da iltisak oluşturacak düzeyde bir bağının tespit edilemediği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği, ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra,onra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 675 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin yayımı tarihinde yürürlüğe giren ''Kamu personeline ilişkin tedbirler'' başlıklı 1. maddesinde, "(1) Terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara (Anayasa Mahkemesinin 31/05/2023 tarihli ve E:2018/77, K:2023/105 sayılı kararıyla, 7082 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Tedbirler Alınması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin 1. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "... üyeliği, mensubiyeti veya ..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) iltisakı yahut bunlarla irtibatı olan ve ekli (1) sayılı listede yer alan kişiler kamu görevinden başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın çıkarılmıştır. Bu kişilere ayrıca herhangi bir tebligat yapılmaz. Haklarında ayrıca özel kanun hükümlerine göre işlem tesis edilir." hükmüne yer verilmiştir. Davalı idare bünyesinde zabıt katibi olarak görev yapan davacı, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listesinde ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılmış, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvuru Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine, anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalındığı iddia olunan parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davacının beraatine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, başka hiçbir işleme gerek kalmaksızın bu KHK eki listelerle kamu görevinden çıkarılmaları, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. AİHM, "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu olağanüstü tedbirin uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan tedbirin uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarihli ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bölge İdare Mahkemesi kararında yer alan davacı hakkındaki tespit ve değerlendirmeler incelendiğinde; UYAP üzerinden yapılan incelemede; davacı hakkında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan yürütülen ceza kovuşturması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:... K:... sayılı kararıyla beraatine hükmedildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür. Ceza kovuşturmasına ilişkin dosyanın incelenmesinden; - Sanık ...'nın "Ben katipliğe 04/12/2012 tarihinde Aralık Adliyesinde başladım. ... ise aynı dönemde Iğdır adliyesinde göreve başladı. Ben 2013 tarihinde evlendikten sonra eş durumundan Iğdır Adliyesinde göreve başladım. İhraç olana kadar Iğdır Adliyesinde görev yaptım. Ben 2009-2010 yılları arasında şuan numarasını hatırlamadığım kontörlü bir hat kullandım. Daha sonra yeni bir hat çıkardım. Bu çıkardığım hattın numarası ilgili dairelerde bulunan evraklarda kayıtlıdır. Ben bu hattı 2012 yılının sonuna kadar kullandım. Bu tarihten sonra 0546 520 09 02 numaralı ... üzerine olan hattı kullanmaya başladım. Yine bu hattı ve black barry telefonu 2016 ocak ayına kadar kullandım. Bu tarihten sonra kendime yeni bir telefon aldım. Ancak aldığım telefonu ... kendisi kullanmak için aldı. Bana kendi marka telefonunu kullanmam için verdi. Zaten bu telefonda da eagle kalıntısı çıkmıştır. Ancak ben kesinlikle eagle yüklemedim. Muhtemelen telefonu bana verdiğinde eagle programını silip de vermiştir. Çünkü ben telefonu aldığımda whatsap haricinde herhangi bir program yoktu. Yine bu telefonda da ... numaralı hattı kullandım. Bu arada black barry telefonda ben de bulunuyordu. Ayrıca ben bana söylediğiniz ... numaralı hattı kesinlikle kullanmadım. Bu hattı benim adıma çıkartan şahıslardan zaten savcılığa suç duyurusunda bulunmuştum. ilgili hatta ait sözleşme incelendiğinde 3 farklı imza bulunmaktadır. Bu sözleşmeye ilişkin imza incelemesi bir polis memuru tarafından yapılmıştır. İmzaların bana ait olduğu belirtilse de ben bunu kesinlikle kabul etmiyorum. Ben yeniden bilirkişi incelemesi için kriminale gönderilmesini hazırlık aşamasında istemiştim. Ancak buna ilişkin bir işlem yapılmadı. Zaten sözleşmenin yapıldığı tarihte Aralık Adliyesinde çalışmaktaydım. Sözleşme tarihi Pazar olarak belirtilmiş. Ben pazartesi günü Iğdır adliyesinde görev başındaydım. Nasıl olurda bir günde hem İstanbul da hem de Aralık'da olabilirim. Bu sebeple bu hattı kesinlikle kabul etmiyorum. Bu hattan görüşüldüğü iddia edilen kişileri de kesinlikle tanımıyorum. Ayrıca ... numaralı hattan görüşüldüğü iddia edilen mahrem imamlarıda tanımam. Benim katip olurken referanslarım ...'li ... ve Mahkeme Başkanı olan ... ...'dir. Benim nasıl biri olduğum kendilerine de sorulabilir. Ben ... ile 21/06/2013 tarihinde evlendim. Kendisinin fetöcü olduğunu öğrendikten sonra 27/12/2017 tarihinde boşandım. Meğer kendisi benimle kendisini kamufile etmek için evlenmiş. Çünkü ben fetönün karşısında olan şia mezhebindenim. Bu şekilde kendisini gizleyeceğini düşünmüş. Bunu bana kendiside bizzat itiraf etti. Ben kesinlikle evlendikten sonra mezhebimi değiştirmedim. Düğünümde nikahımızı dahi Caferi cami imamımız ... kıymıştır. Ben mezhep değiştirsem neden nikahımı şia mezhebinden bir imama kıydırayım. Buna dair fotoğraflarımızda mevcuttur. Bu sebeple hazırlık aşamasında beyanda bulunan tanıkların mezhebimi değiştirdiğime dair beyanlarını kesinlikle kabul etmiyorum. " şeklinde beyanda bulunduğu, - Tanık ... C.in "Ben ... Cumhiruyet Başsavcılığında vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim, ... İMEİ numaralı ... mini cep telefonunu ben kullanmaktaydım, kendime yeni ... cep telefonu aldığımda bu telefonu tam olarak hatırlamadığım bir tarihte eski eşim olan ...'ya vermiştim, ... model cep telefonu gözaltına alındığımda emniyet tarafından alınmıştı, bana sormuş olduğunuz ... numaralı GSM hattını daha önce duymadım, ...'nin böyle bir hattı olup olmadığını bilmiyorum, sonları ... ..., ..., ... numaralı GSM hatlarının ... tarafından daha önce kullanılıp kullanılmadığını hatırlamıyorum, ben hiçbir zaman ... adına çıkarılan bir hattı kullanmadım, ... Mini cep telefonunu yapılan dijital inceleme neticesinde tanzim edilen rapora ilişkin olarak, ben bu cep telefonuna BYLOCK isimli programı yükledim kullandım, ...'ye telefonu verirken de bu programı sildim ancak bu telefon üzerinden eagle isimli programı kullanmadım, ...'nin bu FETÖ terör örgütüyle hiçbir bağlantısı yoktur" şeklinde beyanda bulunduğu, - Tanık ...'nın " Ben sanığı Iğdır adliyesinde zabıt katibi olarak çalışması nedeniyle tanırım. Sanık 2016 yılı sonunda hatırladığım kadarıyla ihraç edildi. Yine hatırladığım kadarıyla 2010-2011 yıllarında zabıt katibi olarak göreve başlamıştır. Sanık göreve başladığı dönemde Aralık ilçesinde görev yapmıştır. Daha sonra yine KHK ile ihraç edilen zabıt katibi ... evlilik gerçekleştirmiş ve aile durumu ile Iğdır Merkez Adliyesine nakli yapılmıştır. Kendisi ile aynı kalemde çalışmadık. Ben o dönemde Adalet Komisyonu müdürü olarak görev yapıyordum. Sanığın örgütsel herhangi bir faaliyetine şahit olmadım. Hatta bu konuda 2016 yılında darbe girişiminin sonrasında emniyete davet edilerek kendileri hakkında ifademiz de alındı. Orada da benzer beyanlarda bulundum. Kendilerinin örgütle bağlantısını hiç bir şekilde bilmiyorum. Yine sanığı şia mezhebinde iken mezhep değiştirip değiştirmediği hususunda herhangi bir bilgim yoktur. Bu hususta bir şey duymadım. Örgütün sohbetlerine insanları çağırma veya örgütün propagandası şeklinde herhangi bir eylemini faaliyetini ve davranışına şahit olmadım. Tüm bildiklerim bundan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu, - Tanık ...'ın "Ben Iğdır'da komisyonda görevliyken sanığın komisyona evrak getirip götürmesinden dolayı sanığı tanırım. Ayrıca geçici görevle Aralık Adliyesine gittiğimde de sanıkla beraber çalıştık. Zaten daha sonra da Iğdır Adliyesine tayini çıkmıştır. Yine Iğdır Adliyesinde de beraber çalıştık. Ben sanığın fetö terör örgütüyle bağlantısının olacağını düşünmüyorum. Çünkü kendisi şia mezhebindendi. Ben sanığın ... ile nasıl tanıştığına dair bir bilgiye sahip değilim. Ayrıca ben sanığın düğününde de bulunmadım. Kendisinin işe girerken mahkeme başkanı ...'in referansı olduğunu duymuştum." şeklinde beyanda bulunduğu, - Tanık Tokcan Ç'ın "... ile benim Aralık Adliyesine görevlendirildiğim dönemde kendisinin orada göreve başlamasıyla tanıştık. Bu dönemde aynı zamanda ...'nin akrabası da olan ... Aralık Adliyesinde çalışmaktaydı. ... sohbet sırasında bana ...'nin mezhep değiştirdiğini söyledi. Ben de bunun üzerine kendisine bu durumu sorduğumda "evet doğru. Ben şia'yı doğru bulmuyorum. Bu sebeple değiştirdim" şeklinde beyanda bulundu. Aramızda bu sohbet geçtikten bir süre sonra sanık ..., ... ile evlendi. ... hakkında doğrudan bir bilgim olmamakla birlikte kendisinin cemaatçi olduğundan şüphelenmekteydik. Zira ... daha üniversitenin birinci sınıfında okurken adliyeye katip olarak alındı. Adliyeye katip olarak alındığı dönemde alımında görev yapan kişilerin cemaatçi olduğunu düşündüğümüz için ...'in de cemaatçi olduğunu değerlendirdik. Gerek eşi ...'ve gerekse ...'nin birlikte çalıştığımız dönemde, özellikle de Iğdır Adliyesine gelip çalışmaya başladıktan sonraki dönemde bizzat örgütsel bir söylemine ya da eylemine tanık olmadım. Ancak tam olarak isim verememekle birlikte söylenti olarak Adliye içerisinde kendilerinin sohbetlere katıldığından bahsedilmekteydi. Tahminimce benim de ...'ninde Iğdır adliyesinde yeniden çalışmaya başlama tarihlerimiz aşağı yukarı 2014 yılının başlarıdır. Yine Adliye de ... ile yaptığımız bir sohbetimizde ...'ın komisyonda görev yaptığı dönemde kendisinin üniversiteden bir cemaat abisi tarafından aranarak "... bizdendir, onu ezmeyin, ayağınızı denk alın" tarzında beyanda bulunduğunu söylemişti" şeklinde beyanda bulunduğu, Beraat kararında "Sanığın eşi ...'in adına ... kayıtlı GSM numarası ile Marka cep telefonu üzerinden FETÖ terör örgütü üyelerinin kripto yazışmaları yapmak amacıyla kullandığı EAGLE isimli programı dosya kapsamında yer alan dijital inceleme raporundan anlaşılacağı üzere 16/01/2016 tarihine kadar aktif şekilde kullandığı, eşi ...'in BYLOCK isimli program kullanıcısı olduğu, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı, sanığın incelemeye konu cep telefonunu 2016 Ocak tarihinde eşi ...'den aldığını, bu telefondan eagle isimli programı kullanmadığını, bu telefonla eşinin adına kayıtlı ... numaralı GSM hattını kullandığını beyan ettiği, eski eşi olan ...'in alınan tanık beyanında ilgili cep telefonu üzerinden EAGLE isimli programı kullanmadığını, sadece BYLOCK kullandığını beyan ettiği, Tanık ... Y., ... Ç. ve ... A. ... tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığınca alınan ifadelerinde ... Adliyesi ve mülhakat adliyelerde çalışan personeller hakkında FETÖ terör örgütü ile irtibatları hakkında birtakım beyanlarda bulunsalar da ihraç edilmeden önce söz konusu adliyelerde katip olarak çalışan sanığın FETÖ ile iltisakı hakkında beyanda bulunmadıkları, yalnızca ihraç edilen