Danıştay · 9. Daire

Danıştay 9. Daire 2023/3521 E. 2025/4240 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
9. Daire
Esas No
2023/3521
Karar No
2025/4240
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/3521 Karar No : 2025/4240

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ...

2-(DAVALI) ... Defterdarlığı-... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına tesis edilen mükellefiyet tesisi işleminin iptali ile takdir komisyonu kararlarına dayanılarak re'sen tarh edilen 2017 yılına ait üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının 19/09/2017 tarihinde Yenimahalle Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne bildirilen mail adresi ve cep telefonu numarasının yer aldığı elektronik tebligat talep formu üzerine 22/09/2017 tarihinde e-tebligat aktivasyonu yapıldığı, dava konusu 2017 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile 2017/Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemleri vergi ziyaı cezalarına ait ihbarnamelerin 15/05/2019 tarihinde, 2017/Ocak-Mart,Nisan-Haziran dönemleri vergi ziyaı cezalarına ait ihbarnamelerin ise 17/06/2019 tarihinde e-tebligat yolu ile tebliğ edildiği, davacının bahsi geçen vergi/ceza ihbarnamelerine ilişkin elektronik postayı 30/03/2021 tarihinde okuduğunu belirttiği, 28/04/2021 tarihinde ise bakılmakta olan davanın açıldığının anlaşıldığı; olayda, dava konusu edilen vergi ve cezaların e-tebligat yolu ile 2019 yılında tebliğ edildiği, tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlayan otuz günlük süreden çok sonra 28/04/2021 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı sonucuna varıldığı; ... hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporu uyarınca ..., ..., ..., ... adlı şahısların bir araya gelerek oluşturdukları adi ortaklık bünyesinde sahte fatura ticareti yaptıkları tespitine istinaden davacının adi ortaklığın ortağı olarak adına tesis edilen mükellefiyetin iptali istemine ilişkin olarak, dava konusu işlemin dayanağı olarak gösterilen, ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, davacıya vekaletname verilmesi, banka ya da ATM'den para çekmesi şeklinde bir takım olumsuz tespitlere yer verilmiş ise de, davacının sahte belge düzenleme fiilini adi ortaklık şeklinde adı geçen şahıslarla birlikte gerçekleştirdiğine ilişkin somut tespitler olmadığı, raporun eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak hazırlandığı anlaşıldığından anılan vergi tekniği raporu done alınmak suretiyle davacının, adi ortaklığın ortağı olarak adına mükellefiyet tesisi işleminde yasaya uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen süre yönünden reddine, kısmen kabulüne, dava konusu mükellefiyet tesisi işleminin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinafa konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: DAVACININ İDDİALARI:Temyize konu kararda, mükellefiyet tesisi iptal edilirken dava konusu tarhiyata ilişkin süre ret kararı verilmesinin çelişkili olduğu,dava konusu tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. DAVALININ İDDİALARI: ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerden davacının adı geçen diğer şahıslarla birlikte adi ortaklık şeklinde sahte fatura düzenleme fiilini gerçekleştirdiğinin anlaşıldığı ve adına tesis edilen mükellefiyet tesisinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhlerine olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Davalı temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısım yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Davacı adına tesis edilen mükellefiyet işleminin iptali ile takdir komisyonu kararlarına dayanılarak re'sen tarh edilen 2017 yılına ait üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile 2017 yılının tüm dönemlerine ilişkin geçici vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT: 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği ve iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu ifade edilmiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 620. maddesinde, adi ortaklık sözleşmesinin, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşme olduğu ve bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılacağı, 638. maddesinin 3. fıkrasında, ortakların, birlikte veya bir temsilci aracılığı ile bir üçüncü kişiye karşı, ortaklık ilişkisi çerçevesinde üstlendikleri borçlardan, aksi kararlaştırılmamışsa, müteselsilen