Danıştay · 4. Daire
Danıştay 4. Daire 2025/2367 E. 2025/4253 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 4. Daire
- Esas No
- 2025/2367
- Karar No
- 2025/4253
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2025/2367 Karar No : 2025/4253
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Sanayi Pazarlama Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, Çankaya ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, No:... adresindeki işyerinde, işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmaksızın iç giyim satış faaliyetinin tespit edilmesi nedeniyle 1608 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca 2.052,00 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca işyeri açma ve çalışma ruhsatı alınıncaya kadar İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik hükümleri uyarınca işyerinin kapatılmasına ilişkin ... tarih ve C:... sayılı Belediye Encümeni kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; işyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterildiği hususunun 24/05/2024 tarihinde düzenlenen tutanak ile sabit olduğu; öte yandan, davacı tarafından işyerine ait işyeri açma ve çalışma ruhsatı bulunulduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunulamadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALAR : Encümen kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in 6. maddesi uyarınca süre verilmesi gerektiği, ruhsat için başvurulduğu, çalışma hakkının engellendiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Üye ... ve Üye ...'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, 03/07/2025 tarihinde, kapatma işlemi yönünden oybirliğiyle, para cezası yönünden oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY : İşyeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösteren işyerleri hakkında 3572 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulüne Dair Kanun ve bu Kanun uyarınca ihdas olunan Yönetmelik'te yer alan düzenlemeler uygulanmak suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, 1608 sayılı Kanun uygulanarak tesis edilen dava konusu işlemin idari para cezasına ilişkin kısmında mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığından, temyize konu kararın bu kısmının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.