Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/3097 E. 2025/4077 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/3097
- Karar No
- 2025/4077
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/3097 Karar No : 2025/4077
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : 1-... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi 2- ... 3- ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:bbb, K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Edirne ili, Merkez E-... Karayolu üzerindeki akaryakıt istasyonunun faaliyetinin 01/02/2013-24/06/2013 tarihleri arasında hukuka aykırı olarak durdurulması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlar nedeniyle, davacı şirket için 250.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın, diğer davacıların her biri için 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tazmini istenilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Danıştayın kısmen bozma kararına uyularak verilen İdare Dava Dairesi kararında; davacı şirketin olay nedeniyle piyasadaki konumunun ve ticari itibarının sarsılması nedeniyle zarar arasındaki orantıyı ifade edecek, faaliyetinin geçici sonlandırılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırılığını ortaya koyacak ve bu aykırılığı özendirmeyecek bir maddi karşılık olan 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idare tarafından davacı şirkete ödenmesi gerektiği sonucuna varılarak, mahkeme kararının davacıların istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, anılan kararın davacılardan ... Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin 500.000,00 TL manevi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının kısmen kaldırılmasına, davacı şirketin manevi tazminat talebinin 50.000,00 TL'lik kısmının kabulüne 50.000,00 TL manevi tazminatın dava açma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacı şirkete ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, her hukuka aykırılığın manevi tazminat gerektirmediği, olağan yanlışlıkların ve kusurların hizmet kusuru sayılamayacağı, olayda idareye yüklenecek bir kusur olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Başkan ... ve Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/06/2025 tarihinde kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dosyasının incelenmesinden, Edirne ilinde E-... Karayolu üzerinde akaryakıt istasyonu işletmeciliği yapan davacı şirket tarafından, 01/02/2013 tarihinde akaryakıt istasyonundaki petrol pompalarının mühürlenerek istasyonun faaliyetinin durdurulmasına ilişkin Edirne Belediye Encümeni işleminin iptali istemiyle açılan davada Edirne İdare Mahkemesince 28/05/2013 tarihinde yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, ardından ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın; Danıştay Onuncu Dairesinin 24/04/2018 tarih ve E:2016/8111, K:2018/1616 sayılı kararı ile onandığı, karar düzeltme isteminin reddedilerek kesinleştiği, davacılar tarafından, Edirne İli, Merkez E-... Karayolu üzerindeki akaryakıt istasyonundaki petrol pompalarının mühürlenmesi nedeniyle 01/02/2013 - 24/06/2013 tarihleri arasında iş yerinin kapalı kalması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın, davacı şirket için 500.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik olmayıp, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan gerçek kişilerin ve ticari itibarı ve güvenilirliği sarsılan tüzel kişilerin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi ve manevi huzuru sağlamayı amaçlar. Bu niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak miktarda, fakat idarenin olaydaki kusurunun niteliğini ve ağırlığını ifade edecek ölçüde saptanması zorunlu bulunmaktadır. Uyuşmazlıkta, idarenin işleminden dolayı davacı şirkete ait akaryakıt istasyonunun bir süreliğine kapalı kalması olayında idarenin ağır bir hizmet kusurundan bahsedilemeyeceği, iş yerinin kapalı kalmasına neden olan fiil ve sonrasında tesis edilen işlemin sonradan hukuka aykırılığının yargı kararıyla ortaya çıktığı dikkate alındığında, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye neden olmaması gerektiği ilkesi de göz önünde alındığında, fiil ile orantılı biçimde, takdiri olarak 10.000 TL'yi geçmeyecek biçimde davacı firma lehine manevi tazminat hükmedilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına bu yönden katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY : Manevi tazminatın, idarenin mevzuata aykırı olan eylem ve işlemleri neticesinde kişinin şeref ve haysiyetinin rencide edilmesi veya manevi yönden elem ve ızdırap duyulması durumlarına özgü olduğu açıktır. İdarelerin eylem ve işlemlerinden dolayı ilgililere manevi tazminat ödenebilmesi için idarenin ağır hizmet kusurunun bulunduğunun tespiti gerekmektedir. Uyuşmazlıkta, meydana gelen olayda idarelerin manevi tazminat ödenmesini gerektirecek şekilde ağır bir hizmet kusurundan bahsedilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakta olup, davacının manevi tazminat isteminin reddi gerektiği oyu ile çoğunluk kararına bu yönden katılmıyorum.