sorumlu olacakları düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu vergi ve cezalarla ilgili davanın süre yönünden reddine ilişkin kısmına yönelik davacı tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın belirtilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının mükellefiyet tesisi işlemine ilişkin kısmına yönelik davalı temyiz istemine gelince; Dosyanın incelenmesinden; ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, 05/10/2016 tarihinde atık ve hurda toptan ticareti faaliyeti ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirildiği, 31/10/2017 tarihinde mükellefiyetine son verildiği, 06/10/2016 tarihinde iş yerinde yapılan yoklamada şirketin yaklaşık 60 metrekarelik alanının bulunduğu, herhangi bir çalışanının ve emtiasının olmadığı, yalnızca demirbaşının olduğu, 06/07/2017 tarihli yoklamada adreste başka bir mükellefin faaliyet gösterdiği tespitinin yapıldığı, ...'ın alınan beyanında, gerçek bir faaliyeti olmadığını, para karşılığı adına mükellefiyet tesis edildiğini,..., ... ve ...'e talepleri doğrultusunda vekaletname verdiğini belirttiği, daha sonra ...'ın azledildiğinin görüldüğü, karşıt incelemelerde mükelleflerin ...'ı tanımadıklarını ifade ettikleri, hesap hareketleri üzerinden yapılan araştırmalarda ise mükellefin hesabına yatırılan tutarların aynen veya çok yakın bir kısmının aynı gün içerisinde ... ve ... tarafından nakit olarak bankadan veya ATM'lerden çekildiği, mükellefin söz konusu hesaptan mal alışlarına ilişkin borcunu ödeme amaçlı herhangi bir işlemde bulunmadığı tespitlerine yer verildiği, tüm bu tespitler değerlendirilerek ...'ın gerçek bir faaliyetinin olmadığı, düzenlediği faturaların herhangi bir mal teslimine veya hizmet ifasına dayanmaksızın komisyon karşılığında düzenlenen sahte faturalar olduğu, sahte fatura düzenleme fiilini ...'la birlikte vekalet verdiği ..., ... ve ...'in adi ortaklık şeklinde birlikte işledikleri sonucuna varıldığı, adı geçen şahıslar adına gelir vergisi ve geçici vergi mükellefiyeti tesis edildiği, akabinde de davacı adına tarh edilen vergi ve cezalara karşı dava açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlıkta, Vergi Mahkemesince, ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu incelenerek, davacının sahte belge düzenleme fiilini adi ortaklık şeklinde adı geçen şahıslarla birlikte gerçekleştirdiğine ilişkin somut tespitler olmadığı, raporun eksik inceleme ve varsayıma dayalı olarak hazırlandığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacı adına mükellefiyet tesisi işleminin iptaline karar verilmiş, anılan karara karşı davalının istinaf başvurusu ise Bölge İdare Mahkemesince reddedilmiş ise de; ... hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden ...'ın herhangi bir çalışanının ve emtiasının olmadığı 06/07/2017 tarihinde yapılan yoklamada adreste başka bir mükellefin faaliyet gösterdiği, karşıt incelemelerde mükelleflerin ...'ı tanımadıklarını beyan ettikleri ...'ın beyanında ise gerçek bir faaliyeti olmadığını, para karşılığı adına mükellefiyet tesis edildiğini, ..., ... ve ...'e talepleri doğrultusunda vekaletname verdiğini belirttiği davacı ...'in ...'ın banka hesabına yatan tutarları aynen veya çok büyük bir kısmını aynı gün içerisinde nakit olarak bankadan veya ATM'lerden çektiği, uyuşmazlık konusu dönemde para çekme işlemlerinin yüzlerce kez gerçekleştirildiği, ... tarafından vekaletname verilen ...'ın azledildiği, ancak davacı ...'in vekilliğinin ise devam ettiği hususları dikkate alındığında, ... hakkında mükellefiyet tesis ettirilmesine rağmen sahte fatura düzenleme fiilinin ve mükellefiyete ait iş ve işlemlerin davacının da aralarında olduğu kişiler tarafından adi ortaklık şeklinde birlikte gerçekleştirildiği sonucuna varıldığından davacı adına yapılan mükellefiyet tesisi işleminin iptali yolundaki Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne,davacının temyiz isteminin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının mükellefiyet tesisi işlemine ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısmının ONANMASINA, Temyiz isteminde bulunan davacıdan ...-TL maktu harç alınmasına, Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 14/10/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Danıştay 9. Daire, E. 2023/3521, K. 2025/4240, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-9-daire-2023-3521-e-2025-4240-k-a612131fa094