komisyon başkanı döneminde sanığın işe girdiğini beyan ettikleri, tanık ... A., ... Ağır Ceza Mahkemesinde talimat yoluyla alınan ifadesinde ve tanık ..., ... mahkememizde alınan ifadelerinde sanığın örgütsel nitelikli eylemlerine şahit olmadıklarını beyan ettikleri, Iğdır İl Emniyet Müdürlüğünün 14/05/2019 tarihli yazısında ... üzerine kayıtlı ... numaralı ... adına kayıtlı GSM hattı ve ... IMEİ numaralı telefon ile 08/11/2014-26/04/2015 tarihleri arasında Bylock programının kullanıldığı tespit edilse ve Erzurum Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün 22/10/2018 tarihli İnceleme ve Çıkarım (Export) Raporuna göre ... IMEİ numaralı cep telefonunda "..." ve "..." kalıntısına rastlanılsa da sanığın eski eşi olan tanık ... 14/05/2019 tarihinde ... Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde "... IMEİ numaralı ... Mini cep telefonunu kendisinin kullandığını, söz konusu telefona Bylock isimli programı kendi iradesiyle yüklediğini, kendisine yeni telefon alınca Bylock isimli programı silerek ... Mini cep telefonunu sanığa verdiğini, eagle isimli programı kendisinin kullanmadığını, bildiği kadarıyla sanığın FETÖ terör örgütü ile bağlantısı olmadığını" beyan ettiği, Sanığa ait kullanıcı bilgilerini içerir ve içerik bulunan Bylock Tespit ve Değerlendirme Tutanağı bulunmadığı gibi, ayrıca Iğdır İl Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 03/03/2020 tarihli rapora göre sanığın bylock kullanıcısı olmadığının tespit edildiği, sanığın Bylock ve Eagle kullanıcısı olduğuna dair herhangi bir delilin dosya içerisinde bulunmadığı"..." gerekçesiyle atılı suçlardan davacının beraatine karar verilmiştir. Yukarıda ayrıntısına yer verilen ceza yargılamasında ifadesine başvurulan tanıkların davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantısı olduğuna dair bir beyanda bulunmadıkları, ... isimli tanığın beyanının ise görgüden ziyade tahmine ve duyuma dayalı olduğu, tanığın davacının Iğdır Adliyesine gelip çalışmaya başladıktan sonraki dönemde bizzat örgütsel bir söylemine ya da eylemine tanık olmadığını beyan ettiği, davacının savunmalarını doğrular nitelikte olduğu, UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının ... isimli şahısla 23/06/2013 tarihinde evlendiği, ancak 27/02/2018 tarihinde boşandığı anlaşılmış olup, sanığın eagle isimli programı kullandığı ileri sürülen ... IMEİ numaralı ... Mini cep telefonunun boşandığı eşi ... tarafından davacıya verildiği ve söz konusu programı ... telefona yüklediği hususu sabit olduğu, ayrıca, davacının ... nolu GSM hattı üzerinden örgütün mahrem imamlarıyla irtibat kurduğu ileri sürülmüş ise de; ceza dosyasında ve diğer tespitlerde söz konusu hattın davacı tarafından kullanıldığına ya da bu hat üzerinden örgüt mahrem imamlarıyla kurulan irtibatın davacı tarafından kurulduğuna dair bir bilgi ve belgeye yer verilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu işlemin iptali ve davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi isteminin kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine ilişkin temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, kararın kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2025 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY : Bölge İdare Mahkemesince verilen karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, davacının örgütle irtibat veya iltisak ilişkisi olarak değerlendirilecek bilgi ve belge mevcut olmakla, davacının temyiz isteminin reddi ile anılan kararın onanması gerektiği oyuyla aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 5. Daire, E. 2023/18333, K. 2025/15616, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-5-daire-2023-18333-e-2025-15616-k-9adebe5bf615