Danıştay · 4. Daire

Danıştay 4. Daire 2025/3128 E. 2025/4076 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
4. Daire
Esas No
2025/3128
Karar No
2025/4076
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/3128 Karar No : 2025/4076

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Antalya ili, Alanya Belediyesine ait 2.750,00 m2 alışveriş merkezinin 27/06/2009 - 13/06/2015 tarihleri arasında işgali nedeniyle tahakkuk ettirilen alacakların tahsili için düzenlenen ... tarih ve ... sayılı ödeme emrinin, ecrimisil bedelleri toplamı 586.922,61 TL ile vekalet ücretine ilişkin 4.360,00 TL'nin davacıdan tahsiline ilişkin kısmının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştayın bozma kararı üzerine İdare Dava Dairesince dosya kendisine gönderilen ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu ödeme emri içeriğinde yer alan gecikme faizi ile birlikte tahsili istenilen 586.922,61 TL ecrimisil alacağının 485.621,33 TL'lik kısmının kesinleştiğinin kabulüyle bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı; ecrimisil ihbarnamelerinin 101.301,28 TL'lik kısmı ile ecrimisil, para cezası ve gecikme zammı ile ilgili olarak çıkan uyuşmazlıklarda Mahkemelerce hükmedilen yargılama giderlerinden olan avukatlık ücretlerinin 6183 sayılı Kanunun 1. maddesi kapsamında kalmadığı, yani söz konusu avukatlık ücretleri için ödeme emri düzenlenmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen iptal, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kira sözleşmesinin 2009 yılında sona erdiği, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ...'nin karşı oyu ile usul yönünden oyçokluğuyla, esas yönünden oybirliğiyle ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.

(X) KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne, 4. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu hâlde bölge idare mahkemesi işin esası hakkında yeniden bir karar verir.", 5. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesinin, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulduğu, davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hâllerinde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vererek dosyayı ilgili mahkemeye gönderir. Bölge idare mahkemesince bu fıkra uyarınca verilen kararları kesindir", hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyizen verilen karar üzerine yapılacak işlem" başlıklı 50. maddesinin 2. fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ilgili merci, dosyayı öncelikle inceler ve varsa gerekli tahkik işlemlerini tamamlayarak yeniden karar verir. " hükmüne, 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, Danıştayca verilen bozma kararına uyabileceği gibi kararında ısrar da edebilir. " kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesini değiştiren 28/06/2014 tarih ve 29044 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 19. maddesiyle yapılan değişiklikle, 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinde "itiraz usulü" kaldırılarak, "istinaf" kanun yolu getirilmiştir. İstinaf kanun yolu, ilk derece mahkemelerinin kesinleşmemiş nihai kararlarının maddi ve hukukî yönlerden denetlenerek, hukuka aykırılıklarını ortadan kaldırmak amacıyla düzenlenmiştir. Yukarıda yazılı mevzuatın değerlendirilmesinden, Bölge İdare Mahkemelerince, ilk derece mahkemelerinin ilk inceleme üzerine verdikleri kararlara karşı yapılan istinaf başvurularının haklı bulunması durumunda ya da davaya görevsiz veya yetkisiz mahkeme yahut reddedilmiş veya yasaklanmış hâkim tarafından bakılmış olması hallerinde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek dosyanın ilgili mahkemesine gönderileceği, belirtilenlerin dışındaki sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun bulunmadığı durumlarda ise istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak işin esası hakkında karar verileceği; temyiz incelemesi sonucunda verilen bozma kararı üzerine ise ilgili merci tarafından dosyanın öncelikle incelenerek, varsa gerekli tahkik işlemleri tamamlanarak dosyanın esası hakkında yeniden karar verileceğinin kurala bağlanmış olduğu görülmekte ve Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesinin vereceği kararlar ile istinaf aşamasında bölge idare mahkemesinin vereceği kararların farklı usullere ve sonuçlara bağlandığı, Danıştayın bozma kararı üzerine bölge idare mahkemesince artık hüküm mahkemesi sıfatıyla uyuşmazlığı sonlandıran bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin kısmen iptali, davanın kısmen reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararının Danıştay İkinci Dairesinin 25/04/2023 tarih ve E:2021/5079, K:2023/2180 sayılı kararıyla bozulması üzerine, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince, bozma kararına uyularak, söz konusu İdare Mahkemesi kararını kaldırılıp uyuşmazlığın esası hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemeye iadesine karar verildiği, Mahkemesince de dava konusu işlem hakkında yeniden bir karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince reddine karar verildiği görülmektedir. Bu durumda, yukarıda da belirtildiği üzere, Danıştayın bozma kararı üzerine, bozmaya uyan Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesinin, kısmen dava konusu işlemin iptali, kısmen davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararını kaldırmasıyla, anılan Mahkeme kararı hukuk aleminde varlığını kaybettiğinden, artık bu aşamada Bölge İdare Mahkemesince uyuşmazlığı sona erdirecek nitelikte işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, dosyanın yeniden incelenmek üzere Mahkemesine gönderilmesi kararı üzerine Mahkemesince dava konusu işlem hakkında yeniden verilen kararın, geçerli ve sonuç doğurabilir nitelikte bir ilk derece Mahkemesi kararı olduğu kabul edilerek istinaf başvurusunun reddi yolunda verilen temyize konu kararda hukuki isabet olmadığından bozulması gerektiği oyuyla Dairemiz kararına katılmıyorum.

Atıf: Danıştay 4. Daire, E. 2025/3128, K. 2025/4076, T. 26.06.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-4-daire-2025-3128-e-2025-4076-k-5dab18d0492e