Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/277 E. 2025/3965 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/277
- Karar No
- 2025/3965
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/277 Karar No : 2025/3965
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : 1- (DAVALI) ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...
2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL) ... Tarım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Petrol Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Mersin ili, Toroslar ilçesi, Çelebili Mahallesinde yer alan İR:... ruhsat numaralı sahada yapılması planlanan "II-A Grubu Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı" projesi ile ilgili olarak, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 14. maddesi uyarınca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumsuz" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, Danıştay Dördüncü Dairesinin 17/04/2024 tarih ve E:2024/792, K:2024/2513 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak yeniden yaptırılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyada bulunan bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden; yapılması planlanan proje hakkında hazırlanan nihai ÇED raporunun usulüne uygun hazırlandığı, proje kapsamının asgari gereklilikleri karşıladığı, yeterli uzman personelin bilgi ve katkısının projenin hazırlanmasında dikkate alınmış olduğu; projenin etki alanında kalan yerleşim yerlerine mesafelerine dikkate alındığında ÇED raporunda taahhüt edilen tedbirlerin alınması koşuluyla herhangi bir olumsuz etkisinin olmayacağı; proje alanının flora ve fauna özellikleri bakımından uygun olduğu; ÇED dosyasında taahhüt edilen önlemlerin alınmasıyla proje alanı ve çevresi için sel, heyelan yönünden bir risk oluşmayacağı, alanın jeolojik özelliklerinin proje bakımından uygun olduğu; proje alanında tarım arazisi mevcut olup söz konusu parsellerin tarım dışı kullanılmak istenmesi durumunda, 5403 sayılı Kanun kapsamında izin alınacağının taahhüt edildiği, dava konusu ruhsat sahasının bulunduğu alanda veya yakınlarında 3573 sayılı Kanun kapsamında bir zeytinlik alan olmadığı, dava konusu tesisin, çevresindeki zeytin ağaçlarının vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis niteliğinde olmadığı, hava kirliliği, gürültü düzeyi ve titreşim konusunda nihai ÇED raporundaki bilgilerle karşılaştırmaya imkan sağlayacak hesap ve verilere yer verilmiş olduğu, projenin, 400 metre mesafedeki 5 yıldız termal otele olumsuz etkisinin olmayacağı, projenin gerçekleştirileceği alanda bulunan Toroslar Madenciliğin dava konusu ocak alanlarına yaklaşık 180 metre mesafede olduğu, Denizler Madenciliğin yaklaşık 415 metre mesafede olduğu, kırma-eleme tesislerinin ise yaklaşık 965 metre mesafede olduğu; sayılan tüm ocakların hep birlikte çalışmaya başlamaları durumunda çevre üzerindeki etkilerinin yasal sınırlar içinde kaldığı, sayılan tüm faaliyetlerin birbirleriyle etkileşim içinde olmadıkları, ÇED raporunda bu duruma ilişkin değerlendirmenin yapılmış olduğu, konuyla ilgili olarak verilen taahütlerin yeterli olduğu, ÇED raporunda ilgili firma tarafından verilmiş olan taahhütlerin yeterli ve gerçekçi olduğu anlaşıldığından, dava konusu "ÇED Olumsuz" kararında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 1- Davalı tarafından; proje kapsamında ilgili kurumlardan görüş sorulması aşamasında, Mersin Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı yazısında, madencilik faaliyeti yürütülmesi planlanan alanın termal su kaynağına yakın konumda bulunduğu ve termal turizmi olumsuz etkileyeceği yolunda görüş bildirildiği; dava konusu işleme dayanak gösterilen bila tarihli, ... sayılı Mersin Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü yazısında ise, projenin yapılmasında 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca sakınca bulunduğunun bildirildiği ileri sürülmektedir. 2 Davalı yanında müdahil tarafından; davacı tarafından yapılması planlanan projedeki kapasite artışının davalı yanında müdahil şirketin otel faaliyeti ve proje alanı yakınındaki yörüklerin hayvancılık faaliyetleri üzerinde olumsuz etkilerinin olacağı, maden ocağı tesisi ile otelin gidiş yollarının aynı olduğu, bu durumun yerli ve yabancı turistler üzerinde olumsuz etkileri olacağı, proje kapsamındaki patlatmalar nedeniyle otelin zarar gördüğü, bilirkişi raporunda yer verilen ifadelerde hatalar bulunduğu, kümülatif etki değerlendirmesinin sadece toz için yapılmasının bir eksiklik teşkil ettiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporunda, toz emisyonuna ilişkin yapılan modelleme çalışmalarına göre ilgili mevzuatta öngörülen sınır değerlerin sağlandığı, bu nedenle projenin 400 metre mesafedeki otel faaliyetlerine olumsuz etkisinin olmayacağı yolunda görüş bildirildiği görülmekte ise de; Dairemizin 17/04/2024 