Danıştay · 5. Daire
Danıştay 5. Daire 2022/1651 E. 2026/1108 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 5. Daire
- Esas No
- 2022/1651
- Karar No
- 2026/1108
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/1651 Karar No : 2026/1108
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ... Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı - ANKARA Vekili : Av. ...
İstemin Özeti: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkının usulüne uygun olarak tanınmadığı, bugüne kadar yasa dışı hiçbir oluşumun içinde yer almadığı ve bu konuda samimi olarak beyanlarda bulunduğu, buna rağmen dava konusu işlemin tesis edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakına ilişkin aleyhine delil bulunmadığı, dava konusu işlemin şekil, sebep ve konu unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümlerinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ... Düşüncesi: İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirine uymamaktadır. Diğer yandan, UYAP kayıtlarının incelenmesinden; davacı hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan yargılama sonucunda atılı suçu sabit görülerek davacının hapis cezası ile tecziyesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup, masumiyet karinesi ilkesi gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, ilgilisi lehine veya aleyhine bir sonuç doğurmayacağı açık olmakla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Bu itibarla, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan mahkumiyetine karar verildiği ve TCK'nın "etkin pişmanlık" hükümleri kapsamında ceza indirimi yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, anılan karara yapılan itirazın reddi üzerine kesinleştiği görülmektedir. Yukarıda sözü edilen Ağır Ceza Mahkemesi kararında yer alan; "...Sanığın kullandığı ... numaralı telefon hattının, Balıkesir İl Merkezinde bulunan ... numaralı ankesörlü/kontörlü telefondan 26/10/2014 tarihinde 9 kez, ... numaralı ankesörlü/kontörlü telefondan 16/11/2014 tarihinde 2 kez, ... numaralı ankesörlü/kontörlü telefondan 12/10/2014 tarihinde 13 kez, ... numaralı ankesörlü/kontörlü telefondan 26/10/2014 tarihinde 21 kez, ... numaralı ankesörlü/kontörlü telefondan 08/11/2014 tarihinde 2 kez ve ... numaralı ankesörlü/kontörlü telefondan toplam (50) kez arandığı ve bu aramalarının 7 adedinin ardışık aranma olduğunun tespit edildiği,...Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğünün 13/07/2020 tarihli Ek HTS Analiz ve Tespit Tutanağına göre sanığın, 12 adet daha arama kaydının bulunduğu ve bunun 2 tanesinin ardışık arama olduğu tespit edilmiş, böylece sanığın örgüt yapılanmasına ait evlerde kalarak, örgütün yönlendirmesiyle askeri sınavlara girmek, askeri okulu kazandıktan sonra örgüte ait mahrem imam tarafından ankesör/sabit hatlardan aranarak örgütsel toplantılara katılmak ve mahrem imamlar arasında devir yapılarak bağlılıkların devam ettirmek şeklindeki eylemlerinin örgüt üyeliği için gereken çeşitlik, yoğunluk ve süreklilik unsurlarını taşıdığının anlaşıldığı, bu suretle üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmüş, ancak sanığın 26/05/2019 tarihinde 4 kişi hakkında fotoğraflı teşhis işlemi yaparak etkin pişmanlık göstererek örgütle ilgili bilgi vermiş,..." şeklindeki tespitler, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, etkin pişmanlıktan faydalanan davacının iltisak ve irtibat düzeyindeki ilişkisinin kendi samimi ikrarı ile ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 23/02/2026 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.