Danıştay · 13. Daire
Danıştay 13. Daire 2025/969 E. 2025/1637 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- 13. Daire
- Esas No
- 2025/969
- Karar No
- 2025/1637
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2025/969 Karar No:2025/1637
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kaymakamlığı
İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince davanın reddi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karara yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hâkiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin birinci fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; altıncı fıkrasında ise, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu belirtilmiştir. 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... b) Konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan; vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar." kuralına yer verilmiştir. Anılan Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin altıncı fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde, kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği; ilgili merciin bu kararına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabileceği; yedinci fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşılması durumunda, altıncı fıkrada sözü edilen kararın, dosyanın gönderildiği Danıştay'ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır. Aynı Kanun'un "Parasal sınırların artırılması" başlıklı Ek 1. maddesinde ise; " Bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her yıl, bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında, takvim yılı başından geçerli olmak üzere artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların bin Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. 17 nci madde uyarınca duruşma yapılmasının zorunlu olduğu davaların belirlenmesinde davanın açıldığı; 45 inci ve 46 ncı maddeler uyarınca istinaf veya temyiz yoluna başvurulabilecek kararların belirlenmesinde ise ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır. ..." kuralı yer almıştır. 2577 sayılı Kanun'un, 7524 sayılı Kanun'un 54. maddesiyle değişik Ek 1. maddesinin 2. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınır esas alınır." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptali için itiraz yolu ile Anayasa Mahkemesine başvurulması üzerine, Anayasa Mahkemesinin 06/03/2025 tarih ve 32833 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/02/2025 tarih ve E:2025/39, K:2025/35 sayılı kararı ile, "...Kural gereğince istinaf veya temyiz kanun yoluna başvuru açısından geçerli olan parasal sınır enflasyona göre güncellenirken dava konusu değer enflasyonun etkilerinden arındırılmamaktadır. Bu yönden idari işlem veya eylemin gerçekleştiği, idareye başvurulduğu ya da davanın açıldığı tarihte geçerli olan parasal sınırlara göre istinafa veya temyiz kanun yoluna başvurulabilecek bir karara karşı kural nedeniyle özellikle yargılamaların uzun sürdüğü durumlarda -ilk derece mahkemesinin veya bölge idare mahkemesinin karar verdiği tarihte geçerli olan parasal tutarlara göre- istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulması imkanı ortadan kalkabilecektir." gerekçesiyle anılan maddenin 2. fıkrasının birinci cümlesinde yer alan "...ilk derece mahkemesi veya bölge idare mahkemesince nihai kararın verildiği..." ibaresinin iptaline, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiştir. Aktarılan mevzuatın değerlendirilmesinden; 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde, bölge idare mahkemelerinin hangi davalar hakkında verdikleri kararların temyiz edilebileceğinin tahdidi olarak sayıldığı, anılan Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca bölge idare mahkemelerince, konusu dokuz yüz yirmi bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalarda verilen kararların temyiz edilebilecek kararlar arasında yer aldığı, konusu para ile ölçülebilen davalara ilişkin olarak idare mahkemelerince verilen kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, bölge idare mahkemelerince verilen kararların temyize tabi olup olmadığının, istemde bulunulan parasal tutarın bölge idare mahkemelerince nihai kararın verildiği tarihteki parasal sınırının altında olup olmadığına göre belirlenmesinin öngörüldüğü, bununla birlikte temyize tabiliğin belirlenmesi bakımından bölge idare mahkemesi kararının verildiği tarihin esas alınmasına ilişkin kuralın Anayasa Mahkemesinin 06/03/2025 tarih ve 32833 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 11/02/2025 tarih ve E:2025/39, K:2025/35 sayılı kararı ile iptaline ve kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosyanın incelenmesinden, "..." adresinde faaliyette bulunan davacıya ait iş yerinde 28/03/2023 tarihinde yapılan denetimde, satış belgesi almadan perakende alkollü içki ve tütün mamülü satıldığının tespit edildiğinden bahisle Başakşehir Kaymakamlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin beşinci fıkrasının (g) bendi uyarınca davacıya 52.827,00-TL idari para cezası verilmesine ve denetim sonucunda muhafaza altına alınan 148 şişe muhtelif alkollü içki ile 296 paket muhtelif marka sigaranın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verildiği, bunun üzerine söz konusu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davanın konusunun (mülkiyeti kamuya geçirilen alkol ve tütün ürünlerinin parasal miktarı ile davacıya verilen 52.827,00-TL'nin toplamı olan tutarın) temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2024 yılı için miktar itibarıyla öngörülen temyiz sınırı olan 920.000,00-TL'nin altında kaldığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesinin 11/02/2025 tarih ve E:2025/39, K:2025/35 sayılı kararının gerekçesi dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde de davanın konusunun 2023 yılı (dava konusu işlemin tesis edildiği ve davanın açıldığı yıl) için miktar itibarıyla öngörülen temyiz sınırı olan olan 581.000,00-TL'nin de altında kaldığı anlaşıldığından, Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurusu üzerine verilen temyize konu kararın kesin olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, istinaf incelemesi üzerine kesinleşen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulması hukuken mümkün olmadığından, yukarıda anılan Bölge İdare Mahkemesi kararına yönelik temyiz isteminin incelenemeyeceği kuşkusuzdur.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2. Bölge İdare Mahkemesince kesin olarak verilmesi gereken karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtilerek davacının yanlış yönlendirilmesi nedeniyle temyiz başvuru ve karar harcı toplamı olan ...-TL'nin istemi halinde davacıya iadesine; posta giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 3. Dairemiz kararının bir örneği Mahkemece ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmek üzere dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un 48. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca kesin olarak 21/04/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.