tarih ve E:2024/792, K:2024/2513 sayılı kararıyla bozulan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunda, "otelin ve müştekilatının maden sahasına 400 metre ve daha yakın olmasının bir dezavantaj oluşturduğu; bu nedenle de oluşacak her türlü gürültü ve tozumalardan oteldeki müşterilerin konforlarının ister istemez etkileneceği; dolayısıyla, termal amaçlı otele dinlenme ve tedavi amaçlı gelecek müşterinin otelden olan memnuniyetsizliğine sebep olacağı" ve "faaliyet sahası ve çevresindeki mevcut yer altı su kuyularının kuruyabileceği; ayrıca, Camili Termal Su kuyusunun da bu durumdan etkilenmesinin kuvvetle muhtemel olduğu" yolunda görüş bildirildiği görülmektedir. Bu bağlamda; dava konusu madencilik faaliyetine ilişkin kapasite artışının, otelin konumu, turizme etkileri ile otelin faaliyetlerini sürdürmesinde kullandığı termal su kaynakları üzerindeki etkileri konularında, her iki bilirkişi raporunda bildirilen görüşler arasında çelişki bulunduğu gözetildiğinde; mümkünse üniversite öğretim üyeleri seçilerek oluşturulacak yeni bir bilirkişi heyetiyle, mahallinde yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması ve yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda tereddüte mahal bırakmayacak biçimde projenin çevresel etkilerinin değerlendirilmesi suretiyle düzenlenecek rapor dikkate alınarak, işin esası hakkında yeniden karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından; dava konusu işlemin iptali yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyları ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 23/06/2025 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY : Dava; Mersin ili, Toroslar ilçesi, ... Mahallesinde yer alan İR:... ruhsat numaralı sahada yapılması planlanan "II-A Grubu Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Kapasite Artışı" projesi ile ilgili olarak, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'nin 14. maddesi uyarınca Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumsuz" kararının iptali istemiyle açılmıştır. Uyuşmazlıkta; Dairemizin 17/04/2024 tarih ve E:2024/792, K:2024/2513 sayılı kararıyla bozulan davanın reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunda; patlatma faaliyetleri planlanırken yer altı suyu rezervinin ne yönde etkileneceği, dinamik yer altı su kotu üzerindeki kaç metrelik kısmında kazı yapılmaksızın korunacağı, yer altı su kotunun gerçek olarak ne düzeylerde olduğunun araştırılmadığı ve yer altı su kotu ile ilgili somut bir değerlendirme yapılmadığının tespit edildiği, bu yönüyle nihai çed raporunun eksik inceleme ve değerlendirme ile hazırlandığı, davaya konu madencilik faaliyetlerinin, otelle ilişkili inşaat faaliyetleri üzerine bir etkisinin beklenmeyeceği; madencilik faaliyetleri esnasında titreşim/vibrasyon, toz, taş savrulması, hava şoku, iş makinalarının delme, kırma, nakliye vb. faaliyetler aşamasında gürültü yapmasının engellenemeyeceği; otelin ve müştekilatının maden sahasına 400 metre ve daha yakın olmasının bir dezavantaj oluşturduğu; bu nedenle de oluşacak her türlü gürültü ve tozumalardan oteldeki müşterilerin konforlarının ister istemez etkileneceği; dolayısıyla, termal amaçlı otele dinlenme ve tedavi amaçlı gelecek müşterinin otelden olan memnuniyetsizliğine sebep olacağı; nihai durumda, davaya konu faaliyetin otele gelen müşterilerin profili ve kalite üzerine olumsuz etki yapmasının kuvvetle muhtemel olacağı; öte yandan, davaya konu hammadde sahasındaki faaliyetlerin (delme, kırma, patlatma vb.) titreşimsiz yapılma imkanının olmadığı, bu titreşimlerin kırıklı, çatlaklı karstik akiferde suyun akım yönlerini değiştirmesinin kuvvetle muhtemel olduğu; bir başka ifade ile özellikle karstik alanlarda bu titreşimlerin yer altı suyunun yön değiştirmesine, suyun yeryüzüne çıkış yerlerini değiştirmesine ve çevrede bulunan yer altı suyu kaynaklarını olumsuz etkileyebileceği; bu bağlamda faaliyet sahası ve çevresindeki mevcut yer altı su kuyularının kuruyabileceği; ayrıca, Camili Termal Su kuyusunun da bu durumdan etkilenmesinin kuvvetle muhtemel olduğu; zira, sahanın jeolojik yapının bu tür bir değerlendirme yapılmasını gerekli kıldığı yolunda görüş bildirildiği görülmektedir. Bu durumda; kapasite artışına gidilen ocak sahasında yürütülmesi planlanan faaliyetin, maden sahasına yakın konumdaki otele olumsuz etkileri olacağını bildiren Mersin Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün bila tarihli, ... sayılı yazısı dikkate alınarak tesis edilen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevresel Etki Değerlendirmesi, İzin ve Denetim Genel Müdürlüğünce verilen ... tarih ve ... sayılı "ÇED Olumsuz" kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının bozularak, davanın reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla, aksi yöndeki Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyoruz.